EKONOMİ - 31 Mart 2012 Cumartesi 17:51

30. DOОU VE GÜNEYDOОU ANADOLU MALİ MÜŞAVİRLER PLATFORMU TOPLANTISI

A
A
A
30. DOОU VE GÜNEYDOОU ANADOLU MALİ MÜŞAVİRLER PLATFORMU TOPLANTISI

Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) Başkanı Nail Sanlı, Batman`da 30. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Mali Müşavirler Platformu toplantısına katıldı.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Batman-Siirt Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Bölge Odası Başkanı M. Şah Ayaz, globalleşme ile küçülen dünyanın siyasi sınırlarını ortadan kaldırdığını ve dünya devletlerinin ortaya çıktığını belirterek, "Çevremizde sıfır sorun ile yaklaştığımız birçok ülke ile sorun yumağına dönen problemlerle uğraşmaktayız. Arap Baharı adı artında yeniden dizayn edilen Ortadoğu ve Afrika ülkelerinin en son durağının Türkiye olmayacağını kimse söyleyemez. Her geçen gün geriye inanç
ve özgürlükler ile temel haklardaki gerilemeyi maalesef üzülerek seyretmekteyiz. Çok sorunlu ve problemli bir bölgede yaşadığımız için mesleki sorunların yanı sora bölgemizin sosyal ve siyasal sorunlarına da değinmeden geçemiyoruz" dedi.
TÜRMOB Başkanı Nail Sanlı ise, Yeni Türk Ticaret Kanunu`nun büyük önem taşıdığını belirterek, Türkiye`nin sermaye piyasasında gerekli yerini alacağını dile getirdi. Kanunun dünya markalarının oluşmasına büyük katkı sağlayacağına işaret eden Sanlı, "Son yıllardaki ekonomik ve teknolojik değişikliklere 1960`lardan bu yana Türkiye`nin Avrupa Birliği süreci ile başlayan serüveni Gümrük Birliği ile devam etmiş ve 2011 yılında Avrupa Birliği ile ticaret hukukumuzun Avrupa standartlarına uygun olması için böyle
bir kanuna gereksinim duyuldu. Türk Ticaret Kanunu, çağdaşlaşma anlamında uluslararası sermaye piyasalarında yer alması ve rekabet gücünü yakalayabilmesi için daha şeffaf, daha anlaşılır, daha düzgün, daha hesap verilebilir bir kurumsal yönetim anlayışını benimsemiş şirket yapılarımızı çoğaltacak yöne doğru bizi yönlendirmektedir. Bu kanunla beraber şirketlerimiz çok önemli üçüncü şahıslara karşı, dışarıya karşı, yatırımcılara karşı, ortaklarına karşı daha şeffaf bir yapıya bürünecek. Şeffaflık ve hesap
verilebilirlik anlamında dünya genelinde üç tane kriter vardır. Bir tanesi uluslararası finansal standartlarına uyumlu finansal raporlar yaratmak. İkincisi bu raporların uluslar arası denetim standartları bünyesinde denetlenmiş bağımsız denetimden geçireceksiniz. Bir üçüncüsü de kurumsal yönetim anlayışını benimsemiş kurumsal şirketlere, yapılara sahip bir ticari hayata sahip olacaksınız. Bu üç temel unsur uluslararası arenada önemli kriterlerdir. İşte tam bu safhada Türk Ticaret Kanunu devreye giriyor. Ve
firmalarımızın üzerinde etkili olur ve önemli bir yasa bir reform olarak ortaya çıkmaktadır" diye konuştu.
Yeni Türk Ticaret Kanunu ile beraber teknolojinin çok rahat kullanılacağını belirten Sanlı, şöyle devam etti:
"Firmalarımız internet üzerinden bütün paydaşlarına ve ticaret erbabına, yatırımcılara karşı, çalışanlarına, üçüncü şahıslara karşı rahat edebilecek bilgiler de yayınlayabileceklerdir. Bununla birlikte yine elektronik ortamda tüccarlar birbirlerine ihtarlar çekebilecekler. Bunlar gerekirse adli vakalarda ve yargıda belge olarak kullanılabilecek. Bir diğer konu; şirketlerimizin yapıları daha sağlam bir hale gelecek, daha anlaşılır mali tablolar yaratacaklar. Uluslararası arenada yabancı sermaye daha rahat
ülkemize gelebilecek. Kurumsallaşmış şirket yapılarımız daha çok ortaya çıkacak. Kurumsallaşmadan kastımız geçmişten bu güne Türkiye`de şekerci, lokumcu, kahveci dışında yüzyılı aşkın firmamızın olmadığını görmekteyiz. İşte bu yüzden dünya markamız da yok. Yeni Türk Ticaret Kanunu ile birlikte dünya markalarımız olacaktır. Bu yüzden kurumsallaşma çok önem kazanmaktadır. Çok önemli tüccar, işadamı, holding, firmalarımız var. Ama kurumsallaşma anlamında daha asırlık bir kuruluşumuz yok. İşte Yeni Türk Ticaret
Kanunu, Türkiye ticaretini uluslararası pazara ancak bu yasa ile taşıyacaktır."
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Al-sat devri kapandı: E-ticarette oyunun kuralları baştan yazılıyor Pandemi döneminde yakaladığı hızlı büyümenin ardından küresel e-ticaret pazarı, artan maliyetler ve değişen tüketici alışkanlıklarıyla yeni bir dönüşüm sürecine girdi. Uzmanlar, sadece ürün listeleyerek satış yapmaya çalışan geleneksel "al-sat" modelinin sürdürülebilirliğini yitirdiğine dikkat çekerken, yeni dönemde markalaşma, finansal okuryazarlık ve e-ihracat odaklı girişimlerin öne çıktığını belirtiyor. Son yıllarda dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte altın çağını yaşayan e-ticaret ve e-ihracat ekosistemi, yapısal bir dönüşümün eşiğinde. Küresel enflasyonist baskılar, artan lojistik giderleri ve yükselen müşteri edinme maliyetleri, e-ticarette yeniden şekilleniyor. Geçmişte popüler olan ve düşük kar marjlarıyla sürümden kazanmayı hedefleyen basit "al-sat" modelleri, yerini sürdürülebilir işletme stratejilerine bırakmak zorunda kalıyor. Sektördeki bu kırılmayı sahadaki verilerle değerlendiren Global Seller Academy Kurucu Ortağı Hasan Basri Demir, e-ticarette geleneksel satıcılık devrinin kapandığına dikkat çekerek, "Sadece trend ürünleri bulup, dijital raflarda listeleyerek fiyat kırmaya dayalı bir model artık sürdürülebilir değil. Günü kurtaran al-sat modeli kelimenin tam anlamıyla yolun sonuna geldi. Karmaşıklaşan lojistik operasyonlar ve iade oranlarındaki yükseliş, sadece ’ürün satan’ profili yavaş yavaş oyun dışına itiyor. Mesele artık bir platforma ürün dizmek değil, uçtan uca bir işletme modeli kurgulamak" dedi. "Bir tercih değil, hayatta kalma meselesi" Sektör analistleri, e-ticaret yapan birçok işletmenin en büyük handikabının "ciro illüzyonu" olduğuna işaret ediyor. Satış hacimleri yüksek görünse de, arka planda doğru hesaplanmayan gizli maliyetler işletmelerin sermayesini eritiyor. Bu durumun temelinde finansal planlama eksikliğinin yattığını vurgulayan Hasan Basri Demir, "Sahada en sık karşılaştığımız darboğazlardan biri finansal okuryazarlık tarafında yaşanıyor. Ekranda ciro büyüyor gibi görünse de arka planda karlılık doğru analiz edilemeyebiliyor. Birim ekonomisi nakit akışı yönetimi, iade maliyetleri ve reklam harcamaları doğru hesaplanmadığında, fiyat kırarak rekabet etmeye çalışmak işletmeleri çıkmaza sürüklüyor. E-ticarette finansal okuryazarlık kaslarını geliştirmek artık bir tercih değil, hayatta kalma meselesi" diye konuştu. Türk markaları küresel arenaya taşınıyor Ekonomi çevreleri, Türkiye’nin üretim gücünün e-ihracatla küresel pazarlara taşınması için zihniyet değişiminin şart olduğunda hemfikir. Bu dönüşüme sahada liderlik eden kurumlardan biri olan Global Seller Academy, sadece 2025 yılında 3 bin 700’den fazla firmaya e-ticaret ve e-ihracat eğitimi vererek sektörel vizyonun gelişmesine somut bir katkı sağlayan Global Seller Academy, hali hazırda 60’dan fazla markanın sınır ötesi e-ticaret süreçlerini yönetiyor. Akademi ayrıca, 27 Kasım’da World Halal Summit işbirliği ile hayata geçirdiği ’Global Seller Summit’ ile Türk e-ticaret markalarını dünyanın dört bir yanından gelen global e-ticaret girişimcileriyle aynı masada buluşturarak sınır ötesi işbirliklerine zemin hazırladı. "Artık sahne, e-ticaret girişimcilerinin" Sektördeki bu yapısal değişimin tam merkezinde konumlanan Global Seller Academy, firmaların geleneksel satıcılıktan global girişimciliğe geçişinde stratejik bir rol üstleniyor. Sadece eğitim ve vizyon aktarımıyla yetinmediklerini, uçtan uca tüm e-ticaret ve e-ihracat süreçlerini markalarla omuz omuza kurguladıklarını belirten Demir, "Artık sahne, e-ticaret girişimcilerinin. Yeni nesil e-ticaret girişimcisi; finans bilen, günübirlik satışlar peşinde koşmak yerine markasına yatırım yapan ve sadece iç pazarda değil, sınır ötesinde oyun kuran kişidir. Biz de Global Seller Academy olarak, markalarımızın bu dönüşüm yolculuğunda pazar araştırmasından lojistiğe, finansal planlamadan dijital pazarlamaya kadar uçtan uca tüm süreçleri onlarla birlikte inşa ediyoruz. Türkiye’nin e-ihracattaki potansiyelini tam anlamıyla kullanabilmesi için üreticilerimizin ve KOBİ’lerimizin bu vizyonu yakalayarak, global çapta oyun kuran gerçek birer e-ticaret girişimcisine dönüşmesi gerekiyor" şeklinde konuştu.
Adıyaman Başhekim Tepe, basın mensuplarıyla bir araya geldi Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Tepe, basın mensuplarıyla bir araya gelerek hastanede yürütülen çalışmalar, planlanan sağlık yatırımları ve yeni düzenlemelere ilişkin bilgi verdi. Başhekim Mehmet Tepe, İhlas Haber Ajansı (İHA) Adıyaman Muhabiri Cihan Kizir ile TRT Haber Adıyaman Muhabiri Ahmet Arslantaş ile gerçekleştirdiği görüşmede, sağlık hizmetlerinin niteliğini artırmaya yönelik çalışmaların aralıksız sürdüğünü ifade etti. Hastanede yapılması planlanan yeni düzenlemeler hakkında bilgi veren Tepe, özellikle hasta memnuniyetini artıracak uygulamalara ağırlık verdiklerini belirtti. Mevcut fiziki alanların daha verimli kullanılması, hizmet süreçlerinin hızlandırılması adına çeşitli projelerin hazırlandığını dile getiren Tepe, bu çalışmaların kısa süre içerisinde hayata geçirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Sağlık alanında yapılan yatırımların önemine dikkat çeken Tepe, "Vatandaşlarımızın daha kaliteli ve hızlı sağlık hizmeti alabilmesi için tüm ekip arkadaşlarımızla birlikte yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Amacımız, hastanemizi hem fiziki hem de teknik açıdan daha güçlü bir konuma getirmek" dedi. Hastanede görev yapan sağlık personelinin özverili çalışmalarına da değinen Tepe, ekip ruhu içerisinde hareket ederek hizmet kalitesini daha üst seviyelere taşımayı amaçladıklarını kaydetti. Toplantı, karşılıklı görüş alışverişi ve değerlendirmelerin ardından sona erdi.
Malatya Başkan Er: "Yeni bir şehir tasarlıyoruz" Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, MOTAŞ personeliyle bir araya geldiği programda, Malatya’da sadece depremin yaralarını sarmadıklarını aynı zamanda yeni bir şehir tasarladıklarını söyledi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya Büyükşehir Belediyesi Ulaşım ve Toplu Taşıma Hizmetleri personelleriyle sabah saat 05.00’te, ilk seferleri öncesi kahvaltıda buluştu. Başkan Sami Er, burada yaptığı konuşmada, Malatya’nın depremden kaynaklı yaralarını sardığını söyledi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "Malatya’da işler çok iyi ve hızlı bir şekilde ilerliyor. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Bakanımız Murat Kurum’un pratik ve hızlı uygulama anlayışıyla, bizlerin de yerelde valimiz, milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız, kamu kurumlarımız ve sivil toplum kuruluşlarımızla oluşturduğumuz güçlü sinerji sayesinde Malatya son bir buçuk yıl içinde çok hızlı bir şekilde toparlandı. Depremin yaralarını hep birlikte sardık. Ancak bizim temel amacımız sadece yaraları sarmak değil, aynı zamanda yeni bir Malatya inşa etmektir. Yeni bir şehir tasarlıyoruz. Sizlerin de gördüğü gibi bugün Malatya çok daha güçlü bir şehir olma yolunda ilerliyor" şeklinde konuştu. "Şehrimizin büyüdü" Ulaşım noktasında ciddi bir çalışma yürüttüklerini dile getiren Başkan Er, "Göreve başladığımızda garajda atıl durumda bekleyen 40 otobüs vardı. Bu otobüsleri tamir ederek yeniden hizmete kazandırdık. Bunun yanında 70 yeni otobüs aldık. Toplamda 110 otobüsü sisteme kazandırdık. Buna rağmen talepler hala çok fazla. Şehrimizin büyüdü, bu noktada ilçelerimizin ve İkizce, Gelinciktepe ve Bahçebaşı ile diğer mahallelerimizin gelecekteki ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak otobüs hatlarımızı genişlettik. Ancak buna rağmen hala talepler geliyor. Bazı vatandaşlarımız, ‘10 dakikada bir otobüse biniyoruz ama yine de yoğunluk var’ diyor. Bu da aslında Malatya’nın ne kadar hızlı büyüdüğünün bir göstergesidir" şeklinde konuştu. "Çalışmalarımızla hep birlikte gurur duyacağız" "Bu dönem, hepimiz için tarihe geçecek bir dönemdir" ifadesiyle konuşmasını sürdüren Başkan Er, "Çocuklarımıza ve torunlarımıza anlatacağımız bir süreç yaşıyoruz. Şu an yapılan çalışmaların etkisi belki tam olarak hissedilmiyor olabilir ancak zamanla yolları, yeşil alanları, sosyal donatıları ve yaşam alanlarıyla çok daha güzel bir Malatya ortaya çıkacak. Şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki, ortaya koyduğumuz çalışmalarla hep birlikte gurur duyacağız" ifadesine yer verdi. "Büyük fedakarlıklarla çalıştınız, tebrik ediyorum" MOTAŞ personelinin büyük bir fedakârlıkla çalıştığına dikkati çeken Başkan Sami Er, "Bu özverinizden dolayı hepinizi tebrik ediyorum. Bu süreçte sabır, fedakârlık ve güzel davranışlar çok önemli. Bazen küçük gibi görünen davranışlar aslında çok büyük anlamlar taşır. Sokakta gördüğümüz bir hayvana gösterdiğimiz şefkat, bir yaşlıya ya da engelli bir vatandaşımıza sunduğumuz yardım bunlar bizim insanlığımızın en güzel göstergeleridir. Sizler vatandaşlarımıza baba şefkatiyle, kardeş ilgisiyle yaklaşıyorsunuz. Bu çok kıymetli. Elbette zaman zaman eksiklerimiz olabilir, hatalar yapılabilir. Ancak önemli olan iyi niyetle, samimiyetle ve şefkatle hareket etmektir. Bu anlayışla çalışmaya devam ettiğimiz sürece her zaman takdir göreceğiz. Sabırlı olacağız" dedi. Başkan Er, konuşmasının ardından personellerle bayramlaştı.