GÜNDEM - 31 Ocak 2024 Çarşamba 13:49

Ayvalık’ta mübadillerin acısı 101. yıl dönümünde de aynı tazelikte

A
A
A
Ayvalık’ta mübadillerin acısı 101. yıl dönümünde de aynı tazelikte

Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde; Ayvalık Belediyesi, Ayvalık Kent Konseyi ve Ayvalık Giritliler Derneği tarafından mübadelenin 101. yıl dönümünde Cunda (Alibey) Adası’nda günün anısına tören düzenlendi. Törende Ayvalık Giritliler Derneği Mübadele Korosu hem Türkçe ve hem Yunanca şarkılar seslendirdi.


Tören, mübadillerin Cunda’ya ilk adım attıkları noktada gerçekleştirildi. Mübadelenin 101. yılının anısına; Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ayvalık İlçe Başkanı Hüseyin Şalmanlı, Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin ve Ayvalık Giritliler Derneği Başkanı Coşkun Tunçmen tarafından denize çelenk bırakıldı.


Törende konuşan Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, 9 Eylül 1922 yılında, İzmir’in kurtuluşundan sonra beliren en önemli sorunlardan birinin mübadele sorunu olduğunu söyledi. Lozan Antlaşması’nda bu sorunun çözümü için önemli açılımların var olduğunu dile getiren Başkan Ergin, Türkiye ile Yunanistan arasındaki nüfus mübadelesinin, aslında Yunanlar ve Türklerin ortak yazgısı olduğunu hatırlattı. Bu anlaşma ve beraberliğin Türkiye ile Yunanistan arasındaki barış niyetlerini daha da geliştirdiğini ve bunun sonucu olarak Yunan devlet adamı Venizelos’un, Atatürk’ü Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterdiğini hatırlattı.


İki ülke arasındaki Zorunlu Nüfus Mübadelesi’nin ise modern Yunanistan ve Türkiye’nin toplum yapısını şekillendirmede büyük rol oynadığını belirten Belediye Başkanı Mesut Ergin, "Türkiye’den Yunanistan’a 850 bin Rum, Yunanistan’dan Türkiye’ye ise 400 bin Türk göç etmiştir. Türkiye’den göç edenler daha çok İzmir, Ege Bölgesi, Karadeniz Bölgesi, Kayseri, İstanbul’dan Yunanistan’a gittiler. Yunanistan’dan ise Selanik, Kavala, Drama, Girit, Yunan adaları ve Makedonya topraklarından Türkiye’ye Türk göçü gerçekleşti. Nüfus Mübadelesi Antlaşması, her iki ülkedeki azınlıkları göçmen haline getiren on yıl sürecek olan döneme resmî bir nitelik kazandırdı. Mübadele göçmenlerinin yeni yerleşim yerlerine uyum süreci bazı sorunları taşısa da zamanla mübadiller yeni vatanlarında daha mutlu bir yaşama kavuşmuşlardır. Üçüncü kuşaklar da geldikleri yerlerle ilgi nostaljik duygular çoğaldığı için Türkiye ve Yunanistan’da birçok mübadele dernekleri kurulmuş ve halen çok insani etkinlikler yapmaktadırlar" dedi.


Kendisinin de Balkanlar’dan göç eden bir ailenin çocuğu olduğunu ifade eden Başkan Ergin, göçün gerçekten çok zor bir olay olduğunu belirterek, "Çünkü bizim ailelerimiz kendi rızaları ve istekleriyle topraklarını terk etmemişler zorunlu olarak göçürülmüşler. Mübadele ile buraya gelenler zanaatkar, sanatkar, tüccar, üretici gibi iş deneyimi olanların gelmesi Ayvalık’ımıza değer katmıştır. Sonuç olarak her iki ülkenin insanları da büyük acılar yaşamış, aradan 101 yıl geçmiş; hala bu mübadele ve sonuçları konuşuluyor. Düşünün insan oturduğu bir semtten başka bir semte taşındığında bile yaşadığı yabancılığı göz önüne getirin. Bir de yüz yıllarca yaşadığın topraklardan koparılmak, yeni bir düzene, yeni bir ülkeye ve yeni bir topluma alışmak, kaynaşmak, gerçekten zor bir süreç yaşamış her iki ülkenin insanları da. Onun için Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi yurtta barış dünyada barış olsun ki insanlık bir daha böyle acı deneyimler yaşamasın" diye konuştu.


Törende mübadil kuruluşlarının ortak açıklamasını Ayvalık Giritliler Derneği Başkanı Coşkun Tunçmen okudu. Türkiye ve Yunanistan arasında 30 Ocak 1923’te Lozan’da imzalanan Türk-Yunan Mübadele Sözleşmesi’nin, iki ülke arasında barışın temelini attığını, ancak yaklaşık iki milyon insanı vatanlarından kopardığına işaret eden Coşkun Tunçmen, "Bu sözleşmeyle Türkiye’den Yunanistan’a göç eden Rum/Ortodokslar ile Yunanistan’dan Türkiye’ye göç eden Türk/Müslümanlar, uluslararası bir hukuki terim ile mübadil adını almıştır. Mübadiller, yeni yurtlarında zorluklarla mücadele etmiş ama Türkiye Cumhuriyeti’nin inşasına ve ilerlemesine önemli katkılar sağlamıştır. Mübadillerin doğdukları topraklarda bıraktıkları ve hayatlarını tamamladıkları yeni yurtlarına taşıyabildikleri kültürel miras, iki ülke arasındaki ortak tarih, kültür ve sosyal bağların bir özeti gibidir" dedi.



Ayvalık’ta mübadillerin acısı 101. yıl dönümünde de aynı tazelikte

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ta 600 kiloluk boğa görenlerin ilgisini çekiyor Kurban Bayramı’na sayılı günler kala Kars’ta besicilerin umutla beklediği hareketlilik başladı. Kentin Bayraktar köyünde özenle yetiştirilen 600 kiloluk boğa "Varto", görenlerin ilgisini çekiyor. Adını Muş’un Varto ilçesinden alan iri cüsseli kurbanlık, adeta köyün maskotu haline geldi. Sahibi Teymen Aydın, tarafından bebek gibi bakılan Varto isimli boğa, günlük özel yemlerle besleniyor. Ahırda sürekli kontrol altında tutulan boğa için besicisi, aylar süren emeğin karşılığını almak istiyor. Dikkatleri üzerine çeken boğanın en büyük özelliği ise sakin yapısı ve heybetli görünümü. 600 kiloluk Varto’yu satışa çıkardığını ifade eden besici Teymen Aydın, "Bu boğamın ismi Varto, müşterilerini bekliyor. Aşağı yukarı 600-650 kilo, kurbanlıkta olur, iyi damızlıkta olur. Hakiki Simental, müşterilerini bekliyor, fiyatı da 250 bin lira olur" dedi. Daha önce bir kısım kurbanlığı İstanbul ve Ankara’ya gönderdiğini belirten Teymen Aydın, "Kurbanlıklarımız satışa hazır, kurbanlıkların bir kısmını İstanbul’a gönderdik. Bir kısmını Ankara’ya gönderdik. Şuan da orada satıştalar, elimde 50-60 tosun var. 25 düvemiz var. Satıldı, müşterilerimize sattık, hayvanlarımız tamamen organik beslenmiştir. Doğal beslenmiştir" diye konuştu. Kurban Bayramı yaklaşırken büyükbaş hayvanlara olan talep artarken, özellikle yüksek kilolu ve bakımlı kurbanlıklar pazarda öne çıkıyor. 600 kiloluk Varto da şimdiden hem alıcıların hem de meraklı vatandaşların radarına girmiş durumda. Aydın, Kars’ta isteği fiyata Varto’yu satamaz ise Varto’da satılmak üzere İstanbul’a gönderilecek. Bayraktar köyünde besicilik yapan Teymen Aydın’ın, onlarca kurbanlığı ahırda alıcılarını bekliyor.
Balıkesir Melek Mosso, seslendirdiği "Keklik Gibi" türküsü sırasında gözyaşlarına hakim olamadı Altınoluk’ta 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında sahne alan Melek Mosso, seslendirdiği "Keklik Gibi" türküsü sırasında gözyaşlarına hakim olamadı. Duygusal anlar yaşayan ünlü sanatçı, türküyü şiddet gören ve katledilen kadınlara armağan etti. Balıkesir Edremit Belediyesi tarafından düzenlenen 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri çerçevesinde Altınoluk’ta konser veren Melek Mosso, binlerce kişiye unutulmaz bir gece yaşattı. Sevilen şarkılarıyla alanı dolduran vatandaşlara müzik ziyafeti sunan sanatçı, konser sırasında duygu dolu anlar yaşadı. Melek Mosso,"Keklik Gibi" türküsünü seslendirdikten sırada sahnede duygulandı. Derin derin nefes almasıyla seyircileri korkutan Mosso, sonra bir an eğilip eğilip gözyaşını sildi. Mosso, ardından yaptığı konuşmayla dinleyicileri derinden etkiledi. Mosso konuşmasında, "Bazı türkülerin bir dahası yoktur. Bir kere iz bırakır ve geçer gider. Bu türkü bende de bir kere yazıldı, bir kere söylendi ve iz bıraktı. Bu türküyü repertuarıma almamı aslında annem istedi. Annem dedi ki, ‘Melek Keklik gibi söyler misin?’ Ben sadece onun için söyledim" ifadelerini kullandı. Türkünün kendisinde farklı izler bıraktığını belirten sanatçı, şarkıyı geçmişte ve günümüzde ötekileştirilen, şiddet gören ve katledilen tüm kadınların ruhuna armağan ettiğini söyledi. Dinleyiciler de uzun süre alkışlarla sanatçıya destek verdi. Duygusal anların yaşandığı konser, izleyicilere hem müzik dolu hem de anlam yüklü bir 19 Mayıs gecesi yaşattı. Melek Mosso’nun sahnedeki içten konuşması ve duygusal performansı, Altınoluk konserine damga vururken, gençler ise konser nedeniyle Belediye Başkanı Mehmet Ertaş’la teşekkür etti.