GENEL - 22 Aralık 2020 Salı 11:41

Kopan yüksek gerilim hattı faciaya neden oluyordu

A
A
A
Kopan yüksek gerilim hattı faciaya neden oluyordu

Bartın’da Okulak Mahallesinden geçen yüksek gerilim hattının kopan telleri evlere elektrik akımı sağlayan diğer hatların üstüne düştü.

Bartın’da Okulak Mahallesinden geçen yüksek gerilim hattının kopan telleri evlere elektrik akımı sağlayan diğer hatların üstüne düştü. Oluşan yüksek voltaj nedeniyle birçok evde elektrikli ev aletleri ve elektronik eşyalar zarar gördü. Bazı apartman girişleri ve dairelerde yangın tehlikesi yaşandı.



Hafta sonu meydana gelen olayda Okulak Mahallesi Kanlıırmak Caddesi üzerinden geçen yüksek gerilim hattı kablosu koptu. Kopan kablo evlere elektrik iletimi sağlayan diğer kabloların üstüne düştü. Bu esnada oluşan yüksek voltaj evlerdeki elektrikli ev aletleri ve elektronik eşyaların bozulmasına neden oldu. Çok sayıda sayacı küle çeviren yüksek voltaj nedeniyle bazı binalarda ve dairelerde yangın tehlikesi yaşandı.



Okulak Mahallesinde yaşayan vatandaşlar sabah saatlerinde patlama seslerine uyandıklarını ifade ederek çok büyük tehlike atlattıklarını söylediler. Olay sırasında büyük korku yaşadıklarına dikkat çeken vatandaşlar birçok evde buzdolabı, televizyon, kombi, laptop, şarj aletleri ve internet modemlerinin bozulduğunu belirttiler. Bir araya gelerek muhtarlık ofisi önünde toplanan mahalle sakinleri benzer bir olayın tekrar yaşanmaması için bölgedeki yüksek gerilim hatlarının yer altına alınması için çalışma başlatılmasını talep ettiler.



Yaşanan korku dolu anları anlattılar


Bölge sakinlerinden Gülemen Demirkıran sabah seslere uyandığını kaydedip, “Saat 05:30 civarlarında kütlemeler oldu. Elektrik telleri koptu. Eşimin solunum cihazları filan patladı. Sokağa baktığımızda herkes sokaklardaydı. Komşularımızın makineleri ve buzdolapları patladı zarar gördü. Eşimin de solunum cihazları patladı bozuldu. Bu makinelerin yapılmasını bekliyoruz” dedi.


Silah seslerine benzer patlama seslerine uyandıklarını söyleyen Necati Akbuğday, “Dışarda da bir kalabalık gördük. Yüksek gerilim hattının alçak gerilim abone hattının üstüne düştüğünü, yüksek voltajların evlere geldiğini ve bazı cihazlara zarar verdiğini öğrendik. Kendimde eve geldim kontrol ettim. Televizyonum arıza yapmış. Şarj aletlerim filan bozuldu. Komşularımda da buzdolabı arızası olanlar var. Hasta komşumuzun nefes alma aletleri var arıza yapmış” dedi.


Yaşanan olay nedeniyle korkuyla uyandıklarını söyleyen bölge sakinlerinden Nadire Yeşilsu, “Karanlıkta başladı. Bayağı bir ses yaptı. Evlerde patlamalar oldu. Şarteller filan yerinden bayağı bir şey yaptı. Akşama kadar elektrik verilmedi. Dolabımız bozuldu bomboş çalışmıyor. İnternet modemimizin ana kartı yandı. Şarj makinem de yandı.” İfadelerinde bulundu.


Olayın yaşandığı anda patlama sesleri üzerine uyandığını söyleyen bir başka mahalle sakini Gamze Polat da, “Ben patlama sesine uyandım. Şarj aletimin adaptörünün fırladığını gördüm. Kalkıp ışığı yakmak istedim ama elektrikler yoktu. Herhalde şartel atmıştır deyip şarteli kaldırdım. Tekrar yattığımda kızımın şarj aleti patladı. Sonra dışarılardan bağrışmalar duyduk öyle dışarıya çıktık. Birde dışarı çıkınca zaten itfaiye polis araçları filan. Tekrardan o ışıltıları görünce, kablolar birbirine vurunca biz evde yangın çıkar diye korktuk. Çocuğu filan alıp dışarı çıktım. Dışarıda bekledim. Gelip zararlarımızla ilgili bilgiler alacaklardı. Gelen giden olmadı. Evde elektronik eşyalarım zarar gördü. Buzdolabı, laptop, şarz aletleri gibi. Mağduruz yani devletten yardım bekliyoruz şu an” dedi.



Bölgede benzer bir durum yaşanmaması için yüksek gerilim hatlarının yeraltına alınması gerektiğini söyleyen mahalle sakinlerinden Fatma Gül Arslan, “Bizim kombimiz yandı. İnternet kabloları, uydu, otomat ve ziller gitti. Üst dairemizde iki televizyon ve buzdolabı. Alt dairemizde televizyon ve çamaşır makinesi. Hep ana kartları motorları yandı cihazlarımızın. 186’ya arıza bildirdik. Bizler çok büyük bir hayati tehlike atlattık. Muhtarımızın da ifadesine göre 80’ye yakın hanede büyük bir kabus yaşandı. Sabah saatlerinde karanlıkta patlama sesleri ve gökyüzüne fışkıran elektrik şelaleleri ile uyandık. Neye uğradığımızı şaşırdık. Gökyüzü rengarenkti. Çok büyük korku yaşadık. Yangın olmaması çok büyük şanstı. Bu evlerin yarısında yangın çıkmış olsaydı matematik ortada Bartın’daki itfaiyeler yeterli olmayacaktı. Evlerde zaten yangın merdiveni yok belki çoğumuz ölecektik.” Diye konuştu.



Okulak Mahallesi Muhtarı Turgut Altınçubuk’ta yaşanan olayı anlatarak, “Vatandaşlarımız korkunç denilecek bir sesle uyanıyorlar. Saatler patlıyor ve tutuşuyor. Nice sonra öğreniyoruz yüksek gerilimin diğer bir hattın üzerine düştüğünü. İşte elektrik akımından bütün evleri etkilediğini. Çok korkunç olduğunu söylediler. Sanki evler tutuşuyormuş gibi o saatlerden ve tesisatlardan alevlerin çıktığını. Yine bizi Allah korumuş. Bizim ahşap binalarımızda çok. Yangın çıkıp bu ahşap binalara sirayet etmemiş. İlk önce sayaçlarımızı değiştirdiler. Geç vakitte olsa elektriğimizi verdiler. En kısa yoldan 186’yı arayıp evlerindeki zararı ziyanı bildirmeleri gerektiğini söylediler. Yani büyük geçmiş olsun. Büyük bir afetten kurtulduk. Cenab-ı Allah bizi korudu” ifadelerinde bulundu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Lokanta ve kafelerde KDV oranında değişiklik Resmi Gazete’de Lokanta ve kafelerde yüzde 8 olan KDV, yüzde 10’a, yüzde 18 olan KDV’nin, yüzde 20’ye çıkarılmasına ilişkin tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandı. Katma Deper Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandı. Tebliğe göre, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 26 Nisan 2014 tarihli Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde yer alan ’yüzde 8’ ibarelerinin ’yüzde 10’, ’yüzde 18’ ibarelerinin ’yüzde 20’ olarak değiştirilmesine karar verildi. Buna göre, lokantaların hizmetlerini, et, su, meyve suyu gibi gıda malzemesi satışı göstererek yüzde 10 yerine yüzde 1 KDV ile faturalandırmasının önüne geçilecek. Hizmet sunan lokanta, kafe, pastane gibi işletmeler kendilerinin hazırlayıp sundukları yiyecek ve içecekler ile dışarıdan temin edilerek buralarda sattıkları ürünler için yüzde 10 oranında KDV hesaplayacak. Bu işletmelerin telefonla veya internet üzerinden sipariş suretiyle adrese gönderme, gel-al gibi yöntemlerle yaptıkları tüm satışlar da aynı kapsamda değerlendirilecek. Öte yandan, yiyecek ve içecek hizmetlerine yönelik işyeri ruhsatı bulunmadığı halde müşterilerine masa, oturma yeri, tezgah gibi servis yapılabilen alanlarda yiyecek ve içecek hizmetleri sunanların bu yerlerde yaptıkları satışlar da bu kapsamda olacak. Tebliğin yayımını izleyen ayın başında yürürlüğe gireceği belirtilirken hükümlerinin Hazine ve Maliye Bakanınca yürütüleceği belirlendi.
Bitlis Ahlat’ta ‘Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun’ anma programı düzenlendi Eski Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun vefatının 5. yılında Bitlis’in Ahlat ilçesinde anıldı. Ahlat ilçesinde Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun anısına “Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun” anma programı düzenlendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın katkılarıyla Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği tarafından düzenlenen program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Daha sonra konuşma yapan Bitlis Valisi Erol Karaömeroğlu, “Haluk Dursun’un hatırasına sahip çıkan bu anlamlı program dolayısıyla sizlerle beraber olmaktan duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum. Bugün ülkemizin yetiştirmiş olduğu mümtaz bir ismi anmak üzere buradayız. Prof.Dr.Haluk Dursun’u ebedi aleme uğurlayalı tam 5 yıl oldu. Van Erciş’te kendi aracıyla seyir halindeyken meydana gelen elim bir trafik kazası sonucu maalesef hocamızı 19 Ağustos 2019 tarihinde kaybettik. Kültür birikimi ve hitabetiyle araştırmayı, bildiğini ve gördüğünü meraklısına aktarmayı seven, hayatını görevine adayan bir bilim insanıydı. Ahmet hocamızı bir kez daha rahmetle, özlemle, şükranla yad ediyorum. Değerli ailesine, dostlarına, mesai arkadaşlarına tekrar başsağlığı diliyorum. Rabbim Haluk hocamızdan razı olsun, mekanı ali olsun. Bu anlamlı buluşmanın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. Ardından konuşan AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız, “Gerçekten bir ideal, ülkü ve niyet uğruna yola koyulanlardandı Haluk hoca ve bugün bizi burada bir araya getirdi. Bunu da yaparken bir mekan ve bellek ilişkisi kurmaya yönelik en önemli noktalardan birinde Ahlat’ta bizleri buluşturdu. Gerçekten nereden geldik nereye doğru yürüyeceğiz duygusunu bize pekiştirebilecek bir noktada bir araya gelmiş olduk” ifadelerini kullandı. MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Ruhi Ersoy’da, “Ahlatın maneviyatıyla gençliğin enerjisini bir araya getiren bu tarihi ve bu mukaddes şehirde Kubbet-ül İslam’da sizlerle beraber olmaktan tarihe adanmış, adanmış olduğu bir ülküsünde yol yürürken rahmeti rahmana kavuşmuş değerlerimizi anma vesilesiyle sizlerle olmaktan bende kıvanç duyuyorum. Ahlat’ı anlamak, tanımak ve bu değerler etrafında dertlenen Ahmet Haluk Dursun profili, şahsiyetleri, onun etrafında neşet etmiş yetiştirmiş olduğu gençlerin yeniden filizlenmesine iklim oluşturmaktır. Bizim muradımız ve mefkuremiz budur. Siyasetten de, devlet hayatından da anladığımızda budur, bu olmalıdır. Bu sebepten dolayı bugün bu saatte bu salonu dolduran her bir arkadaşım bu atmosferin bir parçası olmuştur. Bu programın hayat bulmasında dertlenerek Ahmet Haluk Dursun hocanın derdini kendine dert ederek yola çıkıp kamu imkanlarıyla bu iş yürümüyorsa milletle yürüyebiliriz, dernekleşiriz diyerek devletimizin kapısını çalarız diyerek yolculuğa başladı. Bugünün anlamını bir bütün halinde program bitene kadar hissedip yaşayalım” şeklinde konuştu. Bitlis Eren Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Ferit İzci ise, “Bizim medeniyetlerimiz başka medeniyetlere benzemez. Bizim medeniyetlerimiz işte böyle şahsiyetler ve gençler üzerine inşa edilmiş ilelebet varlığını devam ettirecek medeniyetlerdir. Başka medeniyetlerin hayal bile edemeyecekleri zirvelere çıkmış olan ecdadın nesilleriyiz. Hayatını bu şekilde mücadeleyle geçiren başta sayın Ahmet hocamız olmak üzere bu ülkede ve coğrafyada yetişmiş değerlerli şahsiyetlere huzurlarınızda saygıyla ve minnet duyuyorum” dedi. Düzenlenen program hakkında gazetecilere açıklamada bulunan Anadolu Tarih ve Kültür Birliği Derneği Başkanı Doğan Güngör, “Kültür ve Turizm Bakan yardımcısıyken çok sevdiği Ahlat’ı ziyaretinin hemen sonrasında geçirdiği trafik kazasıyla hayatını kaybeden Prof.Dr.Ahmet Haluk Dursun hocayı anmak, Ahlat’ı anlatmak ve gençlerle hemhal olmka için buradayız. Dernek olarak hocamızı anmak üzere yaptığımız ikinci program. İlkini Çanakkale’de yine tarihimizin müstesna mekanlarından birinde, bugünde Ahlat’ta yaptık” dedi. Anma programına katılan Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kızı Nilay Dursun’da duygularını şöyle ifade etti; “Babamın hayatının son yıllarında özellikle çok önem verdiği Anadolu Tarih ve Kültür Birliği projesinin yaşatılıyor olabildiğini görmek gerçekten çok mutluluk verici. Yıllar önce babamın vefatından sonra tanıştığım bu değerli ekiple 5.yılında da bu tarz etkinliklerle bir araya gelmeyi sürdürüyoruz. Babamı anmayı, onun öğretilerini, gençlere aktarmaya çalıştığı bilgileri bir arada tekrar hatırlayarak belki yeni kitlelere aktarmaya çalışıyoruz. Bu gerçekten çok önemli. Dolayısıyla bu etkinliklerde desteği olan herkese çok teşekkür ediyorum.” İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü son sınıf öğrencisi Kenan Toprak Çatkın’da, “Ahlat’a ikinci gelişim. Bundan önce de bir program aracılığıyla gelmiştim. Haluk hoca bizde çok önemli ve derin etkiler bıraktı. Zaten bu etkileri panelimizde de anlatacağız” dedi. Yapılan konuşmaların ardından program Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği Musiki Grubunun Haluk Dursun’un sevdiği müzikleri seslendirmesiyle devam etti. Arından Ahmet Haluk Dursun hocayla anısı olan çeşitli üniversite öğrencilerin paneli ve BEÜ öğretim üyesi Doç.Dr.Hasan Buğrul’un Ahlat’taki tarihi mezar taşları üzerindeki övgü içerikli yazılar adlı sunumuyla program sona erdi. Anma programı sonunda toplu hatıra fotoğrafı çektirildi. Ahlat Halk Eğitimi Merkezi konferans salonunda düzenlenen anma programına Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, Bitlis İl Emniyet Müdürü Ortaç Şekeroğlu, Bitlis İl jandarma komutanı Tuğgeneral Eyüp Subaşı, bazı kurum amirleri, çok sayıda akademisyen, yazar, eğitimci ve öğrenci katıldı. Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kaza sonucu vefatı 2019 yılında Malazgirt Zaferi’nin 948. yıl dönümü etkinlikleri öncesi Ahlat’ta gezi ve incelemelerde buluna merhum Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun, buradaki incelemeleri sonrası kara yoluyla Van’a hareket etmişti. Dursun’un içinde bulunduğu araç, Erciş’in Bayramlı Mahallesi yakınlarında kaza yapmış, kazada Ahmet Haluk Dursun hayatını kaybetmişti.
Antalya Otomobil su kanalına uçtu: Öldüğü düşünülen sürücünün yüzerek kaçtığı ortaya çıktı Antalya’da kontrolden çıkıp su kanalına uçan otomobildeki sürücü, kanaldan yüzerek çıkıp olay yerinden kaçtı. Aracın yaklaşık 1 buçuk ay önce satışını yapıp devrinin henüz alınmadığını belirten ruhsat sahibi kadın ise olay yerine geldiğindeki ilk sözü, “Allah’tan içinde kimse yok” oldu. Kazanın görgü şahidi bir genç ise, “Sürücü çok paniklemişti, yüzerek kanaldan çıktı, ardından kaçtı” dedi. Kaza, saat 22.00 sıralarında Kepez ilçesine bağlı Göksu Mahallesi’ndeki Nene Hatun Caddesi ile İbn-i Sinan Sokak kesişiminde meydana geldi. Henüz sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 16 LUB 73 plakalı otomobilin önce kaldırıma çarpıp ardından su kanalına uçtuğunu görenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbarın ardından olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Belirtilen adrese gelen itfaiye ekipleri, araçta yaptıkları kontrolde herhangi bir kişinin olmadığını tespit etti. Bunun üzerine görgü şahitlerinin ifadesine başvuran polis, sürücünün araçtan çıktıktan sonra yüzerek kanaldan çıktığını ve ardından panikleyerek kaçtığını belirledi. Trafik polisinin araç plakasından yaptığı sorgulamada, aracın Gülfer Hanedar adına kayıtlı olduğu belirlendi. “Arabayı sattım, parasını aldım ama devrini almadı” Ekiplerin haber vermesiyle kaza yerine gelen Hanedar, aracı Halil isminde bir galerice yaklaşık 1 buçuk ay önce sattığını, parasını almasına rağmen karşı tarafın devrini henüz üzerine almadığını söyledi. Gazetecilere de açıklamada bulunan Hanedar, “Arabayı satmıştım, parasını aldım ancak devrini henüz üzerine almadı. Kaza olunca beni aradılar. Allah’tan içinde kimse yok, ona sevindik. Galericiye satmıştım. Onun sürüp sürmediği de belli değil, ulaşamıyorum da” diye konuştu. Kazayı görenlerden Musa Kont isimli genç ise “Araba aniden fren yaptı ve kanala uçtuktan sonra sürücü yüzerek çıktı. Adam çok panik yapıyordu, sakinleştirmeye çalıştık ama kaçtı gitti” dedi. Polis ekipleri sürücüyü bulmak için çalışma başlatırken, araç çekiciyle su kanalından çıkartılarak otoparka götürüldü.