GÜNDEM - 20 Ocak 2026 Salı 21:47

Başkan Özel: "Bayrağımıza uzanan el milletimize uzanan eldir"

A
A
A
Başkan Özel: "Bayrağımıza uzanan el milletimize uzanan eldir"

Mardin’in Nusaybin ilçesinde yaşanan bayrak indirme provokasyonuna tepkiler sürerken, Bozdoğan Belediye Başkanı Mustafa Galip Özel sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Türk bayrağına yönelik saldırının doğrudan millete ve devlete yapılmış bir saldırı olduğunu vurguladı.



Bozdoğan Belediye Başkanı Mustafa Galip Özel açıklamasında şu ifadelere yer verdi; "Bayrak bizim onurumuzdur. Ona uzanan el, milletimize uzanmıştır. Bu topraklarda bayrak iner sananlar, mezarsız yatanları hatırlasınlar. Bayrağımıza el uzatan hainler şunu iyi bilmelidir ki; biz ona baktığımızda sadece iki renk ve iki sembolü değil, koca bir şanlı tarihi görüyoruz. O tarihin her satırını korumak içinde bu bayrağı gerekirse kanımızla sulamaya devam ederiz."



Başkan Özel, bayrağın bu millet için bağımsızlığın, şehitlerin emaneti ve bin yıllık mücadelenin sembolü olduğunu belirterek, bu tür provokasyonların asla amacına ulaşamayacağını ifade ederek ‘Bu millet, bayrağına uzanan her eli kıracak iradeye ve güce sahiptir" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Maddi mallara ilişkin gayri safi yatırım harcamaları 5 trilyon 645 milyar TL olarak gerçekleşti Maddi mallara ilişkin gayri safi yatırım harcamaları 2024 yılında 5 trilyon 645 milyar TL olarak gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılına ilişkin Yıllık Sanayi ve Hizmet İstatistikleri Yatırım Harcamaları verisini açıkladı. Buna göre, maddi mallara ilişkin gayri safi yatırım harcamaları 2024 yılında 5 trilyon 645 milyar TL olarak gerçekleşti. Maddi mallara ilişkin gayri safi yatırım harcamalarının 1 trilyon 737 milyar TL’si imalat sektöründe, 885 milyar TL’si toptan ve perakende ticaret sektöründe, 617 milyar TL’si ulaştırma ve depolama sektöründe faaliyet gösteren girişimler tarafından yapıldı. Makine ve teçhizata yapılan gayri safi yatırım harcamaları 2024 yılında 2 trilyon 822 milyar TL olarak gerçekleşti 2024 yılında maddi mallara ilişkin gayri safi yatırım harcamalarının 2 trilyon 822 milyar TL’si makine ve teçhizata, 1 trilyon 620 milyar TL’ si mevcut bina ve yapılara, 721 milyar TL’si inşaatların ve binaların büyük tadilatlarına, 443 milyar TL’si araziye ve 39 milyar TL’si diğer maddi mallara yatırım harcamaları olarak gerçekleşti. Maddi mallara ilişkin gayri safi yatırım harcamalarının yüzde 50,0’ı 2024 yılı içinde makine ve teçhizata yapılmıştır Maddi mallara ilişkin gayri safi yatırım harcamaları içerisinde en yüksek pay, makine ve teçhizata yapılan yatırımlar oldu. 2023 yılında makine ve teçhizat yatırımlarının maddi mallara ilişkin gayrisafi yatırım harcaması içindeki payı yüzde 52,3 iken 2024 yılında yüzde 50,0 olarak gerçekleşti. 2024 yılında Maddi mallara ilişkin gayrisafi yatırım harcaması içindeki payının en yüksek olduğu ikinci alan ise yüzde 28,7 ile mevcut bina ve yapılardaki yatırımlar oldu.
Aydın Nazilli’de ADÜ’lü öğrencilerin projeleri görücüye çıktı Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Proje ve AR-GE Koordinatörlüğü, Nazilli İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası Ticaret ve Finans Bölümü ve Nazilli Ticaret Odası işbirliği ile organize edilen ‘Proje Pazarı’ etkinliği gerçekleştirildi. Nazilli Ticaret Odası’nın ev sahipliğinde Odanın Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programda protokol üyeleri tarafından açılış kurdelesinin kesiminden sonra öğrenciler tarafından hazırlanan 41 proje görücüye çıktı. Protokol üyeleri stantları tek tek gezip öğrencilerden projeler hakkında bilgi aldı. Etkinliğin açılışında konuşan ADÜ Nazilli İ.İ.B.F. Öğretim Üyesi Doç.Dr. Mehmet Metin Dam, "Yükseköğretim Kurulu’nun vizyonu ve bilimin rehberliği doğrultusunda bölümümüz; 7+1 eğitim sistemine geçiş, akreditasyon başvurusu ve öğretim programlarımızın uygulamalı derslerle güçlendirilmesi süreçlerini başarıyla sürdürmektedir. Bu yaklaşım, öğrencilerimizin yalnızca teorik bilgiyle değil; aynı zamanda zorunlu staj ve uygulama temelli derslerle yetkinlik kazanmalarını hedeflemektedir. Bu doğrultuda, inovasyon dersi kapsamında öğrencilerimiz 2209 öğrenci projelerine yönlendirilmiş; proje yazma eğitimi almış, bilimsel poster hazırlamış ve kendi prototiplerini geliştirmişlerdir. Ayrıca, burada sergilenen 41 proje ile 2209-A-Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı’na başvuruda bulunulmuştur. Bugün burada, öğrencilerimizin emeklerinin somut çıktıları olan bu projeleri sergilediğimiz Proje Pazarı’nda, en başarılı üç projeye altın ödülü, sonraki on projeye ise mansiyon ödülü takdim edeceğiz. Bu ortam, öğrencilerimizin akademik üretkenliğini ve araştırma kültürünü teşvik eden önemli bir platform niteliği taşımaktadır. Proje Pazarı’nın ana sponsorluğunu üstlenen ve aynı zamanda en değerli paydaşlarımızdan biri olan Nazilli Ticaret Odası Başkanı Sayın Nuri Arslan’a ve ekibine katkılarından dolayı şükranlarımı sunuyorum" dedi. Nazilli Kaymakamı Huriye Küpeli Kan, Nazilli İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Osman Peker ve Nazilli Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Arslan, yaptıkları konuşmalarda proje sahibi öğrencileri kutlayarak başarı dileklerinde bulundu. Nazilli Ticaret Odası’nın sponsorluğunda düzenlenen törenin sonunda birinci olan proje sahiplerine tam altın, ikinciye yarım altın, üçüncüye ise çeyrek altın verildi. Ayrıca 10 proje mansiyon ödülüne layık görüldü. Programa; Nazilli Kaymakamı Huriye Küpeli Kan, Nazilli Belediye Başkan Yardımcısı Bahar Erdoğan Uludağ, Nazilli İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Osman Peker, İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Ahmet Refik Özsoy, İlçe Emniyet Müdürü Erdal Esen, Nazilli Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Arslan, akademisyenler ve proje sahibi öğrenciler katılım sağladı.
Mersin Mersinli Yörük kızı, baba mesleğiyle kültürünü yaşatıyor Mersin’de üniversite eğitimini tamamladıktan sonra şehir hayatını geride bırakarak köydeki ailesinin yanına dönen Yörük kızı, hayvancılık yaparak üretime katılırken, Yörük kültürünü sosyal medyada da yaşatıyor. Mersin’in Toroslar ilçesine bağlı Kayrakkeşli Mahallesi’nde yaşayan 29 yaşındaki üniversite mezunu Ayşe Erden, kent yaşamında aradığını bulamayınca rotasını doğup büyüdüğü köyüne çevirdi. Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümünden mezun olan Erden, şehir hayatının kendisine uygun olmadığına karar vererek ailesiyle birlikte köyde yaşamayı tercih etti. Yaklaşık 5 yıldır aktif olarak hayvancılıkla uğraşan Erden, gününün büyük bölümünü koyun, keçi ve ineklerle geçiriyor. Özellikle doğum dönemlerinde yoğun bir mesai yürüten Erden, hem üretime katkı sağlıyor hem de ailesinin geçimine destek oluyor. Sabahın erken saatlerinde başlayan günlük tempoda hayvanların beslenmesi, yavruların bakımı ve süt sağımı gibi işleri üstlenen Erden, köy yaşamının zorluklarına rağmen doğayla iç içe bir hayat sürmekten memnun olduğunu dile getiriyor. Boş zamanlarında ise günlük hayatını ve Yörük kültürünü anlatan videolar çekerek sosyal medya üzerinden paylaşıyor. "Hayvanları otlatırken üniversiteyi kazandım" Eğitim sürecini ve köye dönüş kararını İhlas Haber Ajansı muhabirine anlatan Erden, "Hayvanları otlatırken üniversiteyi kazandım. Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemlerini okudum. Bir yıl hazırlıkla beraber 5 yıl eğitim gördüm. 2020 senesinde pandemiyle birlikte mezun oldum. Şehir hayatının bana göre olmadığına karar verdim. Sonra 2021 senesinde formasyon eğitimi aldım, belki öğretmenlik yapabilirim diye. En azından çocuklara bir şey öğretmek bana iyi gelir diye düşündüm. Öğretmenlik yaparken de staj dönemimde, kesinlikle şehirde yapamayacağıma karar verdim ve tamamen köye dönüş yaptım. Şu an 5 senedir ailemle birlikte hayvancılık yapıyoruz" diye konuştu. "Bütün günümüz hayvanlarla geçiyor" Ayşe Erden, günü sabah erken saatlerde başlayan yoğun bir tempoyla geçirdiğini belirterek, "Şu an tam hayvanlarımızın doğum sezonu. Sabah saat 07.30 gibi kalkıyoruz, önce annelerin karınlarını doyuruyoruz. Eğer doğum yapanlar varsa onlara ayrı ilgi gösteriyoruz. Sonra yavruları annelerle buluşturup onların karınlarını doyuruyoruz. Şu an havalar çok soğuk. Yavruların aç kalmaması gerekiyor yoksa yavruları kaybedebiliriz. O yüzden yavrulara şu an büyük bir önem veriyoruz. Bütün günümüz hayvanlarla geçiyor, bizde koyun da var, inek de var, keçi de var, hepsiyle ilgileniyoruz" ifadelerini kullandı. "Ben bayrağı devralan çocuğum" Hayvancılığı tercih etmesinin en önemli nedeninin aile geleneği olduğunu belirten Erden, Yörük kültürünü yaşatmak ve tanıtmak amacıyla uzun süredir sosyal medya üzerinden içerik ürettiğini ifade ederek, şöyle konuştu: "Neden bu mesleği seçtim? Zaten baba mesleğiydi. Ben bayrağı devralan çocuğum. Biz Yörük’üz, genimizde var. Ailemin mesleğini devam ettirmek istiyorum. Üniversitedeyken arkadaşlarım gelip burada benimle tatil yapıyorlardı, kültürü yaşıyorlardı. Bir arkadaşım ’Ayşe, bunu kesinlikle sosyal medyaya taşımalısın’ dedi. 5 senedir sosyal medyada içerik üretiyorum. Hem kendi hayatımı aktarıyorum hem de Yörük kültürünü anlatmaya çalışıyorum. Hollanda’dan gelen misafirlerimiz bile var. Sadece yavruları sevmek veya çadır hayatını görmek için yaylaya geliyorlar." "Köye dönüşteki en büyük katkı babamın manevi desteği oldu" Köye dönüş sürecinde en büyük motivasyonunun babasının manevi desteği olduğunu vurgulayan Erden, "Babam da şehirde hayat kurma seçeneği varken köyü tercih etmişti. ’Nerede mutluysan orada hayatını devam ettir’ dedi. Babamın kemikleşmiş bir müşteri kadrosu vardı, kurbanlık, peynir, süt. Biz de bu işi büyüterek daha fazla kitleye hizmet veriyoruz" şeklinde konuştu. "Benim gerçekten burada yaşamak istediğimi görünce destek oldular" Sosyal medyada farklı tepkilerle karşılaştığını anlatan Erden, zamanla bu eleştirilerin yerini destek mesajlarının aldığını söyleyerek, "İlk başlarda ’o kadar okumuşsun neden köye döndün’ diye tepkiler vardı. Ama sonra benim gerçekten burada yaşamak istediğimi görünce destek oldular. Benim gibi genç olup şehre gitmiş ama geri dönmek isteyen arkadaşlarım da var" ifadelerini kullandı. "En büyük hayalim ekolojik bir çiftlik kurmak" Geleceğe dair hedeflerini de paylaşan Erden, "En büyük hayalim ekolojik bir çiftlik kurmak, insanlar gelsin, bu hayatı deneyimlesin, bir çocuk bir doğuma şahit olsun istiyorum" dedi. Kızlarının eğitim almasını her zaman öncelik olarak gördüklerini belirten baba Müslüm Erden, üniversite sürecinin ardından alınan köye dönüş kararını ailece kabullendiklerini ifade ederek, "Ben çocuklarıma ’biz köyde kaldık, imkanlarımız yoktu, okuyamadık. Sizi okutalım’ diye elimizden geldiği kadar uğraştık, okuttuk. Üniversiteyi bitirdi. Kızım daha mesleğe başladığı zamanlarda ’baba ben bu mesleği yapamayacağım, köyde hayvancılık yapacağım’ dedi. Hayatta insan sevdiği işi yaparsa başarılı olur. ’Sevmediğin bir işle uğraşma. Zevk aldığın, hoşuna giden işi yapacaksın ki hayatta başarılı olabilesin’ dedim. O da okulunu bitirdikten sonra geri köye döndü. Şimdi bana yardımcı oluyor, kendi işini kendi yapıyor. Memnunuz, birbirimizi seviyoruz. O da benim gibi doğayı seviyor. Sevdiği için de inşallah ileride daha da başarılı olacağına inanıyorum" dedi.