KÜLTÜR SANAT - 25 Şubat 2026 Çarşamba 09:44

Kuşadası’ndaki sergi edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

A
A
A
Kuşadası’ndaki sergi edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

Ada Modern Sanat Galerisi, edebiyat ile fotoğrafı buluşturan özel bir sergiye ev sahipliği yapmaya başladı. Bu kapsamda felsefeci ve şair Hilmi Yavuz’un son 30 yıl içinde, fotoğraf sanatçısı Kamil Fırat’ın üretimleri üzerine kaleme aldığı metinlerden oluşan ‘Sözcükler ve Fotoğraflar" adlı serginin açılışı gerçekleştirildi.



Kuşadası Belediyesi ile Kuşadası Altın Güvercin Kültür Sanat ve Tanıtım Vakfı (KUSAV) iş birliğinde açıldığı günden bu yana kenti sanatın farklı dallarındaki usta isimlerle bir araya getiren Ada Modern Sanat Galerisi, ‘Sözcükler ve Fotoğraflar" adlı sergiyi sanatseverlerle buluşturdu. Hilmi Yavuz’un metinleri aracılığıyla Kamil Fırat’ın yaklaşık elli yıla yaklaşan fotoğraf serüvenini yeniden yorumladığı serginin açılışı, fotoğraf ve edebiyat tutkunlarının da katılımıyla yapıldı. İzleyiciyi yalnızca fotoğrafa bakmaya değil, fotoğrafı okumaya; sözcükleri ise görmeye çağıran sergi, ziyaretçilerini aynı zamanda dil ve zaman üzerine düşünmeye de davet ediyor. Sergi, fotoğraf ile yazı arasındaki zorunlu ve derin bağa dikkat çekiyor. Sözcükler ve Fotoğraflar adlı sergi 15 Nisan’a kadar Ada Modern Sanat Galerisi’nde ziyaret edilebilecek.



Serginin açılışında konuşan KUSAV Başkanı Levent Köylü, "Kültür ve sanatın başkenti olma yolunda hızla ilerleyen Kuşadası’nda yine çok önemli bir sergiye ev sahipliği yaptığımız için çok mutluyuz. Bu sergi iki önemli düşün ve sanat insanını bir araya getiriyor. Fotoğraf bizler için çok önemli sanat dallarından bir tanesi. Sizler de biliyorsunuz ki kentimizde KUFSAD aracılığıyla daha önce bir çok projeyi yaşama geçirdik. İstanbul’dan sonra şu an için sadece Kuşadası’nda açılan bu sergi bizler için çok önemli. Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel ve şahsım adına serginin açılmasında emeği geçen herkese teşekkür ederim" dedi.



Fotoğraf sanatçısı Kamil Fırat ise, "Kuşadası’nın bende ayrı bir yeri var. Çünkü daha önce burada bir fotoğraf projesi yaşama geçirmek istemiştik. Ancak pandemi nedeniyle bu planımız gerçekleşmedi. Bu sergi benim için de çok özel. Çünkü sevgili Hilmi Yavuz ile 1980 yılından bu yana aramızda bir dostluk bağı var. Yavuz, benim açtığım sergilere dönem dönem yazılar yazmıştı. Sonra bu yazıları da bir kitapta toplama fikri belirdi. Sözcükler-Fotoğraflar isimli kitap yayımlandı. Sonra Yavuz bu kitabın bir de sergisinin olmasını istedi. İşte burada gördüğünüz işler benim son 30 yıl içerisinde Yavuz’un üzerine yazı yazdığı sergilerden küçük pasajlar içeriyor" diye konuştu.



Kuşadası’ndaki sergi edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Büyükşehir’in geleneksel iftar ikramı sürüyor Antalya Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayı geleneksel sıcak yemek ikramlarını sürdürüyor. İftar öncesi şehir merkezinde belirlenen mahallelerde sıcak yemek dağıtımı yapan Mobil Aşevi, Ramazan ayının manevi havasını ve paylaşma ruhunu yaşatmaya devam ediyor. Dayanışmanın, birlikteliğin ve paylaşmanın adı Ramazan ayı ile birlikte Büyükşehir Belediyesi’nin gelenekselleşen mahallelerde iftar yemeği dağıtımları devam ediyor. Her akşam iftar öncesi farklı mahallelerde kurulan Mobil Aşevi, Kepez Baraj mahallesinde muhtarlık yakınındaki park alanında vatandaşlarla buluştu. Halkın iftar sofrası için özenle hazırlanan 4 çeşit yemek ikram edildi. Mobil Aşevinin Baraj Mahallesi menüsünde mercimek çorbası, etli kuru fasulye, pilav ve tahin helvası yer aldı. Mobil Aşevi’nin gelenekselleştiğini belirten mahalle sakinleri bunun her Ramazan ayında Büyükşehir’in beklenen bir hizmeti olduğunu belirterek teşekkürlerini iletti. "Yemek ikramı Ramazan ayı boyunca sürecek" Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Mobil Aşevi, her akşam farklı bir mahallede vatandaşlarla buluşacak. Mobil Aşevi 25 Şubat Çarşamba Barış Mahallesi Aydınlar Camii önü, 26 Şubat Perşembe Habipler Pazar yeri, 27 Şubat Cuma Erenköy Pazar yeri, 28 Şubat Cumartesi Varsak Karşıyaka Mahallesi muhtarlık yanı, 1 Mart Pazar Ünsal Mahallesi Pazar yerinde iftar öncesi yemek ikramı gerçekleştirilecektir. Saat 18.00 itibarıyla başlayacak dağıtımlarda, günlük 1000 kişilik dört çeşit sıcak yemek ikram edilecek.
Ankara ASO Başkanı Ardıç: "İhracatın yüzde 42’si AB’ye, yüzde 57’si Avrupa kıtasına yapılıyor" Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, ihracatın yüzde 42’sinin Avrupa Birliği’ne (AB), yüzde 57’sinin Avrupa kıtasına yapıldığını belirterek, bu oranın yeşil dönüşümün neden ana gündemleri olduğunu tek başına anlattığını söyledi. ASO Şubat Ayı Meclis Toplantısı’nda konuşan ASO Başkanı Seyit Ardıç, küresel ticarette değişen dengelere, Avrupa Birliği ile Hindistan arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın Türkiye’ye etkilerine, sanayide yaşanan daralmaya ve yeşil dönüşüm sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Konuşmasına kısa süre önce hayatını kaybeden sanayici Akın Gökyay’ı anarak başlayan Ardıç, Ankara sanayisine ve kültür hayatına önemli katkılar sunduğunu belirterek, Gökyay ailesine başsağlığı diledi. "Ticaret artık ‘kargo’ değil, bir çeşit ‘kimlik kontrolü’ meselesi" Son dönemde küresel ticaretin yeniden yapılandığını, ABD-Çin hattında doğrudan ticaret zayıflarken, üretim ve tedarik ilişkilerinin Güneydoğu Asya, Avrupa Birliği ve diğer ara merkezler üzerinden yeniden kurgulandığını dile getiren Ardıç, "Ticaret ve tedarik zincirleri yön değiştiriyor, yeni rotalara yöneliyor. Mallar aynı yere gitse bile başka ülkeler üzerinden, yeni lojistik yollarla ve farklı kurallarla taşınıyor. Ticaret yeni güzergahlardan ilerliyor. Mal aynı limana gidiyor ama pasaportu, aktarması ve kontrol noktaları değişiyor. Kısacası ticaret artık ‘kargo’ değil, bir çeşit ‘kimlik kontrolü’ meselesi" diye konuştu. 232 milyar doları aşan ticari hacim Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ticaret hacminin 232 milyar doları aştığını hatırlatan Ardıç, Gümrük Birliği kaynaklı asimetrik etkilere dikkat çekerek, üçüncü ülkelerle yapılan anlaşmaların Türkiye’ye etkilerini dengeleyecek mekanizmaların hızla devreye alınması gerektiğini vurguladı. Ekonomik göstergelere ilişkin de Ardıç, yüksek finansman maliyetleri ve belirsizlik ortamının firmaları yatırımdan uzaklaştırdığını belirtti. Şirketlerin nakit dengelerini korumaya odaklandığını ifade eden Ardıç, sanayinin ‘bilanço resesyonu’ riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. "Sanayide istihdam son 1 yılda 282 bin kişi azalarak 6 milyon 531 bine geriledi" Sanayi ve tarımda üretimi baskılayan mevcut programın riski büyüttüğünü söyleyen Ardıç, üretim ve ihracat zayıflarsa enflasyonun arz yönlü yeni bir şokla artabileceğine dikkati çekerek, "2025 başından bu yana sanayi üretimi yataya yakın seyretti, yıllık ortalama artış yüzde 2,2’de kaldı. Aralıkta 49,1 olan PMI, ocakta 48’e geriledi ve 22 aydır eşik değer olan 50’nin altında. Faaliyet koşullarındaki bozulma son 3 ayın en belirgin seviyesinde. TÜİK’in 2025 yılı 4’üncü çeyrek verilerine göre sanayide istihdam son 1 yılda 282 bin kişi azalarak, 6 milyon 531 bine geriledi. İstihdamın yüzde 59,3’ü hizmetlerde, yüzde 20’si sanayide, yüzde 13,8’i tarımda. Bu dağılım, istihdamın hizmetlerde yoğunlaştığını gösteriyor. Oysa sürdürülebilir kalıcı istihdam ancak sanayi gibi üretime dayalı sektörlerde oluşturulabilir. Bu nedenle istihdam politikasını sadece ‘toplam sayı’ üzerinden değil, niteliği ve sektör kompozisyonu üzerinden de değerlendirmek zorundayız" dedi. "Ocak 2026’da geçen yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 3,9 azaldı, ithalat ise yüzde 0,03 arttı" ASO Başkanı Ardıç, konuşmasına şöyle devam etti: "Dış ticaret verileri de üretimdeki zorlukları yansıtıyor. Ocak 2026’da geçen yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 3,9 azaldı, ithalat ise yüzde 0,03 arttı. İhracat birim değer endeksi eylülden bu yana yükseliyor; aralık ayında artış yüzde 13. Ancak bu durum bizi yanıltmasın. Bu artış, rekabet gücünden değil, euro/dolar paritesindeki yükselişten kaynaklanıyor. İhracatımızın 2025’te 273,4 milyara ulaşmasında parite etkisini göz ardı etmemeliyiz. İthalat tarafında ise aralık ayında birim değer endeksi yüzde 4,2, miktar endeksi yüzde 6,3 arttı. Yani daha pahalıya daha fazla alıyoruz. Özellikle tüketim malları ithalatındaki artış, cari dengeyi ve enflasyonla mücadeleyi zorlaştırıyor. Çözüm rekabet gücünü artırmak, verimliliği yükseltmek ve yüksek katma değerli üretimle sürdürülebilir ihracat artışı yakalamak." Yeşil dönüşüm konusuna değinen Ardıç, ihracatın yüzde 42’sinin AB’ye, yüzde 57’sinin Avrupa kıtasına yapıldığının altını çizerek, bu oranın yeşil dönüşümün neden ana gündemleri olduğunu tek başına anlattığını vurguladı. Rekabet, yalnızca maliyet ve kaliteyle değil, emisyon performansıyla da ölçülüyor Karbon artık bir çevre kavramı değil, doğrudan bir maliyet kalemi" diyen Ardıç, "Karbon yoğun üretimde verimlilik ve temiz enerji yatırımları geciktikçe maliyet baskısı kalıcı hale geliyor. Avrupa Birliği’nde karbon fiyatlamasında ton başına 80 euro seviyeleri referans alınıyor. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın yükümlülük dönemi 1 Ocak 2026’da başladı. Çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, hidrojen ve elektrik sektörlerinde AB pazarına girişte yeni bir gerçeklik oluşuyor. Rekabet, yalnızca maliyet ve kaliteyle değil, emisyon performansıyla da ölçülüyor" diye konuştu. Temel sorun yapısal beceri-talep uyuşmazlığı TÜİK’e göre 2025’te lisans mezunlarının kayıtlı istihdam oranının yüzde 69,4 olduğunu, kendi alanında çalışma oranının ise sadece yüzde 56,1 olduğunu ifade eden Ardıç, her iki mezundan birinin okuduğu alanda çalışmadığını söyledi. Aynı zamanda Ardıç, Eurostat verilerine göre Türkiye’nin üniversite mezunu işsizliğinde yüzde 10,3 ile en yüksek ülkelerden; OECD ortalamasının ise yüzde 4,9 olduğunu açıkladı. Türkiye’de üniversite mezunu işsizliğinin genel işsizliğin üzerinde olduğunu açıklayan Ardıç, temel sorunun yapısal beceri-talep uyuşmazlığı olduğunu vurguladı. Ardıç, YÖK Başkanı Erol Özvar’ın kontenjanların azaltılacağı yönündeki açıklamalarını olumlu bulduklarını belirterek, bu sürecin müfredat reformlarıyla desteklenmesi gerektiğini kaydetti.
Kayseri Talas’ın Ramazan etkinliklerinde bu hafta sonu Talas Belediyesinin Ramazan ayına özel kültür ve sanat etkinlikleri bu hafta da zengin program içeriğiyle devam ediyor. Kayseri Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek etkinliklerde hem çocuklara hem de yetişkinlere hitap eden birbirinden değerli isimler sahne alacak. 27 Şubat Cuma - Alp Arslan Haftanın ilk programında sevilen sanatçı Alp Arslan, saat 21.00’de sahne alacak. Ramazan akşamına özel eserlerin seslendirileceği konserle vatandaşlar müzik dolu bir gece yaşayacak. 28 Şubat Cumartesi - "Bir Palyaço Hikâyesi" Cumartesi akşamı çocuklara yönelik sahnelenecek "Bir Palyaço Hikâyesi" adlı tiyatro gösterisi, minik izleyicilere eğlence dolu anlar yaşatacak. Saat 21.00’de başlayacak programa ailelerin yoğun ilgi göstermesi bekleniyor. 1 Mart Pazar - Resul Aydemir Pazar akşamı ise sahne, güçlü yorumu ve sahne performansıyla dikkat çeken Resul Aydemir’in olacak. Saat 21.00’de başlayacak konserle Ramazan’ın manevi atmosferi müzikle buluşacak. Başkan Yalçın’dan davet Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, Ramazan ayı boyunca her hafta sonu düzenlenen etkinliklere tüm vatandaşları davet ederek, "Ramazan ayını kültür ve sanatla birlikte yaşamak istiyoruz. Ailece katılabileceğiniz programlarımız ücretsiz olarak devam ediyor. Tüm hemşehrilerimizi bu güzel atmosferi paylaşmaya bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Ramazan etkinlikleri, Kayseri Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde iftar sonrası çocuk programları ve teravih namazı sonrası sahne etkinlikleriyle ücretsiz olarak gerçekleştiriliyor. Talas’ta Ramazan, birlik ve beraberlik içinde yaşanmaya devam ediyor.