EĞİTİM - 06 Haziran 2023 Salı 12:18

BARÜ’deki etkinliğin gündemi geleceğin enerjisi ‘hidrojen’ oldu

A
A
A
BARÜ’deki etkinliğin gündemi geleceğin enerjisi ‘hidrojen’ oldu

Bartın Üniversitesi (BARÜ) ile Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi (TESPAM) iş birliğinde gerçekleştirilen 2.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) ile Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi (TESPAM) iş birliğinde gerçekleştirilen 2. Hidrojen Forumunda 8 farklı üniversiteden bilim insanları ve sektörden temsilcilerin katılımıyla geleceğin enerjisi ‘hidrojen’ konuşuldu.


Çevrim içi olarak gerçekleştirilen etkinlikte enerji alanında yaptıkları bilimsel çalışmalarla öne çıkmış bilim insanları farklı bakış açılarıyla hidrojen konusuna değindi. Ulaşımdan sanayiye, yenilenebilir enerji entegrasyonundan yeşil kimyaya kadar birçok alanda hidrojenin kullanıldığına dikkat çekilen 2. Hidrojen Forumunda 6 oturumda Türkiye’nin yarınlarına yön verecek stratejiler üzerinden değerlendirmelerde bulunuldu.


“Türkiye’yi enerji üssü yapabilecek bir potansiyele sahip”


Forumun açılış oturumunda konuşan Bartın Üniversitesi (BARÜ) Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun, ekonomik ve sosyal çerçevede ele aldığı hidrojen konusunun fosil temelli yakıtlar için değerli bir alternatif olduğunu söyledi.


Rektör Uzun, “Geleceğin enerji senaryoları arasında önemli bir yere sahip olan bu konuda, hızlı harekete geçmemiz ve var olan potansiyelimizle süreci iyi değerlendirmemiz durumunda Türkiye’nin enerji üssü ve enerji ihraç eden bir ülke olması hiç de uzak olmayan bir hedef olarak önümüzde duruyor” dedi.


“Hidrojenin ana aktör olduğu bu dönüşüme hızlıca adapte oluyoruz”


Hidrojen alanında her geçen gün yeni gelişmelerin yaşanmaya devam ettiğinin de altını çizen Rektör Uzun, “Sanayi Devrimleriyle birlikte ortaya konulan dinamiklere uygun adımlar atamadık. Ama şimdi inancımız tam. Hidrojenin ana aktör olduğu bu dönüşüme hızlıca adapte oluyoruz. Türkiye’nin enerji merkezi olması için önemli kaynaklardan biri olan hidrojene ilişkin olarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımızca açıklanan ‘Türkiye Vizyonu’ bu alandaki yürüyüşümüzde bizleri motive etti. Hidrojende 2035 ile 2053 vizyonlarının yanı sıra 2053 yılında net sıfır emisyon hedefi, 2030 yılına kadar olan emisyon azaltma hedefimizin iki katına çıkarılması, yapılan yatırımlar bu dönüşüme olan desteğin birer göstergesidir” diye konuştu.


“Yeni stratejilerle ülkemizin geleceğine katkı sağlamayı hedefliyoruz”


Hidrojeni geleceğin temiz ve yüksek verimli enerji kaynağı olarak tanımlayan Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi (TESPAM) Başkanı Oğuzhan Akyener de merkez bünyesinde yapılan çalışmalardan bahsetti.


Akyener, “Sadece Türkiye perspektifinde değil, dünya perspektifinde de hidrojenle alakalı çok daha tutarlı politikalar ortaya koymak durumundayız. Bu dahilde hem farkındalık oluşturabilmek hem de bu alanda çalışanları çok yönlü analiz edecekleri bir modele yönlendirebilmek ve ilgilileri bu alana sevk edebilmek için çaba gösteriyoruz. Bu gibi etkinliklerde çok değerli katılımcılarla birlikte hidrojeni bütün yönleriyle ele alıyoruz. Hidrojenin üretimi, uygulaması, ekonomisi gibi konuları kapsayacak şekilde yapılan değerlendirmeler oldukça önemli. Örneğin bu işin ekonomisinde maliyetleri doğru hesap edemezseniz doğru neticeler elde edemezsiniz. Öte yandan TENMAK ve TÜBİTAK gibi ülkemizin kurumları araştırma-geliştirme ve hatta üretim çalışmalarını ciddi anlamda destekliyor. Türkiye bu alana eğiliyor. Bize de düşen elimizden geldiğince farkındalık oluşturup, fikir, proje ve yeni stratejilerle ülkemize katkı sağlamak” şeklinde konuştu.


“Hidrojen dünyanın en önemli gündemleri arasında yer alıyor”


Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK) Başkan Yardımcısı, TESPAM Teknoloji Başkanı Prof. Dr. Uğur Çevik, hidrojen konusunda dünyadaki eğilimlere değindi.


Çevik, Türkiye’nin hidrojen alanında ortaya koyduğu politikalardan da bahsederek “Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımızca sunulan ‘Hidrojen Yol Haritası’ ile birlikte artık Türkiye’nin 2035 ve 2050 hedefleri ortaya konmuş durumda. Hidrojenin yeşil, mavi, gri, kahverengi, turkuaz gibi türleri olsa da dünyada en çok konuşulan yeşil hidrojen olmuştur. Özellikle karbon salınımının minimuma indirilmesi ya da karbon yakalama tekniklerini kullanarak karbonun azaltılması da yine dünyanın gündemleri arasında yer alıyor. Burada asıl hedef birçok alanda kullanılan hidrojenin karbonsuz olarak üretilmesi olmuştur. Son zamanlarda yaşanan gelişmelerle de bağlantılı olarak tüm dünyada ülkelerin enerji arzıyla ilgili yaşadığı sorunlara baktığımızda hidrojen alanının değeri daha da ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı.


Önemli konuklar, farklı bakış açılarıyla değerlendirmelerde bulundu


Gün boyu devam eden 2. Hidrojen Forumunun ilk oturumu BARÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Zahmakıran moderatörlüğünde gerçekleştirildi. “Üretim Teknikleri” başlığıyla gerçekleştirilen bu oturumda TESPAM Başkanı Oğuzhan Akyener, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gülcan ve İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Midilli tarafından bilgiler verildi.


TESPAM Teknik Araştırmalar Koordinatörü Murat Noyan’ın yönetimindeki “Depolama Teknikleri – Yakıt Pilleri” adlı oturumda Dicle Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Feyyaz Durap, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hilal Kıvrak ve Bursa Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ferdi Fellah sunumlarını yaptı.


Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selahattin Çelik ve BARÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abid Ustaoğlu’nun konuşmacı olarak yer aldığı “Kullanım Alanları – Hidrojenli Taşıtlar” başlıklı oturumun başkanlığını ise BARÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Rakap’ın yaptı.


2. Hidrojen Forumunda “Maliyetler – Ticari Perspektif” adlı oturum, TESPAM Başkan Yardımcısı Ali Murat Becerikli’nin moderatörlüğünde Thyssen Krup’tan Sinan Şen ve TESPAM’dan Diplomasi ve Politika Uzmanı Fatma Cengiz’in sunumlarıyla tamamlanırken; “Finans, Ekonomi ve Hukuki Hususlar” başlıklı oturumda ise TESPAM’dan Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi öğretim elemanı Dr. Öğr. Üyesi İlkay Güler söz aldı.


Gün boyu devam eden ve yoğun ilginin gösterildiği etkinlik, karşılıklı soru ve cevapların alınmasının ardından son buldu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Kestel Belediyesi, ney, mey ve kaval kurslarıyla Anadolu’nun köklü müzik geleneğini yaşatıyor Kestel Belediyesi tarafından düzenlenen ney, mey ve kaval kursu geleneksel müziğe ilgi duyan vatandaşları bir araya getiriyor. Haftanın belirli günlerinde gerçekleştirilen eğitimler, katılımcılara hem sanatsal gelişim hem de kültürel bir deneyim sunuyor. Kestel Belediyesi bünyesinde yürütülen ney, mey ve kaval kursları, kültür ve sanat alanındaki çalışmalar kapsamında düzenli olarak devam ediyor. Buna göre yoğun ilgi gören kurslar, Kestel Belediyesi Amfi Tiyatro sınıflarında gerçekleştiriliyor. Pazartesi günleri ney, salı günleri ise mey ve kaval eğitimleri 16.00 ile 20.00 saatleri arasında düzenleniyor. Kestel Belediyesi, geleneksel Türk müziğinin önemli enstrümanları eşliğinde gerçekleştirilen bu eğitimlerle katılımcılara hem sanatsal gelişim hem de sosyal bir ortam sunuyor. Başkan Erol; "Anadolu’nun Köklü Müzik Geleneğini Yansıtan En Önemli Enstrümanlar" Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, ney, mey ve kavalın Anadolu’nun köklü müzik geleneğini yansıtan en önemli enstrümanlar arasında yer aldığını belirterek, Başkan Kestel Belediyesi olarak bu kültürel mirası yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla kurs çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti. Kursların yalnızca bir eğitim faaliyeti olmadığını, aynı zamanda vatandaşların bir araya geldiği önemli bir kültürel buluşma ortamı sunduğunu vurgulayan Başkan Erol, düzenli olarak gerçekleştirilen bu çalışmalarla hemşehrilerin sanata erişiminin artırıldığını ve katılımcıların kendilerini geliştirme imkânı bulduğunu kaydetti.
Balıkesir Balıkesir’de haşereye geçit yok Balıkesir’de haşereyle mücadelede Dünya Sağlık Örgütü tarafından onaylı ürünler ve son teknolojiye sahip cihazlar kullanan Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, güçlü kadrosu ve modern teknolojiye sahip cihazlarıyla vatandaşların daha rahat bir yaz geçirmesi için 12 ay kesintisiz çalışmalarını sürdürüyor. Hemşehrilerini bu mücadeleye destek vermeye davet eden Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, "Kendi öz malımız olan en yeni ekipmanlarla sahadayız. Biz, çalışmalarımızı sürdürürken hemşerilerimden özel mülklerinde bulunan su birikintilerini kontrol etmelerini istiyoruz. Evlerin önünde veya bahçelerde su birikintilerine izin vermeyelim" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı Veteriner İşleri Şube Müdürlüğü Haşere Mücadele Şefliği tarafından düzenlenen kahvaltı programına katıldı. Personelle bir araya gelen Akın’a BBB Genel Sekreter Yardımcısı Reyhan Sunci Gülfırat, Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Volkan Karateke ve BBB Veteriner İşleri Şube Müdürü Caner Nergizlioğlu da eşlik etti. Tüm personelle tek tek selamlaşan ve sohbet eden Başkan Akın, sahada yürütülen projeler ve çalışmalarla ilgili bilgi aldı. Balıkesir’in 20 ilçesinde halk sağlığını korumaya yönelik haşereyle mücadele çalışmasını aralıksız sürdüren Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, dijital takip sistemleriyle desteklenen modern ekipmanla ve deneyimli personeli ile sahada tam kadro görev yapıyor. Hemşehrilerinin daha rahat bir yaz geçirmesi için haşereyle mücadelenin 12 ay boyunca kesintisiz sürdüğünü belirten Akın, vatandaşlara da bu mücadeleye ortak olma çağrısında bulundu. "Türkiye’nin en yeni ekipmanlarına sahibiz" Balıkesir’in 20 ilçesinde 12 ay boyunca aralıksız olarak haşereyle mücadelenin planlı ve aralıksız bir şekilde sürdüğünü söyleyen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, "Kendi öz malımız olan ekipmanlarımızla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Haşere Mücadele faaliyetleri kapsamında 104 ilaçlama personelimiz, 18 ekip sorumlusu, 58 ilaçlama aracımız görev yapmaktadır. 10 Mist Blower, 30 Kanal Sisleme, 10 Elektrikli ULV, 100 Sırt Pompası, 13 Atomizör, 25 El Tipi ULV, 50 Pulverizatörlü ULV makinesi olmak üzere toplam 238 ekipman kullanılıyor. Türkiye’deki bu alanda en yeni ekipmanlara sahip noktadayız. Bu işi kendi bünyesinde götüren belediyelerin başında geliyoruz. Bir yılda 600 binden fazla karasinek kaynağına ilaçlama yaptık. 50 bine yakın sivrisinek larva uygulaması gerçekleştirdik. Bizim mücadelemiz sadece bir, iki ay süren bir çalışma değil. 12 ay boyunca haşereyle mücadele çalışmalarımız sürüyor. Haşere mücadele faaliyetlerinde kullanılan biyosidal ürünlerimiz Dünya Sağlık Örgütü tarafından onaylı, Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlı olup akredite laboratuvarlar tarafından sürekli kontrolleri yaptırılmakta ve sonucunun uygunluğu tarafımızca takip edilmektedir" diye konuştu. Akın’dan ortak mücadele çağrısı Sivrisineklerin en büyük üreme kaynağının durgun su birikintileri olduğuna dikkat çeken Akın, hemşehrilerine önemli uyarılarda bulunarak haşereyle mücadeleye destek vermeye davet etti. Vatandaşların alacağı bireysel önlemlerin hayati önem arz ettiğine dikkat çeken Akın, "Ekiplerimiz sahada çalışmalarını sürdürüyor. Bunun yanı sıra hemşerilerimden özel mülklerinde bulunan su birikintilerini kontrol etmelerini istiyoruz. Evlerin önünde veya bahçelerde su birikintilerine izin vermeyelim. Mücadelemiz, Balıkesir Ailemin desteğiyle daha da güç kazanarak güzel sonuçlar verecektir. Daha huzurlu ve sağlıklı bir yaz geçirmek için bu basit ama etkili önlemleri hep birlikte alalım. Konuyla ilgili şikâyet, ihbar ya da talepler için 444 40 10 iletişim merkezimizi arayabilirsiniz. Ekiplerimiz en kısa sürede bölgeye ulaşarak müdahale edecektir" şeklinde konuştu.