POLİTİKA - 10 Şubat 2024 Cumartesi 16:39

Akşener: "2028’de herkesin eteği tutuşacak"

A
A
A
Akşener: "2028’de herkesin eteği tutuşacak"

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin Balıkesir’de gerçekleşen belediye başkanları tanıtım programına katıldı. Balıkesir’de partililere hitap eden Akşener, İYİ Parti belediyeciliğini hayata geçirdikleri anda, 2028’de herkesin eteklerinin tutuşacağını söyledi. Balıkesir’e ayrı bir önem verdiklerini ifade eden Akşener, partisinin Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak Turhan Çömez’i açıkladı.


İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Balıkesir’de törenin yapıldığı salonda ’Türkiye’nin en büyük lideri’ sesleri ile karşılandı. Kendisine Türk Bayrağı hediye edilen Akşener, partisinin belediye başkanları tanıtım töreninde partililere hitap etti. Akşener, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olan Turhan Çömez’i tanıtarak sözlerine başladı. Akşener, "Şimdi Turan Çömez’i çok eski tanıyorum ben. Milletvekili olmadan evvel doktorluğu döneminden tanıyorum. Çırpına çırpına hasta iyileştirdi. Paranın peşinde koşmadı. Sonra siyasete girdi. O siyaset yaptığı dönemde de Türkiye’nin birliğine bütünlüğü için çalıştı. Devletimizin kurumlarıyla el birliği yaptı. Sonra bir ters rüzgar esti. Bir baktık düşman olmuş. Bir baktık, düşman kuvveti olmuş. Bir rüzgar esti Turan Çömez düşman olmuş. Yılmadı mücadeleden ama bu ülkeyi de satmadı. Gidip şikayette bulunmadı. Ve sonuçta onun iradesi, onun direnci netice itibariyle Türkiye’ye başı dik, alnı açık, hırsızlık yapmadan, çalmadan, çaldırmadan. Bir siyasi dönem geçirdiği tescillenerek oculukla buculukla alakası olmadığı tescillenerek Ergenekon’dan yargılandı. Ordunun yargılandığı dönemde Ergenekon’dan yargılandı. Sonuç itibariyle vatanını seven bir insan olarak tescillendi geri döndü. Ve bizim kurduğumuz partimize katıldı. Bunun içinde hem bu taraftan tekme yediğimiz, hem bu taraftan tekme yediğimiz bir süreçte ayakta kalmış İYİ Parti’nin saflarına katıldı. Ben şahidim. Canı çok daha rahat edebileceği bir siyasi partide yer alırdı. Hiç zorluk çekmeden siyasi hayatını devam ettirirdi. Şimdi bugün burada. Niçin buradayız? Turan Çömez’in büyükşehir belediye başkan adaylığını Balıkesir’imizin büyükşehir belediye başkan adaylığı için buradayız. İYİ Parti’nin hür ve müstakil olarak kurulması, hür ve müstakil olarak bu seçimlerde seçimlere katılması herkesin sinirini bozdu. Herkesin hesabını bozdu. Bu parti, İYİ Parti sizler tarafından kurulduğundan biz bir tek şey için uğraştık. O da şu. Bu ucube sistemin değiştirilmesi. Bu tek adam sisteminin değiştirilmesi" dedi.



2028’de herkesin eteği tutuşacak


Akşener sözlerini şöyle sürdürdü: "Şimdi bütün bunların her birini değiştirecek olan şey ucube sistemin gitmesidir. Biz bununla ilgili olarak 2018 ve 2019’da elimizden geleni, ne gerekiyorsa üstümüze ne düşüyorsa yaptık. Allah’ım şahittir ve bir süre sonra inanıyorum ki milletim de bunu görüp bizim hakkımızı teslim edecektir. Ama başaramadık. Şu sebeple, bu sebeple başaramadık. Varsayalım bütün suç benimdir. Dolayısıyla bunun bu başarısızlığın sebebi nedir? Bu tahterevalliden mutlu ve memnun olan sistemdir. Bu sistemden beslenen kişilerdir, kişiliklerdir. Biz buna karşıyız. Biz buna karşı olduğumuz için bulunduğumuz partilerden ayrılarak bir büyük mücadeleyle bir araya geldik. Şimdi eğer biz bu yerel seçimlerde bu yerel seçimlerde aday çıkardığımız şehirlerdeki her yerde kendi başımıza aday çıkarıp yol yürüyoruz. Bu aday arkadaşlarımızın ilçelerde, beldelerde, illerde ve büyük şehirlerde kazanmalarını sağladığımız zaman neyi ortaya koyacağız? Bu ülkeyi yöneten partisin diyeceksin ki ’Eyvah! Artık insanları uyutamayacağım. Çünkü seçmen millet, benim kulağımın yarısını morarttı" Diğer tarafta diyecek ki ’Eyvah yan gel Osman devri bitti. Benim kulağımın yarısı da morardı’. İYİ belediyeciliği ortaya koyan sosyal belediyeciliği ortaya koyan ve kayırmayan çalmayan, çaldırmayan objektif hukuka uygun, adalete uygun bir belediyeciliği hayata geçirdiği andan itibaren ne olacak biliyor musunuz? 2028’de herkesin eteği tutuşacak. Herkes hoplayacak ve herkes gelecek tek tek seçmenin gözünün içine bakacak" şeklinde konuştu.


Akşener, kendisini ve yol arkadaşlarını ’gıcık’ olarak ifade etti. Akşener, "Çömez ve diğer arkadaşlarımız çıktılar dediler ki biz adayız. Şimdi kolay bir şey değil. Bakın çok kolay bir şey değil. Nedir bu? Her türlü zorluğa direnmektir. Nedir bu? Asacak billboard bulamamaktır. Nedir bu? Ağaca astığın posterinin Vali Bey tarafından indirilmesine göz yummak zorunda kalmaktır ama bizimki göz yummadı. Gıcığın önde gideni. Şimdi karşımda eski bakanlar oturuyor. Şimdi Oktay Vural. Ayfer Yılmaz. Bakın ben de hasbelkader bakanlık yaptım. Dikkat ederseniz başka arkadaşlarını da sayabilirim. Milletvekillerimizi çok enteresan şu sıra Türkiye’de böyle para dedikodusu havalarda uçuşuyor. Şu parti şundan şunu aldı, şu parti şundan bunu aldı. Bakanlık yaptığımız süre içerisinde, iktidar olduğumuz süreler içerisinde Allah’ıma bin şükür ki ne benim hakkımda, ne burada oturan arkadaşlarım hakkında ’gıcık insanlar’ dışında tek kelime edilmemiştir. Allah’ıma şükür gıcığız. Ama şunu yaptılar, bunu yaptılar denilmemiştir" dedi.



Anayasa değişikliği iddiaları


Akşener, sözlerini şöyle tamamladı: "2010 yılında ben milletvekiliydim. Meclis başkan vekiliydim. O meşhur anayasa değişikliği yapıldı. O meşhur anayasa değişikliğinin yapılmaması için AK Parti’nin ne kadar kallavi adamı varsa hepsine tek tek gittim. Yapmayın dedim. Yol su, elektrik olarak bu ülkenin boynuna bir bumerang saplanacak dedim. Bunlardan bir tanesi mesela o günün Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’dir. Kim varsa gittim. Dinletemedim. Ve o anayasa değişikliği yapıldı. Ne için yapıldı biliyor musunuz? 2019’da ki yerel seçimde öngördükleri oyu alamadıkları için seçmeni polarize etmek, seçmeni kutuplaştırmak için gene bir diğer alanı da düşmanlaştırmak için yapıldı. Bir de yargıda kendi adamlarımı koyar mıyım diye yapıldı. O eğer 2010’da referanduma gidilmesi o mecliste yapılan o değişiklik olmasaydı 15 Temmuz olmazdı. Bu millet devleti sokaktan, devleti köprüden toplamak zorunda kalmazdı. Ve hala bir FETÖ belasıyla mücadele etmek zorunda kalmazdı. Şimdi bugün de diyorum ki. Turan Çömez ve ilçelerdeki arkadaşlarımızı seçin. Çünkü bu büyük şehirlerde bizim yönetimi devralmamız, belediyeleri devralmamız şunu sağlayacak. Şu anda da hukuk, adalet yerlerde, liyakat yerlerde ve en önemlisi gençlerin umudu yerlerde. Bunu toplayıp yerden toplayıp tekrar yerli yerine oturtmak gerçekten Allah bize nasip edecek sizlerin teveccühüyle. Ve bu ülkenin yeni baştan kuruluş ayarlarına dönmesini sağlayacak. Ama bizim iş görme, bunu ispatlamaya ihtiyacımız var. Bu ihtiyaç da belediyeleri kazanmaktan geçiyor".


Programda İYİ Parti Balıkesir Belediye Başkan Adayları da belli oldu. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Turhan Çömez, konuşmaların ardından projelerini içeren bir sunum gerçekleştirdi.



Akşener: "2028’de herkesin eteği tutuşacak"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Hakan Safi: "Fenerbahçe’nin şanlı tarihini tekrar geri getireceğiz" Fenerbahçe Başkan Adayı Hakan Safi, sarı-lacivertlileri heyecanlandıracak, rakiplerin ise dizlerini titretecek bir kadro kuracaklarını söyleyerek, "Fenerbahçe’nin şanlı tarihini tekrar geri getireceğiz" dedi. Fenerbahçe Spor Kulübü’nde 6-7 Haziran tarihlerinde yapılacak Olağanüstü Seçimli Genel Kurul Toplantısı’nda başkan adayı olan Hakan Safi, sarı-lacivertli dernek üyeleriyle yemekte bir araya geldi. Etkinlikte daha sonra konuşma yapan Safi, ekibiyle birlikte göreve hazır olduklarını dile getirdi. Seçim süreçlerinin birçok kişi tarafından stresli olarak görüldüğünü ancak kendisinin bu dönemi camianın değerli isimleriyle bir araya gelme fırsatı olarak değerlendirdiğini belirterek sözlerine başlayan Safi, "Fenerbahçe, tarihi bir eşiğe doğru ilerliyor. Seçim süreçleri herkes tarafından stresli olarak görülür. Bense bu süreci, camianın kıymetli kişileriyle görüşme olarak görüyorum. Yarın 19 Mayıs için Ata’mıza gideceğiz, Anıtkabir’e gideceğiz. Fenerbahçe’nin yeniden her alanda güçlü olması, şampiyonluk şarkılarının Türkiye’nin her bir yanında yankılanması için ‘Fenerbahçe’m ne istersen iste benden’ diyerek yola çıktık. Bizler de her an, her gün sahadayız. Seçim merkezimizde Türkiye’nin her bir yerinden Fenerbahçelilerle görüşüyoruz. Her duruma hazırlıklı şekilde yürüyoruz. ‘Fenerbahçe lobi yapamıyor’ diyorlar, onu da çözeceğiz. ‘Fenerbahçe’nin borcu çok’ diyorlar, hiç korkumuz yok. Bugün benimle yola çıkan tüm arkadaşlarım da en az benim kadar motive, en az benim kadar kararlı. Yönetim listemizi hafta sonuna kadar teslim edeceğiz. Bana Fenerbahçe’de yeni olduğumu söyleyenler var. Son 2 seçimde yönetici olarak görev almış biriyim. Fenerbahçe siyasetinde yeni sayılabilirim ama Fenerbahçe’de yeni değilim. 1999 yılından beri de bu şanlı kulübümüzün bir üyesiyim. Son 2 yıldır da divan kurulu üyesiyim. 10 yıldır da şanlı kulübüme katkı sunmaya devam ediyorum. 53 yıllık hayatım ise Fenerbahçe sevdasıyla geçti, kalan kısmını da aynı şekilde geçireceğimin taahhüdünü veriyorum" şeklinde konuştu. "İş dünyasında elde ettiğim tecrübeyi Fenerbahçe için kullanma zamanı" Göreve gelmeleri durumunda sportif yapılanmanın yanında stat ve tesis yatırımlarına da öncelik vereceklerini belirten Safi, "Benim çalışma yöntemimde CEO ya da yönetim kurulu yok. Ben takım oyununa inanıyorum. İşinin ehli kişilerle çalışarak burada da başarıyı sağlayacağız. Ben hayatımda çok çalıştım ve kazandım. Şimdi sırada Fenerbahçe için çalışmak var. İş dünyasında elde ettiğim tecrübeyi Fenerbahçe için kullanma zamanı. Bunu da başaracağım. Bugüne kadar çok önemli kararlar aldım, bunlar için bir an bile tereddüt etmedim. İnandığım her konuda sonuna kadar gittim. Fenerbahçe adına da inandığım her doğrunun sonuna kadar gideceğime, Fenerbahçe’nin menfaatleri için tereddüt etmeden karar alacağıma emin olabilirsiniz. Bugüne kadar hayatımdaki tüm kırılma anlarından başarıyla çıktım. 12 yıldır beklentinin de sorumluluğun da farkındayım. Biz bunu başaracak heyecana, enerjiye ve güce sahibiz. Ben ve arkadaşlarımın Fenerbahçe’yi şampiyon yapacak gücü de inancı da vardır" diye konuştu. "Fenerbahçelileri heyecanlandıracak, rakiplerin dizlerini titretecek kadroyu kuracağız" Başkan olmasıyla birlikte önemli bir kadro planlamasının yanı sıra stat ve tesis projelerine yoğunlaşacaklarını aktaran Safi, "Fenerbahçelileri heyecanlandıracak, rakiplerin dizlerini titretecek kadroyu kuracağız. Bugün bir arkadaşım aradı, 2 isim söyledi. ‘Bu beni kesmez’ dedim. ‘Benim getireceğim oyuncular dünya yıldızı olacak’ dedim. Taraftarın aklında stat meselesi de var. Tesis projelerini merak ediyor. Biz sadece Fenerbahçe’yi şampiyon yapmayacağız. Biz kuracağımız düzenle kulübümüzün şanlı gelecek yıllarına da damga vuracağız. Korkmadık. Koşulsuz ve şartsız, cesur şekilde yönetime talibiz. Korkaklar evlerinde oturur, biz buradayız. Seçim var diye tereddüt etmedim, seneyi beklemedim, hesap yapmadım. ‘Kim aday olacak, ona göre hamle yapacağım’ demedim. Hala aynı yerdeyim. Bize inananları hayal kırıklığına uğratıp ‘Keşke bu sene aday olsaydı’ dedirtmedim. Ben maddi, manevi katkı vermek için yönetici olmayı beklemedim. ‘Maddi, manevi ne lazımsa bir telefon kadar uzağınızdayım’ dedim. Söz ağızdan çıktığı zaman o benim nezdimde kanundur. Saygıdeğer Fenerbahçelilere verdiğim sözleri asla unutmayacağım. Artık dijital dünyadayız. Her seçim vaadinin kaydı var. ‘1 sene şampiyon yapar, bırakırız’ da demiyoruz" cümlelerine yer verdi. "Fenerbahçe’nin şanlı tarihini tekrar geri getireceğiz" Fenerbahçe Başkan Adayı Hakan Safi, kısa vadede başarı elde edeceklerini ve Fenerbahçe’yi şampiyonluğa taşıyacaklarını vurgulayarak, "Yarının, 2050’lerin Fenerbahçe’sini de hep beraber inşa edeceğiz. Sürekli bir ‘birleşme, birleşme’ söylemi var. Biz zaten Fenerbahçeliler olarak birlikteyiz. Bu seçimi kazanacağız ve Fenerbahçe’yi ilk yılında şampiyon yapacağız. Camianın da tek yumruk olarak hareket etmesini sağlayacağız. Bizler her alanda güçlü olacağız. Her boş koltuğa bir Fenerbahçeli koyacağız. Mücadele etmediğimiz tek metrekare bırakmayacağız. Fenerbahçe’nin gücünü yeniden tüm rakiplerimize hatırlatacağız. Basına yansıyan teknik direktör ve futbolcuların isimlerini görüyorum. Sezonu 22-25 Temmuz’da açacağız. Futbol yapılanması konusunda son sürat devam ediyoruz. İsimler var, bunları seçim stratejisi olarak değil, doğru zamanda açıklayacağız. Sandık başına geldiğinizde kafalarda hiçbir soru işareti olmayacak. Gümbür gümbür geleceğiz. Fenerbahçe’nin şanlı tarihini tekrar geri getireceğiz. Bu sene bizim 120. yılımız. Fenerbahçe’mizi başkanıyla, yönetimiyle, futbolcularıyla 120. yılımızda hep beraber şampiyon yapacağız" sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Ankara DEM Parti Sözcüsü Doğan: "İnsanlar barışa öylesine saygı duyuyor ki bulundukları her yerden buna ses vermek istiyorlar" Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, "Barış talebi toplumsal bir talep zaten. İnsanlar barışa öylesine saygı duyuyor ki bulundukları her yerden buna ses vermek, güç vermek istiyorlar" dedi. DEM Parti Sözcüsü Doğan, parti genel merkezinde gündeme dair açıklamalarda bulundu. Barışa ve demokratikleşmeye dair kaygıların pozitif açıdan değerlendirilmesi gerektiğini belirten Doğan, "Olumsuz anlamlarla yürümek yerine, bu seslere, milyonların bu talebine farklı talepler olarak yaklaşmak yerine ortak ihtiyaç, ortak talep şeklinde yaklaşmak, sorunları çözmede de ivme kazandırıcı bir etki oluşturabilir diye düşünüyoruz. Barış talebinin toplumsallaşamadığı söyleniyor. Çünkü yönteme güven konusunda bir sorun var. Pek çok kamuoyu araştırma şirketi de bunu ortaya koyuyor. Bizler de sahadaki gözlemlerimizde görüyoruz. Oysa şunu gördük; barış talebi toplumsal bir talep zaten. İnsanlar barışa öylesine saygı duyuyor ki bulundukları her yerden buna ses vermek, güç vermek istiyorlar. Evet, evhamlılar, kaygılılar, endişeleri var. Çünkü Türkiye çok büyük acılar yaşadı ve yeniden bu acıların yaşanmasını hiç kimse istemiyor. Bu acıların tümden ve en hakiki biçimde ortadan kaldırılması için gereken her şeyin yapılmasını istiyorlar" ifadelerini kullandı. "Birinci aşama tamamlandı, artık ikinci aşamaya geçtik" MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bir gazeteye yaptığı açıklamaya değinen Doğan, "Bahçeli bunu yeni bir hamle olarak ifade ediyor. Evet, sürecin ivme kazanması için yeni girişimlere ihtiyaç var. DEM Parti olarak süreçte yeni bir aşamaya geçildiğini söylediğimiz günden beri en çok bu konuya dikkat çekiyoruz. Yani ‘birinci aşama tamamlandı, artık ikinci aşamaya geçtik’ dediğimiz andan bugüne en çok dikkat çektiğimiz konuların başında yeni bir hamle ihtiyacı geliyor. Biz bunu hamle olarak tanımlamadık ancak bugün Bahçeli bunu hamle olarak tanımlıyor. Tanımlar değişse bile aynı ihtiyaca dikkat çekiyoruz. Bu anlamda Bahçeli’nin çabasını önemli bulduğumuzu da ifade etmek isterim" diye konuştu. "Örgüt, Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla fesih kararı aldı" Geçiş hukuku için yasal bir çerçeveye ihtiyaç olduğunu ifade eden Doğan, "Adı üstünde geçiş hukuku. Bu geçiş nasıl sağlanacak, hangi hukukla sağlanacak? Şimdi silahlarını bırakan, silahlı mücadeleden stratejik olarak vazgeçtiğini söyleyen ancak bunun pratikte birtakım somut adımlar gerektirdiğini ifade eden, bugüne kadar silahlı mücadele yürütmüş bir örgüt gerçekliğinden bahsediyoruz. Bu örgüt, Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla fesih kararı aldı, akabinde silahlarını yakarak imha etti. Geri dönme taleplerini ifade ettiler ve üzerinden bunca zaman geçti. Hala komisyon raporuna rağmen atılmış adımlar yok. Bunlar süreçte kaygı oluşturuyor. Bazı adımlar için komisyon oluşturuldu, bu çok önemli. Tartışıyoruz, önerilerde bulunuyoruz. Bunlar çok değerli, hiçbirini küçümsemiyoruz. Ancak diyoruz ki Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ortak bir raporla, o rapora giden süreçte yaptığı dinlemelerle ve siyasi partilerden oluşan bir heyetin İmralı’da Öcalan’la görüşüp, kendisinin de görüşlerini komisyon çalışmalarına dahil etmesiyle önemli çalışmalar yaptı" şeklinde konuştu.
Samsun Samsun’da Hasan Uğurlu Barajı’nın kapakları açıldı Samsun’da yoğun yağışlar sonrası Hasan Uğurlu Barajı’nın doluluk oranının yüzde 100’e yaklaşması üzerine kontrollü su salınımı yapıldı. Yetkililer, Yeşilırmak çevresindeki vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı. Samsun’da son günlerde etkisini artıran sağanak yağışlar nedeniyle Hasan Uğurlu Barajı’nın doluluk oranı yüzde 100’e yaklaşırken, barajın dolu savaklarından kontrollü şekilde su salınımı yapılmaya başlandı. Yetkililer, özellikle Yeşilırmak Nehri çevresinde yaşayan vatandaşları dikkatli ve tedbirli olmaları konusunda uyardı. Çarşamba Kaymakamlığı’nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, bölgede etkisini sürdüren yağışlar nedeniyle Hasan Uğurlu Barajı üzerinden bırakılan su miktarının artırıldığı bildirildi. Açıklamada, "Yağışların devam etmesi nedeniyle Hasan Uğurlu Barajı’ndan bırakılan su miktarı 700 m3/sn’den 850 m3/sn’ye çıkarılacağından Yeşilırmak Nehri kenarlarında vatandaşlarımızın dikkatli ve tedbirli olmaları duyurulur" denildi. Yetkililer, özellikle nehir yatağına yakın bölgelerde yaşayan vatandaşların taşkın riskine karşı dikkatli olmalarını istedi. Samsun’da sağanak hayatı olumsuz etkiledi Samsun ve çevresinde günlerdir etkisini sürdüren kuvvetli yağışlar birçok ilçede hayatı olumsuz etkiledi. Özellikle Havza ilçesinde meydana gelen sel felaketi nedeniyle çok sayıda ev ve iş yerini su bastı. Cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken, vatandaşlar zor anlar yaşadı. Bölgedeki ekipler su tahliye ve hasar tespit çalışmalarını sürdürürken, meteorolojik veriler yağışların hafta boyunca Samsun genelinde etkili olmaya devam edeceğini gösteriyor. Yetkililerden vatandaşlara "tedbirli olun" çağrısı Uzmanlar ve yetkililer, yoğun yağışların devam etmesi nedeniyle dere yatakları, nehir kenarları ve düşük kotlu bölgelerde yaşayan vatandaşların dikkatli olması gerektiğini belirtti. Ani su yükselmelerine karşı özellikle tarım arazileri ve nehir çevresindeki alanlarda önlem alınması çağrısı yapıldı.
Ankara DEM Parti Sözcüsü Doğan: "İnsanlar barışa öylesine saygı duyuyor ki bulundukları her yerden buna ses vermek istiyorlar" Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, "Barış talebi toplumsal bir talep zaten. İnsanlar barışa öylesine saygı duyuyor ki bulundukları her yerden buna ses vermek, güç vermek istiyorlar" dedi. DEM Parti Sözcüsü Doğan, parti genel merkezinde gündeme dair açıklamalarda bulundu. Barışa ve demokratikleşmeye dair kaygıların pozitif açıdan değerlendirilmesi gerektiğini belirten Doğan, "Olumsuz anlamlarla yürümek yerine, bu seslere, milyonların bu talebine farklı talepler olarak yaklaşmak yerine ortak ihtiyaç, ortak talep şeklinde yaklaşmak, sorunları çözmede de ivme kazandırıcı bir etki oluşturabilir diye düşünüyoruz. Barış talebinin toplumsallaşamadığı söyleniyor. Çünkü yönteme güven konusunda bir sorun var. Pek çok kamuoyu araştırma şirketi de bunu ortaya koyuyor. Bizler de sahadaki gözlemlerimizde görüyoruz. Oysa şunu gördük; barış talebi toplumsal bir talep zaten. İnsanlar barışa öylesine saygı duyuyor ki bulundukları her yerden buna ses vermek, güç vermek istiyorlar. Evet, evhamlılar, kaygılılar, endişeleri var. Çünkü Türkiye çok büyük acılar yaşadı ve yeniden bu acıların yaşanmasını hiç kimse istemiyor. Bu acıların tümden ve en hakiki biçimde ortadan kaldırılması için gereken her şeyin yapılmasını istiyorlar" ifadelerini kullandı. "Birinci aşama tamamlandı, artık ikinci aşamaya geçtik" MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bir gazeteye yaptığı açıklamaya değinen Doğan, "Bahçeli bunu yeni bir hamle olarak ifade ediyor. Evet, sürecin ivme kazanması için yeni girişimlere ihtiyaç var. DEM Parti olarak süreçte yeni bir aşamaya geçildiğini söylediğimiz günden beri en çok bu konuya dikkat çekiyoruz. Yani ‘birinci aşama tamamlandı, artık ikinci aşamaya geçtik’ dediğimiz andan bugüne en çok dikkat çektiğimiz konuların başında yeni bir hamle ihtiyacı geliyor. Biz bunu hamle olarak tanımlamadık ancak bugün Bahçeli bunu hamle olarak tanımlıyor. Tanımlar değişse bile aynı ihtiyaca dikkat çekiyoruz. Bu anlamda Bahçeli’nin çabasını önemli bulduğumuzu da ifade etmek isterim" diye konuştu. "Örgüt, Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla fesih kararı aldı" Geçiş hukuku için yasal bir çerçeveye ihtiyaç olduğunu ifade eden Doğan, "Adı üstünde geçiş hukuku. Bu geçiş nasıl sağlanacak, hangi hukukla sağlanacak? Şimdi silahlarını bırakan, silahlı mücadeleden stratejik olarak vazgeçtiğini söyleyen ancak bunun pratikte birtakım somut adımlar gerektirdiğini ifade eden, bugüne kadar silahlı mücadele yürütmüş bir örgüt gerçekliğinden bahsediyoruz. Bu örgüt, Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla fesih kararı aldı, akabinde silahlarını yakarak imha etti. Geri dönme taleplerini ifade ettiler ve üzerinden bunca zaman geçti. Hala komisyon raporuna rağmen atılmış adımlar yok. Bunlar süreçte kaygı oluşturuyor. Bazı adımlar için komisyon oluşturuldu, bu çok önemli. Tartışıyoruz, önerilerde bulunuyoruz. Bunlar çok değerli, hiçbirini küçümsemiyoruz. Ancak diyoruz ki Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ortak bir raporla, o rapora giden süreçte yaptığı dinlemelerle ve siyasi partilerden oluşan bir heyetin İmralı’da Öcalan’la görüşüp, kendisinin de görüşlerini komisyon çalışmalarına dahil etmesiyle önemli çalışmalar yaptı" şeklinde konuştu.