POLİTİKA - 13 Mart 2025 Perşembe 14:38

İçişleri Bakanı Yerlikaya: ’’5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun uygulanmasıyla ilgili tüm hazırlıklar tamamlandı’’

A
A
A
İçişleri Bakanı Yerlikaya: ’’5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun uygulanmasıyla ilgili tüm hazırlıklar tamamlandı’’

BATMAN (İHA) – İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun uygulanmasıyla ilgili tüm hazırlıklarımızı tamamladık. 39 mülkiye müfettişi yarın görev yerleri olan illere hareket edecekler. 14 gün süre verdik" dedi.


Bakan Yerlikaya, İçişleri Bakanlığınca görevlendirme yapılan Batman Belediyesi tarafından yapımı gerçekleştirilen Hayvan Tedavi, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nin açılışına katıldı. 80 dönümlük alan üzerine kurulan merkezin açılışında konuşan Bakan Yerlikaya, Batman Valisinden aldığı bilgiler doğrultusunda kent merkezindeki sahipsiz başıboş hayvanların 4 gün içerisinde, il genelindekilerin ise en geç bir ay içerisinde toplanarak merkeze getirileceğini söyledi. Merkezin oldukça modern olduğunu belirten Bakan Yerlikaya, "Bu merkezde sokak hayvanlarının kısırlaştırma, aşılama ve işaretleme işlemleri yapılacak. İşlemi sona eren bütün sahipsiz hayvanlar etrafı çevrili ve korunaklı serbest dolaşım alanlarına bırakılacak. Yani doğal yaşamlarını en uygun koşullarda sürdürebilmeleri için ne gerekiyorsa onlar yapılacak. Ayrıca bu merkezde ameliyathaneler, muayene odaları, röntgen cihazları, eczaneler var. İlaç deposu ve laboratuvarlar var. Hatta sağlık açısından kötü durumda olan sahipsiz hayvanlar için yoğun bakım üniteleri dahi düşünülmüş. Uzman veterinerler ve veteriner sağlık teknikerleri, hayvanların bakım sürecini titizlikle yürütüyorlar’’ dedi.



"2 ayda bir tekrar belediyelere gideceklerdir"


5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun uygulanmasıyla ilgili tüm hazırlıkların tamamlandığını aktaran Bakan Yerlikaya, bu doğrultuda durum tespiti yapılması için 39 müfettişin görevlendirildiğini söyledi. Bunun bir soruşturma olmadığının altını çizen Bakan Yerlikaya, "5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun uygulanmasıyla ilgili tüm hazırlıklarımızı tamamladık. 39 mülkiye müfettişi, yarın görev yerleri olan illere hareket edecekler. 14 gün süre verdik. Müfettişler, valiliklerin, büyükşehir, il ve ilçe belediyeleriyle, İl Özel İdarelerinin uygulamalarını yerinde detaylı olarak inceleyecekler. Bu bir soruşturma süreci değildir. Durum tespiti yapacaklar. İhmal konusu olan hususları ve aksayan yönleri tespit ederek, mevzuatın gerektirdiği tedbirleri alacaklardır. Müfettişler uygulayıcılara rehberlik edecek ve 2 ayda bir tekrar belediyelere gideceklerdir. Müfettişlerin tespit ettiği konuları biz milletimizle sürekli olarak şeffaf biçimde paylaşacağız’’ diye konuştu.



Köpeklerin öldürdüğü Eslem ve Rana’yı hatırlattı


Şırnak ve Konya’da köpeklerin saldırısında hayatlarını kaybeden Eslem ve Rana’yı hatırlatan Bakan Yerlikaya, konuşmasına şöyle devam etti:


’’3 ay önce Hakkari Yüksekova’da 12 yaşındaki Eslem yavrumuz sahipsiz köpeklerin saldırıları sonucu hayatını kaybetti. Bu yaşanan üzücü olayla ilgili hemen mülkiye müfettişlerini görevlendirmiştim. İdari soruşturmayı tamamladılar ve derhal soruşturma izni verdim. Daha geçen hafta Konya’da 2 yaşındaki Rana bebeğimiz de sahipsiz köpek saldırısında maalesef hayatını kaybetti. Buraya da hemen mülkiye müfettişi görevlendirdim. Sahipsiz hayvanların saldırısı sonucu ölen ya da yaralanan her bir insanımız için hemen mülkiye müfettişi gönderiyorum."


Bakan Yerlikaya, bazı belediyelerin sokak hayvanlarını barınaklara götürmek yerine başka belediyelerin sınırları içerisinde saldıklarına da dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:


’’Bazı belediyeler sahipsiz hayvanları sokaklardan toplayıp, hayvan bakımevine teslim etmek yerine başka bir belediyenin sınırları içerisine bırakıyorlar. Böyle çok şikayet geliyor. Bununla ilgili tedbirlerimizi de aldık. Tespit edeceğiz ve bu tür yaklaşımlarda bulunan belediyeleri de açıklayacağız. Bazı belediyeler sahipsiz hayvanlarla ilgili yeterli bütçe ayırmalarına, hatta fazlasıyla ayırmalarına rağmen daha hızlı hareket edebilmek için yardım kampanyaları başlatmak istiyorlar. Başvuru yapan belediyelere Bakanlık olarak izin verdik. Yine başvuran olursa izin vereceğiz."



"Çocuklarını gönül rahatlığıyla parka götüremeyen anneler var"


Sokak hayvanlarının birçok kesim için tehlike oluşturduğunu vurgulayan Bakan Yerlikaya, merhamet duygusu çerçevesinde çalışmaları yürüteceklerini söyledi. Her türlü önlemi almakta kararlı olduklarının altını çizen Bakan Yerlikaya, "Sahipsiz hayvanların korkusuyla çocuklarını gönül rahatlığıyla parka götüremeyen anneler var. Sabah namazına camiye giderken endişe içinde olan vatandaşlarımız var. Kimi zaman trafik kazalarına dahi neden olabiliyor sahipsiz hayvanlar. Gerek sahipli, gerek sahipsiz. Bizim her bir cana saygımız baki. Bu inancımızın, kültürümüzün, yasalarımızın ve ait olduğumuz medeniyet değerlerimizin bir gereği. Peygamber Efendimiz (sav) ‘Siz yerdekilere merhamet edin ki göktekiler de size merhamet etsin’ buyuruyor. Bizim temel ilkemiz şudur; sahipsiz sokak hayvanlarına merhametli ve iyi davranmalıyız. Onların şehir merkezlerinde değil, güvenli yaşam alanlarında olmalarını sağlamalıyız. Bu amaçla ne yapacağız; sahipsiz sokak hayvanlarına tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri sunacağız. Kısırlaştırma ile kontrolsüz üremenin önüne geçeceğiz. Sahiplendirme ile sokak hayvanlarına yeni yuvalar bulacağız. Bu sorumluluğu layığıyla yerine getirmeye çalışıyoruz. Bütün gayretimiz yeni Ranalar, Eslemler, Tunahanlar olmaması için. Buna müsaade edemeyiz. Aziz milletimizle, yetkili kurumlarımızla, yerel yönetimlerimizle, valiliklerimizle bu sorunu Allah’ın izniyle çözeceğiz" şeklinde konuştu.


Yapılan konuşmaların ardından Bakan Yerlikaya ve beraberindekiler Hayvan Tedavi, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’ni gezerek incelemelerde bulundu.



80 dönüm üzerine kuruldu


Batman’da 80 dönüm alan üzerine kurulan Hayvan Tedavi, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi, 600 hayvan kapasitesi ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin en büyük hayvan tedavi merkezi olma özelliğine sahip. İçerisinde 2 ameliyathane, 2 muayene odası, 2 röntgen odası, post operatif, laboratuvar, eczane, ilaç deposu ve yoğun bakım odası olan merkezde 3 veteriner hekim ve 2 tekniker görevlendirildi. Hayvan Tedavi, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde aynı zamanda 400 köpek kapasiteli serbest dolaşma alanı da oluşturulan alanda 500 kulübe, 40 suluk, 10 gölgelik ve 20 mama ünitesi yer alıyor.



İçişleri Bakanı Yerlikaya: ’’5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun uygulanmasıyla ilgili tüm hazırlıklar tamamlandı’’

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Ramazan geleneği ’Susamlı helva’ tezgahlarda Manisa’nın Demirci ilçesinde Ramazan ayının simgesi haline gelen ve halk arasında "bitli helva" ya da "köy helvası" olarak da bilinen susamlı helva, 75 yıldır aynı geleneksel yöntemlerle sofraları süslüyor. Manisa’nın Demirci ilçesinde 75 yıldır aynı yöntemle hazırlanan geleneksel susamlı helva sadece Ramazan aylarında yapılıyor. Demirci ilçesinde yaşayan 85 yaşındaki İhsan Akgün, 76 yıl boyunca sürdürdüğü helvacılık mesleğini oğlu Mustafa Akgün’e devretti. Hacıhasan Mahallesi’ndeki tarihi iş yerlerinde baba yadigarı kazanların başına geçen Akgün ailesi, sahur vaktinden iftar saatine kadar yoğun mesai harcayarak bu asırlık lezzeti yaşatıyor. Mesleği dedesinden ve babasından devralan 3. kuşak temsilcisi Mustafa Akgün, susamlı helvanın yapım sürecini sabahın erken saatlerinde başlatıyor. İçerisinde glikoz veya yapay tatlandırıcı bulunmayan helva; su, şeker, limon suyu ve çöven otunun ateşte kaynatılmasıyla hazırlanan ağdanın, tahta kepçelerle kıvam alması ve çifte kavrulmuş susamla buluşmasıyla üretiliyor. "Sadece Ramazan ayında üretiyoruz" Babasından öğrendiği usulleri harfiyen uyguladığını belirten Mustafa Akgün, şunları kaydetti: "Bu lezzet Demirci’mizin 75 yıllık kültürel bir mirasıdır. İşçiliği ve hazırlanışı oldukça zor olduğu için sadece Ramazan ayında üretiyoruz. Diğer yerlerde yapılan kandil helvasıyla karıştırılsa da tadı ve kıvamıyla çok sıra dışı bir lezzettir. Babam ilerleyen yaşı nedeniyle artık fiilen üretim yapamıyor ama dükkana gelerek hem işleri kontrol ediyor hem de müşterilerle ilgileniyor. Geleneksel çizgimizden ödün vermeden ilçemize ve kargo yoluyla il dışına bu lezzeti ulaştırıyoruz." Helvacı İhsan Akgün’ün damadı Nurullah Baş, "75 yıldır deden toruna devam eden bir mesleğimiz var. Susamlı helva Demirci’nin değerli bir ürünüdür. Her ramazan ayında ailecek devam ettirmeye gayret ediyoruz. Ramazanda kaçınılmaz bir lezzet. Şeker kazanda pişirilerek ağda haline getirilir. İlk kıvamda çöven suyu atılarak son kıvama getirilir. Sinide yığılan susamın içerisine ağda dökülerek açılır ve helva haline getirilir" dedi. Vazgeçilmez bir lezzet İlçe sakinlerinden biri olan Sami Bol isimli vatandaş, "Devamlı müdavimiyiz. Tahini köpüklü helvası ve bitli helvası vazgeçilmez bir lezzet" derken, bir diğer vatandaş Hamise Dede ise şunları söyledi: "Helvacı İhsan’ın helvasını çok seviyoruz. Ramazan girince gelmeden edemiyoruz. Geleneksel bir lezzet bizim için. Tahini çok güzel".
İstanbul Küçükçekmece’de APP plaka kuyruğu: 140 bin lira ceza yememek için şoförler odası önünde yoğunluk oluştu Yürürlüğe giren yeni düzenleme gereği ‘APP’ plaka olarak bilinen standartlara aykırı plakalarını 140 bin lira ceza yememek için değiştirmek isteyen sürücüler, plaka basımı için İstanbul Küçükçekmece Şoförler Odası önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Yürürlüğe giren Trafik Ceza Kanunu uygulaması nedeniyle araçlarında standartlara aykırı (APP) plaka kullanan ve resmi mühür ve güvenlik unsurlarına uymadığı tespit edilen sürücülere ilk ihlalde 140 bin para cezası kesilecek ve sürücü belgeleri 30 günlüğüne geri alınacak. İhlalin aynı yıl içinde ikinci tekrarında ise ceza miktarı 280 bin lira olacak ve sürücülerin ehliyetine 60 günlüğüne el konulacak. Yeni düzenleme çerçevesinde ceza yememek için sürücüler Küçükçekmece Şoförler Odası önünde yoğun kalabalık oluşturdu. "Panik yaparak plakaları değiştirmeye geldik" Cezayı öğrenir öğrenmez panikle plakasını değiştirmeye geldiğini belirten bir vatandaş, "İnternette sosyal medyada gördüğümüz plakaya yazılan cezalar şu an gündemde ‘APP’ plakanın güncel sistemde uygun olmadığı belirtiliyor. Son zamanlarda gündemde olan haberlerden dolayı panik yaparak plakaları değiştirmeye geldik" dedi. "Yaklaşık 3 saattir sıradayız" 3 saattir sırada burada beklediğini ifade eden Doğan Özçelik, "Satın aldığım aracın ön plakası orijinal arka plakası ‘APP’ plaka çıktı polis arkadaşlar değiştirmemi söyledi. E-devlet üzerinden tek plaka için başvuru yaptım. 140 bin lira gibi bir cezadan bahsediliyor. Tüm şoförlerin dikkat etmesini rica ediyorum. Yaklaşık 3 saattir sıradayız maalesef içeride 1 kişi görev yapıyor şoförler odasından destek istiyoruz" diye konuştu.
İzmir 30 yıllık emeğe ‘uluslararası’ onur Dünyanın en etkili bilim insanları listesine seçilen sayılı Türk akademisyenden biri olan İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Aydın Akan, uluslararası ödüllerine bir yenisini daha ekledi. Haberleşmeden sağlık teknolojilerine, jeofizikten uzay sistemlerine kadar birçok alanda kullanılan sinyal işleme üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Prof. Dr. Akan, Avrupa Sinyal İşleme Birliği (EURASIP) tarafından ‘2026 Üstün Hizmet Ödülü’ne layık görüldü. Dünyanın en saygın bilimsel kuruluşları arasında yer alan Avrupa Sinyal İşleme Birliği, 2000 yılından bu yana çalışmalarıyla fark oluşturan ve gelecek kuşaklara ışık tutan bilim insanlarını, ‘üstün hizmet ödülü’ ile onurlandırıyor. Bu ödül, her yıl sadece bir kişiye takdim ediliyor. Bilim camiasındaki liderliği ile örnek gösterilen İEÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Aydın Akan, 31 Ağustos-4 Eylül 2026 tarihleri arasında Belçika’nın Bruges kentinde gerçekleştirilecek törende ödülünü alacak. "Yazdığım kitap yurt dışında okutuluyor" EURASIP içerisinde daha önce de çeşitli kademelerde görevler üstlendiğini belirten Prof. Dr. Akan, "Sinyal işleme alanında 1990’lı yıllardan bu yana çok sayıda çalışma yürüttüm. Alanımla ilgili iki ders kitabı kaleme aldım. ‘Signals and Systems Using Matlab’, dünyanın birçok farklı yükseköğretim kurumunda ders kitabı olarak okutuluyor. EURASIP Biyomedikal Görüntü ve Sinyal Analitiği Teknik Komitesi’nde de önceki dönem başkanlık görevini üstlenmiştim. Mühendislik alanındaki çalışmalarımı, ilk günkü heyecan ve kararlılıkla sürdüreceğim" dedi. "Üretmeye devam edeceğim" Prof. Dr. Akan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yaklaşık 30 yıldır sinyal işleme alanında eğitim verip, bu alanda 38 doktora ve 57 yüksek lisans öğrencisi mezun ettim. Çok sayıda bilimsel araştırma eseri yayınladım. Bu çabalarımın, böylesine anlamlı bir ödülle taçlandırılması benim için son derece keyifli ve mutluluk verici oldu. Bundan sonra da İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin güçlü akademik ekosistemi içinde üretmeye ve bilime katkı sunmaya devam edeceğim." Bir başarı öyküsü Akademik hayatına 1996 yılında başlayan Prof. Dr. Aydın Akan’ın bugüne kadar uluslararası indeksli dergilerde yayımlanmış 93 makalesi, 142 uluslararası konferans bildirisi, 2 ulusararası kitabı, 10 uluslararası kitap bölümü bulunuyor. Akademik çalışmaları şimdiye dek 5 bin 552 atıf alan Prof. Dr. Akan, 2023 yılında Stanford Üniversitesi’nden özel bir araştırma ekibinin açıkladığı ‘Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları Listesi’nde yer alarak ülkemizi gururlandırdı. Geçmişte EURASIP Biyomedikal Görüntü ve Sinyal Analitiği Teknik Komitesi Başkanlığı yapan Prof. Dr. Akan, Institute of Electrical and Electronics Engineers (IEEE) bünyesinde faaliyet gösteren Engineering in Medicine and Biology Society (EMBS) Türkiye Kolu Başkanlığı görevini de sürdürüyor.
İzmir Apartman sakinlerine ’raporlu’ zulüm İzmir’in Buca ilçesinde bir apartman sakini, akli dengesi yerinde olmadığı ve babası tarafından yönlendirildiği iddiasıyla komşularına asansöre çöp atma, kapılara dışkı sürme ve biber gazı sıkma gibi yöntemlerle adeta vatandaşları canından bezdirdi. Yıllardır süren rahatsızlıklar nedeniyle çocukların sokağa çıkmaya korktuğu binada, mahkeme süreçlerinden sonuç alamayan vatandaşlar yetkililerin acilen duruma el koymasını bekliyor. İzmir’in Buca ilçesinde bir apartmanda yaşayan vatandaşlar, akli dengesi yerinde olmayan ve babasının yönlendirmesiyle hareket ettiği öne sürülen komşuları M.D.’nin sözlü ve fiziksel saldırıları nedeniyle zor günler geçiriyor. Yıllardır çöplerin etrafa saçılması, kapılara dışkı sürülmesi ve biber gazı sıkılması gibi olaylarla karşılaşan bina sakinleri yetkililerden yardım bekliyor. Güvenlik kamerası kaydetti Apartmanda yaşayan M.D.’nin komşularının kapısına çöp bıraktığı anlar yer alırken, psikolojik sorunlar yaşadığı iddia edilen kadının evin balkonundan bağırdığı anlar da yine komşular tarafından kaydedildi. "Bir kişi uğruna bütün apartman rahatsız oluyor" Binaya yaklaşık bir ay önce taşındıklarını ve kısa sürede olaylara şahit olduklarını belirten Zeynep Akil, "Taşındığımızdan beri binadaki sesleri duyuyordum. Binada kokular yayılınca komşularımıza sorduk. Sormamıza gerek kalmadan olaylara şahit olduk. Çöp toplamaları, yaşayanlara rahat vermemeleri, bağırmalar gibi olaylar yaşanıyor. Yöneticimizin kapısına çöpler atılıyor, dışarıdan çöp toplanıp asansöre getiriliyor. O gürültüden ve bağırmalardan dolayı çocuğum çok korktu ve psikolojisi bozuldu. İki çocuğum var, ben bile o bağrışmalardan korktum. Herkesin huzurla oturmak istediği bir evde sessizlik ve sakinlik istiyoruz. Karakola gidiliyor, saatlerce kalınıyor ama ev sahipliğinden ya da kızın hastalığından dolayı bir şey yapılamıyor. Bir kişi uğruna bütün apartman rahatsız oluyor, yetkililerin bu duruma el koymasını istiyoruz" dedi. "Kimse bir şey yapamıyor, çok korkuyoruz" Sorunun yıllardır devam ettiğini vurgulayan bir apartman sakini, "Bu kızın raporu var, her türlü şeyi babasının yönlendirmesiyle bize yaptırıyor. Raporu olduğu için defalarca karakola gitmemize rağmen kimse bir şey yapamıyor ve çok korkuyoruz. Zili çaldığınızda biber gazı sıkar diye kapıyı korka korka açtım. Kapımıza dışkı sürüyor, pislik bırakıyor. Benim 18 yaşındaki kızım hala asansörle tek başına inmeye korkuyor. Yöneticimize huzur vermedi, diğer komşulara da aynı şekilde davranıyor. Biz kendi halimizde insanlarız, kimseyle husumetimiz yok. İlla birilerinin ölmesi mi gerekiyor, yetkililerden bir çare istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Kapıma dışkı döktürdü" 2005 yılından bu yana site yöneticiliği yaptığını söyleyen Hüseyin Ateş (78), "İlk geldiğimde aidatları ödemediği için bu kadının babasını icraya verdim ve olaylar ondan sonra başladı. Babası, kızının akıl dengesi yerinde olmadığı ve ceza ehliyeti bulunmadığı için onu tembihleyerek kapımın önüne dışkı döktürdü. Defalarca kamera koydum, mahkemeye gittik. Bu kadın Manisa’ya gönderildi sonra geri geldi. O kızın suçu günahı yok, babası yönlendiriyor. En az 8-9 mahkemem var bu insanlarla. Çocuklarımızın can güvenliği yok, korkudan dışarı çıkaramıyorlar. Kapıları yağlı boyayla boyuyor. Babasının kızı uzaklaştırmasını ve burada huzurla yaşamayı istiyoruz" diye konuştu. "Üzerimize biber gazı sıktı" Pandemi döneminde binaya taşındığını ve bir dönem yöneticilik yaptığını belirten Mehtap Aydoğdu, "Yöneticilik dönemimde kapımdan terliklerim çalındı. 2026’da evimi su bastı, gelip kapımdan fayanslarımı kırdı ve kumumu döktü. Bütün komşularıma zarar veriyor, çöp ve dışkı atıyor. Şikayetçi oldum, ustalarımın üstüne su dolu bidon attı ve biber gazı sıktı. Durduk yere apartmanda biber gazı kokusuyla karşılaştık. Çocuğumla beraber yaşıyorum ve kimsenin can güvenliği yok. Bütün apartman olarak çöp içinde yaşıyoruz, temizlik ve huzur istiyoruz" açıklamasında bulundu.