GÜNDEM - 30 Nisan 2026 Perşembe 08:47

İncirliova’da sivrisinek ve haşereye karşı mesai sürüyor

A
A
A
İncirliova’da sivrisinek ve haşereye karşı mesai sürüyor

Aydın’ın İncirliova ilçesinde belediye ekipleri, yaz mevsimi öncesi sivrisinek ve haşerelere karşı ilaçlama çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. İlçe genelinde yürütülen çalışmalar kapsamında merkez ve kırsal mahallelerde periyodik ilaçlama yapılıyor.



İncirliova Belediye Başkanı Aytekin Kaya, vatandaşların sağlığını korumak amacıyla ekiplerin 7 gün 24 saat sahada görev yaptığını belirtti. Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte ilaçlama faaliyetlerine erken dönemde başladıklarını ifade eden Kaya, çalışmaların ilçe genelinde aralıksız devam ettiğini söyledi. Başkan Kaya, "Vatandaşlarımızın sağlığını korumak için 7/24 sahadayız. İlçemizde halk sağlığını tehdit eden sivrisinek ve haşerelere karşı mücadelemizi aralıksız sürdürüyoruz. Vatandaşlarımızın rahat bir yaz mevsimi geçirebilmesi için erken dönem ilaçlamaları ile başladığımız çalışmalarımıza merkez kırsal ayrımı yapmaksızın tüm mahallelerimizde periyodik olarak devam ediyoruz. İlaçlama çalışmalarımızı tüm mahallelerimizde yaz boyunca sürdüreceğiz" dedi.



Belediye ekiplerinin, vatandaşların yaz aylarını daha sağlıklı ve konforlu geçirmesi amacıyla çalışmalarını planlı şekilde sürdüreceği öğrenildi.



İncirliova’da sivrisinek ve haşereye karşı mesai sürüyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Eskişehir’de faili meçhul dosyayla ilgili 10 şüpheli adliyede Eskişehir’de 42 yaşındayken kaybolan ve 20 yıldır kendisinden haber alınamayan şahsın bir tüfek dipçiğindeki DNA’dan izinin bulunması sonrası gözaltına alınan 12 şüpheliden 10’u adliyeye sevk edildi. Edinilen bilgileri göre, 17 Temmuz 2005 yılında Hamdi Karakuş 41 yaşındayken Günyüzü ilçesine bağlı Çardaközü Mahallesi’nden husumetlisi olduğu iddia edilen şahıslarca kovalandıktan darp edilmiş ve kendisine taş atılması sonucu bir gözünden görme kaybı yaşamıştı. İddiaya göre olayın devamında, aynı şahıslar kendilerini jandarma olarak tanıtıp, 23 Ağustos 2005 günü gece saat 01.00’da Çardaközü Mahallesi’ndeki kahvehaneden evine dönen Hamdi Karakuş’u elleri, ayakları ve gözlerini bağladıktan sonra Ankara’nın Mamak ilçesine götürmüştü. Burada darp edilen Karakuş, kendi imkanları ile köyüne geri dönmüştü. Daha sonra 1 Nisan 2006 tarihinde gece saatlerinde 42 yaşındayken ortadan kaybolan Hamdi Karakuş, görgü şahitlerinin beyanına göre mahalle camisinin yanından kaçırılmıştı. Olayla ilgili 10 şüpheli hakim karşısında Hamdi Karakuş’un akıbetinin araştırılması için Eskişehir İl Jandarma Komutanlığına bağlı Jandarma Dedektif Timleri (JASAT) dosyayı tekrar açtı. Başlatılan geniş çaplı çalışma neticesinde JASAT timleri, son kaçırma olayında kullanıldığı belirlenen tüfeğin dipçiğindeki kırık plastikten alınan DNA’nın Karakuş ile eşleştiğini tespit etti. Dosyada çalışmalarını derinleştiren JASAT timlerince geçtiğimiz günlerde 12 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerden 2’si ifadesinin ardından serbest bırakılırken, diğer 10 şüpheli bugün Sivrihisar ilçesinde sağlık kontrolleri akabinde adliyeye sevk edildi. Kayıp olan Karakuş’un cesedinin nerede olduğu ise halen bilinmiyor.
Tokat Tokat’ta uzmanından kene uyarısı: İklim düzensizliği ve küresel ısınma kene sezonunu uzatıyor Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Keskin, iklim düzensizliği ve küresel ısınmanın etkisiyle kene sezonunun uzadığını ve bu nedenle Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) riskinin artabileceğini söyledi. Prof. Dr. Keskin, havaların ısınmasıyla birlikte kenelerin daha erken aktif hale geldiğini ve KKKA vakalarının görülmeye başladığını belirterek, özellikle bahar ve yaz aylarında kırsal alanlara giden vatandaşların dikkatli olması gerektiğini ifade etti. Açık renkli kıyafetlerin tercih edilmesi, pantolon paçalarının çorap içine alınması ve vücudu örten uzun kollu giysilerin kullanılmasının önemli olduğunu vurgulayan Keskin, kene kovucu ürünlerin de koruyucu etkisine dikkat çekti. İklim düzensizliği ve küresel ısınma kenelerin dağılımlarını genişletiyor İklim düzensizliği ve küresel ısınmanın yalnızca kene popülasyonunu artırmadığını, aynı zamanda coğrafi yayılımını da genişlettiğini belirten Prof. Dr. Keskin, "Hyalomma marginatum türü, KKKA hastalığının ana taşıyıcısıdır. Türkiye’de özellikle Kelkit Vadisi ve İç Anadolu’nun kuzey kesimleri bu tür için doğal yaşam alanı ve daha yoğun görüldüğü bölgelerdir. Son yıllarda bu türün göçmen kuşlar aracılığıyla Avrupa’ya taşındığını, yayılım alanını genişlettiğini ve iklim düzensizliği ve küresel ısınmaya bağlı olarak gittiği ülkelerde kalıcı olduğunu görüyoruz. Avrupa’nın birçok ülkesinde KKKA hastalığı taşıyan Hyalomma marginatum türü kayıtlanmaya başlandı. Önümüzdeki yıllarda KKKA vakaları Avrupa’da daha sık görülecek" dedi. İklimle birlikte kene takvimi de değişti Toprak sıcaklığının 10-15 derecenin üzerine çıkmasıyla kenelerin aktif hale geldiğini, 20 derece civarında ise yoğun şekilde konak aradıklarını belirten Keskin, "Kış aylarının kısalması ve sonbaharın uzamasıyla birlikte kene sezonu nisan ayından başlayıp eylül-ekim aylarına kadar devam ediyor" diye konuştu. Keskin ayrıca uygun iklim şartlarının kenelerin yıl içinde daha fazla nesil üretmesine yol açabileceğini belirterek, bunun da kene popülasyonunda artışa neden olabileceğini söyledi.
Rize Çamurdan sanata, Rize’den dünyaya Rize’nin Çayeli ilçesinde kurulan bir seramik atölyesi, çamuru sanata dönüştürerek Rize kültürünü yeniden yorumluyor. Seramik ve cam sanatçısı Demet Keskin öncülüğünde yöre kültürüne özgü semboller seramiğe işlenerek, yerelden evrensele uzanan bir başarıya dönüşüyor. Geleneksel el sanatlarını modern dokunuşlarla buluşturan Demet Keskin, Rize’nin Çayeli ilçesinde kurduğu Mühredem Sanat Atölyesi’nde çamuru sanata dönüştürüyor. Karadeniz’in zengin kültürel mirasını seramikle harmanlayan bu üretim süreci, sadece estetik bir değer üretmekle kalmıyor; aynı zamanda kadın emeğini güçlendiren, yerel değerleri yaşatan ve bölgeden dünyaya uzanan güçlü bir hikaye ortaya koyuyor. Geleneksel değerleri modern tasarımla harmanlayan Keskin, seramiği bölgeye sevdirmekle kalmadı; aynı zamanda kadınların üretime katıldığı güçlü bir dayanışma alanı oluşturdu. Küçük bir hayalden büyük bir atölyeye Çayeli Halk Eğitim Merkezi’nde cam ve seramik teknolojileri üzerine eğitim veren Demet Keskin, yaklaşık beş yıl önce kendi atölyesini kurdu. Başlangıçta yalnızca kendi tasarımlarını üretmek isteyen Keskin, gördüğü ilgiyle birlikte bu işi büyüttü. Gelişen süreci anlatan Keskin, "Aslında bu işe başlarken büyük bir planım yoktu. Sadece kendi tasarımlarımı yapmak istiyordum. Ama yaptığımız işler bölgede çok ilgi gördü. Çünkü burada daha önce yapılmayan bir şey yaptık. Çayeli’nde bu alanda ilkiz" diye konuştu. Atölyenin en dikkat çeken yönlerinden biri, Karadeniz kültürünü doğrudan ürünlere yansıtması oldu. Horon, tulum, keşan gibi simgelerin yanı sıra çay çiçeği, komar ve lahana çiçeği gibi bir çok yerel unsurlar tasarımlarda kendine yer buldu. Yöreye özgü sembolleri işlerken hikayeleri de araştırdığını söyleyen Keskin, "Bu coğrafya çok zengin bir kültüre sahip. Müziğiyle, horonuyla, çayıyla, yayla çiçekleriyle Hepsi bize ilham verdi. İnsanlarla birebir iletişim kurdum, sözlerini not aldım, bir arşiv oluşturdum. Sonra bunları seramikle buluşturduk" şeklinde konuştu. "Ben değil, biz başardık" Atölyenin başarısında ekip ruhunun önemli olduğunu vurgulayan Keskin, "Bu işi hiçbir zaman tek başıma yapmadım. Çok güçlü bir ekibim var. Ben her zaman ‘ben’ değil ‘biz’ diyorum. Bu atölyede herkesin emeği var. Hatta maddi karşılık beklemeden destek olanlar oldu. Bu dayanışma sayesinde bu noktaya geldik" şeklinde konuştu. Hedef e-ticaret ve dünya pazarı Atölyenin bir sonraki hedefinin e-ticaret olduğunu belirten Keskin, önce Türkiye genelinde ardından yurt dışında satış yapmayı planladıklarını dile getirdi. Keskin, "Karadeniz kültürünün dünyada ilgi göreceğine inanıyorum. Bu emeği daha geniş kitlelere ulaştırmak istiyoruz" diye konuştu. Kadınlar için bir umut kapısı Keskin’in en önemli hedeflerinden biri de kadınların üretime katılımını artırmak. Atölyede birçok kadının meslek öğrenerek kendi yolunu çizdiğini belirten Keskin, bu sürecin kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti. Keskin, "Aynı zamanda bu atölye ile kadınlara dokunmak istiyorum. Kadınların kendi ayakları üzerinde durması benim için çok önemli" dedi. Atölyede üretilen seramik ürünler sadece görsel tasarımlarla değil, üzerlerine işlenen yerel sözlerle de dikkat çekiyor. Bölgeye ait duyguları, aşkı, özlemi ve hatıraları yansıtan bu ifadeler, bardak ve fincanlara adeta birer hikaye kazandırıyor.