KÜLTÜR SANAT - 09 Haziran 2024 Pazar 22:08

Balıkesir Kent Konseyi Başkanı Sevinç Baykan Özden oldu

A
A
A
Balıkesir Kent Konseyi Başkanı Sevinç Baykan Özden oldu

Balıkesir Kent Konseyi Olağan Genel Kurulu, yüzlerce kent gönüllüsünün katılımıyla gerçekleştirildi. Yapılan seçim sonucunda Balıkesir Kent Konseyi Başkanı Sevinç Baykan Özden oldu. Genel Kurul’da konuşan Başkan Ahmet Akın "Ortak aklı egemen kılmanın en önemli yollarından bir tanesi de kent konseyleridir" dedi.


Kent vizyonunun ve hemşehricilik bilincinin geliştirilmesi amacıyla kent gönüllülerinin şehrin yönetiminde söz sahibi olduğu ve "ben de varım" dediği Balıkesir Kent Konseyi’nin Olağan Genel Kurul Toplantısı, Avlu Kongre ve Kültür Merkezi’nde 20 ilçeden gelen yüzlerce vatandaşın katılımıyla gerçekleştirildi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının anısına saygı duruşunda bulunularak İstiklal Marşı okunmasıyla başlayan programda Balıkesir Kent Konseyi faaliyet videosunun gösterimi yapıldı. Hemen ardından da protokol konuşmalarına geçildi.


’Büyükşehir ismine yakışır adımlar atılacak’


Bir şehrin ortak akılla yönetilmezse; tek bir kişinin veya grubun aklına bırakılırsa o şehrin kısır ve verimsiz bir döngünün içine girerek dinamiklerinin yok olacağını vurgulayan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, devamında şu ifadelere yer verdi:


"İsminin önünde büyükşehir olsa da orta halli bir kasabadan ileriye de gidemez. Ve süreç içerisinde de nitelikli insan gücünü de maalesef kaybeder. Kamusal yaşamdaki nitelikli, kalifiye insan gücünü kaybetmek bir şehir için maalesef talihsizliktir. 78 yıl sonra, bir asra neredeyse çeyrek kala yönetimi tekrardan devraldığımız Balıkesir’imiz nitelikli insan gücünü artıran, büyük tarımsal ve kırsal potansiyelini yükselten, antik kentleri, doğal güzellikleri, mavi bayraklı sahilleriyle bir turizm cenneti haline gelen, insanların tatile giderken sadece yanından geçmeyeceği, birçok üniversitesiyle öğrenciler için bir çekim merkezi olan, güçlü alt ve üst yapılarıyla tam donanımlı, teknolojiyi sadece kullanan değil teknolojiyle bütünleşen bir şehir olan tüm adımlarımızı Balıkesir’imizi orta halli bir kasaba görüntüsünden çıkarıp Balıkesir Büyükşehir ismine yakışır bir şekilde yapmak için adımlar atıyoruz" dedi.


Kongreler şehri Balıkesir


Başkan Akın sözlerinin devamında, "Görevimizin başına geldiğimiz günden bu yana attığımız en önemli adımlardan bir tanesi yol haritamızı ve planımızı belirlemek için ortaya koyduğumuz Dönüşüm Kongremizdi. Bu kongrede Balıkesir ile dertlenen hemşehrilerim, ben de bir şeyler ortaya koymak istiyorum diye fikirlerini ortaya koydu. O kongrede konuşulanlara bakıyorum o kadar güzel tavsiye ve fikirler beyan edilmiş ki hakikatten Balıkesir için dertlenen hemşehrilerime teşekkür ediyorum. Balıkesir hakikatten kongreler şehri ismini boşuna almamış. Milli Mücadelenin ilk başından beri örgütlenen şehrimiz, vatanımızı kurtarmak için bir olmuş, beraber olmuş, seferber olmuş. En akılda kalması için 15 Mayıs’ta İzmir işgal ediliyor, 16 Mayıs’ta Yiğit Balıkesirliler buna başkaldırarak milli mücadeleyi başlatıyor. İşte bizler de o Kuvayi Milliyecilerin torunları olarak örgütlenmeyi, dayanışmayı ve cesur şekilde hareket etmeyi hem onlardan hem de Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten öğrendik.


’Hiçbir ayrım yok’


Balıkesir’imizin önümüzdeki dönem stratejisini ve kalkınma planını belirleyeceğimiz konseyimizde sizlerle etkili bir biçimde iletişim içinde, eşgüdümlü hareket edecek ve o değerleri Balıkesir’in gelişmesi için hep beraber istişareli bir biçimde kullanacağız. Şehrimizin tarımından turizmine, altyapısından üstyapısına, teknolojisine, bütün bu güzelliklerine, potansiyelini birlikte ortaya çıkarmak için eşgüdümle hep birlikte çalışacağız. Bir şehir yönetimi insan kaynağının verimli kullanılması ve en önemli konulardan birisi olan iklim değişikliği ve yeşil dönüşüm konusunda Türkiye’de en uygun olan yerlerin başında Balıkesir geliyor. Onun için; yeşil bir Balıkesir için, temiz bir Balıkesir için ve potansiyelini en yüksek düzeyde kullanacak bir Balıkesir için çalışıyoruz. 20 ilçesiyle birlikte Dursunbey’den Bandırma’ya, Erdek’ten Burhaniye’ye kadar hiçbir ayrım yapmadan mücadele ediyoruz" dedi.


’Potansiyeli ve tecrübeyi daha da ileriye taşıyacağız’


Başkan Akın Kent Konseyi Başkanlığı için Mürsel Sabancı’ya teşekkür ederek, "Burada ortak aklı egemen kılmanın en önemli yollarından bir tanesi de kent konseyleridir. Yıllarca kent konseyleri toplantılarına katıldım. Buradan Mürsel Bey başta olmak üzere yürütme kurullarına, çalışma kurullarına teşekkür ediyorum. Balıkesir’de birikmiş olan potansiyeli, tecrübeyi daha da ileriye taşıyacağız. Bunun için de hiç kimseyi ayırmadan kent ve insanı birbiriyle birleştirerek, insan kenti şekillendirir anlayışıyla çalışacağız. İşte bu süreçte hep söyledim yine söyleyeyim; Kent Konseyleri siyasete başlarken söylediğim Balıkesir Benim Ailem söylemine bire bir uyuyor. İşte bu Balıkesir Benim Ailem söylemini hayata geçirmek için yapılacak faaliyetlerde siz ailemi işin içine almak ve birlikte çalışmak için bu sinerjiyi büyük bir enerjiye çevireceğiz. Balıkesir’imiz için danışarak, ortak akılla nitelikli insan kaynağımızla var gücümüzle çalışacağımıza hepinizin huzurlarınızda söz veriyorum. Balıkesir Kent Konseyleri için hakikatten büyük atılımlar gerçekleştirdi. Şimdi bir hedefimiz var. Bu hedefimizi yine birlikte, önceki tecrübeleri de işin içine alarak beraberce dernekleriyle, bütün demokratik kitle örgütleriyle, akademik odalarla birlikte üreten bir konsey haline getirip, bunların sonuçlarını da uygulayan bir Balıkesir’i hep birlikte yaşayacağız” şeklinde konuştu.


Serkan Sarı: Güzel işlere imza atacağız


Kuvayı Milliye Şehri Balıkesir’i hak ettiği yere taşımak için daha yapacak çok işleri olduğunu söyleyen CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı "El birliğiyle, omuz omuza, birbirimize olan inancımız ve güvenimizle güzel işlere imza atacağız. Büyükşehir Belediye Başkanımız göreve geldiği gibi kolları sıvadı. Dönüşüm Kongresi ile kentin akademik anlamda değerlendirmesini, burada da STK’ların gözünden yeni bir başlangıç yapabilmek için bizleri buluşturdu" diye konuştu.


Konuşmaların ardından; Tahir Korucuoğulları’nın başkanlığında, Lale Bayraktar ve Haydar Filiz’in katip üyeliğinde bulunduğu Divan Heyeti, belirlenen gündemleri görüştü. Gündem maddelerinden biri olan Başkan ve Yönetim Kurulu seçimleri de yapıldı. Balıkesir Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Sevinç Baykan Özden, oy çokluğuyla Balıkesir Kent Konseyi Başkanı seçildi. Yönetim Kuruluda ise; Balıkesir’de faaliyet gösteren 44 kurum, kuruluş, oda ve STK’ların üyeleri yer aldı.


Sevinç Baykan Özden: Kent konseyi’ni birlikte yöneteceğiz


10 yıldır Kent Konseyi’nde aktif olarak çalıştığını belirten Sevinç Baykan Özden "Yerel düzeyde demokratik katılımın yaygınlaştırılmasını, hemşehricilik hukuku ve ondan ortaya çıkan bilincin geliştirilmesini, çok ortaklı ve çok aktörlü yönetim anlayışının benimsenmesini sağlamak, sürdürülebilir gelişmenin sağlanması ve bu konuda ortaya çıkan sorunların çözümüne yönelik hazırlanan projelerin uygulanmasını sağlamaktır. Bu görevleri yerine getirebilmek için devraldığımız bu bayrağı doğru taşıyacak olan kişiler bu salonu dolduran şehri için dertlenen biz Balıkesirliler’in görevidir. Balıkesir Kent Konseyi’ni birlikte yöneteceğiz, birlikte çalışacağız" ifadelerine yer verdi.



Balıkesir Kent Konseyi Başkanı Sevinç Baykan Özden oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Muratpaşa, Antalya’nın iklim geleceği için COP31’e hazırlanıyor Muratpaşa Belediyesi, Sosyal İklim Derneği iş birliğiyle Antalya’nın iklim politikalarına yönelik taleplerini küresel gündeme taşımak amacıyla gençler, kadınlar ve sivil toplum kuruluşlarını kapsayan kapsamlı bir programla COP31 sürecine hazırlanıyor. Program kapsamında 2 Haziran’da "COP Youth Antalya", 3 Haziran’da ise "COP Women Antalya" etkinlikleri gerçekleştirilecek. COP Youth Antalya kapsamında gençler iklim krizi, yerel politikalar ve demokratik katılım başlıklarında somut öneriler geliştirirken, yalnızca süreci takip eden değil, çözüm üreten ve karar alma mekanizmalarını etkileyen ana aktörler olarak konumlanacak. COP Women Antalya buluşmasında ise iklim krizinin toplumsal cinsiyet boyutu odak alınacak. Program kapsamında, iklim krizinin kadınlar üzerindeki etkileri, deneyimler, yerel ihtiyaçlar ve çözüm yolları tartışılırken, iklim adaleti ve eşitlik temelli çözüm önerileri geliştirilecek. Programa sivil toplum kuruluşları da destek verecek. Kadınlar ve gençlerin geliştirdikleri politikalar ve çözüm önerilerinin ardından sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla Abdullah Sevimçok Sivil Toplum ve İnovasyon Merkezi’nde (ASSİM) bir buluşma gerçekleştirilecek. Bu buluşmayla, gençlerin ve kadınların ürettiği politika önerilerinin çok paydaşlı bir zeminde güçlendirilmesi, yerelden yükselen taleplerin küresel iklim gündemine (COP31) taşınmasında güçlü bir savunuculuk hattı kurulması amaçlıyor. Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, 2024 yılında Sosyal İklim Derneği ile yürütülen bir proje kapsamında Genç İklim Dostu Belediye Başkanı Olma Taahhüttü’nü imzaladı. Muratpaşa, Sürdürülebilir Enerji ve İklim Değişikliği Eylem Planı (SECAP) hazırlayan ilk ilçe belediyesi oldu. Sürdürülebilir çevre projeleri kapsamında Türkiye’de bir ilk olan Çevreci Komşu Kart ve Bağımsız Atık Toplayıcıları projeleri hayata geçirildi. Ayrıca, Akdeniz’in Geleceği çalıştayları, festivaller, Antalya Genç İklim Liderleri Platformu gibi gençlik projeleri; deniz dibi ve yamaç temizlikleri, çevre eğitimleri gibi farkındalık çalışmaları düzenli aralıklarla gerçekleştirildi. Bunun sonucunda Muratpaşa Belediyesi, Türkiye Çevre Eğitim Vakfı’nca (TÜRÇEV) üst üste 11 kez ‘En İyi Çevre Eğitim Etkinlikleri’ ödülüne değer görüldü.
Mersin MTSO’dan Ortadoğu ticaret ağı hamlesi Suriye’de savaşın sona ermesinin ardından başlayan yeniden yapılanma süreci kapsamında, Mersin ile Suriye arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) ile Uluslararası Göç Örgütü (IOM) ortak proje çalışmalarına başladı. Projenin detaylarının değerlendirildiği toplantı için IOM Program Geliştirme Sorumlusu Erhan Sırt, Proje Sorumlusu Ivan Lwanga ve beraberindeki heyet, MTSO’yu ziyaret etti. Heyet, MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Alpay Seyhan ve Yönetim Kurulu Üyesi İdris Üstemel tarafından ağırlandı. Görüşmede, Mersin’in Suriye ile sahip olduğu güçlü ticari ilişkiler, stratejik konumu, liman ve lojistik altyapısı ile kentte yaşayan Suriyeli nüfus sayesinde proje açısından önemli avantajlara sahip olduğu vurgulandı. Proje kapsamında MTSO bünyesinde kurulması planlanan İş Danışma Merkezi ile Mersin ve Suriye arasındaki ticaret hacminin artırılması hedefleniyor. Merkezde firmalar arası eşleştirme faaliyetleri, ortak iş toplantıları, alım heyetleri ve ticari iş birliklerini destekleyecek organizasyonların gerçekleştirilmesi planlanıyor. Toplantıda konuşan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, projeye her türlü desteği vermeye hazır olduklarını belirtti. Çakır, kurulması planlanan merkezin yalnızca Suriye ile sınırlı kalmaması gerektiğini ifade ederek, merkezin ’Ortadoğu Masası’ niteliğinde yapılandırılarak bölge genelinde ticari ilişkileri geliştirebilecek bir yapıya dönüştürülebileceğini söyledi. İlerleyen süreçte Avrupa Masasının da oluşturulmasının hedeflendiğini kaydeden Çakır, projenin daha geniş bir coğrafyada ekonomik iş birliklerine katkı sağlayacağını dile getirdi.
Ankara Bakan Tekin: "Teknolojiye yön verecek insanı yetiştiren ülkeler, geleceğin dilini de kendi değerleriyle kurma imkanına sahip olacaklar" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin teknolojinin sürekli olarak gelişmesi hakkında, "Teknolojiye yön verecek insanı yetiştiren ülkeler, geleceğin dilini de kendi değerleriyle kurma imkanına sahip olacaklar. Zira her teknoloji, arkasındaki insan tasavvurunun izini ve rengini taşıyacaktır" dedi. Bakan Tekin, Ankara Ticaret Odası’nda (ATO) düzenlenen "İnsan Değer ve Teknoloji" temalı eğitim zirvesine katıldı. Eğitimde dijitalleşme, yapay zeka uygulamaları ve insan odaklı eğitim anlayışının ele alındığı programda konuşan Bakan Tekin, teknolojinin eğitim süreçlerinde önemli bir araç olduğunu ancak insan değerlerinin her zaman ön planda tutulması gerektiğini söyledi. ATO ev sahipliğinde gerçekleştirilen zirvede eğitim dünyasının temsilcileri, akademisyenler ve sektör paydaşları bir araya geldi. Programda teknolojinin eğitim sistemine etkileri, dijital dönüşüm süreci ve geleceğin eğitim modelleri masaya yatırıldı. Yapay zeka ve dijital uygulamaların eğitim süreçlerine entegrasyonunun önemine değinen Tekin, öğrencilerin sadece akademik başarıyla değil; ahlaki, sosyal ve kültürel yönleriyle de desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca zirve kapsamında eğitimde teknoloji kullanımı, dijital okuryazarlık ve geleceğin öğrenme modellerine ilişkin çeşitli oturumlar gerçekleştirildi. "Dün güç daha çok toprakta, sanayide, sermayede, orduda ve enerji kaynaklarında aranıyordu" Teknolojinin gelişmesiyle birlikte hayatımızı kolaylaştıracak birçok alanlar oluştuğunu belirten Bakan Tekin, "Bugün teknoloji başlığını ele aldığımızda ekranlarımızdaki yeni uygulamaları, hayatımızı kolaylaştıran araçları ve üretimi hızlandıran yazılımları aşan, insanlığın geleceğine doğrudan temas eden kritik bir eşiğin önünde bulunduğumuzu hep beraber görüyoruz. İnsan hayatına dair bilginin kimlerin elinde toplanacağı, bu bilginin hangi maksatla işleneceği, hangi karar süreçlerine yön vereceği, insanın mahrem alanına nerede temas edeceği ve nihayetinde insan iradesinin bu büyük dijital düzen içinde nasıl korunacağı gibi hayati başlıklarla karşı karşıyayız. Dolayısıyla teknoloji meselesi, çağımızın bugün en temel egemenlik başlıklarından birisi dönüşmüş durumda. Dün güç daha çok toprakta, sanayide, sermayede, orduda ve enerji kaynaklarında aranıyordu. Bugün bütün bunların yanına veri merkezleri, algoritmalar, yapay zeka modelleri, dijital platformlar ve göremediğimiz karar sistemleri eklenmiştir. İnsanlığın geleceğine dair mücadele artık ekranda görünen kolaylıkların arkasında, görünmeyen veri akışlarında, insan davranışlarını okuyan sistemlerde ve toplumların kaderine temas eden dijital iktidar alanlarında şekillenmekte" diye konuştu. "Teknolojiye yön verecek insanı yetiştiren ülkeler, geleceğin dilini de kendi değerleriyle kurma imkanına sahip olacaklar" Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) olarak çocukların dijital dünyayla kurduğu ilişkiler için birçok proje geliştirdiklerinin altını çizen Bakan Tekin, "Teknolojiye yön verecek insanı yetiştiren ülkeler, geleceğin dilini de kendi değerleriyle kurma imkanına sahip olacaklar. Zira her teknoloji, arkasındaki insan tasavvurunun izini ve rengini taşıyacaktır. İnsana nasıl bakıyorsanız, kurduğunuz sistem, geliştirdiğiniz yazılım, kullandığınız veri, inşa ettiğiniz dijital düzen de o bakışın rengini taşır. İnsanı haysiyetiyle, iradesiyle, vicdanıyla ve anlam arayışıyla birlikte kavrayan bir akıl, teknolojiyi hayatı mamur kılan bir imkana dönüştürecektir. İnsanı araç eden bir zihin ise en parlak buluşları dahi insanlığın omzuna yüklenmiş ağır bir yük haline getirebilir. MEB olarak biz, evlatlarımızın dijital çağla kurduğu ilişkiyi dar bir kullanım becerisi alanına hapsetmeden ele almaya çaba gösteriyoruz. Çocuklarımızın teknolojiyle teması, ekran karşısında geçirdiği zamanla, kullandığı programla, öğrendiği kodla sınırlı görülmemeli. O temas, çocuklarımızın aynı zamanda düşünme biçimine, sabrına, dikkatine, mahremiyet duygusuna, vatan sevgisine doğruyu arama cesaretine ve insanla kurduğu ilişkinin ahlakına kadar uzanan çok geniş bir perspektifle ele alınmalıdır. Bizim için asıl mesele ise çocuklarımızın dijital dünyada hangi içerikle karşılaştığı kadar, o karşılaşma içinde kendi özgü muhakemesini, edebini, mahremiyetini ve iç bütünlüğünü koruyabilecek tedbirleri almaktır" şeklinde konuştu. "Büyük bir dönüşümün yaşandığı bir çağdayız" Teknolojinin gelişmesiyle birlikte yapay zekanın mesleklerde köklü bir değişim oluşturduğunu ifade eden ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran ise, "Büyük bir dönüşümün yaşandığı bir çağdayız. Dördüncü sanayi devrimi olarak tanımlanan dijitalleşme, yapay zeka, otomasyon ve yeşil dönüşüm gibi başlıkları gündemimizi belirlediği bu süreçte hayatımız, üretim biçimimiz ve mesleklerimiz köklü bir şekilde yeniden şekilleniyor. Bu gelişmeler iş piyasalarında yeniden yapılanmaya itiyor. Yeni meslekler ortaya çıkarken bazı meslekler dönüşüyor. Bazıları ise tamamen ortadan kalkıyor. Böylesine hızlı ve derin bir dönüşümün yaşandığı bir çağda, insanı inşa etmenin en temel yolu olan eğitimin aynı kalması da elbette düşünülemez. Eğitim her ne kadar ilkokuldan üniversiteye kadar öğrencilere okumayı, yazmayı, matematiği, fiziği, kimyayı öğretmek bilgi aktarmak gibi görülse de esasen insanı yetiştirmek, toplumu inşa etmek demektir. Eğitim bilgiden başlar, pratikle gelişir. Onu tamamlayan ve anlamlı kılan şey ise değerlerle buluşmasıdır. Değerler olmadığı zaman topluma fayda sağlayan bir eğitimden bahsetmek mümkün değildir" dedi. "Düşünebilen, sorgulayabilen, çözüm üretebilen, değişime uyum sağlayabilen bireyler yetiştirmek zorundayız" MEB’in projesi olan Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin teknoloji konusunda son derece önemli bir gelişim olduğunu vurgulayan Baran, "Düşünebilen, sorgulayabilen, çözüm üretebilen, değişime uyum sağlayabilen bireyler yetiştirmek zorundayız ama bunun ötesinde tüm bu yetkinlikleri güçlü bir değerler zemini üzerinde inşa etmek durumundayız. Çünkü ilk üç sanayi devrimi de dördüncüyü de gerçekleştiren ve yönlendiren unsur sadece insandır. İnsanı güçlü, hayatı anlamlı kılan ise sadece teknik bilgi değil, ahlak, vicdan ve sorumluluk bilincidir. Tam bu noktada Milli Eğitim Bakanlığımızın hayata geçirdiği, bizzat sayın Bakanımızın projesi olan Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin son derece kıymetli bir yaklaşım olduğunu da özellikle ifade etmek isterim. Bu model bilgiyi, beceriyi ve değeri bir arada ele almasıyla sadece akademik bir başarıyı değil karakter ve şahsiyet inşasını merkezi koymasıyla çok önemli bir ihtiyaca da cevap veriyor" ifadelerini kullandı. Düzenlenen programa, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanı sıra, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, Özel Öğretim Derneği Başkanı Ahmet Akça, ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, öğrenciler ve akademisyenler katılım sağladı. Program, hatıra fotoğrafları çekimi ile son buldu.