EKONOMİ - 15 Aralık 2024 Pazar 09:10

Bu da sepet peyniri

A
A
A
Bu da sepet peyniri

Deniz ürünleri, mezeleri, zeytinyağı ve zeytinyağlı yemekleriyle gastronomi anlamında markalaşan Balıkesir’in Ayvalık ilçesinin mutfağında yer alan, zeytinyağı, lor tatlısı, sakızlı kurabiye ve karadikenin ardından Ayvalık sepet/kelle peyniri de artık coğrafi işaretli ürünler arasına girdi. Ayvalık Belediyesi’nin yaptığı coğrafi işaret başvurusu onaylandı. Ayvalık yöresinin sütlerinde yüzyıllık bir gelenek olarak sepet içinde olgunlaştırılan bu peynir damak çatlatan lezzetler arasında yerini alıyor.


Ayvalık sepet peynirine, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret onayı almasının mutluluğunu yaşadıklarını belirten Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, “Ayvalık’ın yöresel, geleneksel ürünlerinin Ayvalık mutfağı anlamında tanıtımını gerçekleştirebilmek, ülkemize ve uluslararası boyutta gelebilmek adına başlattığımız bir süreç vardı. Bunlardan ilk aşama coğrafi işaret aşamasıydı. Şu ana kadar sepet peyniriyle birlikte toplam belediye olarak başlattığımız bir süreçte 5. coğrafi işaretimizi almış durumdayız. Ayvalık zeytinyağı geçmiş süreçlerde tescillendiği için Ayvalık’a dair 6 tane ürünümüz şu an coğrafi işareti tescillenmiş durumda” dedi.


Ayvalık’ın yöresel ürünlerini tescil için çalıştıklarını ifade eden Başkan Ergün, “Sepet peyniri dediğimiz Ayvalık’ın yöresel ürünlerinden biri. Ayvalık mutfağına, Ayvalıklıların bildiği lezzeti dünyaya tanıtmak, ülkemize tanıtmak adı altında bir çalışma sürdürdük. İlkini Ayvalık tostu için başvurmuştuk. Orada da geleneksel ürün adı olarak tescilledik. Daha sonra Ayvalık lort tatlısı, sakızlı kurabiyesi ve karadikeni ile beraber dört ürün belediyemizin yapmış olduğu çalışmalar neticesinde tescillenmişti. En son kelle peyniri ile beraber 5 ürüne ve bu süreç tabi ki devam edecek. Ayvalık’ın mutfağının daha çok ön plana çıkarabilmek adına çalışmalarımız sürecek. Ayvalık’ın özellikle hem yerel ürünlerle beraber hem de bir meze kültürü var. Artık sıra meze kültürünün tescillenmesinde. Süreç içerisinde yavaş yavaş şekillenmesine ve bunların tanıtımına geldiğini düşünüyoruz. Ülkemizde Ayvalık’ın yöresel mutfağını birçok insan biliyor ama biz bunu artık özellikle etkinliklerle kültürel anlamda kayıt altına alarak gastronomi festivalleri düzenleyerek ilçemizin gastronomisini gerek yurt içinde gerekse uluslararası boyutta tanıtmaya devam edeceğiz. Coğrafi işaret süreçlerimiz yeni ürünlerle birlikte de devam edecektir. Ayvalık halkı da bu konuda memnun. Çünkü Ayvalık halkının yıllardır tadına baktığı, yiyerek keyif aldığı ürünleri biz tescilleyerek hem kendimize mal etmiş oluyoruz; hem de bu ürünleri tüm yurttaşlarımızla da paylaşmış oluyoruz” diye konuştu.


Ayvalık sepet peyniri hakkında bilgi veren Belediye Başkanı Ergün “Sepet peyniri lezzetiyle tadıyla Ayvalık’a mal olmuş ve Ayvalık’ın bildiği bir lezzet. Bu lezzeti biz tüm gelecek kuşaklara da taşımak adı altında bunu tescillemiş oluyoruz. Bizim bildiğimiz, bizim tadına vardığımız bu lezzetleri de herkesle paylaşmış oluyoruz. Yapım aşamaları tabii ki uzun bir süreç, emek isteyen bir süreç. Burada ustalarımız gerekli hassasiyeti, gerekli düzeni sağlayarak burada bunu gerçekleştiriyor. Şu an gördüğünüz tuzlama aşamasındayız. Bu tuzlama aşamasıyla beraber bir müddet en az 1-2 ay gibi bir süreçte kendini muhafaza edecek. Yavaş yavaş tuzunu da çekecek, daha lezzetli hale gelecek aşama aşama. Epey emek isteyen bir süreç” dedi.


Tescil aşamaları hakkında bilgi veren Balıkesir Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, Gıda Mühendisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Kıralan, “Ayvalık bölgesinde özellikle Balıkesir ilimizde de epeyce bir peynirimiz var. Ama burayı özel kılan, yani coğrafi işareti almaya hak kazanmasında özellikle bu bölgenin endemik bitkileriyle beslenmesi, hayvanların. Özellikle zeytin bölgesi olması ve bu zeytinlerin de hayvan beslenmesinde kullanılması bu sütün kalitesini etkilemekte. Dolayısıyla yaptığımız peynirde de aynı şekilde bu aromanın yansımasını görmekteyiz. En büyük farklılığı bu. Sepet şeklinde özel bir peynirimiz. Olgunlaşma yapılıyor. Genellikle en büyük farklılıklardan bir tanesi o. Olgunlaştırıldığı için de gözenekli bir yapıya sahip bu peynirimiz. Sepet şeklinde oluşan deliklerimiz var. İşte bu özellikle olgunlaşma ile beraber oluşuyor. Dış kapı hafif sert bir peynirimiz. İç kısmı yumuşak bir peynir. Kendine farklı aroması da bu olgunlaşma süresi ile beraber oluşuyor. Bunu özgün kılan durum da bu” ifadelerini kullandı.


Yüzlerce yıllık geleneksel yollarla sepet peyniri üreten peynir ustası İsmail Kesebir, “Ayvalık’taki sütler sabah geliyor ve mandırada işleme başlıyoruz. 65 dereceye kadar ısıtıp 38 derecede mayalama yapıyoruz. 1 saat kadar bekledikten sonra hamuru işleme haline getiriyoruz. İşleme bittiğinde kalıplayıp sepetlere basıp ertesi sabaha kadar bekletip tamamen elle ovalama tuzlama yapılıyor. 2 gün 3 gün gibi. Sonra 14 derece salamuraya koyuluyor. Ortalama en düşük 60 gün kadar salamurada bekliyor. Olgunlaştırılıyor ve satışa sunuluyor. Tamamen tam yağlı, klasik yapımda olan bir peynirimizdir bizim bu. Ayvalık bölgesine aittir” şeklinde konuştu.



Bu da sepet peyniri

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mardin Midyat’ta koruma kurulu eğitimleri toplantısı Mardin’in Midyat ilçesinde de 2 gün sürecek kültür varlıklarını koruma bölge kurulu müdürleri ve üyeleri eğitim ve koordinasyon toplantısı başladı. Valilik himayelerinde, Midyat Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından Midyat Belediyesi Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen toplantıya Türkiye genelinde koruma altındaki alanlarda yapılacak uygulamaları değerlendiren 34 Koruma Bölge Kurulu’nun müdürleri ve üyeleri katıldı. Mardin Valisi ve Büyükşehir Başkan Vekili Tuncay Akkoyun, ‘’Tarihi yapılarımızda bizler geçmişten aldığımız bu mirası koruyarak ve en iyi şekilde restore ederek inşallah gelecek nesillere daha sağlam ve sağlıklı bir şekilde İnşallah miras bırakacağız. Bu çerçevede sizler de biliyorsunuz Kültür ve Turizm Bakanlığımız çok önemli çalışmalar yapıyor. Özellikle kurullarımız çok önemli. Bu koruma konusunda büyük gayret sarf ediyorlar. Bugün de koruma kurul bölge müdürleri ve kurul üyelerimizin eğitim ve koordinasyon toplantısı Midyat’ta gerçekleşiyor. Umut ediyorum tarihi mirasımızın korunması ve gelecek nesillere daha sağlıklı bir şekilde devredilmesi noktasında bu çalışma hayırlara vesile olur diyorum’’ dedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı ise Mardin’in turizmini masaya yatırdıklarını söyledi. Yazgı, ‘’Buradaki Süryani kardeşlerimizin, Ezidi kardeşlerimizin buradaki sorunlarını dinledik. Vekilimizle, belediye başkanımızla, il başkanımızla, sayın valimizin başkanlığında Birçok toplantı gerçekleştirdik. Tabii burada Mardin bizim için çok önemli. Midyat bizim için çok önemli. Gerçekten inançların biraz önce valimin bahsettiği gibi ezan sesiyle çan sesinin beraber uyum içerisinde gerçekten yaşayabildiği dünyada ender yerlerden bir tanesi kaldı. Huzurun ve barışın şu anda en çok hasretle yaşanmak istediği dünyamızda Mardin gerçekten huzurun ve barışın şu anda başkenti niteliğinde. Tüm Türkiye’deki koruma kurulu üyelerimizi, müdürlerimizi hep birlikte, tüm genel müdürlerimizle birlikte burada bir hizmet içi eğitim toplantısı niteliğinde bir çalıştay gerçekleştirdik’’ diye konuştu. Kültür Varlıkları Genel Müdürü Birol İnceciköz de ‘’Biz Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü olan olarak biliyorsunuz Türkiye’deki somut kültürel mirasın korunmasından ve gelecek nesillere aktarılmasından sorumlu bir kurumuz. Başta Cumhurbaşkanımızın bize göstermiş olduğu hedefe ulaşabilmek adına Bakanımızın rehberliğinde son 20 yıldır önemli gayretler sarf ediyoruz. Bugün burada Mezopotamya’nın incisi Midyat’ta tüm Türkiye’deki Koruma Bölge Kurulu üyelerimizi, müdürlerimizi bir koordinasyon toplantısına aldık. İçinde akademisyenlerin, özel sektör çalışanlarının, alanında uzman insanların oluşturduğu bu yapı Türkiye’deki koruma mirasını, koruma kültürünü, koruma eyleminin dinamiklerini 2 gün boyunca konuşacaklar ve ülkemizin somut kültürel mirasını gelecek nesillere nasıl daha iyi bir şekilde aktaracağımızı konuşacaklar’’ şeklinde konuştu. Toplantıda genel müdürlük uzmanları sunum yaptı.
İstanbul Yiğit Arslan: "Kazanarak başlamak istiyoruz" Beşiktaş Erkek Basketbol Takımı’nda kaptan Yiğit Arslan, EuroCup’ta Fransız ekibi Cosea JL Bourg ile iç sahada oynayacakları final serisinin ilk maçında sakin kalıp, olgun bir oyunla galip ayrılmak istediklerini söyledi. BKT Avrupa Kupası (EuroCup) final serisi ilk maçında yarın Akatlar’da Fransız ekibi Cosea JL Bourg ile karşılaşacak olan Beşiktaş Erkek Basketbol Takımı’nda kaptan Yiğit Arslan, İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. "Hiç bu kadar yakın olmamıştık" Tecrübeli basketbolcu, 3 yıllık bir serüvenin sonunda hak edilerek gelinmiş bir yerde olduklarının altını çizerek, "Sonunda kupanın bir ucundayız. Hiç bu kadar yakın olmamıştık. Tüm ekip olarak; takım arkadaşlarım, sağlık ekibimiz, teknik ekibimiz, yönetimimiz.. Hepimiz elimizden geleni yaptık. Bu saatten sonra 2 tane maç kazanmak için sahada mücadele edeceğiz. Tabii ki bu basketbol, sonuçta hatalar oyunu. Hatalar olacak, yapılacak; şutlar girecek, kaçacak.. Bunların hepsi basketbolun içinde var ama bu 40 dakikadan 2 maçı kazanmamız gerekiyor. Çok basite indirgeyip, daha sakin olup, taraftarımızla beraber ilk maç stresini bir an evvel atıp, sonunda bir kazanmamız gereken maç olduğunu düşünerek 40 dakikayı oynamamız lazım. Hemen bitecek bir maç değil. ‘Hemen evde oynuyoruz, fark açılsın’ gibi bir düşünceye kapılmadan; tüm tribünler de dahil buna, sakince ve olgun bir şekilde oynayarak kazanarak başlamak istiyoruz" ifadelerini kullandı. "İtici güç olan büyük bir taraftar kitlesi olacak" Yarın Akatlar’da oluşacak taraftar desteğinin kendileri adına sürpriz olmayacağını belirten Arslan, "Hem burada yine rakip takımı çok rahatsız eden, kendi takımına acayip itici güç olan büyük bir taraftar kitlesi olacak. Onlar zaten her zamanki gibi içlerinden geldiği gibi davranacaklar. Biz de onların o ruhuna, mücadelesine, isyanına bağlanarak biz de 40 dakika mücadele edeceğiz" şeklinde konuştu. "EuroLeague heyecanına şimdiden kapılmadığımızı düşünüyorum" Siyah-beyazlı takımın kaptanı, gelecek sezon Euroleague’de mücadele etme düşüncesinin heyecanına şimdiden kendilerini kaptırmadıklarını da aktardı. Yiğit Arslan, "Yani fazla düşündüğümüzde tabii arada gelen bir heyecan oluyor ama düşünmüyoruz açıkçası. Yani EuroLeague gelecek sene... Yarın ne olacağını kimse bilmiyor. EuroLeague heyecanına şimdiden kapılmadığımızı düşünüyorum. Aynı takım, aynı şekilde bizle aynı şartlara ve şansa sahip olan bir takım var; onlara çok büyük saygı duyuyoruz. Son üç yılda onlar da bu kupada çok büyük başarılar elde ettiler. Önce önümüzdeki 40 dakikayı düşünüyoruz, onun için heyecanlıyız" cümlelerine yer verdi.