GÜNDEM - 05 Mart 2026 Perşembe 10:16

Yağdere Mahallesi’nde geleneksel iftar buluşması

A
A
A
Yağdere Mahallesi’nde geleneksel iftar buluşması

Aydın’ın Sultanhisar ilçesine bağlı kırsal Yağdere Mahallesi’nde geleneksel halde sürdürülen imece usulü iftar geleneği sekizinci kez yaşatıldı. Yüzlerce vatandaş aynı sofrada iftar açarak birlik ve beraberlik mesajı verdi.



Yağdere Mahallesi Muhtarlığı öncülüğünde düzenlenen toplu iftar yemeğine Sultanhisar Kaymakamı Ali Ekber Ateş, Belediye Başkanı Osman Yıldırımkaya, MHP Aydın İl Başkanı Osman Gazi Cihangiroğlu, ilçe protokol üyeleri, Yağdere Mahallesi ile bağı bulunan Türkiye’nin dört bir yanındaki vatandaşlar ile Mahalle sakinleri katıldı.



İmece usulü iftara büyük ilgi


İlçe dışında yaşayan ve halen mahalle de yaşayan Yağderelilerin maddi ve manevi katkılarıyla gerçekleşen iftarda bir kez daha bir araya gelindi. Uzun süredir birbirlerini görmeyen mahalle sakinlerinin katılımı ile önce Kur’an-ı Kerim okurken akşam ezanının okunmasının ardından iftar duası ile birlikte oruçlar açıldı. 2 bine yakın vatandaşın bir araya geldiği geleneksel iftar buluşmasında hem hasret giderildi hem de Ramazan dayanışmasının mutluluğu yaşandı. Konuklara geleneksel Keşkek ile birlikte çorba, kuru fasulye, pilav, turşu ve helva ikram edildi. Toplu iftar geleneğini bir kez daha doyasıya yaşayan mahalle sakinleri emeği geçen herkese teşekkür etti.



Gelenekte 8 yıl geride kaldı


Geleneksel halde sürdürdükleri iftar buluşmalarının 8’incisini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını ifade eden Mahalle Muhtarı Önder Soysal, "Tüm mahalle halkının maddi ve manevi katkılarıyla her yıl gerçekleşen ve kaynaşmamıza vesile olan bu iftar geleneğini sürdürmeye devam ediyoruz. Siyasetçisinden iş dünyasına, protokolden çalışanına kadar yine muhteşem bir katılım oldu. Uzaktan ve yakından herkes maddi ve manevi şekilde hayrımıza destek verdi. Emeği geçen tüm halkımıza ve davetimize icabet eden tüm konuklarımıza teşekkür ediyorum" dedi.



İftarın gerçekleşmesinde emek veren başta muhtarları olmak üzere herkese teşekkür eden mahalle sakinleri de geleneği sürdürmenin ve bir arada oruç açmanın huzur ve mutluluğunu paylaştıklarını ifade ettiler. Mahallerinden uzun süre ayrı kalanların da hasret giderdiği, 7’den 70’e herkes birbirleri ile uzun süre sohbet ederek hasret giderdi.



Yağdere Mahallesi’nde geleneksel iftar buluşması

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Uzmanı uyardı: "Dikkat edilmezse mide kanaması geçirebilirsiniz" Ramazan ayında bilinçsiz ve ani yemek tüketiminin sindirim sistemini zorladığına dikkat çeken Sivas Medicana Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça, geçmişinde mide rahatsızlığı bulunan kişilerin mide kanaması riskiyle karşı karşıya kalabileceğini belirtti. Ramazan ayında değişen beslenme düzeni, sindirim sistemi üzerinde önemli etkiler oluşturuyor. Gün boyu süren açlığın ardından iftar sofralarında birden ve fazla miktarda yemek tüketilmesi mide ve bağırsak sorunlarını beraberinde getirebiliyor. Özellikle sahurun atlanması durumunda, uzun süre aç kalan mideye bir anda yüklenilmesi ciddi sindirim problemlerine neden olabiliyor. Uzmanlar, işlenmiş ve ağır yağlı gıdaların özellikle iftar sofralarında sınırlandırılması gerektiğini ve bunun yerine sebze ağırlıklı ve hafif beslenmenin sindirim sistemini rahatlattığı aktarıyor. İftar ile sahur arasında su tüketiminin kademeli olarak artırılması da önem taşıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi’nde görevli Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça eğer oruç tutan hastanın geçmişinde mide rahatsızlıkları varsa iftar zamanı yemek yerken dikkat etmesi gerektiğini söyleyerek, "Eğer hastanın altta bir mide rahatsızlığı varsa özellikle bir reflüsü, mide fıtığı dediğimiz ya da bir ülseri varsa asit salgısı da attığı zaman hem semptomlarımızı arttırır hem de ülsere sebep olup ülserin de bir komplikasyonu olan kanamaya yol açabilir" dedi. "Ciddi sindirim problemleri oluşmaktadır" İftarda yemek yerken hafif gıdalar ile başlanması gerektiğini söyleyen Kurtça, "Şu anda on bir ayın sultanı Ramazan ayının içerisindeyiz. Bu ayda da dikkat etmemiz gereken hususlar var. Çünkü yaşam tarzımız ve beslenme alışkanlıklarımız değişmektedir. Burada da uzun süre aç kalmaktayız. Özellikle sahur yapılmadığı dönemlerde oruç tutan hastalarımızda ciddi sindirim problemleri oluşmaktadır. Bu konuda da dikkatli olmalıyız. Uzun süre aç kalıp daha sonra birden yemek yenildiği zaman midenin de bir sindirim hacmi bulunuyor. Eğer bu hacminin üzerinden fazla bir giriş olursa da sindirim problemleriyle karşılaşmaktayız. Bunu açısından da önce bir ılık bir çorba içilmesi, su içmeyi unutmamak çok önemli. Hafif bir yemekle başlanmalı, ağır bir yağlı yiyecek, kızartmalardan da uzak durmamız gerekiyor. Ön planda kızartma yediğimiz zaman mide olduğundan aşırı bir tepki vermektedir. Bununla beraberde midedeki asit salgısı artmaktadır. Bu da hasta tarafından, oruç tutanlar tarafından aşırı bir yanma, hazımsızlık, şişkinlik rahatsızlık hissi oluşturmaktadır. Özellikle böyle işlenmiş gıdalar, yağlı gıdalar, kızartılmış besinlerden uzak durulması gerekiyor" dedi. "Kanamaya yol açabilir" Bol miktarda su tüketilmesi gerektiğini belirten Kurtça, "Ramazan ayı boyunca sahuru olabildiğince yapmamız gerekiyor. Çünkü en azından iki öğün yemiş oluyoruz. Bununla beraber de bol miktarda su tüketilmeli. Yani bizim iftar zamanımızdan başlayıp sahur zamanımıza kadar kademeli olarak su tüketmemiz gerekiyor. Yeşil gıdalar ile beslenip, hafif şeyler tüketmemiz gerekiyor. Bir de elimizden geldiğince bir hareket katmalıyız. Eğer oruç tutuyoruz diye hiç hareket etmezsek bu sefer kendi vücut metabolizmamız da yavaşlar ve sindirim sistemimiz de yavaşlar. Eğer hastanın altta bir mide rahatsızlığı varsa özellikle bir reflüsü, mide fıtığı dediğimiz ya da bir ülseri varsa asit salgısı da attığı zaman hem semptomlarımızı arttırır hem de ülsere sebep olup ülserin de bir komplikasyonu olan kanamaya yol açabilir. Sahurda da böyle çok hızlı yemek yemeden, suyumuzu tüketerek, sıvı gıdamızı alarak bir kendimize de sindirim zamanı sağlamamız açısından da çok önemli. Bu süre zarfında susuz kalmaktayız. O onun için su alma miktarımız da saatimizi de ne kadar arttırırsak vücudumuzun sindirim sistemine de o kadar yardımcı oluruz" diye konuştu.
Tunceli Uzman desteğiyle sağlıklı yaşam: 36 kilo verdiler Tunceli Sağlıklı Hayat Merkezi’nde yürütülen multidisipliner program kapsamında iki hasta, beslenme düzeni ve fiziksel aktivite desteğiyle toplam 36 kilo verdi. Tunceli Sağlıklı Hayat Merkezi’nde obeziteyle mücadele kapsamında yürütülen multidisipliner çalışmalar, hastaların yaşam kalitesini artırmaya devam ediyor. Merkezde görevli Diyetisyen Ezgi Böler, obezitenin yalnızca kilo fazlalığından ibaret olmadığını, birçok sistemik sağlık sorununa yol açabildiğini belirterek tedavi sürecinde bütüncül yaklaşımın önemine dikkat çekti. Diyetisyen, fizyoterapist ve psikologlardan oluşan ekiplerin birlikte yürüttüğü programlarda hastaların beslenme alışkanlıkları düzenlenirken fiziksel aktivite düzeyleri artırılıyor, sürecin psikolojik boyutu da yakından takip ediliyor. Dahiliye hekimi yönlendirmesiyle merkeze başvuran hastalardan Ezgi Tuğral 3 ayda 16 kilo, Aynur Cesur ise 5 ayda 20 kilo vererek sağlıklı yaşam yolculuklarında önemli bir başarı elde etti. 5 ayda 20 kilo veren Aynur Cesur, "Kilolarımdan rahatsız olunca zayıflamaya karar verdim. Bunun için özel bir diyetisyene ücret ödemektense devletimizin bize sunduğu imkanların olduğunu bildiğim Sağlıklı Hayat Merkezi’ne geldim. Hocamızın desteği ve kendimin de azmiyle 5-6 aylık süreçte 20 kilodan fazla verdim. Daha vermeye devam edeceğim" dedi. 29 yaşında ve kısa sürede yaklaşık 16 kilo zayıflayan Ezgi Tuğral "Buraya başlama sürecimde kendimi bayağı yorgun, halsiz, bitkin hissediyordum. Normal kilomun oldukça üstündeydim. Bu da yaşantımı kısıtlıyordu. Dahiliye polikliniğine gidip kan tahlili yaptırdım, insülin direncimin yüksek olduğunu söyledi. Onların yönlendirmesiyle Sağlıklı Hayat Merkezi’ne başvurdum. Ağustos ayından ekim ayına kadar yaklaşık 16 kilo verdim. Hayat düzenim güzelleşti. Bol bol yürüyüş yapıyorum, sağlıklıyım, kendimi daha dinç hissediyorum. Arkadaşlarım da inanamadı bu halime" şeklinde konuştu. Diyetisyen Ezgi Böler, "Obezite vücutta aşırı yağ birikimi demektir. Günlük alınan kalorinin harcanan kaloriden fazla olmasıyla beraber ortaya çıkar. Obezitenin neden olduğu durumların başında hastalıklar geliyor. Kronik hastalıkların en bilindik nedeni maalesef obezite. Kalp rahatsızlığı, troid fonksiyon bozuklukları şeker hastalığı gibi birçok hastalığın başında obezite problemi geliyor. Obezite bir irade rahatsızlığı değil, maalesef kronik bir rahatsızlık haline geldi. Vücut kitle indeksi yüzde 30’un üzerinde olan bireylere obezite tanısı koyabiliyoruz. Obezite tedavisi için dahiliye hekimine gidip kan tahlili yaptırdıktan sonra Sağlıklı Hayat Merkezi’nde diyetisyene başvurup detaylı yağ-kas ölçülerini yaptırıp dengeli bir beslenme programıyla obezite sorunundan kurtulabilirsiniz" diye konuştu.
Manisa Selendi’de tütün üreticisinin zorlu mesaisi başladı Manisa’nın Selendi ilçesinin geçim kaynağının başında gelen tütünde yeni sezon hazırlıkları başladı. Geçtiğimiz yılın mahsulü evlerde beklerken üreticiler, 2026 hasadı için fide ocaklarını kurup tohumları toprakla buluşturdu. Selendi ilçe ekonomisinin temel taşlarından biri olan tütün üretiminde, 2025 yılı mahsulünün teslimat süreci devam ederken üreticiler gelecek yılın hazırlıklarına koyuldu. Üretimin en zahmetli aşamalarından biri olan fide yetiştiriciliği kapsamında, çiftçiler hazırladıkları ocaklarda tohumları naylon örtü altında toprakla buluşturuyor. İlçede hummalı bir çalışma sürerken, bazı bölgelerde ekilen fidelerin toprak yüzüne çıktığı görüldü. Ancak son günlerde Selendi genelinde etkili olan sağanak yağışlar nedeniyle bazı çiftçilerin ekim işlemlerine zorunlu olarak gecikmeli başladığı öğrenildi. Selman Hacılar Mahallesi’nde çiftçilik yapan Süleyman Zeybek, tütünün bölge insanı için hayati önem taşıdığını vurguladı. Zeybek, süreci şu sözlerle anlattı: "Geçtiğimiz yıl yetiştirdiğimiz tütünler henüz evlerimizde beklerken, biz yeni sezonun hazırlıklarına başladık. Tütün fidesi yetiştirmek için ocaklarımızı titizlikle kuruyoruz. Bu fideler yeterli büyüklüğe ulaştığında tarlalara dikeceğiz. Rabbim yardımcımız olsun, inşallah tüm üreticilerimiz için bereketli bir yıl olur". Fide döneminin sorunsuz atlatılması durumunda sezonun verimli geçmesini bekleyen Selendili üreticiler, tütünün ilçe ekonomisindeki yerini koruması için yoğun mesai harcamaya devam ediyor.