ÇEVRE - 10 Ekim 2024 Perşembe 16:22

Ayvalık’ta denizin akciğerleri, deniz çayırları için tonozlu koruma

A
A
A
Ayvalık’ta denizin akciğerleri, deniz çayırları için tonozlu koruma

Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde; “Denizel İstilacı Yabancı Türler Projesi” (MarIAS) kapsamında, Ayvalık Adaları Tabiat Parkında, oksijen üretme özelliği nedeniyle denizin akciğerleri olarak bilinen deniz çayırlarını korumak ve istilacı deniz üzümünün yayılımını engellemek amacıyla yeni bir girişim hayata geçirildi. İstilacı yabancı türlerle mücadeleye ilişkin bölgeye özel tedbirleri içeren Ayvalık Adaları Tabiat Parkı Denizel Alanı Yönetim Planına ilişkin faaliyetler kapsamında, 50 adet tonozlu şamandıradan oluşan tonoz adı da verilen tekne bağlama sistemi ve şamandıralar kullanılmaya başlandı.


Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürü Kadir Çokçetin, Ayvalık Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen Ayvalık Adaları Tabiat Parkı Denizel Alanı Tekne Bağlama Sistemi tanıtım etkinliğinde yaptığı konuşmada, bölgedeki deniz ekosisteminin korunması için uygulanan proje kapsamında ’Tekne Bağlama Sistemi’nin önemli bir bileşen olduğunu söyledi.


Çokçetin, projenin deniz tabanında oluşan tahribatların önlenmesi açısından da model bir uygulama olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:


"Bağlama sisteminin kullanımı ile alandaki Deniz çayırları tahribatının yüzde 50 oranında azaltılması, deniz tabanında oluşabilecek fiziksel hasarın engellenmesi ve deniz turizminin çevresel sürdürülebilirliğinin sağlanması hedeflenmektedir. Tekne sahipleri de bu sistemi kullanarak denizel ekosistem tahribatının engellenmesine katkıda bulunacaklardır. Genel Müdürlüğümüzce Ülkemizin zengin biyoçeşitliliğinin korunması, sürdürülebilir yönetiminin sağlanması ve gelecek nesillere aktarılabilmesi için, sadece karasal alanlarda değil denizel alanlarda da çalışmalara devam edilecektir."


Ayvalık Kaymakamı Hasan Yaman da denizlerin korunmasının önemine vurgu yaptı.


Yaman, projenin ilçeye hayırlı olması temennisinde bulunarak, "Ayvalık ilçemiz dünyanın en güzel ilçelerinden biridir. Su altı zenginliği olarak da dünyada görülen türleri bünyemizde barındırıyoruz. Bu proje bu anlamda çok önemli. Kırmızı Mercanları ve diğer su altı bitkileriyle bilinen ilçemizde riskle karşı karşıyaydık. Bu projeyle belli bir ölçüde bu tehlike bertaraf edilmiş olacak. İlçemize, ülkemize hayırlı olmasını diliyorum." dedi.


Doğa Araştırmaları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Figen Ant da istilacı yabancı türlerin önlenmesi için ve deniz çayırlarının gelişimi için yerel halk ve sivil toplum kuruluşlarının bilgilendirilmesinin önemine vurgu yaptı.


UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Louisa Vinton da sağlıklı ekosistemlerin, deniz üzümü gibi istilacı türler tarafından bozulabilen ve bozulması halinde feci sonuçlara yol açabilen hassas bir dengeye sahip olduğuna dikkati çekerek, "Ayvalık’taki ve diğer denizel alanlardaki çabalarımızın amacı, doğal dengeyi sürdürülebilir bir şekilde yeniden sağlamak." dedi.


Etkinlik, Doğa ve Milli Parklar Koruma teknesinin hizmete alınması ve Pınar Adası’na gidilerek buraya atılan şamandıraların gözlemlenmesiyle sona erdi.


Yürütülen proje “Denizel İstilacı Yabancı Türler” (MarIAS) projesinin bir parçası


Ayvalık’taki çalışma, UNDP’nin Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ile iş birliği içinde, Küresel Çevre Fonu’nun (GEF) 3,3 milyon ABD dolarlık finansman desteğiyle yürüttüğü kapsamlı “Denizel İstilacı Yabancı Türler” (MarIAS) projesinin bir parçası. Girişimin amacı, istilacı yabancı türlerin önlenmesi, tespiti, kontrolü ve yönetimine yönelik kapasiteyi güçlendirmek ve yatırımlar yapmak yoluyla deniz ve kıyı ekosistemlerinin direncini artırmak. Tarım ve Orman Bakanlığı, istilacı yabancı türleri Türkiye’nin deniz biyoçeşitliliğine yönelik başlıca tehditlerden biri olarak görüyor. Türkiye kıyılarında bulunan 539 denizel yabancı türden 105’i istilacı olarak kabul ediliyor.


Proje kapsamında, Türkiye’deki her bir deniz için bir pilot bölge üzerinde çalışılıyor; Ayvalık Adaları Tabiat Parkı haricindeki pilot bölgeler, Kırklareli’ndeki İğneada Longoz Ormanları Milli Parkı, Balıkesir’deki Güney Marmara Adaları ve Hatay’daki Samandağ. UNDP, bu dört pilot bölgede istilacı yabancı türlere yönelik yönetim planları hazırlamak ve uygulamak amacıyla Doğa Araştırmaları Derneği ile birlikte çalışıyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Bayraktar’dan CHP Genel Başkanı Özel’e cevap Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in iddialarına cevap verdi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Özgür Özel’in bugün Grup Toplantıları esnasında bakanlığımızı ve madencilik sektörümüzü ilgilendiren konularla ilgili yaptığı talihsiz açıklamalarını gerçek dışı ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir yaklaşım olarak değerlendiriyoruz. Gerçeklerden kopuk bu iddialarınızın hangisini düzeltelim. Zira her cümleniz ayrı bir çarpıtma, her iddianız ayrı bir istismar konusu. 2002 öncesi verilen maden ruhsatı sayısı iddia ettiğiniz gibi bin 186 değil, 52 bin 686’dır. Hükümetlerimiz dönemi ve önceki dönemlerde verilen ruhsatlardan şu an 13 bin 157’si yürürlüktedir. Üstelik fiilen madencilik faaliyetine konu alan, ülkemiz yüzölçümünün sadece yüzde 0,18’i düzeyindedir. İlgili Holding’in ise 12 arama, 184 işletme ruhsatı yürürlüktedir; ancak tüm izin süreçleri tamamlanmış ve fiilen üretim yapılabilen ruhsat sayısı 92’dir. Bu şirketle ilgili bakanlığımızın bugüne kadar uyguladığı yaptırımlar ve aldığı tedbirler de kamuoyunun malumudur" ifadelerine yer verdi. Bakan Bayraktar CHP’li belediyeler üzerinden Özel’i eleştirdiği paylaşımında, "Gerçekler bu kadar açıkken, kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu çabaların tek bir izahı vardır: Siyasi manipülasyon. Çünkü sizler, kendi yönetiminizdeki CHP’li belediyelerde ortaya çıkan yolsuzluk iddialarına cevap veremezken; iftirayı, çarpıtmayı ve karalamayı siyaset zannediyorsunuz. Gabar’da petrol bulunmasını ‘hikaye’ diyerek küçümseyen, Karadeniz gazını ‘yok sayan’, Mavi Vatan vizyonuna ‘masal’ diyen, Akkuyu Nükleer Santrali’nin iptal edilmesini savunan bir anlayışın bugün bize ders vermeye kalkması ibretliktir. Türkiye’nin stratejik kazanımlarını itibarsızlaştırmaya çalışan bu yaklaşımın derdi ne emekçidir ne de ülke menfaati. Biz ise dün olduğu gibi bugün de işçimizin, emekçimizin hakkını korumaya, ülkemizin kaynaklarını milletimizin menfaatine kullanmaya ve gerçekleri her platformda ifade etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.