ASAYİŞ - 24 Aralık 2024 Salı 18:04

Bakanlardan Balıkesir’deki patlamayla ilgili ortak açıklama

A
A
A
Bakanlardan Balıkesir’deki patlamayla ilgili ortak açıklama

Balıkesir’in Karesi ilçesindeki mühimmat fabrikasındaki patlama sonrasında İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile Savunma Bakanı Yaşar Güler ortak basın açıklaması yaptı.


11 kişinin hayatını kaybettiği 7 kişinin de yaralandığı patlama sonrasında İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya olayın nedeninin araştırılması için çalışmaların başlatıldığını söylerken Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan da iş yerinin sürekli olarak denetlendiği bilgisini paylaştı.



Yerlikaya: "Vefat eden sayısı 12 değil 11"


İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya patlamada vefat edenlerin sayısının 12 değil 11 olduğunu belirterek, "Bugün ülke olarak Balıkesir’de mühimmat kapsül fabrikasında bu sabah 08.27’deki patlamayla hepimizin yüreği yandı. Gerçekten büyük üzüntü duyuyoruz. Kapsül üretim tesisi olarak 700 metrekarelik yerde sabah saat 08.00’de mesai başlamış ve 08.27’de henüz sebebini bilmediğimiz bir patlama meydana geldi. Patlamayla ilgili hemen Valimiz, başsavcımız, sağlık ve ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşları; öncelikle arama-kurtarma ve buradaki canlara ulaşmayla ilgili büyük bir gayret içerisindeydiler. Fakat patlamanın tesirinin çok güçlü olduğunu bizde gezdiğimizde gördük. O üretim bandında bulunan 11 kardeşimiz maalesef hayatlarını kaybettiler. 8’i kadın 3’ü erkek olmak üzere 11 kişi maalesef vefat ettiler, başımız sağ olsun, Allah rahmet eylesin. Yakınlarına, ailelerine, buradaki mesai arkadaşlarına, tüm Balıkesir’imize ve ülkemize baş sağlığı diliyoruz" dedi.


"Sabahleyin bu olayı ilk valimizden duyunca hemen Cumhurbaşkanımıza bilgi arz ettim. Halen de buraya gelmeden önce de Sayın Cumhurbaşkanımıza son bilgileri arz ettik. Büyük üzüntü duyduğunu ve tüm süreçle ilgili de devamlı bilgi arz ediyoruz" diyen Yerlikaya, şunları kaydetti:


"Söylemek istediğimiz şey şu; önce 12 olarak açıklanan vefat sayısını şimdi 11 olarak sizlerle paylaşıyoruz. Takdir edersiniz ki bu üretim tesisindeki patlamanın tesiriyle vücut bütünlüğüyle ilgili orada gelinen nokta arkadaşlarımızın 12 olarak söyleme durumunda kaldılar. Ama nihayetinde Bursa’ya Adli Tıp Kurumu’na gönderildiler. Az önce Bursa’daki yetkililerle görüşmelerimiz sonucunda net olarak onların ifade ettiği maalesef 11 vefat rakamı geldi. Yani vefat edenlerin sayısı 12 değil 11. 7 yaralımız var. 2’si gözlemsel olarak hastanelerde ama 5’i yatarak tedavi görüyor. Şunu ifade edeyim bu yaralılarımızın hayati tehlikeleri yok, durumları iyi. İnşallah yakın süreç içerisinde tedavilerinden sonra onları da ailelerinin yanına taburcu etmek arzumuzdur.


Yangının sebebiyle ilgili bunu araştırıyoruz. İlk valimiz buradaki güvenlik birimlerimizi emniyetimiz, jandarmamız yaptıkları ilk tespitleri kamuoyuyla paylaştılar. Buradaki patlamayla ilgili sabotaj ihtimalı yok. Böyle bir değerlendirme tespit edilmedi. Ama yangının sebebiyle ilgili Cumhuriyet Başsavcımız da ifade etti 1 başsavcı vekili ve 4 savcı arkadaşıyla beraber gerçekten titiz bir çalışma yapıyor. Konusunda uzman, dalında uzman ve burada olması gereken kaç uzman gerekiyorsa onlardan bir bilirkişi heyeti oluşturuldu. Bu bilirkişi heyeti 7 kişiden oluşuyor ve her biri kendi alanında çalışıyor. Bu arkadaşlarımız tespitlerini ön rapor haline getirdikleri zaman Başsavcılığa bunu arz edecekler ve takdir edersiniz de başsavcılık patlama sebebiyle ilgili bilirkişi heyetinin kendisine vermiş olduğu o ön rapordan sonra kamuoyuyla paylaşılacak. Burası çok büyük bir yer, 484 dönümlük bir alan. Bu tür yerlerde güvenlik riskini en aza veya hiç olmayacak hale getirmeyle ilgili parçalı üretim tesisi; birden çok sayıda mekanlarda üretim yapıldığını arkadaşlarımız ifade etti. Aynı tesisten bir tane daha olunca bilirkişi heyeti tüm mekanları yani bu üretim tesisindeki her yerde hassas incelemesini yaptığını da ifade etmek istiyorum.


Bu olayın adli aşamasıydı. Peki idari tahkikatlar yapılıyor mu? Evet, yapılıyor. İçişleri Bakanlığı olarak buraya gelmeden önce imzaladığım bir müfettiş görevlendirmesinden bahsedeceğim. Mülkiye Başmüfettişi, jandarmadan oluşan müfettiş heyetiyle beraber bir heyet yola çıktı. Onlar da gelecek. Buranın İçişleri Bakanlığının tüm izin süreçleriyle ilgili onlar tahkikatlarını yapacaklar. Çıkan rapora göre de biz hem bunu kamuoyuyla paylaşacağız hem de yapılması gereken ne varsa onu yapacağız. Ben üzüntümüzden acımızdan cümlelerimizi peş peşe getiremiyoruz. Balıkesir başta olmak üzere tüm ülkemizin başı sağ olsun. Allah tekrarından korusun. Yakınlarına, çalışma arkadaşlarına tekrar başsağlığı diliyorum.”



Işıkhan: "Çok sayıda müfettiş görevlendirildi”


Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ise patlama yaşanan fabrika önünde yaptığı açıklamada işyerinin sürekli denetlendiği bilgisini paylaştı. Bakan Işıkhan patlamayla ilgili ihmalin bulunup bulunmadığını tespit etmek üzere çok sayıda müfettiş görevlendirildiğini de kaydetti. Işıkhan şunları söyledi:


“Patlama sabah saatlerinde iş yerinin kapsül üretim yerinde gerçekleşmiş. Daha sonra ilk belirlemelere göre fabrikanın tavanında çökme meydana gelmiş ve kurtarma çalışmaları da hemen başlamıştır. Bakanlık olarak olaya dair hemen müdahale ettik ve burada bir inceleme başlattık. Rehberlik Teftiş Başkanlığımız tarafından 3 başmüfettişimiz, SGK tarafından ve bölge teftiş kurulumuz tarafından da 3’er müfettiş görevlendirilmiş durumdadır. 615 işçinin vardiyalı olarak çalıştığı bir fabrika burası. Fabrika iş sağlığı ve güvenliği açısından sürekli, periyodik olarak denetlenmiş olup en son Ağustos ayında bütün denetimleri gerçekleşmiştir. Bu denetim sürecinde de herhangi bir sorunla karşılaşılmamış, çok küçük bir iki eksiklik belirlenmiş ve fabrika yetkililerine bildirilmiştir. Bu eksiklikler kısa sürede tamamlanmıştır. Bilindiği gibi özellikle çok tehlikeli iş yerlerinde üretim yapan bu tür fabrikalarda iş sağlığı ve güvenliğini biz yüksek derecede hassasiyetle duruyoruz. Çünkü mühimmat ve patlamaların sıklıkla meydana gelebileceği çok riskli bir alandır. Bu yüzden bu alanda da teftişlerimizi, görevlendirmelerimizi gerçekleştirdik. Burada aynı zamanda fabrikada görev yapan iş güvenliği uzmanımız ve işyeri hekimimiz söz konusudur. Bunlar da tam zamanlı olarak fabrikada görev yapmışlardır. Ancak bu elim kazanın meydana gelmesinde ihmal olup olmadığı tabi ki başmüfettişimiz tarafından gerçekleştirilecek olan hukuki süreç sonrasında ortaya çıkacaktır. Kazanın tüm yönleriyle aydınlatılması noktasında bakanlığımızın üzerine düşen teftiş ve denetim konusu başta olmak üzere üzerimize düşeni yapacağız.”



Güler: "Milletimizin başı sağ olsun"


Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler de olayın meydana gelişinin belirlenmesi için ilgili tüm bakanlıkların çalışma başlattığını söyledi. Güler, "Patlamada hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Ayrıca 7 kardeşimiz de yaralı onlara da acil şifalar diliyorum. Ailelerinin ve milletimizin başı sağ olsun. Sabah haberlerin duyulmasına müteakip Sayın Cumhurbaşkanımızın verdiği direktiflerle bakan arkadaşlarımla birlikte hemen Balıkesir’imize hareket ettik. Burada en ciddi şekilde bütün olayın incelenmesiyle ilgili faaliyetlerin yapıldığını söylemek istiyorum” ifadelerine yer verdi.



Bakanlardan Balıkesir’deki patlamayla ilgili ortak açıklama

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sanık Karaoğlu: "Benim ve müdürlüğümün yaptığı işlemlerde hiçbir eksiklik, ihmal veya yanlış bir durum yoktur" ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 24. oturumunda, İBB Boğaziçi İmar Müdürü tutuklu sanık Elçin Karaoğlu savunma yaptı. İddianamede örgütün kuruluşundan itibaren içerisinde yer aldığı ifade edilen Karaoğlu, "Benim ve müdürlüğümün yaptığı işlemlerde hiçbir eksiklik, ihmal veya yanlış bir durum yoktur. Örgüt üyesi olduğum ileri sürülüyor, kimseden talimat almadım, örgüt üyesi değilim" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 24. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada geçtiğimiz cuma günü savunma yapan Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu sanık Ali Rıza Akyüz’ün çapraz sorgusu yapıldı. Sanık avukatının savunmasının ardından İBB Boğaziçi İmar Müdürü tutuklu sanık Elçin Karaoğlu’nun savunmasına geçildi. İddianamede Karaoğlu’nın örgütün kuruluşundan itibaren içerisinde yer aldığı ve sosyal yardım adı altında rüşvet olarak temin edilen hediye çeklerinin organizasyonunu yürüttüğü belirtilmişti. Karaoğlu’nun rüşvet alınması muhtemel iş adamlarının dosyalarını resmi görevi olmayan ve doğrudan örgüt lideri adına hareket eden Yakup Öner’e gönderdiği de aktarılmıştı. İBB Boğaziçi İmar Müdürü tutuklu sanık Karaoğlu, savunmasında görevi boyunca alnının akıyla çalıştığını belirterek, "Bu sürede imar müdürü olmamın ötesinde bir üst yönetimde yer almadım. Kimsenin adamı olmadım, kimsenin torpili ve referansıyla bir yerlere gelmedim. Ben siyasetçi değilim, kamu görevlisiyim. Alnıma leke sürecek en küçük bir hususla karşı karşıya kalmadım. Böylesine asılsız suçlamalarla, iftiralarla karşı karşıya bırakıldığım Boğaziçi İmar Müdürlüğümle ilgili hiçbir ihmali ve suçlamayı kabul etmiyorum. Aksine görevim boyunca dönem dönem tehdit edildim, 7 yaşındaki kızımla tehdit edildim. Benim ve müdürlüğümün yaptığı işlemlerde hiçbir eksiklik, ihmal veya yanlış bir durum yoktur. Örgüt üyesi olduğum ileri sürülüyor, kimseden talimat almadım, örgüt üyesi değilim. Talimatı ilgili yasadan aldım. Örgüt denilen yapılanma nedir açıkçası burada onu da anlamadım. 26 yıl görev aldığım belediye teşkilatları mıdır suç örgütü? Belediye personeli midir?" dedi. Duruşma, sanık avukatının savunması ile devam edilmek üzere yarına ertelendi.
Düzce I. Ulusal bölgesel kalkınma kongresi başladı Düzce Üniversitesi Çevre ve Sağlık Teknolojilerinde İhtisaslaşma Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen ve bölgesel kalkınma alanındaki bilimsel birikimi ve deneyimi bir araya getiren "I. Ulusal Bölgesel Kalkınma Kongresi" başladı. Cumhuriyet Konferans Salonu’nda ki programa; Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız, Türkiye Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Elif Güler Kazancı, protokol üyeleri ile ülkemizin çeşitli üniversitelerinden akademisyenler ve öğrenciler katıldı. I. Ulusal Bölgesel Kalkınma Kongresi’nin açılış konuşmasını gerçekleştiren Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı ve Düzce Üniversitesi Çevre ve Sağlık Teknolojilerinde İhtisaslaşma Koordinatörü Prof. Dr. Emine Tekin, böylesine anlamlı bir organizasyona ev sahipliği yaptıkları için onur duyduklarını ifade etti. YÖK 2016 yılında başlattığı Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşması Programı’na dahil olma başarısı gösterdiğine dikkat çeken Tekin, ihtisaslaşma faaliyetleriyle bölge halkına katkı sunduklarının altını çizdi. Düzce Üniversitesi araştırma ve uygulama merkezlerinin katma değerli projelerle ihtisaslaşma sürecine verdikleri katkılarla ilgili örnekler paylaşan Tekin; Düzce Üniversitesi Tarımsal Atıkların Endüstriye Geri Kazanımı Uyulama ve Araştırma Merkezi’nin kompost gübre, malç, tıbbi mantarlar, Arıcılık Araştırma Geliştirme ve Uygulama Merkezi’nin Yığılca arısının tescili ve arı ürünleri, Fındık Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin fındıktaki verimi artıran çalışmaları, Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin GETAT uygulamaları başta olmak üzere sürdürülebilir kalkınmaya destek oldukları projeler hakkında bilgiler aktardı. Kongrenin ulusal kalkınmaya katkı, proje geliştirme ve iş birliği fırsatları anlamında önemli bir misyonu olduğunu söyleyen Emine Tekin, programa destek olan kişi ve kurumlara teşekkür etti. "Bölgesel kalkınma alanında ciddi çalışmalar yapıyoruz" Programda konuşan Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, 2016 yılında Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşması Programı’na dahil olan Düzce Üniversitesi’nin çevre ve sağlık alanlarında ihtisaslaştığını vurguladı. Düzce Üniversitesi’nin bölgesel kalkınma alanında ciddi çalışmalar yaptığını dile getiren Rektör Sözbir, bu alanda BAP projelerine yüzde 50 oranında artırımlı destek sunduklarını ifade etti. Özellikle Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp ile Tarımsal Atıkların Endüstriye Geri Kazanımı alanlarında derinlikli projeleri hayata geçirdiklerine işaret eden Sözbir, bölgesel kalkınmanın önemi üzerinde durdu. Alanında ilk olma özelliği taşıyan kongre ile üniversite, kamu ve özel sektör iş birliğini güçlendirmeyi, bilimsel bilgi ile uygulamayı bir araya getirerek bölgemizin ve ülkemizin kalkınma hedeflerine katkı sunmayı amaçladıklarının altını çizen Sözbir, programın hayırlı olmasını temenni ederek sözlerini sonlandırdı. Konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet edilen TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, ülkemizdeki yükseköğretim kurumlarının sayısının artması ve her şehre bir üniversite kurulmasının sonrasında üniversitelere farklı misyonlar yüklendiğini belirterek, YÖK’ün de Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşması Programı’nı başlattığını ifade etti. "Düzce Üniversitesi GETAT ve çevre alanlarında takdir edilen çalışmalar yürütüyor" Düzce Üniversitesi’nin GETAT ve çevre alanlarında takdir edilen çalışmalar yürüttüğünü söyleyen Şeker, gelecek nesillerin kendisini yetkin hissetmesi noktasında bölgesel kalkınma misyonunun çok kıymetli olduğunu vurgulayarak çalışmaların uzun soluklu ve sürdürülebilir olmasını temenni etti. Derinlikli oturumlarla farklı bakış açıları Açılış ve protokol konuşmalarının ardından davetli konuşmacıların sunumlarına geçildi. Prof. Dr. Emine Tekin’in moderatörlüğündeki oturumda, Yeditepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Genetik ve Biyomühendislik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fikrettin Şahin, "Fikirden Kliniğe: Rejeneratif Tıpta Translasyonel Yolculuk" başlıklı sunumunda, yenileyici tıpta eksozom ve bor üzerinde geliştirdikleri öncü çalışmaları katılımcılarla paylaştı. Türkiye Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Elif Güler Kazancı, "Sağlıkta Bütünleyici Yaklaşımlar ve Bölgesel Kalkınma: TÜGET Modeli ve Türkiye Perspektifi" adlı konuşmasında, sağlık sisteminde dönüşüm, fikirden ürüne dönüşüm mekanizması olan TÜGET Entegratif Modeli ile yaptıkları çalışmalardan söz etti. BEE’O Propolis Kurucusu ve CEO’su Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı ise, "Arı Ürünlerinin Standardizasyonu ve Fonksiyonel Ürün Uygulamaları" başlıklı sunumunda, arı ürünlerinin Ar-Ge ve inovasyonuyla ilgili 25 yıllık bilgi birikimini anlattı. Düzce Üniversitesi Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Gürler ve Dr. Öğr. Üyesi Zehra Seda Boztunalı’nın Avrupa Birliği projelerine ait eserler, Arş. Gör. Dr. Özkan Işık’a ait bölgeye özel Aslanlı Mozaik ve Tykhe heykeli motiflerinin yer aldığı eserler ile Öğr. Gör. Dr. İrem Gürsu’nun fındık, shiitake mantarı ve takla böceği illüstrayonlarından oluşan sergi ve Düzce Üniversitesi’nin ihtisaslaşma kapsamında ürettiği ürünlerin yer aldığı stantlar da ziyaretçiler tarafından ilgi ve beğeniyle takip edildi. Geleneksel Kağıt Atölyesi workshop çalışması ile Kültür Sanat ve Dans Topluluğu’nun halk oyunları gösterisi sonrasında kongrenin açılış paneline geçildi. Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız’ın moderatörlüğündeki panelde Munzur Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Peker, çevrim içi olarak "Bölgesel Dinamiklerin Bilgiye Dayalı Kalkınma İçin Harekete Geçirilmesi" başlıklı konuşmasında bölgesel kalkınmanın multidisipliner bir yaklaşım üzerine inşa edilmesi gerektiğini aktardı. Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve TÜBA Ödülü sahibi Prof. Dr. Özcan Erel, inovasyon ve inovasyon çalışmaları üzerine katılımcıları bilgilendirdiği konuşmasında, inovasyonun yalnızca bir fikir olmadığını aynı zamanda işe yarayan bir nitelik bulundurması gerektiğini vurguladı. Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız "Ar-Ge Ekosistemi ve Fikri Sınai Mülkiyet Hakları" başlıklı sunumunda üniversite–kamu–sanayi iş birliğiyle ortaya konulan katma değerli üretimin önemini ele aldı. Oturumun son konuşmacısı olan Erciyes Üniversitesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi ve TÜBA İlim Yayma Ödülü sahibi Prof. Dr. Mustafa Soylak, "Nadir Toprak Elementleri ve Türkiye İçin Önemi" başlıklı sunumunda önemli ve stratejik değerlendirmelerde bulundu. Eskişehir, Burdur, Sivas ve Malatya başta olmak üzere ülkemizin pek çok bölgesinin nadir toprak elementleri bakımından zengin olduğunu ifade eden Soylak, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelinin etkin şekilde değerlendirilmesine yönelik yol haritası paylaştı.