ÇEVRE - 16 Mayıs 2026 Cumartesi 10:28

Didim’de balıkçı tekneleri denetlendi

A
A
A
Didim’de balıkçı tekneleri denetlendi

Aydın’ın Didim ilçesinde gerçekleştirilen kontrollerde balıkçı tekneleri denetlendi balıkçılar ise bilgilendirildi.


Aydın’ın Didim ilçesinde İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü Su Ürünleri Kontrol ekibi, balıkçılara yönelik denetim gerçekleştirildi. Taşburun Balıkçı Barınağı’nda gerçekleştirilen denetimde balıkçı teknelerinde belge ve ürün kontrolü yapıldı. Yapılan kontrollerin ardından ekipler, balıkçılara ticari amaçlı su ürünlerini düzenleyen tebliğ hakkında bilgilendirmeler yaptı. Denetimlerin aralıklı olarak devam edeceği öğrenildi.


Konu ile ilgili Didim İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada "1380 Sayılı Su ürünleri kanunu kapsamında hafta sonu ticari ve amatör balıkçı teknelerinde belge ve ürün kontrolü yapıldı. Denetim ve kontrollerimiz devam edecektir" ifadeleri yer aldı.



Didim’de balıkçı tekneleri denetlendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya Doğal Yaşam Parkı’nda yavru lemur sevinci Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Antalya Doğal Yaşam Parkı, lemur ailesinin yeni üyesi "Zabumafu" ile ziyaretçilerin ilgi odağı oldu. Sosyal yapıları ve hareketli halleriyle dikkat çeken lemurların yaşam alanında yaşanan renkli görüntüler, ziyaretçilerin yüzünü güldürüyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Antalya Doğal Yaşam Parkı’nın en sevilen sakinlerinden olan lemurlar, doğal yaşam şartlarına uygun şekilde hazırlanan özel alanlarda yaşamlarını sürdürüyor. Günün büyük bölümünü hareket halinde geçiren lemurlar, kimi zaman güneşlenerek dinleniyor, kimi zaman ise kendi aralarındaki sosyal etkileşimlerle ziyaretçilere keyifli anlar yaşatıyor. Grup halinde hareket etmeleri ve oyun dolu davranışları, doğal yaşamın samimi görüntülerini ortaya çıkarıyor. Aileye yeni üye Son günlerde lemur ailesinde büyük bir hareketlilik yaşanıyor. Parktaki hareketliliğin en dikkat çekici nedeni ise geçtiğimiz günlerde dünyaya gelen yavru lemur oldu. Doğum ve bakım süreci park yetkilileri tarafından özenle yürütülen yavru lemur, bir süre annesiyle birlikte gözlem altında tutulduktan sonra yaşam alanına uyum sağlamaya başladı. Henüz annesinin kucağından ayrılmayan minik yavruya, "Zabumafu" ismi verildi. Yavrunun yeni ailesiyle yaşadığı özel anlar ise özellikle çocuk ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Park yetkilileri, lemurların genel sağlık durumunun iyi olduğunu ve bakım süreçlerinin titizlikle sürdürüldüğünü belirtiyor. Doğal yaşam alanına uygun şartlarda yaşamlarını sürdüren lemurlar, ziyaretçilere hem eğitici hem de keyifli bir deneyim sunuyor. Özellikle yavrunun da aralarına katılmasıyla birlikte parkta lemurlara olan ilgi her geçen gün artıyor.
Ankara Bakan Tekin: "Her bir öğrencimizi geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, UNESCO Türkiye Millî Komisyonu 29. Dönem Genel Kurulu’na katıldı. Bakan Tekin, "Milli Eğitim Bakanlığı olarak her bir öğrencimizi eşit fırsatlar temelinde, kaliteli ve erişilebilir eğitim imkanlarıyla geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, UNESCO Türkiye Millî Komisyonu 29. Dönem Genel Kurulu’na katıldı. Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi yerleşkesinde bulunan 100. Yıl Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Başkanı Öcal Oğuz, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi rektör yardımcısı Fulya Bayraktar, UNESCO genel kurul üyeleri ile çok sayıda öğretim görevlisi katıldı. Milli Eğitim Bakanı Tekin, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu 29. Dönem Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin UNESCO ile uzun yıllara dayanan iş birliğine ve eğitimin barışın tesisi açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Bakan Tekin, UNESCO’nun İkinci Dünya Savaşı sonrası "eğitim, bilim ve kültür yoluyla kalıcı barış" hedefiyle kurulduğunu hatırlatarak, Türkiye’nin 1949 yılından bu yana bu yapının aktif bir üyesi olduğunu vurguladı. Milli Komisyonun kamu kurumları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getiren yapısıyla Türkiye’nin UNESCO ile ilişkilerinde önemli bir köprü görevi üstlendiğini ifade etti. Tekin, Türkiye’nin UNESCO Yürütme Kurulu’na üst üste üçüncü kez seçilmesinin uluslararası güvenin göstergesi olduğunu belirterek, 15 Aralık’ın "Dünya Türk Dili Ailesi Günü" olarak ilan edilmesinin de Türk dili açısından önemli bir kazanım olduğunu söyledi. "Her bir öğrencimizi geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" Bugünün UNESCO çatısı altında yalnızca sembolik bir ilan olarak kalmaması, somut faaliyetlerle desteklenmesi ve uluslararası alanda daha güçlü bir görünüm kazanması amacıyla çalışmalar başlattıklarını belirten Tekin, "Milli Eğitim Bakanlığı olarak 2023 yılı Haziran ayından itibaren Türkçe ve Türk Dili ve Edebiyatı derslerine ilişkin yaptığımız düzenlemelerle, öğrencilerimizin kendilerini daha iyi ifade edebilmelerini hedefledik. Ayrıca Türk Devletleri Teşkilatı kapsamında yürüttüğümüz çalışmalarla bu sürece katkı sağlamaya gayret ediyoruz. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın hayata geçirilmesinde UNESCO aracılığıyla nitelikli eğitime yapılan vurgu son derece önemlidir. Bu kapsamda, Milli Eğitim Bakanlığı olarak her bir öğrencimizi eşit fırsatlar temelinde, kaliteli ve erişilebilir eğitim imkanlarıyla geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" ifadelerinde bulundu. "Çok sayıda programa UNESCO ile birlikte katkı sunuyoruz" UNESCO ile öğrencilerin buluşturulmasının her daim hedeflendiğini ifade eden Tekin, "UNESCO bünyesinde çok sayıda programa katkı sunuyoruz. Üniversitelerde ve okullarda oluşturulan UNESCO kulüpleri, staj ve lisansüstü burs programları ile UNESCO kürsüleri aracılığıyla eğitimin her kademesindeki öğrencilerin UNESCO’nun öncelikli alanlarıyla buluşturulması sağlanmaktadır. Ayrıca UNESCO Öğrenen Şehirler Programı kapsamında toplumun tüm kesimlerinin bu süreçlere dahil edilmesi, nitelikli eğitim konusunda güçlü bir farkındalık oluşturulmasına katkı sağlamaktadır" dedi. Eğitim alanındaki çalışmalara da değinen Bakan, nitelikli ve erişilebilir eğitim hedefi doğrultusunda yürütülen projelerin sürdüğünü, UNESCO programlarıyla iş birliğinin artırıldığını kaydetti. Ayrıca "Türk dünyası tur rehberi" projesinin tamamlandığını ve eylül ayında öğrencilerin kullanımına sunulacağını açıkladı.
Ankara Türkiye, Avrupa’da kadın obezitesinde birinci sıraya yükseldi: Yeni nesil tedaviler umut vaat ediyor Güven Çayyolu Tıp Merkezi İç Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Burak Bilbay; Türkiye’nin Avrupa’da kadınlarda en yüksek obezite oranına sahip ülke konumuna geldiğini bildirerek, yeni nesil tedavilerin umut vaat ettiğini belirtti. Güven Çayyolu Tıp Merkezi İç Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Bilbay OECD raporları verilerini paylaştı. Bilbay, 2035 yılına kadar dünya genelinde 1,9 milyar insanın obezite ile mücadele edeceğini söyledi. Türkiye verilerini de paylaşan Uzm. Dr. Bilbay, "1975’te yüzde 8,6 olan obezite oranımız 2016’da yüzde 32,1’e yükseldi; bu, kırk yılda 4 kattan fazla bir artış demek. Daha da ürkütücü olan şu ki Türkiye’de her 100 bin ölümden 84’ünün obeziteyle ilişkili olduğu bildiriliyor; bu oran küresel ortalamanın neredeyse iki katı. Dünya Sağlık Örgütü’nün projeksiyonlarına göre eğer önlem alınmazsa 2030 yılına kadar Türk kadınlarının yarısı, erkeklerin ise üçte biri obez olacak. Bu rakamlar bize bir uyarı değil, alarm zili çalıyor" ifadelerini kullandı. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burak Bilbay, "Obezite artık yalnızca bir kilo sorunu değil, kalp, böbrek, eklemler ve metabolizmayı etkileyen ciddi bir kronik hastalıktır. Türkiye, Avrupa’da kadınlarda en yüksek obezite oranına sahip ülke konumuna gelmiştir. Bu tablo, yeni nesil tedavileri hem bir fırsat hem de büyük bir sorumluluk haline getiriyor" ifadelerine yer verdi. "Semaglutid kullananların 16 ay içinde beden ağırlıklarının yaklaşık yüzde 15’ini kaybettiği görüldü" Son yıllarda obezite tedavisinde önemli bir dönüm noktası yaşandığını vurgulayan Bilbay, "Etken maddeleri semaglutid ve tirzepatid olan yeni nesil tedavilerin, vücudun kendi doyma hormonlarını taklit ederek iştahı düzenliyor ve kan şekeri kontrolü ile kalp-damar sağlığını destekliyor. Klinik çalışmalarda semaglutid kullananların 16 ay içinde beden ağırlıklarının yaklaşık yüzde 15’ini kaybettiği görüldü" diye konuştu. Uzm. Dr. Bilbay, söz konusu ilaçların, herkese uygun olmadığının altını çizerek şunları söyledi: "Bu tedaviler; vücut kitle indeksi 30 ve üzerinde olan bireyler ya da 27’nin üzerinde olup tip 2 diyabet, hipertansiyon veya uyku apnesi gibi eşlik eden hastalığı bulunan kişiler için değerlendirilir. Sosyal medya üzerinden ya da kaçak kanallardan temin edilen ürünler ise sahte olabilir ve hayati risk taşır." "Uyku ve stres yönetimi olmadan kalıcı sonuç elde etmek mümkün değildir" Uzm. Dr. Bilbay, tedavinin yalnızca ilaçtan ibaret olmadığını özellikle vurguladı: "Yeterli protein alımı, düzenli kuvvet antrenmanı, kaliteli uyku ve stres yönetimi olmadan kalıcı sonuç elde etmek mümkün değildir. Aksi halde verilen kilonun bir kısmı yağ yerine kas olarak kaybedilebilir; bu da uzun vadede metabolizmanın daha da yavaşlamasına zemin hazırlar." Metabolik kontrol paketi: kişiye özel, bilimsel ve takipli bir yol haritası Uzm. Dr. Bilbay, obezite tedavisinde bütüncül bir yaklaşımın önemine vurgu yaparak, "Doğru tedavi; vücut kompozisyon analizi, laboratuvar değerlendirmesi, kişiye özel beslenme ve egzersiz planlaması ile tıbbi takibin bir arada yürütülmesini gerektirir. Hiçbir ilaç tek başına kalıcı çözüm sunmaz; asıl olan hastayı bir bütün olarak değerlendirmek ve süreci bilimsel bir disiplinle yönetmektir. Sağlıklı kilo verme yolculuğu sabır, bilim ve tutarlı takip gerektiriyor. Yavaş, istikrarlı ve sürdürülebilir olmak, uzun vadede hem en güvenli hem de en kalıcı yoldur. Obezite sessiz ilerler; ama bıraktığı izler sessiz olmaz" şeklinde konuştu.
Samsun Samsun’da kanola üretimi 47 bin dekara ulaştı: Ekonomiye 350 milyon TL katkı Samsun’da son yıllarda yaygınlaşan kanola üretimi 47 bin dekara ulaştı. Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, yıllık yaklaşık 16 bin ton üretim gerçekleştirildiğini belirterek, sadece dane satışından il ekonomisine 350 milyon TL katkı sağlandığını söyledi. Samsun’da çiçek açan kanola tarlaları, kent genelinde üretim alanlarının artmasıyla dikkat çekiyor. Özellikle Havza, Vezirköprü, Bafra ve Ladik ilçelerinde yoğun olarak yetiştirilen kanola, hem yüksek verimi hem de ekonomik getirisiyle üreticilerin gözdesi haline geldi. İl genelinde 47 bin dekarlık alana ulaşan kanola üretimi, Samsun ekonomisine önemli katkı sunuyor. Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, kanola üretiminde son yıllarda ciddi artış yaşandığını belirtti. Yılmaz, 2021 yılında yalnızca bin 250 dekarlık alanda deneme üretimi yapılan kanolanın bugün 47 bin dekarlık üretim alanına ulaştığını ifade etti. "350 üreticiye tohum destek" Özellikle Havza ilçesinde 17 bin 500 dekarlık alanda üretim yapıldığını kaydeden Yılmaz, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi kapsamında üreticilere yüzde 75 hibeli tohum desteği sağlandığını söyledi. Bu kapsamda yaklaşık 350 üreticiye destek verildiğini belirten Yılmaz, desteklerin üretim artışında önemli rol oynadığını vurguladı. Kanolanın dekara veriminin oldukça yüksek olduğunu dile getiren Yılmaz, "İlimizde özellikle Havza, Vezirköprü, Bafra ve Ladik ilçelerinde dekarda 300 kilogramın üzerinde verim alınabiliyor. Bu haliyle Samsun’da yaklaşık 16 bin ton kanola üretimi söz konusu. Sadece dane satışıyla il ekonomisine yaklaşık 350 milyon TL katkı sağlanıyor" dedi. "Buğdaya göre daha fazla gelir" Kanolanın yalnızca ekonomik getirisiyle değil, farklı kullanım alanlarıyla da öne çıktığını ifade eden Yılmaz, bitkinin arıcılık açısından önemli bir nektar kaynağı olduğunu, hasat sonrası kalan artıkların ise büyükbaş hayvan beslemesinde kaba yem olarak değerlendirilebildiğini söyledi. Kurak alanlarda verimli sonuçlar alınabilmesi, buğdaya göre daha fazla gelir sağlaması ve yağ sanayisinin yoğun talep göstermesinin kanolayı cazip hale getirdiğini belirten Yılmaz, üretim alanlarının her geçen yıl artmaya devam ettiğini kaydetti.