GÜNDEM - 16 Aralık 2024 Pazartesi 20:53

NATO Mayın Görev Grubu komutasını Türkiye devraldı

A
A
A

NATO Daimi Mayın Karşı Tedbirleri (MKT) Görev Grubu-2’nin (SNMCMG-2) komutası Romanya’dan Türkiye’ye geçti.

Balıkesir’in Erdek ilçesindeki Erdek Mayın Filo Komutanlığı’nda düzenlenen devir teslim töreni ile NATO Daimi Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu 2’nin komutası Romanya’dan Türkiye’ye geçti. Üst düzey askeri yetkililer ve davetlilerin katıldığı törende görevi devralan Deniz Albay Kürşat Kurnaz, "Ben ve personelim, tüm görevleri profesyonellik, kararlılık ve NATO değerlerine sarsılmaz bir bağlılıkla yerine getirmeye hazırız. Birlikte operasyonel mükemmeliyeti sağlamaya ve ittifakımızın kolektif güvenliğine katkıda bulunmaya devam edeceğiz. Birlikte daha güçlü olacağız. Özellikle değerli dostum Kaptan Sebastian Barote’ye minnettarlığımı ifade etmek istiyorum. Sebastian, bu özverili komutayı sizden devralmak bir onurdur. Size ve ailenize en iyi dileklerimi sunuyorum" dedi.

NATO Mayın Görev Grubu komutasını Türkiye devraldı

Tören sonrası basın mensuplarının sorularını cevaplayan Albay Kurnak, Türkiye’nin NATO Daimi Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu-2’nin komutasını 7. defa devraldığını belirterek, göreve 6 ay süreyle Türk Deniz Kuvvetleri’nin komuta edeceğini söyledi. Albay Kurnak, "Komutamız süresince diğer NATO üyesi ülkelerden mayın avlama gemileri bu kuvveti iştirak edecektir. Aynı zamanda Yüzbaşı Güngör Durmuş gemimiz bu kuvvetin komuta gemisi olarak benim karargahımla beraber bu kuvvete iştirak edecektir. Bu görev süresince neler yapacağız? 5 tane NATO’nun büyük tatbikatına katılacağız. İspanya’da İspanyol Mayın Tatbikatı, İtalya’da İtalyan Mayın Tatbikatı, yine Yunanistan’da tatbikata katılacağız. İspanya’da NATO’nun en büyük tatbikatlarından birisi olan Dynamic Mariner Tatbikatı’na katılacağız. Yine aynı şekilde Yunanistan’da Setfestart tatbikatına katılacağız ve temmuz ayı başında bu komutayı İtalyanlara devredeceğiz" dedi.

NATO Mayın Görev Grubu komutasını Türkiye devraldı

NATO Müttefik Deniz Kuvvetleri Herakat Başkanı Tuğamiral Stefan Pauly ise, konuşmasında şunları söyledi:

"Türk donanmasına bu töreni Erdek Deniz Üssü’nde nazikçe ev sahipliği yaptıkları için en derin şükranlarımı sunuyorum. Bu üssün varlığı, Türkiye’nin ittifaka ve bu hayati bölgenin güvenliğine vazgeçilmez katkılarının somut bir hatırlatıcısı olarak hizmet etmektedir. Donanma Kuvvetlerimiz içerisinde bir komuta değişiminin öneminin fazlasıyla bilincindeyim. Denizin geniş enginliklerinde seyredenler için bu tören askeri gelenekler ve örfler arasında benzersiz bir yere sahiptir. Denizde gemilere komuta etmek, bir komutana duyulan özel bir güveni ve inancı gerektirir. Zira donanmaların faaliyet gösterdiği zorlu deniz ortamları ve bir deniz subayının denizdeki emsalsiz sorumlulukları oldukça büyüktür. Bugün, bu köklü denizcilik geleneğini, komutanlığın bir saygın liderden diğerine devredilmesini kutluyoruz. Görevden ayrılan Komutan Kaptan Barote’ye ve onun liderliğinde görev yapan olağanüstü erkek ve kadınlara derin şükranlarımızı sunuyoruz. Ayrıca görevi devralan Komutan Kaptan Kurnaz’ı kutluyoruz. Kaptan Barote Sebastian, geçtiğimiz altı ay boyunca liderliğiniz, sarsılmaz adanmışlığınız ve örnek ekip çalışmanız, NATO’nun denizcilik ruhunun özünü temsil etmiştir. Bugün, derin bir saygıyla üstün liderliğinizi ve komutanlığınız altında görev yapanların kayda değer başarılarını, ayrıca Yunanistan, İtalya, Romanya, İspanya ve Türkiye’den gemilerden oluşan çok uluslu görev grubunuzun olağanüstü başarılarını takdir ediyoruz. SNMCMG2’nin kolektif çabaları, dünyanın stratejik olarak en önemli denizcilik bölgelerinden birinde seyir özgürlüğünü sağlamakta, mayın tehditleriyle mücadele etmekte ve küresel ticareti destekleyen hayati deniz yollarının güvenliğini temin etmekte önemli bir rol oynamıştır. Görev grubunuz, en zorlu deniz ortamlarında faaliyet gösterme konusunda dikkate değer bir yetenek sergilemiştir. Dynamic Move, Nusret 24, Neptune Strike 24-2 gibi kritik tatbikatlara aktif olarak katılım sağlamış ve diğer görevlerde başarı göstermiştir. NATO Müttefikleri ve Japonya Deniz Öz Savunma Kuvvetleri gibi ortaklarla yürütülen ortak eğitimler ve operasyonlar sayesinde müttefik iş birliğini önemli ölçüde güçlendirdiniz. Ayrıca, grubunuz NATO’nun Sea Guardian Operasyonu’na önemli bir katkı sağlamış, doğu ve merkezi Akdeniz’de mayın karşı tedbir operasyonlarını titizlikle yürüterek hayati deniz yollarının ve kritik deniz altı altyapısının güvenliğini sağlamıştır. Bölgede gerçekleştirilen liman ziyaretleri ve lojistik duraklamalar, NATO’nun varlığını etkili bir şekilde pekiştirerek ittifakın nüfuslarımızı koruma konusundaki kararlılığını vurgulamıştır. Günümüzde hızla değişen güvenlik ortamında, mayınlar uluslararası deniz taşımacılığına yönelik en tehlikeli tehditlerden biri olmaya devam etmektedir. Son altı ayda SNMCMG2 tehditleri etkili bir şekilde caydırmış, temizleme operasyonlarını gerçekleştirmiş ve üst düzey profesyonellik ve yetenekler sergilemiştir. Olağanüstü başarıları, NATO ittifakının gücünün ve barış, güvenlik ve küresel istikrara olan bağlılığımızın bir kanıtıdır."

NATO Mayın Görev Grubu komutasını Türkiye devraldı

NATO’nun deniz varlığının bölgedeki istikrar için önemli olduğunu ifade eden Tuğamiral Pauly, "NATO ulusları arasındaki iş birliği, bizi birleştiren ortak amaç ve sürekli değişen güvenlik ortamına uyum sağlama ve karşılık verme konusundaki kolektif yeteneğimiz, karşılaşabileceğimiz tüm zorluklara hazır olmamızı sağlayacaktır" dedi.

Görev devreden Albay Sebastian Barote, "Bugün NATO Daimi Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu-2’nin öneminin hiç bu kadar belirgin olmadığını kabul etmemiz gerekiyor. Sürekli, hazır ve yetenekli deniz kuvvetlerine ihtiyaç duyulan, gelişen deniz güvenliği zorluklarının olduğu bir çağda SNMCMG2’nin bu kalıcı misyona katkısı, ittifakımızın denizcilik gücünün yalnızca teknolojik üstünlük veya taktiksel yeterlilikten değil, temel birliğimizden geldiğini göstermektedir. Romen Deniz Kuvvetleri ve şahsım için SNMCMG2’ye komuta etmek, ulusal ya da kişisel bir başarıdan çok daha fazlasını temsil etmiştir. Bu, NATO’nun denizcilik yeteneklerini güçlendirme ve müttefik ilkelerine bağlılığımız konusundaki sarsılmaz kararlılığımızı sembolize etmiştir. İttifak tarafından bize duyulan güven, yalnızca bu görevlendirme süresince ortaklarımızdan aldığımız olağanüstü destekle eşleşmiştir. Altı ay önce NATO Daimi Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu-2’nin komutasını devraldığımda ittifakın denizcilik kapasitesinin temel taşı olan bir misyonu benimsedik. Müttefik deniz kuvvetlerinin sürdürülebilir varlığı, her zaman denizleri ve ortak değerlerimizi korumaya hazırdır. Geçtiğimiz altı ay boyunca kuvvetimiz geniş bir yelpazede deniz faaliyetlerinde dikkat çekici operasyonel yeterlilik sergilemiştir. Dynamic Move 2024-II’nin uygulanmasıyla karmaşık bir senaryoda mayın savaşı operasyonlarında operasyonel ve taktik uzmanlığımızı geliştirdik. Bu da ortaya çıkan tehditlere yanıt verme kolektif yeteneğimizi artırdı. Nusret 2024 ve Gripos 2/24 INVITEX’in başarılı bir şekilde tamamlanması bu çabaların bir kanıtıdır. Neptune Strike 24-2 gibi gelişmiş gözetim faaliyetleri, farklı müttefik kuvvetlerle sorunsuz bir şekilde entegre olma kapasitemizi gösterdi. Sea Guardian operasyonuna katkımız, NATO’nun sorumluluk alanımızdaki kapsamlı deniz güvenliği çerçevesini güçlendirdi. Müttefik ve ortak uluslarla birlikte ortak faaliyet alanlarımızdaki etkileşimlerimiz, NATO’nun geliştirmeye devam ettiği iş birliğine dayalı deniz güvenliği ağını daha da güçlendirdi. SNMCMG2’nin bu görev süresindeki başarıları, operasyonel ve taktik yeterliliğin ötesine geçmiştir. Bu başarılar, NATO’nun temel ilkelerinin-standartlaşma, birlikte çalışabilirlik ve çok uluslu entegrasyon yoluyla kolektif savunma-pratik bir yansımasıdır. Her tatbikat, her eğitim ve her lojistik durak, NATO deniz varlığının stratejik önemini ve ittifakın çıkarlarına bağlılığını güçlendirmiştir. Komutayı devrederken gurur ve minnettarlık dolu bir duygu içerisindeyim" dedi.

Gökhan Dağlı - Berra Karakaş



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Uraloğlu: "TÜRKSAT 6A ile ülkemizi haberleşme uydusu tasarlayıp üretebilen dünyadaki 11 ülke arasına taşıdık" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 21 Nisan 2025’te ‘"TÜRKSAT 6A ile ülkemizi haberleşme uydusu tasarlayıp üretebilen dünyadaki 11 ülke arasına taşıdık" dedi. Bakan Uraloğlu, 21 Nisan 2025’te ‘Uzay Vatan’da görevine başlayan TÜRKSAT 6A’ya ilişkin yazılı açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen törenle resmen hizmete alınan uydunun 42 derece doğu yörüngesindeki görevine başarıyla devam ettiğini kaydetti. Uraloğlu, "Yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranı ile ürettiğimiz TÜRKSAT 6A geniş kapsama alanıyla ülkemizin uzay ve haberleşme kapasitesi için önemli bir kilometre taşı oldu" ifadesini kullandı. "TÜRKSAT 6A ile ülkemizi haberleşme uydusu tasarlayıp üretebilen dünyadaki 11 ülke arasına taşıdık" TÜRKSAT 6A için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığındaki çalışmaların 15 Aralık 2014’te başladığını ve yaklaşık 10 yıl sürdüğünü belirten Uraloğlu, 21 Mayıs 2015’te TÜRKSAT ve Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) iş birliğiyle TUSAŞ tesislerinde kurulan Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezinin (USET) açılmasıyla çalışmalara başlandığını hatırlattı. TÜRKSAT 6A Projesi kapsamında yerlilik ve milliğe verdikleri önemi vurgulayan Uraloğlu, şu ifadelere yer verdi: "Yüzde 80’inin üzerinde yerlilik oranına ulaştırdığımız uydumuz için 84 yerli ve milli uydu ekipmanın üretimi yapıldı. TÜBİTAK UZAY, ASELSAN, CTech ve TUSAŞ’ın ürettiği bileşenler test edilip uyduya entegre edildi. Tüm testleri başarıyla geçen uydumuzu, ABD’nin Florida Eyaleti’ndeki Cape Canaveral Uzay Üssü’ndeki Space X tesislerinden 9 Temmuz 2024’te uzaya fırlattık. 28 Aralık 2024’te ise nihai görev yörüngesi olan 42 derece doğu boylamına ulaşan uydumuzun ilk test yayınını da 17 Şubat 2025’te gerçekleştirdik. Böylece TÜRKSAT 6A ile ülkemizi haberleşme uydusu tasarlayıp üretebilen dünyadaki 11 ülke arasına taşıdık." "TÜRKSAT 6 aktif uyduyla, dünya uydu operatörleri arasında yer alıyor" Uraloğlu, Türkiye’nin uydu serüveninin 1994’te TÜRKSAT 1B uydusuyla başladığını belirterek "Bugün TÜRKSAT; 31, 42 ve 50 derece yörüngelerindeki 6 aktif uyduyla, dünya uydu operatörleri arasında yer alıyor. Jeosenkron yörüngede görev yapan TÜRKSAT 6A, başta televizyon yayıncılığı olmak üzere acil durum haberleşmesi gibi kritik hizmetleri geniş bir coğrafyada sunuyor. TÜRKSAT 6A sayesinde televizyon yayını yapan uydular yedeklenebilir hale gelirken, TÜRKSAT’ın sunduğu hizmet kapasitesi de arttı" diye konuştu. TÜRKSAT 6A ile aynı zamanda hizmet ihraç ettiklerini de söyleyen Uraloğlu, Dubai’de düzenlenen Orta Doğu’nun en büyük yayıncılık fuarı CABSAT 2025’te TÜRKSAT 6A üzerinden verilecek hizmetler için ilk ihracatın gerçekleştirdiklerini de hatırlattı. Bakan Uraloğlu, "TÜRKSAT ile Dubai merkezli firma arasında imzalanan sözleşme kapsamında yapılan kapasite satışıyla TÜRKSAT, ilk kez Hindistan’ın doğusunda hizmet vermeye başladı" açıklamasında bulundu. "TÜRKSAT uydularımız artık 110’u aşkın ülkede 5,5 milyar nüfusa hitap ediyor" TÜRKSAT 6A ile birlikte Türkiye’nin kapsama alanını dünyanın en uzak noktalarına taşıdıklarını dile getiren Uraloğlu, şöyle devam etti: "Uzay vatanımızdaki egemenliğimizi, teknoloji ihraç eden kabiliyetimizle birleştirdik. Bugün TÜRKSAT, sadece bir uydu operatörü değil, yurt dışında tercih edilen ve güven duyulan bir teknoloji markası hâline geldi. Pakistan, Hindistan, Nepal, Bangladeş, Myanmar, Tayland, Malezya ve Endonezya ile Sri Lanka’nın önde gelen platformu Freesat Lanka’nın 50 kanalını TÜRKSAT 6A’nın hizmet kapsamına dahil ettik. TÜRKSAT uydularımız artık 110’u aşkın ülkede 5,5 milyar nüfusa hitap ediyor" şeklinde konuştu. TÜRKSAT uyduları 2025’te yayıncılık rekoru kırdı TÜRKSAT uyduları üzerinden yayın yapan toplam TV kanal sayısının da 532’ye ulaşarak son 10 yılın en yüksek seviyesine çıktığını kaydeden Uraloğlu, "TÜRKSAT 6A uydusunun hizmete girmesiyle sağlanan Güney Asya açılımı, TÜRKSAT’ın küresel yayıncılık pazarındaki büyüme ivmesini tarihi bir rekora taşırken, TÜRKSAT uyduları üzerinden yayın yapan kanal sayısı sadece bir yılda yüzde 20’lik artış yakaladı. Yurtdışı merkezli kanal sayısındaki artış ise beş yılda yüzde 50 gibi rekor düzeyde oldu" ifadelerinde bulundu. 2020 yılı sonunda 114 olan yabancı menşeli kanal sayısının da 2025 yılı sonu itibariyle 171’e yükseldiğini de kaydeden Uraloğlu, söz konusu artışla birlikte Türkiye’nin uydu hizmetleri ihracat hacminin de rekor düzeye taşındığını belirtti. "2029’da hizmete almayı planladığımız 7A uydusu Türkiye’nin dijital gelecek vizyonunun taşıyıcısı olacaktır" Uraloğlu, TÜRKSAT’ın uzaydaki haberleşme kapasitesini artırma hedefi kapsamında TÜRKSAT 7A’ya ilişkin finansman desteğini kapsayan protokolün, TÜRKSAT ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Araştırmaları Merkezi Başkanlığı arasında 19 Haziran 2025’te imzalandığını hatırlattı. Uraloğlu, protokol ile TÜRKSAT 7A’nın yapım sürecine yönelik olarak Bakanlık tarafından sağlanacak desteğin çerçevesinin belirlendiğini ifade etti. TÜRKSAT 7A projesinin, 42 derece Doğu yörüngesinde görev yapan TÜRKSAT 3A uydusunun tasarım ömrünün sona yaklaşması nedeniyle başladığını belirten Uraloğlu, "2029 yılında hizmete almayı planladığımız bu uydumuz daha yüksek veri kapasitesi, daha güçlü kapsama alanı ve esnek kaynak yönetim kabiliyetiyle, 7A uydusu Türkiye’nin dijital gelecek vizyonunun taşıyıcısı olacaktır. Hizmete alındıktan sonra ülkemizin uzaydaki bağımsızlığının güçlü bir simgesi olarak varlığını sürdürecektir" açıklamasında bulundu.