ÇEVRE - 18 Ekim 2024 Cuma 15:25

Annesi kenti güzelleştiriyor, kızı rekorlar kırıyor

A
A
A
Annesi kenti güzelleştiriyor, kızı rekorlar kırıyor

Kırdığı rekorlar ile ülkenin gururu olan milli atlet Gizem Akgöz’ün annesi Aynur Akgöz, Balıkesir’de on yıldır kent estetiği ve çevre temizliği konularında gösterdiği çabalarından dolayı Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ve ATMA Derneği tarafından ödüle layık görüldü. Ödülün kendisini mutlu ettiğini söyleyen Akgöz, “Kızım ülkem için mücadele ediyor, ben de şehrim için mücadele ediyorum” dedi.


Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Kent Estetiği Daire Başkanlığı’nda 11 yıldır çalışan Aynur Akgöz’e, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ve ATMA Derneği’nce çevre temizliğine katkılarından dolayı ödül verildi. Yaz-kış demeden zorlu ve yorucu hava şartlarına rağmen sokakların, caddelerin temizlenmesinde ve güzelleştirilmesi için alın teri döken Akgöz, aynı zamanda kırdığı rekorlarla ülkenin gurur kaynağı olan milli atlet Gizem Akgöz’ün de annesi. Kent estetiğine kadının bakışının ayrı bir güzellik kattığını söyleyen Aynur Akgöz’ün neredeyse ayağının değmediği sokak yok. On yıldan fazla süredir kentin temiz kalmasında alın teri döken bir emekçi olarak vatandaşların çöplerini çöpe atmak yerine yere attığını söyleyen Akgöz, çevre temizliği konusunda halkın çok bilinçli olmadığını söyledi. Mesleklerin asla cinsiyetinin olmadığını söyleyen Akgöz, çim biçme makinesinden sırt motoruna kadar tüm aletleri kullanabiliyor.



Kadın bakış açısı


“Şehrimizi, kadın bakış açısıyla güzelleştiriyoruz” diyen Akgöz, şehirlerin dizaynında ve temiz kalmasında kadınların daha verimli olduğunu belirterek, “Kadınlar, güzelliğe önem verdiği için kent estetiğinde de ayrıntılı düşünüyor. O nedenle kadınlar, bu alanda daha verimli oluyor. Çiçek ve bitki ekiminde genellikle kadınlar çalışıyor. Erkeklerin yaptığı işleri kadın personel yapamaz diye bir şey yok. Ben traktör kullanıyorum. Çim motoru kullanıyorum. Sırt motoru bile kullanıyorum. Çevremizi de kadın bakış açısıyla güzelleştiriyoruz” dedi.



"Mutlu oldum"


Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ve ATMA Derneği tarafından verilen ödülün kendisini çok mutlu ettiğini söyleyen Akgöz, “Ödül aldığımı duyduğumda çok şaşırdım. Bu ödüle layık görüldüğüm için çok mutlu oldum. Sadece çim biçmiyoruz. Çöpü de topluyoruz ve temizliğini de yapıyoruz” ifadelerini kullandı.



"Yere değil çöpe atalım"


Kentte başlatılan ATMA Hareketi’nin çok önemli bir adım olduğunu aktaran Akgöz, vatandaşların, ’zaten çöpçüler topluyor’ bakış açısıyla çoğu zaman çöplerini çöpe atmak yerine yere attığına şahit olduğunu, daha temiz bir çevre için bu konuda kent sakinlerinin daha duyarlı olması gerektiğini söyledi. Her gün çevreyi temizlediklerini ve temizlemeye devam edecekleri belirten Akgöz, “Çöp atma konusu çok önemli. Çöpçüler bu işi yapıyor diye insanlar çöplerini yere atıyor. Çikolata yedikten su içtikten sonra çöpler yere atılıyor. Özellikle sigara izmariti çok atılıyor. Daha duyarlı olmak lazım. Biz, her gün temizliyoruz. Temizlemeye de devam edeceğiz. Ama vatandaşlarımızdan isteğimiz çöplerini yere değil çöp konteynerlerine atmalarıdır” dedi.



"Hem kendimle hem de kızımla gurur duyuyorum"


İki çocuk annesi Akgöz, iş hayatındaki başarısının yanında kızının başarılarıyla da çok gurur duyduğunu söyledi. Kızı Gizem’in spor hayatının eşinin geçirdiği kaza sonrası başladığını ve 14 yaşında milli sporcu olduğunu aktaran Akgöz, “Kendisiyle çok gurur duyuyorum. Buralara gelinceye kadar çok badireler atlattık. Eşim ciddi bir kaza geçirmişti. Çocuklarımın psikolojisi bu durumdan bozulmasın, etkilenmesin diye onları spor hayatına yönlendirdim. Okudular, sporlarını yaptılar. Gizem, 14 yaşında milli sporcu oldu. Sonra kulüplere girmeye başladı. Türk tarihinde 14 metreyi geçen ikinci kadın unvanını aldı. O bana destek oluyor, ben de ona destek oluyorum. Gururunu yaşıyorum” şeklinde konuştu.


“Kızım dünya çapında o ülkem için mücadele verirken ben şehrim için mücadele veriyorum” diyen Akgöz, kendi ayakları üzerinde duran bir kadın olarak imkânlar verildiğinde kadınların aşamayacağı engel olmadığını söyledi.



Annesi kenti güzelleştiriyor, kızı rekorlar kırıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ardahan Ardahan’da kış mevsiminin uzaması hayvancılığı vurdu Türkiye’nin en fazla kar alan illerinin başında gelen Ardahan’da kış mevsiminin uzaması, besicileri zor durumda bıraktı. Ardahan’da kar yağışı ve soğuk hava nedeniyle üreticiler hayvanlarını meralara çıkaramadıkları için zor günler yaşıyor. Kış mevsiminin uzun sürmesi, özellikle hayvancılıkla uğraşan üreticiler için ciddi bir ekonomik baskı oluşturuyor. Soğuk hava şartları nedeniyle hayvanların mera yerine kapalı alanlarda daha uzun süre beslenmesi gerekiyor. Bu da yem tüketimini artırarak, maliyetleri yükseltiyor. Özellikle Ardahan gibi kışın sert geçtiği kentlerde üreticiler, aylarca süren kar örtüsü nedeniyle hayvanlarını dışarı çıkaramıyor. Bu durum saman, arpa ve fabrika yemine olan talebi artırırken, fiyatların da yükselmesine yol açıyor. Ardahan’ın Damal ilçesine bağlı Seyitören köyünde hayvancılık yapan Suat Cankat, "Kışın uzun sürmesi ve son zamanlarda yem maliyetlerinin artması hayvancılığı olumsuz etkiledi" dedi. Cankat, karla kaplı araziye rağmen hayvanları araziye çıkartmak zorunda kaldıklarını söyleyerek, ’’Gördüğünüz gibi her yer bembeyaz. Bu yıl kış uzun sürdü. Hayvanlarımızı kapalı alanlarda yemliyoruz. Ve şu anda samanın tonu 12-13 bin lira, otun tonu ise 15 bin lira. Çiftçi perişan durumda, ne ot ne de saman kaldı. Baharın geleceği yok ve bir ay daha var baharın gelmesine. Ot ve saman karaborsaya düşmüş ve fırsatçılar iş başında’’ dedi. Yem fiyatlarındaki artış, üreticinin kar marjını ciddi şekilde düşürüyor. Bazı üreticiler maliyetleri karşılayamadığı için hayvan sayısını azaltmak zorunda kalırken, bazıları ise zararına üretim yapıyor. Uzayan kış aynı zamanda doğum dönemlerini ve hayvan sağlığını da olumsuz etkileyerek, verim kaybına neden oluyor. Uzmanlar, bu tür mağduriyetlerin önüne geçilmesi için yem desteği, düşük faizli kredi ve mera ıslahı gibi önlemlerin artırılması gerektiğini belirtiyor. Aksi halde bölgedeki hayvancılığın sürdürülebilirliğinin tehlikeye girebileceği ifade ediliyor.