ÇEVRE - 25 Ocak 2026 Pazar 11:56

Gercüş’te sis etkili oldu

A
A
A
Gercüş’te sis etkili oldu

Batman’ın Gercüş ilçesinde dün gece saatlerinde başlayan ve etkisini artırarak devam eden yoğun sis, bölgede ulaşımı olumsuz etkiledi. Yaklaşık 15 saattir ilçeyi etkisi altına alan sis nedeni ile sürücüler yollarda ilerlemekte büyük güçlük çekiyor.


Dün gece geç saatlerde başlayan sis bulutu, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte ilçenin tamamını kapladı. Görüş mesafesinin yer yer 5 metreye kadar düştüğü Gercüş, Batman ve Mardin karayolunda sürücüler zor anlar yaşıyor. Yolda ilerlemekte güçlük çeken sürücüler, sisin dün geceden bu yana hiç dağılmadığını belirterek, özellikle Ayrancı geçidi mevkiinde görüş açısının sıfıra yaklaştığını ifade etti.


Trafik ekipleri, bu güzergahı kullanacak olan vatandaşları kontrollü seyretmeleri ve sis farlarını mutlaka açık tutmaları konusunda uyardı.



Gercüş’te sis etkili oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şanlıurfa Babanın görüntüleri ekipleri harekete geçirdi Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde psikolojik rahatsızlığı nedeniyle Alzheimer hastası kaynanası ve kendi çocuklarına şiddet uyguladığı iddia edilen baba tedavi altına alındı. Şanlıurfa’nın Suruç ilçesine bağlı Demokrasi Mahallesi’nde yaşayan yabancı uyruklu 40 yaşındaki Mahmud Muhammed, geçen yıl eşini kaybetti. Alzheimer hastası kaynanası ve 2 çocuğuyla yaşayan şahısta psikolojik sıkıntılar baş gösterdi. İddiaya göre, zaman zaman kontrolsüz davranışlar sergileyen baba, kayınvalidesi ve 2 çocuğuna fiziksel şiddet uygulamaya başladı. Eve giden polis acı tabloyla karşılaştı Durumu öğrenen ilçedeki bir polis memuru, kişisel olarak aileye yardım etmek istedi. Eve giden polis, gördüğü manzaraya inanmadı. Ailenin acil ihtiyaçlarını karşılayan polis memuru, durumu kaymakamlık ile Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne bildirdi. Ekipler harekete geçti Haber verilmesi üzerine eve giden kaymakamlık ile Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ekipleri, şahsı ambulansla Suruç Devlet Hastanesi’ne götürdü. Burada tedavi altına alınan şahıs, psikolojik tedavi için Gaziantep Şehitkamil Devlet Hastanesi Psikiyatri Servisi’ne sevk edildi. Vali talimat verdi Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak’ın devreye girerek ailenin her türlü ihtiyacının karşılanması talimatı verdiği belirtildi. Bunun üzerine Suruç Kaymakamlığı, ailenin ihtiyaçlarını belirlemek için çalışma başlattı. Çocuklar halalarına teslim edildi Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü evde gerekli incelemeyi yaptıktan sonra çocukları koruma altına aldı. Halalarına teslim edilen çocukların her türlü ihtiyacının karşılandığı ve psikolojik desteğe ihtiyaçları olup olmadığının araştırıldığı belirtildi. Alzheimer hastası olan kadına da sahip çıkan devlet, uygun bir yerde yaşamını sürdürmesi için harekete geçti.
Bursa Yıldırım’da eğlence dolu tatil Yıldırım Belediyesi, ara yıl tatilinde de çocukları unutmadı. Yıldırım Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nün çocukların tatili dolu dolu geçirmeleri için düzenlediği ‘Karne Şenliği’ tüm eğlencesiyle devam ediyor. Karne Şenliği’nde bu hafta; Dede Korkut hikayeleri dinleyen, tarihi Türk obasını ziyaret edip sirk gösterisine katılan Yıldırımlı minikler unutulmaz bir gün geçirdi. Barış Manço Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinlik çerçevesinde; merkezin bahçesine kurulan Türk obasını ziyaret eden çocuklar tarihle iç içe vakit geçirirken, Dede Korkut hikayeleri ile de Türk kültürünün derinliklerinde yolculuğa çıktı. Yüzlerce çocuğun akın ettiği etkinlik, renkli ve eğlenceli sirk gösterisi ile son buldu. Çocuklara ve gençlere yönelik hizmetleri öncelik verdiklerini belirten Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Yıldırım’da geleceğimizin teminatı olan çocuklarımız için her alanda yatırım yapıyoruz. Onların hem eğlenip hem öğrenebilecekleri, kültürümüzle bağ kurabilecekleri ortamlar oluşturmak bizim en temel görevlerimizden biri. Ara tatilde düzenlediğimiz bu etkinliklerle çocuklarımızın yüzündeki tebessüme ortak olmak bizler için büyük mutluluk oldu. Yıldırım’da çocuklarımızı kültürle, sanatla, tarihle buluşturmaya devam edeceğiz. Karne Şenliğimiz 31 Ocak’a kadar devam edecek. Tüm çocuklarımızı Karne Şenliği’ne katılmaya davet ediyorum" ifadelerini kullandı.
Gümüşhane Zigana’daki çığ faciası 17. yılında da unutulmadı Gümüşhane’nin Zigana Dağı’nda 17 yıl önce meydana gelen çığ faciasında hayatını kaybeden 10 dağcı için anma programı düzenlendi. Gümüşhane’nin Torul ilçesi sınırlarındaki Zigana Dağı’nda 25 Ocak 2009’da yaşanan çığ faciasının 17. yılında Gümüşhane ve Trabzon’dan gelen dağcılık kulüplerinin katılımıyla anma programı gerçekleştirildi. Gümüşhane Vali Yardımcısı Muhammed Deniz Kılınç’ın da katıldığı program kapsamında dağcılar yaklaşık 6 kilometrelik bir anma yürüyüşü gerçekleştirdi. Sabah saatlerinde Zigana Gümüşkayak Kayak Tesisi önünde bir araya gelen dağcılar ve yakınları, facianın meydana geldiği bölgedeki anıta kadar yürüdü. Anıt alanında saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından konuşmalar gerçekleştirildi. Konuşmalarda çığ gerçeğine dikkat çekilerek benzer acıların bir daha yaşanmaması temennisinde bulunuldu. "Çığ esnasında korkunç bir basınç oluştu" 25 Ocak 2009 yılında meydana gelen çığ felaketini yaşayan ve 10 arkadaşını kaybeden Trabzon Tenis Dağcılık Kayak Spor Kulübü (TEDAK) Üyesi Ural Ayar, yaşanan o anları anlattı. Ayar "Biz o gün Zigana’ya kayak yapmaya gelmiştik ama kar yoktu 17 kişi yürüyüşe başladık. Yürüyüş esnasında rüzgar vardı. Yolun toprak olmasına rağmen yolun üzerinde kar kütlesi koptu ve çığ oluştu. Çığ esnasında iki ses oluşmuştu. Kimisi silah sesi dedi kimisi çığın kopmasından kaynaklı bir ses demişti. Maalesef orada 10 arkadaşımızı kaybettik. Çığ esnasında korkunç bir basınç oluştu. Bu boğacak ve sürükleyecek şekildeydi. Maalesef önümüzdeki 10 arkadaşımızı kar mikser gibi yaklaşık 700-800 metre aşağıya kadar sürükledi. Aşağıda iki arkadaşımız kurtuldu. Diğer 10 arkadaşımızı maalesef kaybettik. 2 arkadaşımız ben ve Emel hanım sürüklendi 30-40 metre boyunca. Fakat biz çığ eğitimi almış arkadaşlar olarak yüzme hareketi yapmayı aklımıza getirdik. Fakat diğer arkadaşlarımız daha yoğun bir basınç altında kaldılar. Küresel ısınmayla birlikte standart çığ prosedürleri de gitgide değişiyor. Çünkü 30-45 derece eğimlerde genelde çığ oluyor. Bitki örtüsüne bakmak gerekiyor. Ağaçlık olmayan yerlerden uzak durmak gerekiyor. Genelde vadi çanaklarında çığ oluşuyor. Bazen taze kar yağınca alttaki ıslak karı fark edemeyebilirsiniz bizim düştüğümüz hatalardan birisi buydu. Bunlara dikkat etmek gerekiyor. Havanın değişkenliği, birden ısınması birden soğuması özellikle kar gece yağdığı zaman sabah saatlerinde dikkatli olmak gerekiyor. Bu tür durumlarda daha bilinçli olunması gerekiyor. İnsanların eğitim alması, açık alanlarda ağaçlandırmaya dikkat etmek gerekiyor. Özellikle yerleşim yerlerinin çevrelerindeki dik yamaç yayla evlerimizin yanında ağaçlandırma yapmakta fayda var" dedi. "Çığ riski olan bölgelerde 3-4 metre aralıklı yürümek gerekiyor" Çığ vadilerine topluca girilmemesi gerektiğini belirten TEDAK Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Abanoz ise "Biz 17 yıldır her 25 Ocak’ta kendilerini hayatlarını kaybettikleri bu noktada yad ediyoruz. Çığ bu bölgenin olmazsa olmazı çünkü eğim var. Mecburen havaların yumuşamasıyla birlikte çığı tetikleyen etkenler ortaya çıkıyor. Bilinçli doğaseverler, bilinçli dağcıların çığın oluşabileceği coğrafya ve vadilere girmemesi gerekiyor. Eğer çığ vadilerine girilirse topluca değil de en az 3-4 metre mesafelerle geçilmesi gerekiyor. Grubun bütününün etkilenmemesi için bu önlemin alınması gerekiyor. Bu çığın tetiklenmesini de minimuma indirir" diye konuştu.
Bursa Perküsyon imalatçısı Emin Bolat Nilüfer’de sanatseverlerle buluştu Perküsyon imalatçısı Emin Bolat, Nilüfer Belediyesi Dr. Hüseyin Parkan Sanlıkol Müzik Enstrümanları Müzesi’nde gerçekleşen söyleşide, enstrüman yapımındaki 33 yıllık yolculuğunu ve "gönül işi" olarak tanımladığı sanatını anlattı. Özlem Doğuş Varlı’nın hazırladığı, Ersen Varlı’nın moderatörlüğünde düzenlenen "Bir Luthier, Bir Enstrüman Yolculuğu" serisinin ikinci buluşması, Nilüfer Belediyesi Dr. Hüseyin Parkan Sanlıkol Müzik Enstrümanları Müzesi’nde gerçekleştirildi. Etkinliğin konuğu olan ünlü perküsyon imalatçısı ve icracısı Emin Bolat, mesleki yolculuğunu ve enstrümanlarının imalat aşamalarını Nilüferli sanatseverlerle paylaştı. Söyleşinin açılış konuşmasını yapan Ersen Varlı, müzenin özel atmosferine dikkat çekerek, Emin Bolat’ın el emeğiyle ürettiği enstrümanların da müze envanterinde yer aldığını belirtti. Luthier kavramının geleneksel olarak çalgı yapımcılarını tanımladığını ifade eden Varlı, "Bizler de bu müzik aletlerini üreten insanların hikâyelerine bakmak ve enstrümanların nasıl ortaya çıktığını anlatmak istiyoruz" dedi. Emin Bolat, müzik tutkusunun ilkokul yıllarında başladığını, o dönemlerde derslerde sürekli ritim tuttuğunu anlattı. Berberde çıraklık yaparken biriktirdiği paralarla kendisine dümbelek aldığını söyleyen Bolat, babasının karşı çıkmasına rağmen bu alanda ilerlemek istediğini dile getirdi. İlk enstrümanını 12 yaşında yaptığını belirten Bolat, "23 yaşında kaçarak İstanbul’a geldim. Bir valizimde yaptığım enstrümanlar vardı. Müziği öğrenmeye geldim. 1993 yılında atölyemi kurdum. Kendi enstrümanlarımı evde yapıyor, arkadaşlarımla paylaşıyordum. Bugün dünyanın dört bir yanına enstrüman gönderiyorum" dedi. Vurmalı çalgı icracılarının müzik sektöründe yeterince değer görmediğine dikkat çeken Bolat, "Birçok sahne sanatçısına eşlik ettim. Ancak kıymet bilinmediği için 2010 yılında çalmayı bıraktım. Atölyemde hobimi sürdürerek enstrüman yapmaya devam ediyorum" diye konuştu. Sadece icra ettiği enstrümanları üretmeye çalıştığını vurgulayan Emin Bolat, "Türk ve Orta Doğu vurmalı sazları üretiyorum. Darbuka, bendir, tef, yöresel davul ve bunların farklı çeşitlerini yapıyorum. Sürekli araştırma halindeyim. Ağırlık dengesi çok önemli. Pek çok ağaç türü kullanıyoruz ancak kayın ağacı en elverişlisi. Fırınlanmamış, en az 12 yıl dinlendirilmiş ağaç tercih ediyoruz" dedi. Ticari kaygıdan uzak, 33 yıldır enstrüman yapımcılığı yaptığını belirten Bolat, "Hâlâ Ar-Ge çalışmalarına devam ediyorum. Amacım iyi bir enstrüman üretmek. Bu iş tamamen gönül işi. Büyük bendirlerden yemek masası yaptım, zigon sehpa gibi tasarımlar ürettim ama hepsi birer enstrüman aslında. Sürekli ‘daha iyisini nasıl yaparım’ diye çalışıyorum" ifadelerini kullandı. Söyleşiye kasası bakır, üstü gümüş kaplamalı özel bir darbukasını da getiren Emin Bolat, dinleyicilere kısa bir icra sundu. Programın sonunda Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, Emin Bolat’a teşekkür ederek hediye takdim etti.