TEKNOLOJİ - 13 Aralık 2023 Çarşamba 15:43

Yerli Malı Haftası’na TOGG damga vurdu

A
A
A
Yerli Malı Haftası’na TOGG damga vurdu

Batman Gültepe Anaokulunda Yerli Malı Haftası kutlamaları çerçevesinde düzenlenen etkinliğe Türkiye’nin yerli ve milli otomobili TOGG damgasını vurdu.


Batman Gültepe Anaokulu, Yerli Malı Haftası’nı Türkiye’nin 100. yılı dolayısıyla 100 yerli ve milli ürünle kutladı.


Tarihe ışık tutan 100 ürünün yer aldığı kutlama etkinliğinde dikkat çeken ise okula getirilerek sergilenen iki TOGG otomobil oldu.


Türkiye’nin yerli ve milli imkanları ile üretilen TOGG araçlar öğrenci ve velileri tarafından büyük beğeni aldı.


TOGG araçların yanı sıra tarihe ışık tutan yarım yüzyılı geçmiş ürünler de etkinlikte yerini aldı.


Ürünler arasında 40-50 yıllık geçmişe sahip dikiş makineleri, tiftik dokuma ürünleri, bakır ürünler, kurutmalık sebzeler de görücüye çıkarıldı.


Gültepe Anaokulu Müdürü Muhammed Gönenç, yerli ve milli ürünleri özendirmenin önemine değindi.


Kültürü yaşatmak için herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini vurgulayan Gönenç, bu yıl ki kutlama etkinliklerini Türkiye’nin 100’üncü yılı dolayısıyla farklı bir konseptle kutlamak istediklerini söyledi.


Kutlamalar çerçevesinde TOGG otomobillerini de okula getirdiklerini belirten Gönenç, “Bu sene Cumhuriyetin 100. yılı çerçevesinde yerli malı etikliğimizi 100 ürünle geçmişten günümüze konsepti ile kutlayalım dedik. Geçmişten 40 ila 50 yıl önce annelerimizin, babalarımızın, dedelerimizin kullandığı kapılar, dikiş makinaları, yedi bölgeden ürünler, tiftik dokuma, bakır malzemeleri, çocuklarımızın bir yıl boyunca yapmış olduğu kurutmalık malzemeler, günümüzde ülkemizde yapılan mili TOG aracımızı çocuklara tanıtımını yaptık. Amacımız yerli malını özendirmek; ülkemizde, şehrimizde yapılan ürünleri tanıtmak, kullandırtmaya özen göstermek kapmamasında bu etkinliği düzenledik. Şu ana kadar 400 kişinin ziyaret ettiği etkinlik 3 gün boyunca devam edecek" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Manavgat 2050 vizyonunu masaya yatırdı Manavgat Belediyesi tarafından düzenlenen Manavgat Ortak Akıl ve Eylem Zirvesi, Başkan Vekili Mehmet Çiçek’in ev sahipliğinde yoğun bir katılım ile gerçekleşti. Manavgat’ın 2050 yılına kadar olan vizyonunu belirlemek ve Manavgat’ın yol haritasını çizmek amacıyla turizmden tarıma, kentleşmeden çevreye kadar birçok başlık kapsamlı şekilde ele alındı. Zirvenin açılışında konuşan Manavgat Belediye Başkan Vekili Mehmet Çiçek, böylesine kapsamlı bir ortak akıl ve eylem zirvesinin kent için çok önemli bir adım olduğunu söyledi. Manavgat’ın geçmişten bu yana güçlü bir hikayesi olduğunu da ifade eden Başkan Vekili Mehmet Çiçek, "1980’li yıllarda başlayan turizm yatırım seferberliği ile birlikte Manavgatımız da müthiş bir büyüme sürecine girdi. Son 10 yılda nüfusumuz yüzde 20 arttı. Bu bir risk mi? Eğer yönetemezsek, evet. Ama doğru yönetirsek bu, Manavgat’ın en büyük zenginliği olacaktır" dedi. "Nasıl bir Manavgat’ta yaşlanmak istiyoruz?" Manavgat’ın nüfus yoğunluğunun da büyük bir çeşitliliğe sahip olduğunu da dile getiren Başkan Vekili Mehmet Çiçek, "Bugün 260 bin nüfusumuzun yalnızca 115 bini Antalya kütüğüne kayıtlı. Yani Manavgat, farklı şehirlerden gelen insanların buluştuğu bir şehir. Ayrıca, bir başka gerçeğe bakalım. Bugün Manavgat nüfusunun yaklaşık yüzde 51’i 35 yaşın üzerinde ve bu oran artmaya devam ediyor. Yani sadece büyümüyoruz, aynı zamanda yaşlanıyoruz. O halde bir an önce sormamız gereken soru çok net. Biz nasıl bir Manavgat’ta yaşlanmak istiyoruz? Nüfusumuz yaşlandıkça ekonomimiz bundan nasıl etkilenecek" şeklinde konuştu. "Türkiye’de yabancıların yaptığı her 5 gecelemeden 1’i Manavgat’ta" Manavgat’ın Türkiye ekonomisi için de çok önemli bir noktada olduğuna da değinen Başkan Vekili Çiçek, "Manavgat sadece bir şehir değil, Türkiye ekonomisi için de kritik bir merkezdir. Bakanlık verilerine göre, Türkiye’de yabancıların yaptığı her 5 gecelemeden 1’i Manavgat’ta gerçekleşiyor. Türkiye’nin sadece binde 3’ü kadar bir alanda bu kadar büyük bir turizm hacmini yönetiyoruz. Bu, aynı zamanda büyük sorumlulukları beraberinde getiriyor. Bugün artık bazı sorulara net cevaplar vermek zorundayız. Turizmi büyütürken, doğamızı, kültürümüzü ve kent yaşamımızı kaybediyor muyuz? Yoksa bunları birlikte güçlendirebiliyor muyuz? Ulaşım altyapımız, kentsel altyapımız bu yoğunluğu kaldırabiliyor mu? Artık sadece büyümeyi değil, doğru büyümeyi konuşmak zorundayız" ifadelerini kullandı. "Side turizmi 12 aya yayılmalı" Konuşmasını Antik Side’nin 12 aya yayılan bir turizm merkezi olması gerektiğini söyleyerek sürdüren Başkan Vekili Çiçek, "Side hepimizin gurur duyduğu Manavgatımızın en önemli markası. Dünyanın sayılı antik kentlerinden biri. Tarihiyle, kimliğiyle, potansiyeliyle eşsiz bir değer. Ama yılın belli dönemlerinde capcanlı olan Side, yılın önemli bir bölümünde hayattan kopuyor. Bu tabloyu görmezden gelemeyiz. Şimdi kendimize şu soruyu sormalıyız. Biz Side’yi sadece yaz aylarında yaşayan bir turizm merkezi olarak mı görmek istiyoruz, yoksa 12 ay yaşayan, nefes alan, üreten bir cazibe merkezi haline mi getirmek istiyoruz? Eğer ikinciyi istiyorsak, o zaman turizmi yeniden düşünmek zorundayız. Kültür turizmi, doğa turizmi, spor turizmi, sağlık turizmi gibi turizm alternatiflerini daha güçlü hale getirmeliyiz. Manavgat’ın müthiş bir potansiyeli var. Ama bu potansiyeli birlikte harekete geçirmemiz gerekiyor" dedi. "Manavgat, sadece Türkiye’de değil, dünyada örnek gösterilen bir kent olacak" Tarım sektörümüz, klasik tarıma göre yüksek katma değerli üretim yaparak bizleri gururlandırıyor ama bu bize yetmez. Daha verimli nasıl oluruz? Daha sürdürülebilir nasıl oluruz? Daha fazla katma değeri nasıl üretiriz? İzninizle bugünün ilk net tespitini ben yapmak istiyorum. Bu şehirdeki aklı, bu şehirdeki sermayeyi, bu şehirdeki vizyonu bir araya getirebilirsek Manavgat, sadece Türkiye’de değil, dünyada örnek gösterilen bir şehir olur. Buna yürekten inanıyorum. Ancak bunun için bir şartımız var. Bugün burada siyaseti, kişisel öncelikleri, günlük tartışmaları kapının dışında bırakacağız. Bugün unvanlarımızla, görevlerimizle değil, Manavgat’a gönül veren, Manavgat için sorumluluk hisseden insanlar olarak masalara oturacağız ve tek bir hedefimiz olacak. Manavgat’ta yaşayan, Manavgat’ta kazanan insanlar olarak bu şehri birlikte daha iyi bir geleceğe taşımak. Bunu yapabilirsek, evlerimize gittiğimizde çocuklarımızın, torunlarımızın gözlerine güvenle bakabileceğimize canı gönülden inanıyorum" diye konuştu. Başkan Vekili Çiçek: "Gerçek ortak akıl, herkesin sesinin duyulduğu yerde oluşur" Zirvenin yalnızca salonda oluşan masalarda kalmayacağını da ifade eden Başkan Vekili Mehmet Çiçek, "Bu toplantı bir yol haritası üretme toplantısıdır. Burada ortaya çıkacak her fikir, her öneri, her tespit Manavgat’ın geleceğine yazılacak bir nottur. Bu süreç burada bitmeyecek. Bu salonda konuşulanları derleyeceğiz, analiz edeceğiz ve teknolojik imkanları da kullanarak Manavgat halkının tamamına açacağız. Burada tabanını hazırladığımız ve sivil toplumun her kesimine yayılacak görüşmeleri yapacağız. Burada konuşulan projeleri konularına göre ayırıp tüm muhataplarıyla tekrar kararlaştıracağız. Bu şehirde söz söylemek isteyen herkesin bu sürece dahil olmasını sağlayacağız. Çünkü biz inanıyoruz ki gerçek ortak akıl, herkesin sesinin duyulduğu yerde oluşur" diyerek sözlerini tamamladı. İlk günde 133 proje önerisi Yapılan sunumların ardından turizm ve destinasyon yönetimi, tarım, gıda ve kırsal kalkınma, kentleşme, altyapı ve ulaşım, doğa, çevre ve sürdürülebilirlik, ekonomi, girişimcilik ve yatırım, eğitim, insan kaynağı ve gelecek nesiller, kültür, kimlik ve kent yaşamı ile sosyal yaşam ve toplumsal dayanışma gruplarında katılımcılar proje, sorunlar ve çözüm önerilerini akademisyenler eşliğinde tartıştı. İlk günün sonunda 8 ayrı masada yapılan çalışmalarda 133 ayrı proje ortaya çıktı. Zirveye, Antalya milletvekilleri Cavit Arı, Aliye Coşar, Aykut Kaya, Sururi Çorabatır, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Hatice Öz, parti temsilcileri, geçmiş dönem Manavgat ve belde belediye başkanları, Antalya Büyükşehir Belediyesi bürokratları, kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, iş adamları ve çok sayıda davetli katıldı.
Eskişehir Maç için Eskişehir’e gelen Bursaspor taraftarı, kentin turistik yerlerine akın etti Eskişehir’e Ankara Demirspor ile oynacağı maç için gelen Bursaspor taraftarı kentin turistik yerlerini ziyaret etti. Öte yandan taraftarlar hem Eskişehirspor’u hemde Bursaspor’u tekrardan Süper Lig’de görmek istediklerini belirtti. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), Bursaspor’un Ankara Demirspor ile oynayacağı karşılaşmanın Eskişehir’e alındığını duyurmuştu. Bu sebeple maç öncesinde kente gelen Bursaspor taraftarları Eskişehir’in simgelerinden biri olan Odunpazarı Evleri’ne akın etti. Hem tarihi evleri görmek hemde Eskişehir’in en bilindik yemeklerinden olan Çi böreği yemeğe geldiklerini belirten taraftarlar, iki takımın kardeşliğini ön plana çıkardı. Öte yandan bazı taraftarlar ise hem Eskişehirspor’u hem de Bursaspor’u tekrardan Süper Lig’de görmek istediklerini belirtti. Ayrıca taraftarlar, kentte geldikleri andan itibaren herhangi bir şekilde yabancılık çekmediklerini dile getirdi. Özgür Aşık: "Temennimiz tekrardan Süper Lig’de birlikte oynamak" Bursaspor’u ve Eskişehirspor’u tekrardan Süper Lig’de görme istediğini belirten taraftar Özgür Aşık, "Odunpazarı Evleri çok güzel. Bizim de Cumalıkızık evlerimiz var, oraya da benziyor ama buradan büyük. Bizim orası biraz daha eski ama orayı andırıyor yani; güzel, çok güzel. Yabancı hissetmedim kendimi zaten daha önce de geldiğim bir şehir. Gezdiğim; hem deplasmanına geldiğim hem de buraya çalışmak için de gelmiştik bir ay falan. Eskiden Süper Lig’de beraberdik. Tekrar Süper Lig’de bir arada oynamamız, daha çok birbirimize gidip gelmemiz lazım. İnşallah o da olacak. İnşallah maçı da kazanırız temennimiz bu" dedi. Uğur Tamdeğer: "Eskişehirspor tribününden Allah razı olsun" Bursaspor’un maçı için Eskişehir’e gelen Uğur Tamdeğer, Eskişehir’de yabancı hissetmediğini, "Yani hem biraz daha yakın olsun diye hem stat açısından büyük taraftarımız tam destek verebilsin diye Eskişehir Stadı’na taşındı. Sağ olsun Eskişehir tribünü de bizi burada görmek istediler. Allah razı olsun. Aynı şekilde Ankara Demir, Bursaspor taraftarı herkes anlaşarak ortak bir nokta bulunarak burası seçildi. Geçen hafta bir Bursaspor taraftarı ’Ne Eskişehir Bursa’ya deplasman ne de Bursa Eskişehir’e’ demişti. Kim dediyse doğru söylemiş. Hiçbir şekilde hiçbir kimseye deplasman değil. Allah razı olsun biz de buraya geldik, halk olarak da güzel karşılandık. Kendi memleketimizde geziyor gibi geziyoruz şu an" ifadelerini kullandı.