ASAYİŞ - 20 Aralık 2025 Cumartesi 16:39

Üniversite öğrencisi Teslime’nin ölümüne ilişkin iddianame tamamlandı

A
A
A
Üniversite öğrencisi Teslime’nin ölümüne ilişkin iddianame tamamlandı

Aydın’ın Efeler ilçesinde geçtiğimiz Ağustos ayında zeytinlik alanda başından vurulmuş halde bulunan üniversite öğrencisi Teslime Hanedan’ın (20) ölümüne ilişkin, tutuklu sanık E.F. hakkında, "tasarlayarak ve kadına karşı kasten öldürme" suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı.


6 Ağustos 2025 Çarşamba günü Efeler ilçesi Kalfaköy yolu yakınlarında meydana gelen olayda, üniversite öğrencisi Teslime Hanedan’ın (20) başından tabancayla vurularak öldürüldüğü belirlenmişti. Olayla ilgili çelişkili ifadeler verdikleri öğrenilen Teslime Hanedan’ın erkek arkadaşı E.F.’nin de aralarında bulunduğu 5 şüpheli gözaltına alınmış, E.F. cinayet şüphesiyle çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı.


İfadelerin örtüşmediği tespit edildi


Soruşturma sürecinde E.F.’nin verdiği ifadelerin birbiriyle örtüşmediği tespit edildi. Zanlı, ilk ifadesinde Teslime Hanedan’ın yerini telefon uygulamasıyla bulduğunu ve olay yerine gittiğinde onu ölü halde gördüğünü iddia etti. Ancak mahkemedeki savunmasında, birlikte intihar etmek amacıyla zeytinliğe gittiklerini, kendisinin vazgeçtiğini, Hanedan’ın ise "Seni seviyorum" diyerek intihar ettiğini öne sürdü. Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede sanığın bu ifadelerinin birbiriyle çeliştiğine dikkat çekildi.


Ciddi husumet vurgusu


Aydın 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, Teslime Hanedan ile E.F. arasında olay öncesinde ciddi bir husumet bulunduğu belirtildi. Ayrılık sürecinde tehdit, hakaret, şiddet, para ve uyuşturucuya ilişkin iddiaların dosyada yer aldığı, Hanedan’ın ayrılmak istediği, E.F.’nin ise bunu kabullenmediği aktarıldı. Tanık beyanları ve mesaj kayıtlarında, olaydan bir gün önce fiziksel şiddet uygulandığına dair ifadeler bulunduğu kaydedildi.


Somut delile rastlanmadı


Ayrıca iddianamede, Hanedan’ın intihar ettiğine dair herhangi bir somut delile rastlanmadığı ifade edildi. Olay yerinde atış artığı bulunmadığı, silahın "yakın atış" mesafesinden ateşlendiği ve bu durumun intihar iddiasıyla örtüşmediği belirtildi. Ayrıca silahın teminine ilişkin kamera kayıtlarının, sanığın beyanlarını doğrulamadığına dikkat çekildi.


Dosyada yer alan bilgilere göre, E.F.’nin olaydan önce ve sonra öldürmeye yönelik tehditler içeren konuşmalar yaptığı belirlendi. Olaydan bir gün önce evde uyuşturucu kullanıldığını öğrenen sanığın, Hanedan ve beraberindekileri araçla takip ettiği, yollarını kestiği ve bir kişiyi darp ettiği iddia edildi. Aynı gün içerisinde Hanedan’ı yaraladığı ve boğazını sıktığı yönünde ifadeler de dosyada yer aldı.


İddianamede, sanığın daha önce verdiği 16 bin lirayı geri istemesi, Hanedan’ın parayı harcadığını söylemesi üzerine tehditlerde bulunduğu bilgisi paylaşıldı. Taraflar arasında uyuşturucu kullanımı ve satışı iddiaları nedeniyle yaşanan gerilimin de olayın seyrinde etkili olduğu vurgulandı.


Savcılık ağırlaştırılmış müebbet istedi


Toplanan delillerin tamamının değerlendirilmesi ve iddianamenin kabul edilmesiyle birlikte dava süreci başlarken, cinayet zanlısı E.F., Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle hakim karşısına çıkacak. E.F.’nin Teslime Hanedan’ı önceden planlayarak olay yerine götürdüğü ve intihar süsü vererek silahla öldürdüğü kanaatine varıldığı belirtilirken, sanığın yargılanmasına 12 Mart 2026 tarihinde Aydın 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlanacak.



Üniversite öğrencisi Teslime’nin ölümüne ilişkin iddianame tamamlandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir AK Parti Eskişehir İl Başkanı Albayrak’tan Tepebaşı Belediyesi’ne yönelik operasyonla ilgili açıklama AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Tepebaşı Belediyesi’ne yönelik düzenlenen operasyonla ilgili olarak, "Ortaya çıkan ayrıntılar, ne yazık ki şehrimiz ve kamu vicdanı adına utanç vericidir" dedi. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Tepebaşı Belediyesi’ne geçtiğimiz günlerde yolsuzluk, nitelikli zimmet, evrakta sahtecilik ve kara para aklama suçlarıyla ilgili operasyon düzenlenmişti. Soruşturma süreci devam ederken, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, konuyla ilgili açıklamada bulundu. Başkan Albayrak’ın sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, "Soruşturmayı büyük bir dikkat, ciddiyet ve sükunetle takip etmekteyiz. Soruşturmanın selameti ve hukukun üstünlüğüne olan inancımız gereği, bugüne kadar adli makamların işleyişine saygı göstererek herhangi bir açıklama yapmamayı tercih ettik. Ancak gelinen noktada ortaya çıkan vahim tablolar, iddialar ve belgeler karşısında Eskişehir halkının hakkını savunmak adına bir kelam etme zamanı gelmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü titiz çalışma, MASAK ve Sayıştay müfettişlerinin raporları neticesinde ortaya çıkan ayrıntılar, ne yazık ki şehrimiz ve kamu vicdanı adına utanç vericidir" ifadeleri yer aldı. "Bu durumu hiçbir Eskişehirlinin kabul etmesi mümkün değildir" Albayrak, "Eskişehirli hemşehrilerimizin vergileriyle, tüyü bitmemiş yetimin hakkıyla inşa edildiği iddia edilen lüks villalar, tarım arazileri üzerine kurulan devasa malikaneler ve bu yapıların altına gizlenmiş kripto para madenciliği odaları, belediyecilik anlayışının nasıl kişisel servet edinme aracına dönüştürüldüğünün en açık göstergesidir. Bir yanda halka hizmet üretmesi gereken makamlar, diğer yanda ise bu makamların gücünü kullanarak kendi yakınlarının üzerine şirketler kurup belediyeye şişirme faturalar kesen idareciler... Bu durumu hiçbir Eskişehirlinin kabul etmesi mümkün değildir" dedi. "Sadece hukuki bir suç değil, aynı zamanda çok büyük bir ahlaki çöküştür" Aşevi üzerinden usulsüzlük yapıldığı iddialarının vahim olduğunu belirten Albayrak, şunları kaydetti: "İhtiyaç sahibi vatandaşlarımızın, yoksulun, fukaranın boğazından geçecek olan aşevi yemeklerinin sanki dışarıdaki yandaş firmalardan alınmış gibi gösterilerek belediyeye fatura edilmesi, milyonlarca liranın elden ele nakit olarak paylaştırılması sadece hukuki bir suç değil, aynı zamanda çok büyük bir ahlaki çöküştür. İhtiyaç sahibinin rızkına göz diken bu zihniyeti Eskişehir kamuoyunun vicdanına havale ediyoruz. Eskişehir’imizin ve hemşehrilerimizin hakkını, hukukunu hiç kimseye yedirtmedik, yedirtmeyeceğiz. Tüyü bitmemiş yetimin hakkının, aşevindeki fukaranın rızkının son kuruşuna kadar takipçisi olacağız. Adaletin tecelli edeceğine ve suçluların en ağır cezayı alacağına inancımız tamdır."
Sakarya Destici’den Ahmet Türk’e sert sözler: "Hainlik yapıyor" Sakarya’da partisinin Olağan İl Kongresi’nde konuşan Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, eski Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk’ün, Amed Sportif Faaliyetler’in Süper Lig’e yükselmesinin ardından yaptığı, "Kürdistan’ın bir takımı Süper Lig’e çıktı" açıklamasına "Hainlik yapıyor" sözleriyle tepki gösterdi. Destici, "Bu devletin adı Türkiye Cumhuriyeti’dir, bu milletin adı Türk milletidir. PKK’nın siyasi uzantısı DEM Parti yarın birçok il ve ilçede ‘Barış için adım at’ yürüyüşü yapacakmış; sen önce vatan için bir adım at" dedi. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Sakarya’da partisinin 12. Olağan İl Kongresi’ne katıldı. Serdivan Belediyesi Kongre Merkezi’nde yapılan kongre, Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Yapılan kongrede tek aday olan mevcut il başkanı Turan Yıldırım yeniden başkan seçildi. Kongre öncesinde konuşan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, asgari ücretin ve emeklilik maaşlarının düşük olduğunu, akran zorbalığını ve 18 yaş altı çocukların suça sürüklenmelerine ilişkin değerlendirmede bulundu. "Sen önce vatan için bir adım at" Destici, "Geçtiğimiz günlerde Diyarbakır’dan bir takım Süper Lig’e yükseldi, hoş gelmiş, sefa gelmiş ama devletin varlığını kabul ettiği sürece, ay yıldızlı al bayrağa saygı duyduğu sürece hoş gelmiş. Türkiye’nin takımı, Diyarbakır Türkiye’nin ili ama çıkmış bir zavallı, güya duayen devlet ona her şeyi vermiş. Mal, mülk, para, makam vermiş maça gidiyor ve çıkışta, ‘kürdistanın bölgesinin takımı Süper Lig’e yükselmiştir’ diyor. Densizlik bu aslında hainlik yapıyor. Biz ‘kes sesini’ dedik ve demeye devam edeceğiz. Bu devletin adı Türkiye Cumhuriyetidir, bu milletin adı Türk milletidir. Nevruz kutlamaları yapıyorlar on binlerce kişi katılıyor bir kişinin elinde Türk bayrağı yok, takım için gösteri yapıyorlar bir kişinin elinde Türk bayrağı yok. Siz hangi devletin vatandaşısınız ey hainler topluluğu, siz hangi milletin mensubusunuz. Bu ay yıldızlı al bayrağı elinize almaktan neden imtina ediyorsunuz. PKK’nın siyasi uzantısı DEM Parti, yarın birçok il ve ilçede ‘Barış için adım at’ yürüyüşü yapacakmış, sen önce vatan için bir adım at, o yürüyüşü Türk bayraklarıyla yap ondan sonra devletten, meclisten ve bizden adım bekle. Sen eline Türk bayrağı almadığın müddetçe ne kardeşlik ne barış olur ne de dostluk olur. Eline Türk bayrağı almayan kim olursa olsun bu milletin bir parçası olamaz. O zaman diyoruz ki; hangi bayrağı eline alıyorsan, hangi bayrağın özlemini çekiyorsan git orada yaşa. Bunlara müsamaha gösterirsek bugün talep ettiklerinin yarın çok daha fazlasını isterler maazallah bu iş bölünmeye kadar gider. Türkiye’yi bölmek isteyenleler bunları 40 yıldır maşa olarak kullanıyorlar ve bugünde maşalık yapmaya devam ediyorlar" dedi. "En önemli meselelerden biri de akran zorbalığı" Genel Başkan Destici, "En önemli meselelerden biri de akran zorbalığı ve 18 yaş altı çocuklarımızı istismar eden, bunları kullanan, suç işleten çeteler ve bu çetelerin ele başları. Birkaç gün önce İstanbul Büyükçekmece’de 15 yaşında bir çocuğumuz yine akranları tarafından öldürüldü. BU gerçekten acı ve vahim bir durum. Bununla ilgili mecliste yasal düzenlemeler yapıldı ama maalesef bu düzenlemeler tam beklentileri karşılamış değil. Bizim esas bahsettiğimiz, bu çocukların ailesiyle bağlarını kopartıp tamamen etkisi altına alıp suç işleten çetelerden bahsediyoruz. Bunlarla ilgili iki şey yapılması gerekiyor bir yasa çıkacak bu suç işleyenler 18 yaş altıda olsa 14 yaşını geçmişse büyükler gibi cezalandırılmalıdır. Daha önemlisi bataklığı kurutmaktır onun için bu çetelerin kökünü kazımak gerekmektedir. Son dönemde hem meclisten çıkan yasalar hem İçişleri ve Adalet Bakanlığı’nın ortak çalışmaları hepimizin gözünün önünde cereyan etmektedir. Bir de bunun yanında bahis meselesi ve asla müsemma gösterilmemelidir" diye konuştu. "Aile, toplumun, milletin ve devletin başlangıç noktasıdır" Asgari ücret, emeklilik maaşlarının arttırması gerektiğini belirten ve aile olma hususlarına değinen Genel Başkan Destici, "Bugün en büyük problemlerimizden biri ailedir çünkü aile olmazsa toplum, toplum olmazda millet, millet olmazsa devlet olamaz. Aile, toplumun, milletin ve devletin başlangıç noktasıdır. Türk milletini tarih boyunca güçlü kılan aile olmaktır. Ama bizim ailemize LGBT ile saldırdılar yetmedi evlilik dışı hayatları özendirdiler. Evlilikten insanları ve gençleri soğuttular ve maalesef bunda da başarılı oldular. Çocuk sayısı aile başına 3 üzerindeyken bugün 1.4’lere gerilemiş durumda. Artık Türkiye nüfus olarak yükselmiyor aşağıya doğru geriliyor. Bu, bir milletin yok oluşa doğru gidişi demektir" şeklinde konuştu.