ÇEVRE - 15 Aralık 2025 Pazartesi 09:49

Yılan balıkları7 bin kilometre kat ederek Meksika Körfezi’nden Aydın’a ulaştı

A
A
A
Yılan balıkları7 bin kilometre kat ederek Meksika Körfezi’nden Aydın’a ulaştı

Meksika Körfezi’nden yola çıkarak okyanusu aşan ve 3 yıl süren 7 bin kilometrelik yolculuğunun ardından Aydın ve Muğla illerinin arasında kalan Bafa Gölü’ne ulaşan yılan balıkları tezgahlarda yerini almaya başladı. Kilosu 700 TL’ye satılan yılan balıkları tadının yanında şifa için tüketilirken, aynı zamanda vücut direncini arttırması ile bliniyor.


Bir yandan besin olarak tüketilen yılan balıkları diğer yandan Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Teknokent bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Karya Farma HBX tarafından Ar-Ge çalışmalarında ele alınıyor. Yılan balıklarının yeni nesil akıllı biyolojik savunma sistemleri olarak kullanılması için çalıştıklarını belirten Karya Farma HBX Ar-Ge ekibinden Kimyager Aslı Aktaş, "Meksika Körfezi’nden başlayarak yaklaşık 7 bin kilometrelik bir yolculukla Ege’ye ve Bafa Gölü havzasına ulaşan yılan balığı, doğadaki en güçlü biyolojik savunma modellerinden birini temsil etmektedir. ADÜ Teknokent bünyesinde uzun yıllar süren Ar-Ge çalışmaları sonucunda ortaya çıkan 18 spesifik patent çalışmamızda, bu tür doğal dayanıklılık mekanizmaları önemli bir yer tutmaktadır. Yılan balığının hücresel dayanıklılığı ile Ege’nin endemik bitkilerinin moleküler özelliklerinin bir araya gelmesi, yeni nesil akıllı biyolojik savunma sistemleri açısından bilimsel olarak son derece heyecan verici" diye konuştu.


Türkiye’nin önemli sulak alanlarından Bafa Gölü Tabiat Parkı’nın önemli misafirlerinden birisi olan yılan balıkları havaları soğumasıyla birlikte balıkçı tezgahlarını süslemeye başladı.


Yılan balıkları üremek için 7 bin kilometre yol kat ederek Meksika Sargasso Körfezi’ne gittiklerinin bilindiğini belirten Karya Farma HBX Ar-Ge Kurucusu Hakan Başlık "Yılan balıkları acı veya tatlı sularda yaşayabilir. Bafa Gölü’nde yoğun olarak bulunur. Ancak üremek için 7 bin km. yol kat ederek Sargasso Denizi’ne gidip burada yumurtladıktan sonra ergin yılan balıkları ölür. Yavruları Akdeniz sularına girerek, Büyük Menderes Nehri vasıtasıyla Bafa Gölü’ne gelir. Yılan balıklarının bu ilginç hayat hikayesi kadar olağanüstü dayanıklılığı, hücresel savunma mekanizmaları ve çevresel adaptasyon gücüyle de ilginç ve muhteşemdir. Yaşam döngüsü Meksika Körfezi’nde başlayan yılan balıkları, Atlas Okyanusu’nu aşarak Avrupa iç sularına ve Ege havzasına ulaşıyor. Yaklaşık 7 bin kilometreyi bulan bu uzun göç süreci boyunca karşılaşılan sıcaklık değişimleri, tuzluluk oranları, patojenler ve yoğun çevresel stres faktörlerine rağmen hayatta kalabilmeleri, uzmanlara göre yılan balığını doğadaki en güçlü biyolojik savunma örneklerinden biri haline getiriyor. Bu olağanüstü biyolojik dayanıklılık, son yıllarda yürütülen bilimsel araştırmalarda yeni nesil biyolojik savunma sistemleri için stratejik bir esin kaynağı olarak değerlendiriliyor" dedi.


Yapılan besin analizlerinde, yılan balığının yüksek besin değeri ile biyolojik gücü bir arada barındırdığını ortaya koyduğunu kaydeden Başlık, "Yılan balığı, A, D ve B12 vitaminleri, omega-3 yağ asitleri, yüksek kaliteli protein ile fosfor, potasyum, demir ve çinko gibi mineraller açısından zengin içeriğe sahip. Bu nedenle bağışıklık sistemi, hücresel enerji üretimi, inflamasyon dengesi ve doku yenilenmesi süreçlerinde önemli rol oynadığı bilimsel yayınlarda yer alıyor. Uzmanlar, bu biyokimyasal mekanizmaların kanser araştırmaları başta olmak üzere enfeksiyon hastalıkları, otoimmün ve nörodejeneratif hastalıklar kapsamında koruyucu ve destekleyici düzeyde önemli bir inceleme alanı oluşturduğuna dikkat çekiyor. Bu çerçevede biz de Karya Farma olarak yılan balığı üzerinde çalışmalar yapıyoruz" dedi.



Yılan balıkları7 bin kilometre kat ederek Meksika Körfezi’nden Aydın’a ulaştı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Nilüfer’de Kardeş Kentler Turnuvası heyecanı başladı Nilüfer Belediyesi’nin bu yıl 24’üncüsünü düzenlediği Nilüfer Uluslararası Spor Şenlikleri kapsamında düzenlediği Kardeş Kentler Turnuvası, Yüzüncüyıl Spor ve Gençlik Merkezi’ndeki ilk maçlarla başladı. Yurt içi ve yurt dışından 8 takımın katıldığı turnuvanın şampiyonu 19 Mayıs’ta belli olacak. Nilüfer Belediyesi tarafından bu yıl 24’üncüsü gerçekleştirilen Nilüfer Uluslararası Spor Şenlikleri, "Kardeş Kentler Turnuvası" ile devam ediyor. Nilüfer’in yurt içi ve yurt dışındaki kardeş kentlerini sporda buluşturan voleybol turnuvasının açılış maçları, Yüzüncüyıl Spor ve Gençlik Merkezi’nde oynandı. Dostluk ve rekabetin bir arada yaşandığı turnuvanın açılışına Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir de katıldı. Maçları izleyerek sporculara destek veren Başkan Şadi Özdemir, sahaya çıkan takımlara başarılar diledi. İki grup halinde toplam 8 takımın mücadele edeceği turnuvada; ev sahibi Nilüfer Belediyesi’nin yanı sıra Türkiye’den Dinar, Bayramiç ve Hatay belediyelerinin takımları yer alıyor. Yurt dışından ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kosova, Ukraynave Romanya’daki kardeş kentlerden gelen voleybol takımları parkeye çıkıyor. Kardeş Kentler Turnuvası’nda final heyecanı, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nda yaşanacak. Turnuvanın şampiyonu, Cengiz Göllü Voleybol Salonu’nda oynanacak final maçıyla kupasına kavuşacak.
Bursa Avrupa fırsatları üniversite öğrencileriyle buluştu Avrupa Birliği (AB) tarafından finanse edilen ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) çatısı altında faaliyet gösteren Bursa AB Bilgi Merkezi, Avrupa Günü kapsamında gençleri Avrupa fırsatlarıyla buluşturdu. Gürsu Belediyesi iş birliğinde Mudanya Üniversitesi’nde gerçekleştirilen "Kampüsten Avrupa’ya: Proje Yolculuğunuz Başlıyor" etkinliğine Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kesik, Mudanya Üniversitesi Erasmus Koordinatörü Dr. Fatih Yavuz, Gürsu Belediyesi AB ve Dış İlişkiler Koordinatörü ve Eurodesk Proje Müdürü Bilal Demir ile çok sayıda öğrenci katıldı. Programda Erasmus+ ve Avrupa Dayanışma Programı başta olmak üzere gençlere yönelik Avrupa fırsatları, proje başvuru süreçleri, proje yazımı, fikir geliştirme ve uluslararası hareketlilik imkanları hakkında bilgi paylaşımında bulunuldu. Etkinlikte ayrıca üniversite öğrencisi Furkan Emir de AB projelerine ilişkin deneyimlerini paylaştı. Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kesik, Erasmus+ programının öğrenciler ve eğitim kurumları için önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, programların daha aktif kullanılması gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Kesik, "Erasmus+ gerçekten çok kıymetli ve etkisi yüksek bir program. Öğrencilerimizin eğitim hayatları boyunca en az bir kez bu programlardan yararlanmaya çalışmalarını tavsiye ediyorum. Kısa ya da uzun dönemli her deneyim; farklı kültürleri tanıma, yeni insanlarla iletişim kurma ve dünyaya daha geniş bir perspektiften bakma imkanı sağlıyor. Bu noktada üniversitelerin, STK’ların, BTSO gibi güçlü kurumların ve paydaşlarımızın da sunduğu imkanların gençlerimizin uluslararası fırsatlara erişiminde önemli katkılar sağlayacağını düşünüyorum" dedi. Mudanya Üniversitesi Erasmus+ Koordinatörü Fatih Yavuz, etkinliğin hem öğrenciler hem de kurumlar için önemini değerlendirerek, "Üniversite eğitimi tamamlanmadan önce öğrencilerimizin mutlaka Avrupa Birliği projelerinden yararlanmasının, yurt dışı deneyimi kazanmasının ve uluslararası bir bakış açısı geliştirmesinin çok kıymetli olduğuna inanıyorum. Bu tür programlar, gençlerimizin yalnızca akademik gelişimine değil aynı zamanda kişisel gelişimine, özgüvenine ve uluslararası network oluşturmasına önemli katkılar sağlıyor. Bu program kapsamında yalnızca öğrencilerimize yönelik hareketlilik imkanlarını değil; aynı zamanda kurumlarımızın farklı faaliyet alanlarında yararlanabiliyor. Proje süreçlerinin tüm öğrencilerimiz için verimli ve ilham verici bir rehber olmasını temenni ediyorum" dedi. Gürsu Belediyesi AB ve Dış İlişkiler Koordinatörü ve Eurodesk Proje Müdürü Bilal Demir, "Gençlik Fırsatları" başlıklı sunumunda öğrencilere Erasmus+, Avrupa Dayanışma Programı, gençlik değişimleri ve staj imkanları gibi Avrupa fırsatları hakkında bilgiler aktardı. Gençlerin Avrupa projelerine hangi yollarla dahil olabilecekleri, proje fikirlerini nasıl geliştirebilecekleri ve başvuru süreçlerinde nelere dikkat etmeleri gerektiği konularına değinen Demir, "Avrupa Birliği programları, gençlere uluslararası hareketlilik imkanı sunmanın dışında onları günümüz dünyasının ihtiyaçlarına cevap veren proje fikirleri geliştirmeye de teşvik ediyor. Proje süreçlerine erken dönemde dahil olan gençler hem kişisel gelişimleri hem de kariyer yolculukları açısından büyük kazanım sağlıyor. diye konuştu. 2021-2027 döneminde Avrupa Birliği proje programlarının dört temel önceliğinin öne çıktığını belirten Demir, "Bugün Avrupa Birliği projelerinde dijital kapsayıcılık ve dijital dönüşüm, dahil etme ve çeşitlilik, çevre ve sürdürülebilirlik ile demokratik yaşama katılım başlıkları önemli bir çerçeve oluşturuyor. Bu alanlarda doğru kurgulanmış her proje fikri, gençler için yeni bir deneyim, güçlü bir iş ağı ve Avrupa ile daha yakın temas kurma konusunda öncelik anlamına geliyor" ifadelerini kullandı. Avrupa Birliği projelerine ilişkin deneyimlerini katılımcılarla paylaşan üniversite öğrencisi Furkan Emir, bugüne kadar çeşitli projeler hazırladıklarını, hibe desteği aldıklarını ve bu desteklerle farklı çalışmalar yürüttüklerini anlattı. Emir, özellikle yeşil gelecek, sürdürülebilirlik ve geri dönüşüm odağında projeler geliştirdiklerini belirterek, "Okul öncesi dönemden lise çağına kadar farklı yaş gruplarındaki çocuk ve gençlere yönelik eğitimler düzenledik. Çeşitli firmalarla ve fabrikalarla görüşmeler gerçekleştirdik. Fabrikalardan çıkan atıkların nasıl değerlendirilebileceği, bu ürünlerin nasıl geri dönüştürülebileceği ve yeniden kullanılabileceği konusunda çocuklarla birlikte uygulamalı çalışmalar yaptık. Bu süreçte uluslararası anlamda hem güçlü bir iletişim ağı oluşturduk hem de yeni fırsatların kapısını araladık" dedi.
Bilecik İstasyon ve Orhangazi mahallelerine iki güzel proje Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, Orhangazi Mahallesi Park ve Mesire Alanı ile Karasu Yürüyüş Yolu adında iki önemli projeyi kazandırmaya çalıştıklarını söyledi. Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı İstasyon Mahallesi ve Orhangazi Mahallesi’nde yapım çalışmaları devam eden çalışmaları yerinde inceledi. Beraberinde başkan yardımcıları ve ilgili birim çalışanlarının olduğu incelemelerde Başkan Subaşı, çalışmaların son durumu hakkında bilgi aldı. Bölgeye Orhangazi Mahallesi Park ve Mesire Alanı ile Karasu Yürüyüş Yolu adında iki önemli projeyi kazandırmaya çalıştıklarını kaydeden Başkan Subaşı, "Buradaki yıllarca atıl halde bulunan alanın maalesef kimseye faydası yoktu. Bizler de burada kapsamlı bir çalışma başlattık. Buradaki çalışmalar tamamlandığında bu bölge cıvıl cıvıl olacak. Ayrıca Bileciklileri niçin buradaki güzelliklerden faydalandırmayalım diye düşündük. Çalışmamız tamamlanınca burası çok güzel olacak" dedi. "Karasu yürüyüş alanını en güzel şekilde hizmete açacağız" İncelemeleri kapsamında İstasyon Mahallesi’nde yürütülen Karasu Yürüyüş Alanı çalışmasındaki son durumu da kontrol eden Başkan Subaşı, "Soğuksu Parkı’ndan başlıyoruz. Orada bir duraklama alanı. İnsanların ailesiyle birlikte vakit geçirebilecekleri bir alan. Bunun yanında çayını, kahvesini ve diğer ikramlarını içebileceği bir alanı yeniden oluşturuyoruz. Vatandaşlarımızı bu proje kapsamında 1.5 kilometrelik bir yürüyüş alanı sunuyoruz. Suyun sesi eşliğinde ara ara da oturma bankları koyacağız. Bu çalışmayla burasını da hareketlendirmiş olacağız" ifadelerini kullandı.