SPOR - 08 Ocak 2026 Perşembe 09:58

Balıkesir’de yetenekli sporcular keşfediliyor, şampiyonlar yetişiyor

A
A
A
Balıkesir’de yetenekli sporcular keşfediliyor, şampiyonlar yetişiyor

Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yürütülen Türkiye Sportif Yetenek Taraması ve Spora Yönlendirme Programı, 2024-2025 döneminde de yoğun katılımla gerçekleştirildi. Türkiye genelinde uygulanan program kapsamında Balıkesir’de 11 bin 975 öğrenci, Genel Tarama Test ve Ölçümlerine katılarak sportif yeteneklerini ortaya koyma fırsatı buldu. Yapılan bilimsel değerlendirmeler sonucunda 2 bin 40 öğrenci, performansları doğrultusunda programın ikinci aşamasına geçmeye hak kazandı.


Programın etkinliğini ortaya koyan bir diğer aşama ise 2023-2024 eğitim-öğretim döneminde gerçekleştirildi. Önceki dönemde ikinci aşamaya seçilen öğrenciler için düzenlenen Kapsamlı Tarama Test ve Ölçümlerine bin 161 öğrenci katıldı. Alanında uzman ekiplerce yapılan ayrıntılı analizler sonucunda 733 öğrenci, fiziksel ve motorik özelliklerine en uygun spor dallarına yönlendirilerek düzenli spor eğitimine alındı. Böylece yeteneklerin doğru branşlarla eşleştirilmesi sağlandı.


Gençlik ve Spor İl Müdürü Adem Özalp, programın önemine dikkat çekerek, "Öğrencilerimiz, hem fiziksel ölçümleri hem de sportif becerileri doğrultusunda değerlendirilmektedir. Bu süreç, yetenekli çocukların erken yaşta keşfedilmesini ve kendilerine en uygun spor dallarına yönlendirilmesini sağlıyor. Programın ilk aşamasında temel hareket kabiliyetleri ölçülmekte, devamında branş eğitimi ve ileri düzey spor çalışmalarıyla sporcuların potansiyelleri en üst seviyeye çıkarılmaktadır. İlimizde bu program sayesinde keşfedilerek eğitim alan ve farklı branşlarda Türkiye Şampiyonalarında derece elde eden birçok sporcumuz bulunuyor. Nihai hedefimiz ise milli takım altyapılarına ve olimpiyatlara sporcu kazandırmak" ifadelerinde bulundu.


Program, ilkokul 3. sınıf öğrencilerinin sportif yeteneklerini belirlemeye yönelik test ve ölçümleri kapsıyor. İlimizde uzman antrenörler ve beden eğitimi öğretmenleri tarafından gerçekleştirilen uygulamalarda; boy-kilo ölçümü, oturma yüksekliği, kulaç uzunluğu, esneklik, dikey sıçrama, çeviklik, sağlık topu fırlatma, pençe kuvveti ve 20 metre sürat koşusu gibi fiziki parametreler değerlendirilerek analiz ediliyor. Bu sayede yetenekli çocuklar erken yaşta tespit edilerek uygun branşlara yönlendiriliyor.


Program çerçevesinde eğitim alan sporcular arasından öne çıkan isimler, farklı branşlarda elde ettikleri başarılarla dikkat çekiyor. Atletizm branşında Doruk Saldamlı, U16-U18 Salon Olimpik Deneme Yarışmaları’nda birincilik elde ederek olimpik sporcu seçildi. Aynı branşta Ecrin Avcı, U16-U18 Salon Olimpik Deneme Yarışmaları’nı birincilikle tamamlarken, U16 Salon Türkiye Şampiyonası’nda dördüncü oldu.


Taekwondo branşında Özlem Ece Karadayı, Türkiye Taekwondo Poomse Şampiyonası’nda üçüncülük elde etti. Güreş branşında ise Buğlem Serap Tanrıöğer ve Seher Karaca, U10-11-12-13-14 Bayanlar Güreş Şampiyonası’nda ikincilik derecesi kazandı. Atletizmde Samet Keskin, U16 Salon Türkiye Şampiyonası’nda birinci olurken; cimnastik branşında Defne Hasırcıoğlu 2024 Aerobik Cimnastik Türkiye Şampiyonası’nı dördüncü sırada tamamladı. Sudenaz Can ise Atletizm Seyfi Alanya Atmalar Kış Şampiyonası’nda dördüncülük elde etti.


Bu başarıların yanı sıra, proje kapsamında eğitim alan daha birçok genç sporcu da gelişimlerini sürdürerek Türk sporuna yeni değerler kazandırmaya devam ediyor.



Balıkesir’de yetenekli sporcular keşfediliyor, şampiyonlar yetişiyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Osmaniye Osmaniye Lezzet Festivali’ne hanım eli değdi Osmaniye’de bu yıl ikincisi düzenlenen Osmaniye Lezzet Festivali’ne kadın girişimciler damga vurdu. Festival kapsamında açılan stantlarda kadınlar, el emeği göz nuru ürünlerini sergileyerek hem yöresel lezzetleri tanıttı hem de aile ekonomisine katkı sağladı. Osmaniye Belediyesi tarafından düzenlenen ve Türkiye’nin farklı illerinden ünlü şeflerin katılımıyla başlayan festival, Atatürk Caddesi’nde kurulan stantlarla renkli görüntülere sahne oldu. Festival alanında yer alan kadın girişimciler, Osmaniye’nin simgelerinden biri olan yer fıstığından hazırlanan farklı lezzetleri vatandaşların beğenisine sundu. Yer fıstığından hazırlanan yöresel ürünlerin yanı sıra takı, kozmetik ve el işi ürünlerini de sergileyen kadınlar, stantlara gelen ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Festival boyunca vatandaşlar yöresel lezzetleri tatma imkânı bulurken, kadınların hazırladığı ürünler etkinliğe ayrı bir renk kattı. Osmaniye yer fıstığını dünya geneline tanıtmak için üretime katıldığını söyleyen Gülşen Kurt, "Yer fıstıklı milkshake’imizle festivale katıldık. Türkiye’de ilk defa bizim yaptığımızı söyleyebiliriz. Çünkü bildiğimiz kadarıyla hiçbir yerde yer fıstıklı milkshake yapılmıyor. Bunun yanında Osmaniye’nin adını daha geniş kitlelere duyurmak amacıyla yer fıstığı kolonyamızı ürettik. Ayrıca tanıtıma özel olarak yer fıstığı yağından sabunlarımızı da hazırladık. Bu tür festivallerle bizlere destek veren Belediye Başkanımıza da teşekkür ediyoruz" ifadelerine yer verdi. "Festival, ürettiğim ürünleri tanıtmak için bana çok büyük bir imkan sağladı" diyen Derya Kelkoca ise, "Ürünlerimi kendim üretiyorum. Daha önce ev hanımıydım, sonrasında mesleği öğrendim. Üretim yaptığım ve evime katkı sağladığım için çok mutluyum. Çanta, kemer, cüzdan başta olmak üzere deriyle ilgili aklınıza gelebilecek birçok ürünü yapıyorum. Hoşuma giden ve beğendiğim tasarımları üretmeye çalışıyorum. Bu festival benim için kendimi tanıtma açısından çok güzel bir fırsat oldu. İnşallah daha güzel günler görürüz. Çünkü burada böyle bir üretimin olduğunu daha önce pek kimse bilmiyordu. Osmaniye için de bunun önemli ve güzel bir değer olduğunu düşünüyorum. Üretiyor ve insanlara tanıtıyorum" şeklinde konuştu. "Aile yaşam merkezi, sosyal yaşamı desteklemek amacıyla faaliyet gösteriyor" Aile yaşam merkezlerinin kadınları üretime kazandırarak ailenin sosyal hayatını olumlu etkilemek için kurulduğunu belirten Ezgi Avşar ise, "Belediye Aile Yaşam Merkezi olarak festivalde standımızla yer alıyoruz. Standımızda kursiyerlerimiz ve eğitmenlerimizin el emeğiyle hazırladığı ürünler bulunuyor. Hem kursiyerlerimize destek olmak hem de Lezzet Festivali kapsamında ürünlerimizi tanıtmak amacıyla burada yer alıyoruz. Aile yaşam merkezi, sosyal yaşamı desteklemek amacıyla faaliyet gösteriyor. Öğrencilerimiz merkezimize gelerek birlikte üretim yapıyor ve hazırladıkları el emeği ürünleri burada satışa sunabiliyor. Bu durum hem aileleri hem de kursiyerlerimizi mutlu ediyor. Festival kapsamında böyle bir alanın oluşturulması da bizleri ayrıca sevindiriyor" dedi.
Yalova Sıdıka hemşire 25 yıldır hastalarına şefkatle yaklaşıyor Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli hemşire Sıdıka Karabıyık, 14 yaşında sağlık meslek lisesiyle başladığı meslek hayatında geride bıraktığı 25 yılda şefkatle hastaların hep yanında oldu. Türkiye’nin farklı illerinde görev yapan Karabıyık, hemşireliğin yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda sabır, fedakârlık ve merhamet gerektiren bir yaşam biçimi olduğunu ifade etti. 12-18 Mayıs Hemşireler Haftası kapsamında konuşan Karabıyık, ailesinin isteğiyle sağlık meslek lisesine başladığını belirterek, "14 yaşında başladık, meslekle birlikte büyüdük aslında. Öğrendiğimiz her şey hayatımızın bir parçası oldu" dedi. İlk görev yerinin Kastamonu olduğunu belirten Karabıyık, aynı dönemde Süleyman Demirel Üniversitesi’nde eğitimine devam ettiğini söyledi. Daha sonra Burdur, Kocaeli, Eskişehir ve İzmir’de çalıştığını anlatan deneyimli hemşire, son 6 yıldır ise Yalova’da görev yaptığını kaydetti. Meslek hayatı boyunca özellikle doğum servislerinde çalıştığını ifade eden Karabıyık, "Yenidoğan bebeklerin tanığı olduk. Şefkati, merhameti ve sabrı öğrendik. Kendimizin morali bozuk olsa da, çocuğumuz hasta olsa da görevimizin başında olmak zorundayız. Sevmeyen bu mesleği yapamaz" diye konuştu. "Bu bir şefkat göstergesi" Meslek hayatında unutamadığı bir anısını da paylaşan Karabıyık, öğrencilik döneminde tam felçli ve kimsesiz bir hastayla ilgilendiğini belirterek şöyle konuştu: "Kimsesi yoktu. Kızı İstanbul’daydı. Bakıcı tutmuş yanında. Bakıcısı tabii çok iyi bakamıyor. Konuşamıyor hasta zaten. Hocam demişti, ayakları nasırlanmış. Onu temizle. Tabii o zaman nasıl temizleyeceğimi bilmiyorum. Yatalak hasta çünkü. Hocamın sözü aklına geldi. Her zaman aktif olmalıdır sözü. Bir şekilde poşetin içine suları koydum falan, beklettim, temizledim. Sonra saçını okşadım, kıyamadım amcayı. Tek başına olduğu için. O da ben öyle yaptığımda gözünden böyle yaşlar aktı. Tabi hastalar bilinçsiz de olsa, konuşamıyor da olsa hep anlıyorlar, bilinçliler o konuda. O yüzden o benim hayatımda unutamadığım bir andır. Bu bir şefkat göstergesi bence." 25 yıl önce görev yaptığı Kastamonu’daki vatandaşlarla halen görüştüğünü ifade eden Karabıyık, "Küçük çocuklar büyüdü, evlendi, torun sahibi oldu. Hâlâ arayıp sorarlar" diye konuştu. Hemşireliğin sürekli kendini yenilemeyi gerektiren bir meslek olduğuna dikkati çeken Karabıyık, yıllar boyunca hizmet içi eğitimler aldıklarını belirterek gençlere de tavsiyede bulundu. Karabıyık, "Bu meslek sadece iş sahibi olmak ya da para kazanmak için yapılacak bir meslek değil. Gerçekten seven insanların yapması gerekiyor. Bu mesleği hakkıyla yapan gençlere Türkiye’nin ihtiyacı var" dedi. Hemşire Karabıyık’ın hastaları da hastanede gördüğü ilgiden memnun olduğunu söyledi.