GÜNDEM - 28 Nisan 2026 Salı 08:53

Didim araç filosunu güçlendirdi

A
A
A
Didim araç filosunu güçlendirdi

Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay’ın girişimleri sonucunda Türkiye Belediyeler Birliği tarafından hibe edilen beton mikseri, belediyenin araç filosuna kazandırıldı.



Yeni beton mikseriyle birlikte özellikle altyapı ve üstyapı çalışmalarında hız ve verimliliğin artırılması hedefleniyor.


Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:


"Didim’imize daha güçlü ve daha hızlı hizmet sunabilmek için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Türkiye Belediyeler Birliği’nin destekleriyle belediyemize kazandırdığımız beton mikseri, hizmet kapasitemizi önemli ölçüde artıracaktır. Amacımız; halkımıza daha hızlı, daha etkin ve kaliteli hizmet sunmaktır. Bu doğrultuda ekipman gücümüzü artırmaya ve çözüm odaklı belediyecilik anlayışımızla çalışmaya devam edeceğiz"



Didim araç filosunu güçlendirdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir’in endüstriyel mirasına Avrupa’dan tescil İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentin sanayi mirasını koruyup dönüştürerek uluslararası vitrine taşıdı. Belediyenin titiz çalışmalarıyla üç tarihi yapı Avrupa Endüstriyel Miras Rotası’nda yerini aldı. İzmir, endüstriyel mirasını koruma konusundaki başarısını uluslararası alana taşıdı. Kentin tarihi dokusunu koruyarak dünyaya tanıtma vizyonuyla hareket eden İzmir Büyükşehir Belediyesi, kente yeni uluslararası başarılar ve iş birlikleri kazandırmayı sürdürüyor. Belediye tarafından titizlikle korunan ve şehre kazandırılan Tarihi Havagazı Fabrikası, Tarihi Asansör ve Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi, Avrupa’nın prestijli endüstriyel turizm ağı olan Avrupa Endüstriyel Miras Rotası’na resmi üye olarak dahil edildi. Bu sayede İzmir’in sanayi geçmişinin somut kanıtları olan bu yapılar, Avrupa sanayi mirası rotasının bir parçası olarak dünya genelindeki turistlerin ve araştırmacıların rotasına dahil olacak. Cazibe merkezi haline gelecek İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Turizm Şube Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen bu üyelikle, İzmir; geleneksel "deniz, kum ve güneş" turizminin ötesine geçerek, aynı zamanda köklü sanayi tarihi ile de yerli ve yabancı turistler için nitelikli bir cazibe merkezi haline gelecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi, endüstriyel mirasın korunması, belgelenmesi ve yaşayan mekanlara dönüştürülmesi noktasında Avrupa standartlarındaki çalışmalarına hız kesmeden devam edecek. Avrupa Endüstriyel Miras Rotası (ERIH) Nedir? Avrupa Konseyi Kültür Rotaları’ndan biri olan Avrupa Endüstriyel Miras Rotası (ERIH), Avrupa’nın sanayi tarihine tanıklık eden önemli alanları bir araya getiren bir bilgi ve turizm ağıdır. Tarihi Havagazı Fabrikası 19. yüzyılın ortalarında İzmir’in sokaklarını aydınlatmak amacıyla inşa edilen Havagazı Fabrikası, İzmir’in sanayileşme tarihindeki kritik duraklardan biridir. Döneminde sadece bir üretim alanı değil, İzmir limanındaki ticari hareketliliğin gece de devam etmesini sağlayan stratejik bir enerji merkeziydi. Bir zamanlar kömürden ışık üreten bir fabrika iken, bugün kentin sosyal hafızasını koruyan, halkı kültür ve sanatla buluşturan yaşayan bir endüstriyel müze haline geldi. Bugün restorasyonuyla dikkat çeken dev tuğla baca, 19. yüzyıl endüstriyel mimarisinin en belirgin sembolüdür. Tarihi Asansör Binası 1907 yılında Mithatpaşa Caddesi ile Şehit Nihatbey Caddesi arasındaki kot farkını aşmak için inşa edilen Tarihi Asansör, mühendislik ve sosyal dayanışmanın birleştiği bir projedir. 155 basamaklı Karataş merdivenlerini aşma zorunluluğuna teknolojik çözüm sunan bu yapı, eşsiz tuğla işçiliği, demir döküm korkuluklar ve süslemeleri, makine dairesindeki teknik detayları ile endüstriyel estetiği günümüze taşır. Kulenin yapımında kullanılan ve özel olarak Marsilya’dan getirilen tuğlalarla örülen kule, inşa edildiği dönemde su basıncını kullanan hidrolik bir mekanizmayla çalışan asansör, 1985 yılındaki restorasyon çalışmalarına kadar orijinal yapısını korumuş, bugün yerini elektrikli sisteme bırakmıştır. Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi 1932 yılında inşa edilmiş eski bir itfaiye binası olan ve günümüzde Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi (APİKAM) olarak kullanılan yapı, İzmir’in erken Cumhuriyet dönemine ait en karakteristik yapılarından biridir. Mimar Mesut Özok tarafından tasarlanan bina, itfaiye araçlarının hızlı çıkış yapabileceği geniş hangar kapıları ve yüksek gözlem kulesiyle işlevsellik odaklı endüstriyel yapıdır. Binanın en dikkat çekici endüstriyel unsuru olan yüksek kule, dönemin en erken uyarı sistemidir. Şehre hakim bir noktadan dumanı ve yangını gözlemlemek amacıyla inşa edilen bu kule, kentsel güvenlik teknolojileri ile mimariyi buluşturur. Bir zamanlar kentin fiziksel varlığını yangınlardan koruyan bu yapı, 2004 yılından itibaren kentin yazılı ve görsel belleğini koruyan bir merkeze dönüşmüştür. Yapının özgün itfaiye garajı ve gözetleme kulesi, kentin teknik geçmişine saygı duyularak dönüştürülen başarılı örnekler arasındadır. Tarihi Havagazı Fabrikası, Tarihi Asansör ve Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi İzmir’in endüstriyel geçmişinin sadece binalardan ibaret olmadığını, yaşayan bir şehir karakteri olduğunu kanıtlar.
Kars Kars’ta kazlar kuluçkada, köylerde seferberlik başladı Doğu Anadolu’nun sert kışlarıyla özdeşleşen Kars’ta, baharın gecikmeli gelişiyle birlikte köylerde hareketlilik yeniden başladı. Bölgenin en önemli geçim kaynaklarından biri olan kazlar, havaların uzun süre soğuk gitmesi nedeniyle bu yıl kuluçkaya geç yattı. Ancak gecikme, köylerdeki heyecanı azaltmadı; aksine, sabırla beklenen "kaz sezonu" şimdi tüm canlılığıyla yaşanıyor. Kars’ın Akyaka ilçesinde köylü kadınların büyük emek vererek büyüttüğü kazlar, adeta ailenin bir ferdi gibi görülüyor. Kış boyunca özenle beslenen ve korunan kazlar, şimdi yeni nesillerini dünyaya getirmek için kuluçkaya yatmış durumda. Bazı kazların yavruları çıkmaya başlarken, köy evlerinde tatlı bir telaş hakim. Kadınlar, henüz yumurtadan çıkan narin kaz yavrularına adeta bebek gibi bakıyor. Soğuktan etkilenmemeleri için özel alanlarda tutulan civcivler, düzenli olarak besleniyor ve kontrol ediliyor. Yavruların sağlıklı büyümesi için gece gündüz demeden nöbet tutuluyor. "Dışarıdan getirilen kazlar Kars kazının ırkını bozdu" Bu yıl 2 kaz yavrusunun çıktığını ifade eden Gülsüm Demirkaya, "Kazlarımız bu sene doğdular ama çok aşırıda doğdular. Hiç birisi yavru olmadı. Yeni yeni kazlar yattı, benim bu sene 2 kaz yavrusu çıktı. Çıkarsa bir 10 tane çıkar. Eskisi gibi kazların da daha verimi yoktur. Bütün dışarıdan gelen kazları bizim köyümüzün kazlarına karıştırdılar. Köy kazlarının da ırkını bozdular. "Kazlarımız kuluçkaya yatmadı" Kazların bu yıl kuluçkaya çok fazla kazın yatmadığını belirten Erdoğan Erdağı, kaz yavrularını elde etmek için kuluçka makinesi aldıklarını söyledi. Erdağı, "Her sene kazlarımız yatırdı. Bu sene yatmadı, ne yaptık? Makine aldık, mecbur kaldık aldık. Yumurtalarımız zayi oluyordu. Kuluçka makinesine verdik. 7-8 bin lira, makine aldık. Şimdi makineye bakıyoruz çıkar mı? Çıkmaz mı? O da şanşa" diye konuştu. Öte yandan kuluçkaya yatan kazlar da en az yavrular kadar ilgi görüyor. Yumurtalar her gün tek tek kontrol edilerek gelişim süreci yakından takip ediliyor. Yaşanması muhtemel olumsuzlukta hemen müdahale ediliyor. Bu titiz bakım, hem verimi artırıyor hem de bölge ekonomisi için büyük önem taşıyor. Kars’ta kaz yetiştiriciliği yalnızca bir hayvancılık faaliyeti değil, aynı zamanda kültürel bir miras olarak da yaşatılıyor. Özellikle kadınların omuzlarında yükselen bu gelenek, aile bütçesine sağladığı katkının yanı sıra dayanışma ve üretim kültürünü de güçlendiriyor. Öte yandan köylerdeki üreticiler umutlu; her yeni çıkan yavru, hem sofralara hem de ekonomiye katkı sağlayacak "beyaz bereketin" habercisi olarak görülüyor. Kars’ta şimdi gözler, kuluçkadan çıkacak yeni yavrularda. Zorlu doğa şartlarına rağmen sürdürülen bu emek dolu süreç, bölgenin azmini ve üretme kararlılığını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Adana Turfanda patateste hasat başladı Türkiye’nin en erkenci patatesinin yetiştiği Adana’da hasat başladı. Yağmurlar nedeniyle rekoltesi düşen ve dönüme 3 ton verim alınan patatesin kilogramı tarlada 23-25 liradan alıcı buluyor. Adana’da ’sarı altın’ olarak adlandırılan turfanda patateste hasat başladı. Kent genelinde 61 bin dönüm alanda ekilen patatesin rekoltesi bu sene şiddetli yağmurlar nedeniyle düştü. Geçtiğimiz yıllarda dönüme 4-5 ton rekolte alınan patatesten bu sene çiftçiler dönüme 3 ton ürün alıyor. Fiyatlar değişmedi Turfanda patatesin kilogram fiyatıysa geçtiğimiz yıla oranla neredeyse değişmeyerek boyutuna göre 23 ile 25 lira arasında alıcı buluyor. Hasat sırasında konuşan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, rekoltenin yağışlardan dolayı düşük olduğunu belirterek, "Bu yıl patatesten umduğumuz verimi alamayacağız. Dönüme 3 ton, bazı yerlerde 3,5 ton verim alınacak. Fiyatın 23-25 lira olduğu söyleniyor. Hasat bollaştığında fiyatlar eğer böyle giderse çiftçimiz patatesten biraz para kazanacak. İleriki günlerde hasat bollaştığında fiyatlar ne olur bilemiyoruz" ifadelerini kullandı. "İnşallah bu yıl fiyatlar geçen yılki kadar gerilemez" Kışlık patatesin halen depolarda olduğunu ve fiyatlarının 4 ile 10 lira arasında seyrettiğini anlatan Doğan, "Şu an halen kışlık patateslerimiz depolarda. 4 lira, 5 lira, en iyi patates 8 lira, 10 lira. Şu an kışlık patates para etmiyor. Geçen yıl 22-25 Şubat’ta çok kuvvetli bir don meydana geldi. Patateste verim kaybı yaşadık ve hasat bir ay gecikmeli başladı. Patates geçen sene piyasaya girdiğinde fiyat 22 ile 24 lira arasındaydı ancak Haziran ayında 7-8 liraya kadar geriledi. İnşallah bu yıl fiyatlar geçen yılki kadar gerilemez" diye konuştu. Doğan ayrıca, patates ve soğan için Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) desteği verilmesi gerektiğini söyledi. "Fiyat istediğimiz gibi" Yüreğir ilçesinde ekimini yaptığı 23 dönüm alanda ilk ürün hasadı yapan üretici Recep Tunç ise, "Rekolte bu sene yağmurlardan dolayı biraz düşük oldu. Normalde 4 veya 5 ton patates almamız lazımken şu an 3 ton alıyoruz. Fiyat da istediğimiz gibi şu an ama kimse sökemediğinden dolayı fiyatlar böyle. 3-5 gün sonra ne olacağını biz bile kestiremiyoruz" dedi.