ÇEVRE - 29 Ocak 2026 Perşembe 13:55

Bakanlık Gönen Çayı’nda ani denetim başlattı: 25 tesise yakın takip, kirletenlere 839 bin TL ceza yolda

A
A
A
Bakanlık Gönen Çayı’nda ani denetim başlattı: 25 tesise yakın takip, kirletenlere 839 bin TL ceza yolda

Balıkesir’de kirlilik iddialarıyla gündeme gelen Gönen Çayı için Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı harekete geçti. Bakanlık ekipleri, çaya atık su deşarjı bulunan 25 işletmede ani denetimler gerçekleştirerek numune aldı. Analizlerin olumsuz çıkması halinde her bir ihlal için 839 bin 122 TL idari para cezası uygulanacak.


Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, denetimler kapsamında bölgeye tam donanımlı 1 mobil laboratuvar, 5 çevre laboratuvarı ve 20 uzman personel sevk edildi. Ekipler, işletmelere önceden haber verilmeden arıtma tesislerinin çıkış noktalarından anlık ölçümler yaptı.


Denetimlerde ayrıca Bakanlığın Sürekli İzleme Merkezi (SİM) sistemi devreye alındı. Tesislerin bacaları ve atık su çıkışları dijital ortamda 7 gün 24 saat takip edilirken, toplam 30 atık su numunesi alınarak akredite laboratuvarlarda incelemeye gönderildi.


Analiz sonuçlarına göre çevre kirliliği tespit edilen işletmelere yüksek tutarlı para cezalarının yanı sıra, kirliliğin boyutuna göre faaliyet durdurma yaptırımlarının da uygulanabileceği bildirildi.


Bakanlık verilerine göre 2025 yılı boyunca Türkiye genelinde 62 bin 583 çevre denetimi gerçekleştirildi. Kurallara aykırı faaliyette bulunan 6 bin 977 tesise yaklaşık 4 milyar TL idari para cezası kesilirken, 462 tesisin faaliyeti durduruldu.


Balıkesir genelinde ise 2025’te yapılan 953 denetimde 76 tesise toplam 187 milyon 657 bin 592 TL ceza uygulandığı açıklandı. Gönen Çayı’ndaki son operasyonun, 2026 yılında çevre denetimlerinin daha da sıklaştırılacağının göstergesi olduğu vurgulandı.



Bakanlık Gönen Çayı’nda ani denetim başlattı: 25 tesise yakın takip, kirletenlere 839 bin TL ceza yolda

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Hukukta ‘KVKK’ açığı Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin, kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde üçüncü kişilerle paylaşılmasının Kişisel Verileri Koruma Kanunu’nu kevgire çevirdiğini belirterek, "Bir Kişisel Verileri Koruma Kanunu varsa lütfen o kanunu koruyalım, kişilerin kişisel verilerini koruyalım" dedi. Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin, kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde üçüncü kişilerle paylaşılmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Trafik kazası geçiren ya da hastaneye kaldırılan vatandaşların olaydan çok kısa süre sonra hukuk büroları tarafından farklı şehirlerden arandığını ifade eden Şahin, "Maalesef ülkemizde birileri Kişisel Verileri Koruma Kanunu’nu kevgire çevirdi. Her gün yeni bir delik açılıyor. Daha önce yeniden gündeme getirdiğimiz konular vardı. Bir kişi trafik kazası geçiriyor, aracını servise götürüyor. Kendi şehrinden değil de başka bir şehirden hukuk bürosu, ’Kaza yapmışsınız. Biz sizin arabanızın değer kaybını, maddi manevi tazminatını alırız’ diyor. Bilgiler tamamen o şirketten çıkıyor. Kaza yaptınız, yaralandınız ve hastaneye götürüldünüz, orada sedyedesiniz. Sizi başka bir şehirden, genelde de o şehir İstanbul oluyor hukuk bürosu arıyor. ’Sizin zararınızı karşılarız. Bize vekâlet ücretini de siz vermeyeceksiniz, biz ödeyeceğiz’ diyor. Yani bu durum çok kötü ve yanlış. Bir yerde sizin aleyhinize dava açılıyor. Aleyhinize açılan davada avukat gözükmediği için 10 dakika sonra sizi yeniden bir hukuk şirketi arıyor ’Biz sizi koruruz’ diyerek. Benim bilgilerimi nereden aldın ya da nasıl bu kadar kolay ulaşabiliyorsun sorusunu sormak gerekiyor" dedi. Şahin, avukatların bile savunmak için hukuk bürolarından arandıklarını söyleyerek, "O kadar vurdumduymazlar ki avukatı bile ’Sizi savunalım’ diye arıyorlar. Bir Kişisel Verileri Koruma Kanunu varsa lütfen o kanunu koruyalım, kişilerin kişisel verilerini koruyalım. Sağlık, Ticaret, Adalet Bakanlığından birileri köstebek ve bilgiler akıyor. Bu durumu da kullananlar hukuk şirketleri. Farklı numaralar, isimler farklı. Bu şekilde tedbir alıyorlar. Bu tedbiri yargı camiasının görmesi ve gerekli cezayı vermesi lazım. Yoksa herkesin bilgileri herkesin elinde olur. Burada bir mağduriyet yok ama bizim ele geçirilen bilgilerimizin sınırını bilmiyoruz. Kaza yaptığımız, yaralandığımız, yattığımız hastane ve bizim aleyhimize dava açıldığı biliniyorsa bütün bilgileriniz ve verileriniz biliniyor olabilir. Bu veriler bir gün dolandırıcılar tarafından aleyhimize kullanılabilir. Bu durumlar aslında yaşanıyor fakat gündeme gelmediği için farkına varılmıyor. Vatandaşın bilgileri dolaşırken birileri kötü niyetle kullanabilir bunu. Bu durumun da hukuki bir durum olduğu gözüküyor ama ne gelecek arkasını görmedik daha" şeklinde konuştu.
Manisa Manisa TSO’da yeşil dönüşümün finansmanı masaya yatırıldı Manisa Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda, sanayicilerin yeşil dönüşüm, sürdürülebilirlik ve çevre dostu yatırımlarına yönelik finansman imkanları anlatıldı. Manisa Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde; DCUBE firması ve Türk Eximbank Manisa Şubesi sunumlarıyla "Yeşil Dönüşümde Finansman İmkânları Tanıtım Toplantısı" gerçekleştirildi. Toplantıda, firmaların yeşil dönüşüm, sürdürülebilirlik ve çevre dostu yatırımlarına yönelik finansman modelleri, kredi ve devlet destekleri, Eximbank finansman enstrümanları, KOSGEB, TÜBİTAK ve diğer kamu destek programları ile uygulamaya dönük iyi örnekler paylaşıldı. Toplantıda DCUBE Kurucu Ortağı Gülcan Ergün ile Türk Eximbank Manisa Şube Müdürü Muhammet Afşar tarafından "Yeşil Dönüşümde Finansman İmkânları" konulu sunum gerçekleştirildi. Programın açılış konuşmasını yapan Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Bezci, yeşil dönüşümün artık sanayi için stratejik bir zorunluluk haline geldiğini belirterek, "Günümüzde yeşil dönüşüm, sanayimiz açısından sadece çevreye duyarlı olmanın ötesine geçmiş; rekabetçiliğin korunması, ihracat pazarlarına erişimin sürdürülebilmesi ve artan enerji ile kaynak maliyetlerinin yönetilebilmesi için kaçınılmaz bir dönüşüm alanı hâline gelmiştir" dedi. Manisa özelinde Avrupa Birliği’ne yapılan ihracatın toplam ihracat içindeki payının yüzde 50’nin üzerinde olduğunu vurgulayan Bezci, karbon yoğun sektörlerde enerji maliyetlerinin bazı işletmelerde toplam üretim maliyetlerinin yüzde 30’una kadar çıkabildiğini ifade ederek, bu durumun dönüşümün finansman boyutunu daha da kritik hale getirdiğini söyledi. Enerji verimliliğiyle 90 milyon TL tasarruf Manisa TSO Enerji Verimliliği Ofisi çalışmalarıyla sanayiciler için önemli kazanımlar sağlandığını belirten Bezci, "Bugüne kadar yürüttüğümüz çalışmalar kapsamında detaylı enerji etütleri, ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi danışmanlığı, SKDM - Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması danışmanlığı ve karbon yönetimi hizmetleri sunduk. 400’ün üzerinde firmayla birebir temas kurduk, 200’den fazla kişiye eğitim verdik ve 5 binin üzerinde ölçüm noktasında saha ölçümleri gerçekleştirdik" diye konuştu. Gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda Manisalı sanayiciler için yaklaşık 90 milyon TL mali tasarruf, 50 milyon kWh enerji tasarrufu, 30 bin ton CO emisyon azaltımı ve 15 bin ağacın kurtarılmasına eşdeğer çevresel fayda potansiyeli ortaya konulduğunu aktaran Bezci, amaçlarının işletmelerin doğru projelerle doğru finansman kaynaklarına erişmesini sağlamak olduğunu vurguladı. Bezci, toplantıya katkı sunan DCUBE firmasına, Türk Eximbank Manisa Şubesi’ne ve emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür ederek, toplantının Manisa ekonomisi ve sanayiciler için hayırlı olmasını temenni etti.
Antalya Alanya, Türkiye’nin muz ihtiyacının yüzde 40’ını karşılıyor Türkiye’nin önemli muz üretim merkezlerinden olan Antalya’nın Alanya ilçesi, ülke ihtiyacının yüzde 40’ını karşılıyor. Antalya genelinde yaşanan olumsuz hava şartlarından nispeten daha az etkilenen ilçede yaklaşık 300 bin tona yakın muz üretimi yapıldı. Antalya’nın Finike, Kumluca, Manavgat ve Aksu ilçelerinde etkili olan sağanak yağışlar sonucu tarım arazileri sular altında kalırken, Alanya’nın bu olumsuz tablodan etkilenmemesi üreticiler tarafından memnuniyetle karşılandı. Tarımsal üretimin yoğun olarak yapıldığı ilçede seralar ve açık alanlardaki üretimlerde herhangi bir zarar oluşmadığı öğrenildi. Türkiye’nin muz ihtiyacının yüzde 40’ını karşılayan Alanya’da yaşanan olumsuz hava şartlarına rağmen üretim ve sevkiyat faaliyetleri kesintisiz sürüyor. İlçede yılın 12 ayı boyunca hem örtü altı hem de açık alanlarda muz üretimi yapılabiliyor. Antalya genelinde yaşanan sel felaketine rağmen Alanya’dan Türkiye’nin dört bir yanına ve yurt dışına muz ihracatının devam ettiği bildirildi. Alanya’da muzun kilogram fiyatı halde 35 ile 40 lira arasında değişiyor. 2 bin 500’e yakın üretici, örtü altı ve açık alanda yaklaşık 300 bin tona yakın muz üretimi yaparak ülke ekonomisine katkı sağladı. Muz üretimi ile ilgili sıkıntı yaşamadıklarını dile getiren Abdurrahman Uyar, "Antalya ve çevresindeki sel felaketinden olumsuz etkilenen çiftçilere geçmiş olsun. Alanya’da muzda bir sıkıntı yok. Tüm Türkiye’ye ve dünyaya ihracatlar devam ediyor. Antalya’daki sel felaketi Alanya’yı etkilemedi. Havalar 10 gündür kapalı bizim buralarda. Daha önce güneş ve ılıman olduğu için muz erken yetişti. Pazarcılar pazara çıkamadığı için fiyatlar biraz sabit kaldı. Üretimle alakalı en büyük sıkıntımız ise su sıkıntısı. Alanya bölgesinde su sıkıntısı çözülürse daha az girdi maliyetimiz olur’’ dedi. Türkiye’deki muz ihtiyacını karşılayacak durumda olduklarını söyleyen Alanya Tropikal Meyve Üreticileri Birliği Başkanı Ali Hüddoğlu ise, "Doğal afetlerden dolayı tarım üreticileri bu kışı zor geçiriyor. Alanya’mızda muz üretimi hızla devam ediyor. Alanya’da sıkıntı yaşamadık. Üretim ve hasadımız devam ediyor. Alanya 100 yıldır muz üretimi ve ticaretini yapıyor. Türkiye’nin ihtiyacını karşılayacak şekilde üretim de devam ediyor. Geçen sene TÜİK verilerine göre ülkemizde 1 milyon tona yakın muz tüketildi. Ülkemizin ihtiyaçlarını karşılayacak kadar muz üretimi yapıyoruz. Elbette üretimle ilgili zorluklarımız var. Bunları da süreç içerinde aşıp, daha iyi noktaya geleceğimize inanıyorum’’ ifadelerini kullandı.