ÇEVRE - 25 Nisan 2026 Cumartesi 09:28

Kocagöl Lagünü’nün statüsünün belirlenmesi için ’Ön Değerlendirme Ekibi’ kurulacak

A
A
A
Kocagöl Lagünü’nün statüsünün belirlenmesi için ’Ön Değerlendirme Ekibi’ kurulacak

Aydın’ın Kuşadası ilçesindeki Kocagöl Lagünü’nün statüsünün belirlenmesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü koordinasyonunda ‘Ön Değerlendirme Ekibi’ kurulacağı açıklandı. Ön Değerlendirme Ekibinin yapacağı çalışmadan sonra hazırlayacağı raporu, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’ne sunacağı bildirildi.



Güzelçamlı Mahallesi Meşelikuyu mevkindeki, Dilek Yarımadası Milli Parkı sınırına 2 kilometre uzaklıkta bulunan, Kuşadası’ndaki tek sulak alanı Kocagöl, son 30 yıldaki insan kaynaklı müdahaleler nedeniyle zarar gördü. Büyük bölümündeki sazlıkların yakılarak arazi açılması ve 1980’li yıllardan itibaren etrafının tamamen sitelerle çevrilmesi, denize yaklaşık 30 metre uzaklıktaki Kocagöl’e büyük darbe vurdu. Birçok su kuşu ve canlıya da ev sahipliği yapan gölü besleyen Samson Dağı’ndan gelen dere ve kanalların üzerlerinin kapatılıp, yol yapılması da göldeki suyun iyice azalmasına neden oldu. Kuşadası Belediyesi ile Kuşadası’ndaki çevreci dernekler de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na başvuruda bulunup, Kocagöl’ün korunması ve doğal sit alanı olarak tescil edilmesini talep ettiler. Sosyal medya üzerinden yazılı bir basın açıklaması paylaşan Sivil Toplum Platformu, Kocagöl için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü koordinasyonunda ‘Ön Değerlendirme Ekibi’ kurulacağını belirtti. Açıklamada, "Söz konusu alanın potansiyel doğal sit alanı olup olmadığının belirlenmesi amacıyla Aydın Valiliği (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü) koordinasyonunda oluşturulacak Ön Değerlendirme Ekibi tarafından inceleme yapılacağı, hazırlanacak raporun ilgili Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu’nda değerlendirilerek Genel Müdürlüğe iletileceği tarafımıza bildirilmiştir" ifadelerine yer verildi.



Kocagöl Lagünü’nün statüsünün belirlenmesi için ’Ön Değerlendirme Ekibi’ kurulacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Ziraat Odası Başkanı Dimrit: "Hedef zeytin üreticisi değil, sanayi olmalı" Orhangazi Ziraat Odası Başkanı Dinçer Dimrit, Prof. Dr. Hayrettin Kuşcu’nun ’1 kilo zeytin için 6 bin 798 litre su harcanıyor’ açıklamasına sert tepki gösterdi. Dimrit, "Her seferinde tarım ve zeytin üreticisi hedef alınıyor. Asıl su tüketen sanayi neden konuşulmuyor" dedi. Ziraat Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Hayrettin Kuşcu’nun Bursa Tarım Kongresi’nde yaptığı açıklamalar, zeytin üreticisi ve Orhangazi Ziraat Odasının tepkisine neden oldu. Kuşcu’nun, ’Bir kilogram zeytinin sofraya gelene kadar yaklaşık 6 bin 800 litre su tükettiği’ne dair verileri paylaşması üzerine Orhangazi Ziraat Odası Başkanı Dinçer Dimrit bir açıklama yaptı. Başkan Dinçer Dimrit, bilimsel verilerin arkasına sığınılarak çiftçinin hedef tahtasına oturtulduğunu belirterek, "Prof. Dr. Kuşcu’nun açıklamalarıyla tarım ve zeytin üreticisi açıkça hedef alınmıştır. İznik Gölü’nün çekildiği, kuraklıkla mücadele ettiğimiz bu hassas dönemde faturanın zeytine kesilmesi kabul edilemez. Kuraklığın tek sorumlusu tarımmış gibi bir algı oluşturuluyor" dedi. "Sanayinin çektiği sular neden gizleniyor" Özellikle İznik Gölü ve çevresindeki sulak alanlara dikkat çeken Dimrit, sanayi kuruluşlarının su tüketiminin göz ardı edilmesini eleştirdi. Bilim insanlarına ve yetkililere seslenen Dimrit, "İznik Gölü çevresindeki dev sanayi tesislerinin yeraltı ve yerüstü kaynaklarından çektiği su miktarı neden açıklanmıyor? Sanayinin doğaya ve su kaynaklarına verdiği zarar neden hiçbir bilimsel çalışmada ön plana çıkarılmıyor? Neden her kuraklık döneminde ilk akla gelen ’tarımsal sulamayı kısıtlamak’ oluyor?" ifadelerini kullandı. "Sulu tarım olmazsa yaşam olmaz" Önümüzdeki sulama sezonu öncesi bu tür açıklamaların "sulama kısıtlamalarına zemin hazırladığını" savunan Dimrit, "Bu açıklamalar, çiftçinin suyunu kesmek isteyenlerin eline koz vermektir. Zeytin, bölge üreticisinin tek geçim kaynağıdır. Zeytin olmazsa Orhangazi olmaz, tarım olmazsa yaşam olmaz. Yetkililere çağrımızdır; çiftçiyle uğraşmayı bırakın, su kaynaklarımızı asıl tüketen ve kirleten sanayi kuruluşlarını denetleyin" dedi.
Gaziantep Araban’da fıstık üreticileri tırtıl’la mücadele çalışması başlattı Gaziantep’in Araban ilçesinde, Antep fıstığı ağaçlarının uyanmasıyla birlikte üreticiler, verimi düşüren tırtıl ile mücadele çalışması başlattı. Arabanlı üreticiler, özellikle Antep fıstığı ağaçlarının tomurcuklarını ve yeni sürgünlerini yiyen tırtıl zararlısına karşı imha çalışması başlattı. Çiftçi Şıh Müslüm Özkaya, "Antep fıstığı bahçemdeki ağaçların tomurcuk patlama döneminde fıstık ağaçlarını tek tek kontrol ederek gördüğüm bu zararlıyı elle toplayıp imha ediyorum. Ayrıca, karagöz kurdu için kıştan kalan budama artıklarını da bahçemden temizlenerek zararlının yayılmasını engellenmek için çalışılma başlattım. Bahar bakımı, ağaçların gelişimi ve verim için kritik önem taşıyor. Bu dönemdeki yanlış uygulamalar ciddi verim kayıplarına yol açabilir" dedi. Çiftçi Özkaya, "Tırtıllar, özellikle ilkbahar aylarında Antep fıstığı ağaçlarında ciddi verim kayıplarına ve ağacın zayıflamasına neden olan zararlılardır. Nisan ayı ortalarında fıstık ağacı ilk yapraklarını açtığında, tırtıllar bu taze yaprakları ve sürgünleri yiyerek ağacın fotosentez yapmasını engeller. Tırtıllar, yapraklarla birlikte fıstığın çiçeklerini de yedikleri için ağacın o yıl ürün vermemesine veya ürün miktarının çok azalmasına neden olur’’ ifadelerine yer verdi.