YEREL HABERLER - 19 Nisan 2012 Perşembe 18:56

DOKTOR CİNAYETİ BASIN AÇIKLAMASI İLE PROTESTO EDİLDİ

A
A
A
DOKTOR CİNAYETİ BASIN AÇIKLAMASI İLE PROTESTO EDİLDİ

Gaziantep`te Doktor Ersin Arslan`ın öldürülmesi Burhaniye`de de meslektaşları tarafından protesto edildi.
Gaziantep Avukat Cengiz Gökçek Devlet Hastanesi`nde çalışan Göğüs Cerrahi Uzmanı Dr. Ersin Arslan`ın, hasta yakını tarafından bıçaklanarak öldürülmesi Burhaniye`deki meslektaşları tarafından protesto edildi.
Gaziantep`te hasta yakını 17 yaşındaki Murat G. tarafından Göğüs Cerrahisi Uzmanı Op.Dr. Ersin Arslan`ın bıçaklanarak öldürülmesine tepki gösteren yaklaşık 50 sağlık çalışanı işbaşı yapmayıp Devlet Hastanesi Poliklinikler önünde bir basın açıklamasıyla cinayeti protesto etti. Avukat Cengiz Gökçek Devlet Hastanesi Göğüs Cerrahi Uzmanı 30 yaşındaki Ersin Arslan`ın öldürülmesine tepkiler dün de devam etti.
Hastanın sağlığına kavuşmak istediğini, hekimlerin ise hastayı sağlığına kavuşturmayı amaçladığını belirten Tabip Odası Burhaniye Temsilcisi Dr. Birgi Tuna, Üzgün, kırgın ve kızgın olduklarını dile getirdi. Burhaniye Devlet Hastanesindeki basın açıklamasını okuyan Doktor Birgi Tuna şöyle devam etti; ``Dr. Ersin Arslan 30 yaşındaydı. Dün hasta bakıyordu. Bugün yok. Onu, memnun edemediği bir hasta yakını öldürdü. Bugün burada Dr. Ersin Arslan için toplandık. Meslektaşımız Gaziantep`te hastanede görevi başında iken, bir hasta yakını tarafından katledildi. Hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz. Orada, Gaziantep`te, bizler gibi yıllar önce kim bilir aklında ne hayallerle hekim olmayı seçmiş bir insan, sırf doktorluk yaptığı için, sırf "işini yaptığı için" öldürüldü. Hem de belki ameliyat ettiği hastaların nasıl olduğunu düşünürken, neler yapması gerektiğini düşünürken dinlenme odasında haince dedesinin doktorunun gözlerine bakma cesareti bile olmayan bir hasta yakını tarafından sırtından bıçaklanarak öldürüldü. Hiç tanımadığımız, ama bizim okuduğumuz kitapları okuduğunu, nöbetlerde bizim gibi sabahladığını, hastalan için bizim gibi çırpındığını, bir insana bizim gibi dokunduğunu bildiğimiz bir insan için. Hiç tanımadığımız, ama hayatını adımız gibi ezbere bildiğimiz bir insan için toplandık. Cinayetin neden işlendiğini bilmiyoruz. Söylenene göre, zanlının kanser hastası olan dedesi Dr. Arslan`ın da içinde bulunduğu ekibin hastasıymış ve bir süre önce hayatını kaybetmiş. Dr. Ersin Arslan bir kamu görevlisiydi. Soruyoruz: Dr. Ersin Arslan neden öldü? Dr. Ersin Arslan devletin hastanesinde, İl Sağlık Müdürlüğü emrinde çalışan bir hekimdi. Soruyoruz: Dr. Arslan neden öldü? Ersin Arslan bir hekimdi. Dün de hastanede görevi başındaydı. İşi hasta bakmaktı. Biri bize anlatsın, Dr. Ersin Arslan neden öldü? Bir meslektaşımız, işi insanların hastalıklarını iyileştirmek olan bir insan, eşi karnında 4 aylık bebeği, anası babası, evi barkı, bir geçmişi ve gelecek hayalleri olan, hepimiz gibi sıradan bir doktor doğal bir nedenle öldü. Neydi o doğal neden? Memnun etme becerisi noksanlığı! Belli ki sevgili arkadaşımız, hastasının yakınını memnun edememişti. Çünkü bugün ülkemizde görevi yurttaşların bedensel, ruhsal ve sosyal sağlığını korumak olanlar; verilen sağlık hizmetinin niteliğini iyileştirmek yerine, "müşteri" memnuniyetine bakıyorlar. Belki de Dr. Ersin Arslan hastayı tedavi etmeyi, ameliyat etmeyi, iyileştirmeyi biliyor; ama "memnun etmeyi" bilmiyordu. Bilemeyebilir de. Zira bize tıp fakültesinde hasta tedavi etmek öğretilir; memnun etmek değil. Çok enteresan! Türkiye`de hastaların sağlık hizmetinden memnuniyeti arttığı söyleniyor. Ama memnuniyet arttıkça hekimlere saldırılar da artıyor! 2009 ve 2010 yıllarında yani iki yılda hekime saldın sayısı 65 iken, sadece 2011`de bu sayı 57. Neden acaba? Hizmetten memnun olan halkımız neden doktorlara saldırıyor acaba? Bu; yanıtı biz hekimler için kolay bir soru. Saldırıyorlar; çünkü televizyondan kendilerine reklamı yapılan "sağlık hizmetlerindeki iyileşmeyi" hastaneye gittiklerinde göremiyorlar. Saldırıyorlar; çünkü Sağlıkta Dönüşüm Programının uygulandığı yıllar boyunca, sistemin yerleşmesi uğruna hekimler sorumsuz demeçlerle itibarsızlaştırılmış, sağlıkta tüm sorunların çözüldüğü, eğer tanı ve tedavide bir sorun oluşursa bunun sorumlusunun halkın yararına olan politikalara direnen ve mesleğini tam anlamıyla ifa etmeyen hekimler olduğu algısı oluşturulmuş ve hekime yönelik kin ve nefret toplumda yaygınlaşmıştır. Hastalıkların tedavisinde doğal olarak oluşabilecek kötü sonuçlan bile hasta yakınlarına anlatmak ve anlayışla karşılamalarını beklemek her geçen gün zorlaşmıştır. Bir doktor günde 100 hasta bakmak zorunda bırakılabiliyor. İtiraz yok. Bakılacak. Yeter ki hasta memnun olsun. Bakılacak çünkü yaşamını sürdürebilmek için alacağın ücret bu performansa bağlı aksi halde geçinmek zorunda kalacağın ücret emekliliğine yansımamak kaydı ile 3000 TL. 100. hasta olarak muayene odasına giriyorsunuz. Doktor ne yapsın? Şikayetlerinizi sormak, sizi muayene etmek, bulgularını bilgisayara yazmak, bilgisayardan tetkiklerinizi istemek için sadece 3 dakikası var. Kapıda 101. hasta bekliyor çünkü homurdanarak işim var acele et doktor diyor. Doktorları "bakamayacakları kadar çok" hasta bakmaya zorluyorlar. Sevgili halkımıza sesleniyoruz: Hastaya yeterli zaman ayrılamamasının sorumlusu doktorlar değildir. Beğenmediğiniz hizmetin sorumlusu hekim değildir. Hastaların cebindeki el de hekimlerin eli değildir. Hekimler bugüne dek, dönüşüm programıyla kendilerine verilen görevi fedakarca yapmaya çalışmışlardır. Ama hayır. Olmuyor. Bu program yürümüyor. Hekimler bunun farkındadırlar ve yetkilileri uyarmaktadırlar. Bugün doktorlar hastaların nitelikli sağlık hizmeti almadıklarını ve yarın durumun daha kötü olacağını açıkça söylemektedirler. Sağlık hizmetini veren kişiler olan doktorlar "bu sistem yanlış, hastalarımıza iyi bakamıyoruz, buradan şifa çıkmıyor, çıkmayacak" diyorlarsa, buna herkes kulak vermelidir. "Verdiğimiz sağlık hizmetinden memnun değiliz. Hekime yönelik şiddeti önlemenin yolu; günde binlerce başvurunun olduğu acil servislere özendirici, acile her başvuran hastaya koşulsuz bakılacak gibi popülist yaklaşımlar değildir. Poliklinikte bir doktora 100- 150 hastaya bakma talimatı verip hali mecali tükenen, hastaya bakamayan doktora san zarf gönderip soruşturma açmak değildir. Doktorları 24 saat aralıksız çalıştırmak değildir. Hekimleri şikayet etmek için özel hatlar açmak, hekimleri itibarsızlaştırmak değildir. "Benim yapabileceğim bir şey yok performansı artırsın çok kazansın, gerekirse kazandıklarına saysın demek değildir. Dr.Ersin Arslan`a yapılan saldırının gerekçesi Cehalet diye nitelendirildi. Ancak cahile cesaret verenlerden hiç bahsedilmedi. Hekime, sağlık çalışanına yönelik şiddet, bu sağlık politikasının ve onun uygulayıcılarının eseridir. Halkın ve hekimlerin yararına olmayan bu sağlık politikalarından derhal vazgeçilmelidir. Şu anda Türkiye`nin doğru sağlık politikası için en acil ihtiyaç, hastaların sayı veya müşteri değil insan, hekimlerin de robot veya köle değil insan olduğunu kavramış sağlık yöneticileridir. Artık yetkililerin bizleri, Sağlık çalışanlarını anlaması, bizlere sahip çıkması ve destek olmasını bir defa daha ifade ediyoruz. Şiddetin Her türlüsüne karşı olduğumuzu, şiddetsiz ve hoşgörülü sağlık hizmeti sunmamızın en temel hakkımız olduğunu bir kez daha ifade ediyoruz. Gaziantep de meydana gelen korkunç olay Ersin`i aramızdan aldı. Çok ama çok üzgünüz, bir o kadar da kırgın ve öfkeliyiz. Değerli meslektaşımıza Allahtan rahmet diliyorum. Kederli ailesine ve tüm sağlık çalışanlarının başı sağ olsun`` dedi.
Basın açıklamasının ardından sağlık çalışanları meslektaşlarına yapılan saldırıyı bir kez de alkışlarla protesto ederek dağıldılar. Hastanede acil vakalar dışında hastalara bir gün boyunca bakılmadı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Bayramda kar var Meteoroloji 7. Bölge Müdürlüğü’nden yapılan meteorolojik değerlendirmelerde Kayseri’de bayram boyunca karla karışık yağmur beklendiği bildirildi. Kayseri’de bayram süresince en yüksek sıcaklığın 16 derece, en düşük sıcaklığın ise 5 derece olacağı tahmin ediliyor. Bayrama günler kala Meteoroloji 7. Bölge Müdürlüğü tarafından meteoroloji değerlendirme yapıldı. Yapılan değerlendirmelerde, Kayseri’nin arife gününden itibaren yağışlı ve soğuk havanın etkisine gireceği ve bayram süresince karla karışık yağmur beklendiği bildirildi. Tahminlerde, mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıklarının bayram boyunca 4-5 derece aşağı düşeceği ifade edildi. Meteoroloji 7. Bölge Müdürlüğü’nden yapılan açıklama şu şekilde: " Arife Günü: Bölge geneli çok bulutlu, aralıklı yağmurlu, Kayseri ve Sivas’ın doğu ve yüksek kesimleri karla karışık yağmurlu. Rüzgâr; Kayseri ve Sivas çevrelerinde sabah saatlerinden itibaren yer yer kuvvetli (30-50 km/sa), yüksek kesimlerde kuvvetli ve fırtına şeklinde (40-70 km/sa) eseceği bekleniyor. Bayramın 1. günü: Bölge geneli çok bulutlu, aralıklı yağmurlu, Kayseri ve Sivas’ın doğu ve yüksek kesimleri karla karışık yağmurlu. Bayramın 2. günü: Bölge geneli çok bulutlu, aralıklı yağmurlu, Kayseri ve Sivas’ın doğu ve yüksek kesimleri karla karışık yağmurlu. Rüzgâr; Kayseri, Sivas ve Nevşehir çevrelerinde sabah saatlerinden itibaren yer yer kuvvetli (30-50 km/sa), yüksek kesimlerde kuvvetli ve fırtına şeklinde (40-70 km/sa) eseceği bekleniyor. Bayramın 3. günü: Bölge geneli çok bulutlu, aralıklı yağmurlu, Kayseri ve Sivas’ın doğu ve yüksek kesimleri karla karışık yağmurlu." Öte yandan Kayseri’de bayram boyunca en yüksek sıcaklığın 16 derece, en düşük sıcaklığın ise 5 derece olacağı tahmin ediliyor.
Uşak Uşak’ta traktör sürücüsünün av tüfeğiyle öldürülmesine ilişkin olayda 1 kişi tutuklandı Uşak’ın Banaz ilçesinde av tüfeğiyle vurularak hayatını kaybeden 59 yaşındaki Ekrem Çakmak’ın ölümüyle ilgili gözaltına alınan 2 kardeşten 1’i tutuklandı. Olay, dün Banaz ilçesine bağlı Ayrancı köyü yakınlarında meydana geldi. Yol kenarında çalılıklara çarparak duran traktörde sürücünün hareketsiz yattığını fark eden vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde traktör sürücüsü Ekrem Çakmak’ın (59) av tüfeğiyle vurularak hayatını kaybettiği belirlendi. Çakmak’ın cenazesi olay yerindeki incelemelerin ardından Banaz Devlet Hastanesi morguna kaldırılmıştı. Olayın ardından jandarma ekiplerince başlatılan çalışma kapsamında Çakmak ile aralarında husumet bulunduğu öğrenilen M.A.K. ile kardeşi K.K gözaltına alındı. Şüpheli M.A.K.’nin ifadesinde, Ekrem Çakmak ile aralarında husumet bulunduğunu, olaydan bir gün önce karşılaştıklarını ve Çakmak’ın kendisini tabancayla vurmak istediğini iddia ettiği öğrenildi. M.A.K.’nin ayrıca olay günü tarla yolunda Çakmak’ın kendisine pusu kurduğunu ve tabanca doğrulttuğunu iddia ettiği, bunun üzerine yanında bulunan av tüfeğiyle ateş ettiğini söylediği öğrenildi. Öte yandan, iki kardeş jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden M.A.K. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilirken, K.K. ise savcılık ifadesinin ardından serbest bırakılırken,
Uşak Uşak Belediyesi yaptığı sosyal yardımlar ve sağladığı desteklerle gönülleri kazanıyor Uşak Belediyesi ihtiyaca yönelik hizmetleriyle vatandaşların gönlünde taht kurarken ayrıca kimsesizlerin sesi olma yolculuğunu kararlı bir şekilde devam ettiriyor. Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü çalışanları tarafından iki yıldır her hafta Pazartesi günleri Uşak Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde kalan vatandaşlara ücretsiz berberlik ve kuaförlük hizmeti sağlanıyor. Göreve geldikleri günden bu yana her mahalleye eşit hizmet sloganıyla yola çıktıklarını ifade eden Başkan Yalım, dezavantajlı gruplar, kadınlar ve çocuklar başta olmak üzere her ihtiyaca yönelik destekler sunduklarını belirtti. Bu kapsamda Uşak Huzurevi’nde kalan büyüklerimizi de unutmadıklarını anlatan Başkan Yalım; "Biz çocuklarımız, yaşlılarımız ve kadınlarımız konusunda hassas davranan bir belediyeyiz. Göreve geldiğimizde kentimizde yürütülen sosyal hizmetler konusunda bazı eksikleri fark ettik ve bu konularda gerekli çalışmaları yaparak evde temizlik, evde berber-kuaför hizmeti gibi çalışmalarımızı başlattık. Aynı şekilde Huzurevimizde kalan büyüklerimizin saç ve sakal tıraşı gibi konularda desteğe ihtiyaç duyduğunu öğrendik. İvedi şekilde bu hizmetimizi de başlatarak onlarla bir gönül köprüsü kurmayı başardık" dedi. Vefa Yaşam Merkezi sayesinde büyüklerimizle devamlı olarak iç içe olduklarını belirten Başkan Yalım; "Büyüklerimizin ihtiyaçlarını çok iyi biliyoruz. Çoğu zaman onlara bir hoş seda olabilecek sosyal ortamlar sağlamak, onların tedavi gerektiren rahatsızlıklarına destek olmak ve çeşitli aktivitelerle keyifli vakit geçirmelerini sağlamak bizim için basit ama onlar için çok anlamlı hizmetler. Huzurevi’nde kalan büyüklerimizin de kişisel bakımlarını ve hijyenlerini sağlamak adına bu hizmetimizden memnuniyet duyduklarını biliyoruz. Bu da bizim hizmet heyecanımızı kat kat artırıyor" diye konuştu. Bugüne kadar kentte ilk defa sağlanan bu çalışmanın vatandaşlardan da tam not aldığını ifade eden Yalım; bu sayede yaş almış vatandaşların yalnız olmadıklarını da gösteren bir dayanışma örneği olarak bu hizmetin öne çıktığını belirtti. Uşak Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü ekipleri, her hafta Pazartesi günleri Huzurevini ziyaret ederek orada kalan büyüklerin, engelli veya sağlık durumu iyi olmayan vatandaşların da bu hizmeti alabilmesi için istekleri doğrultusunda bakım hizmetleri sağlıklı şartlarda yapıyor.
Kırıkkale Kadir Gecesi’nde kutsal emanetlerin sergilendiği külliyeye yoğun ilgi Bin aydan daha hayırlı kabul edilen Kadir Gecesi, Kırıkkale’de İslami Değerler Külliyesi’nde dualarla idrak edildi. Vatandaşlar ibadet etmek için külliyeye akın ederken, açılışı yapılan Esmaül Hüsna Müzesi’ni de ziyaret ederek gecenin manevi atmosferini yaşadı. İslam dünyasında "bin aydan daha hayırlı" kabul edilen Kadir Gecesi, Kırıkkale’de dualarla idrak edildi. Vatandaşlar bu anlamlı gecede İslami Değerler Külliyesi’ne gelerek önce iftar yaptı, ardından camide ibadet etti. İftarın ardından külliye içerisinde oluşturulan Esmaül Hüsna Müzesi’nin açılışı Vali Hüseyin Engin Sarıibrahim tarafından gerçekleştirildi. Külliye Vakıf Yönetim Kurulu Başkanı Bahattin Akyön ise müze hakkında katılımcılara bilgi verdi. Programın devamında protokol üyeleri ve vatandaşlar, İç Anadolu Bölgesi’nin en büyüklerinden biri olan İslami Değerler Külliyesi’nin farklı bölümlerini gezdi. Külliyede Hz. Muhammed’e (s.a.v.) ait Sakal-ı Şerifler, Kabe örtülerinden parçalar, Mescid-i Nebevi’den getirilen örtüler ve Ravza-i Mutahhara’dan alınan seccade gibi birçok kıymetli emanetler sergileniyor. Ayrıca dünyanın farklı bölgelerinden getirilen Kur’an-ı Kerimlerin yer aldığı müze de ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Vatandaşlar, külliyeyi dolaşarak manevi bir atmosfer yaşadı. Ziyaretçilerden Esman Yılmaz, camiye gelerek dua edip namaz kıldıklarını belirterek, "Esmaül Hüsna Müzesi’ni gezdik. Allah’ın 99 ismi ve anlamlarını okumak insanı gerçekten çok etkiliyor. İçeri girince insanın içine huzur doluyor. Anlatması zor, çok güzel bir his" dedi. Kübra Yeşilyurt ise ziyaretin kendisinde huzur bıraktığını söyleyerek, "Ruhumun dinlendiğini hissediyorum. İbadet etmek ve dinimize yönelmek insana güzel duygular yaşatıyor. Dinimizle ilgili öğrenebileceğimiz çok güzel şeyler var. Buraya gelmek manevi yönden bize çok iyi hissettirdi" diye konuştu. Sultan Taşkan da geçen yıl da külliyeye geldiklerini dile getirerek, "Geçen sene de gelmiştik. Bu sene de tekrar gelmek nasip oldu" ifadelerini kullandı.