SAĞLIK - 18 Şubat 2026 Çarşamba 10:43

Demirözü’nde marketler denetlendi

A
A
A
Demirözü’nde marketler denetlendi

Bayburt’un Demirözü ilçesinde zabıta ekiplerince ramazan öncesinde marketlere yönelik denetim gerçekleştirildi. Denetimlerde ürünlerin son kullanma tarihleri ile etiket ve fiyat bilgileri kontrol edildi.

 

Ekipler tarafından yapılan incelemelerde raflardaki ürünlerin mevzuata uygunluğu denetlenirken, tüketici haklarının korunmasına yönelik uygulamalar da gözden geçirildi. Eksiklik ve usulsüzlük tespit edilen işletmelere cezai işlem uygulandı.

 

Denetimlerin, vatandaşların sağlıklı ve güvenli alışveriş yapabilmesi amacıyla belirli aralıklarla sürdürüleceği öğrenildi.



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Uzmanından kritik uyarı: "Haftada bir kredi kartı ağırlığında plastik yutuyoruz ve mikroplastik maruziyeti çocuk sahibi olma hayallerini kırıyor" Medicana Sağlık Grubu Üroloji Uzmanı Op. Dr. Hikmat Jabrayilov, "Haftada bir kredi kartı ağırlığında plastik yutuyoruz ve mikroplastik maruziyeti çocuk sahibi olma hayallerini kırıyor" dedi. Son zamanlarda erkek üreme seviyesinin kritik seviyede düştüğünü ve bu durumun alarm seviyesine ulaştığını söyleyen Medicana Sağlık Grubu Üroloji Uzmanı Op. Dr. Hikmat Jabrayilov çevresel risklere de ayrıca dikkat çekti. Jabrayilov, haftada bir kez, kredi kartı ağırlığında plastik yuttuğumuzu ve mikroplastik maruziyetinin üremede ciddi sıkıntılar doğurduğunu belirtti. Bir yıl boyunca korunmasız ve düzenli ilişkiye rağmen çocuk sahibi olunamaması olarak tanımlanan infertilite halk arasında bilinen adı ile kısırlık vakalarının arttığını belirten Jabrayilov, her beş çiftten birinin bu sorunla karşı karşıya olduğunu ifade ederek, yaklaşık 30 yıl önce erkek kaynaklı kısırlık oranının yüzde 20 ile yüzde 30 arasıyken bugün erkek kaynaklı kısırlığın yüzde 50’ye yaklaştığını ifade etti. "Mikroplastikler vücudumuza girdiğinde adeta ‘hormon korsanlığı’ yapıyor" Son 20 yılda 30 yaş altı erkeklerin önemli bir bölümünde sperm sayısının düştüğünü belirten Jabrayilov, "Güncel çalışmalar gösteriyor ki 1970’lerden bu yana sperm sayısı yarıdan fazla azaldı. 2000’lerden sonra düşüş hızı daha da arttı. Batı ülkelerinde 30 yaş altı erkeklerin önemli bir bölümünde sperm sayısı düşük, doğal yolla baba olma süresi uzamış durumda ve tüp bebek başvuruları son 10 yılda belirgin artış gösterdi. Bu tablo yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sağlık sorunu. Mikroplastikler vücudumuza girdiğinde adeta ‘hormon korsanlığı’ yapıyor. Sperm fabrikasını (testis) bozarak üretimi azaltıyor. Mikrodalga fırınlarda plastik ile yemek ısıtmak, sıcak içecekleri plastik kaplarda tüketmek, yağlı gıdaların plastikle teması ciddi sağlık riskleri oluşturuyor. Güneş ışınları da bu zehrin etkisini güçlendirerek çevreye saçılmasına neden oluyor" ifadelerini kullandı. "Plastik şişeyi arabada bırakmak ve sonra bundan su içmek ciddi bir mikroplastik maruziyetidir" Plastiğin sadece çevremizde değil, vücudumuzun artık her yerinde olduğunun altını çizen Jabrayilov, "Plastik şişeyi arabada bırakmak ve sonra bundan su içmek ciddi bir mikroplastik maruziyetidir. Plastik sadece çevrede değil, artık kanımızda ve organlarımızda. İnsanlar haftada yaklaşık 5 gram, yani bir kredi kartı ağırlığında mikroplastik yutuyor. Plastikle teması azaltmak, cam ve çelik alternatiflere yönelmek çok önemli. Bu sadece çevre meselesi değil, aile kurma hayali de. Plastikten uzaklaşmak, sadece gezegenimizi değil, çocuk sahibi olma şansımızı da koruduğu unutulmamalıdır. Haftada bir kredi kartı ağırlığında plastik yutuyoruz ve mikroplastik maruziyeti çocuk sahibi olma hayallerini kırıyor" cümlelerine yer verdi.
İstanbul Dijital altın dönemi: Yatırımcı kuyumcudan ekrana taşındı Altın ve gümüşte fiziki alışverişin yanı sıra e-ticaret platformları üzerinden gerçekleştirilen kıymetli maden işlemlerinde artış yaşanırken, yatırımcılar anlık fiyat takibi, kayıtlı işlem ve zaman tasarrufu gibi avantajlar nedeniyle online kanallara yöneliyor. E-ticaret üzerinden yapılan kıymetli maden satışlarında son yıllarda istikrarlı bir artış yaşanıyor. Online kanalların toplam satışlar içindeki payı henüz fiziki mağazaların gerisinde bulunsa da büyüme hızının daha yüksek olduğu belirtiliyor. Dijital platformlar; anlık fiyat takibi, ürün karşılaştırma ve günün her saatinde işlem yapabilme imkanı sunarken, işlemlerin kayıt altına alınması da yatırımcı açısından önemli bir güven unsuru olarak öne çıkıyor. Bu dönüşüm sürecinde kurumsal altyapısını dijital ortama taşıyan markalar dikkat çekiyor. Altın Anne, hem resmi e-ticaret sitesi hem de online pazar yerlerindeki kurumsal mağazalarıyla yatırımcılara güvenli alışveriş imkanı sunduğunu belirtti. Marka, ürünlerin ayar, gramaj ve sertifika bilgilerini açık şekilde paylaşarak tüketicinin bilinçli karar vermesini hedefliyor. Altın ve gümüş ticaretinde yeni dönem Altın Anne e-ticaret platformu Kurumsal İletişim Sorumlusu Ecem Karaman, dijital kanalların yatırım sürecini daha düzenli ve takip edilebilir hale getirdiğini belirtti. Karaman, platform üzerinden gerçekleştirilen işlemlerin kayda alınmasının ve ürünlerin sigortalı teslimatla yatırımcılara ulaştırılmasının güven duygusunu güçlendiren uygulamalar arasında yer aldığını ifade ederek, ayrıca, ürünlerin detaylı açıklamalarla ve net fiyat bilgileriyle sunulmasının, kullanıcıların daha bilinçli ve karşılaştırmalı bir şekilde seçim yapmasını sağladığını vurguladı. Dijital platformlarda yatırım gayesiyle ürünlere yönelik talep öne çıkıyor. Standart gramajlı ve sertifikalı ürünler ile işçilik maliyeti görece düşük seçenekler yatırımcıların öncelikli tercihleri arasında yer alıyor. Online ortamda ürünlerin fiyat, gramaj ve özellik bilgilerinin açık şekilde sunulması, tüketicilerin karşılaştırma yaparak daha bilinçli karar vermesine imkan tanıyor. Altın Anne, yatırım gayesiyle ürün seçeneklerini dijital platformlarda erişime açarak tüketicilere daha belgelendirilmiş ve karşılaştırılabilir bir alışveriş ortamı sunuyor. Gümüş tarafında da benzer bir hareketlilik dikkat çekiyor. Daha ulaşılabilir fiyat seviyeleri nedeniyle gümüş, özellikle portföyünü çeşitlendirmek isteyen yatırımcılar için alternatif bir seçenek oluşturuyor. Sektör temsilcileri, dijital kanalların fiziki mağazaların yerini tamamen almayacağını ancak yatırım işlemlerinde önemli bir ağırlık kazandığını belirtiyor. Altın ve gümüş ticaretinde yeni dönem, geleneksel kuyumcu deneyimi ile dijital platformların sağladığı kolaylığı bir araya getiriyor.
Ankara Yiğit Gençbay Sağlıklı Hayat Merkezi’nden ‘Menopoz Okulu’ Eğitimi Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen ‘Sağlıklı Menopoz Okulu’ programı kapsamında, Ankara Yiğit Gençbay Sağlıklı Hayat Merkezi tarafından Kızılcaşar Kültür Merkezi’nde ‘Menopoz Okulu’ eğitimi düzenlendi. Kadınların menopoz döneminde yaşadığı fiziksel, hormonal ve ruhsal değişimlere ilişkin farkındalık oluşturmayı amaçlayan eğitim programında; menopozun fizyolojik süreci, kemik sağlığı, sağlıklı beslenme, duygusal değişimler ve fiziksel aktivitenin önemi ele alındı. Eğitimlerde hekim, ebe, hemşire, diyetisyen, psikolog ve fizyoterapistlerden oluşan uzman ekip, katılımcılara menopoz sürecini daha sağlıklı ve bilinçli geçirebilmeleri için bilimsel veriler ışığında bilgilendirmelerde bulundu. Program kapsamında eğitim veren Uzm. Dr. Feyza Nur Ünsal, menopozun doğal bir yaşam dönemi olduğuna dikkat çekerek, "Eğitimlerimizi biz hekim, ebe, hemşire, diyetisyen, psikolog ve fizyoterapist eşliğinde ücretsiz olarak vermekteyiz. Bu eğitimlerde neler yapıyoruz peki? Menopoz sürecini konuşuyoruz kadınlarla. Menopozdaki kemik sağlığını, yine menopozda beslenme önerileri, fiziksel aktiviteyi ve menopoz sürecindeki kadınların duygu durum değişikliklerinden konuşuyoruz" dedi. Ebe Banı Çiçek Kırdıoğlu Çetin ise verilen eğitimlerle kadınların yaşam kalitesini artırmayı hedeflediklerini belirterek, "Kadınlarımıza verdiğimiz bu eğitimlerle hayat kalitelerini yükseltmeyi amaçlıyoruz. Burada sağlık kontrollerinin düzenli yaptırmalarını, menopoz döneminde yaşayabilecekleri sorunları ve bu sorunlarda yapabilecekleri konusunda onlara yardımcı olup yol gösteriyoruz" ifadelerini kullandı. Eğitime katılan Yeliz Dağıştan (40) da programın kendisi için yol gösterici olduğunu belirterek, "Menopozla beslenme özellikle çok ilgimi çekti. Yani tabii ki sağlıklı beslenmeyi, dengeli beslenmeyi biliyoruz ama beyaz ete yönelmemiz gerektiği söylendi mesela. Balık tüketimi kırmızı etten daha önemliymiş bu süreçte. Bunu öğrendiğime mutluyum" şeklinde konuştu. Dağıştan, alanında uzman kişilerden doğru bilgiye ulaşmanın önemine değinerek, "Günümüzde bilgi çağındayız ve bilgiye çok kolay erişiyoruz. Birçok yerden bilgi alabiliyoruz ama doğru bilgiye erişmek çok önemli. Alanında uzman kişiler tarafından bu bilgilere ulaştığım için çok mutluyum. Herkesin de uzmanlar tarafından bilgilendirilmesi gerektiğini düşünüyorum" dedi. Yetkililer, Sağlıklı Menopoz Okulları kapsamında yürütülen ücretsiz eğitimlerin Sağlıklı Hayat Merkezleri, Toplum Sağlığı Merkezleri ve Aile Sağlığı Merkezleri aracılığıyla yaygınlaştırıldığını belirterek, kadınları bu hizmetlerden faydalanmaya davet etti. (FÇ-
İstanbul Liseli girişimcilere yönelik ‘AI Startup Studio’ programı sonuçlandı Vodafone Vakfı ve Habitat Derneği’nin hayata geçirdiği ‘Yapay Zekâ Yıldızları’ projesi kapsamında genç girişimcilere yönelik düzenlenen ‘AI Startup Studio’ programı tamamlandı. Toplam 25 girişimcinin katıldığı ve final aşamasında 5 girişimcinin yarıştığı programı ‘Mergen’ isimli proje birinci sırada tamamladı. Vodafone Vakfı ve Habitat Derneği işbirliğiyle hayata geçirilen ‘Yapay Zekâ Yıldızları’ projesi kapsamında girişimci gençlere yönelik yeni bir program düzenlendi. ‘AI Startup Studio’ adıyla düzenlenen programa liseli öğrencilerin oluşturduğu 25 girişimci katıldı. Program kapsamında girişimcilere yapay zekâ, girişimcilik, ürün geliştirme, iş modeli oluşturma ve ölçeklenme başlıklarında eğitimler ve mentorluk desteği verildi. Final aşamasında 5 girişimcinin yarıştığı programı Kocaelili öğrencilerin hazırladığı ‘Mergen’ isimli proje kazandı. Birinci gelen takım 100 bin TL’lik ödülün sahibi oldu. Konu hakkında değerlendirmede bulunan Türkiye Vodafone Vakfı Başkanı Hasan Süel, "Habitat Derneği ile başlattığımız ‘Yapay Zekâ Yıldızları’ projesinde amacımız; genç nesillerin teknolojik bakımdan donanımlı olmalarını sağlamak, günümüzde her alanda gördüğümüz yapay zekâ teknolojisini öğrenip kullanarak fikirlerini yeni teknolojilerle birleştirmelerini mümkün kılmak. Son olarak, ülke genelinde ‘AI Startup Studio’ adını verdiğimiz programla liseli gençlere ulaştık. Bu programla temel amacımız, gençlerin yapay zekâ farkındalık ve becerilerini artırırken ülke genelinde dijital eşitlik ve kapsayıcı öğrenme fırsatlarını yaygınlaştırmak ve sürdürülebilir gönüllü ekosistemi oluşturmak. Program kapsamında düzenlenen eğitimlerle gençlere üretken yapay zekâ araçlarını bilinçli ve etik biçimde kullanmayı öğretmeyi, onların veri okuryazarlığı ve problem çözme becerilerini geliştirmeyi, girişimcilik ve ürün geliştirme eğitimleriyle onları geleceğin mesleklerine erken yaşta hazırlamayı hedefledik. Program için fikir üreten, proje geliştiren tüm öğrencileri içtenlikle kutluyorum" şeklinde konuştu. Habitat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı H. Emre Koyuncu ise şöyle konuştu: "Vodafone Vakfı ile birlikte hayata geçirdiğimiz ‘Yapay Zekâ Yıldızları’ projesi kapsamında yürüttüğümüz AI Startup Studio süreci, Türkiye’nin farklı noktalarından başvuran lise öğrencilerini yapay zekâ ve girişimcilik odağında bir araya getirdi. Ülkemizin dört bir yanından büyük bir özveri ve yüksek motivasyonla sürece dahil olan öğrencilerimiz, teknoloji temelli ve toplumsal fayda odaklı projeler geliştirerek hem yapay zeka becerilerini hem de girişimcilik yetkinliklerini somut çıktılara dönüştürdü. AI Startup Studio ile yalnızca bir yarışma süreci değil; aynı zamanda dijital eşitliği destekleyen, kapsayıcı öğrenme fırsatlarını yaygınlaştıran ve sürdürülebilir bir genç girişimcilik ekosisteminin temellerini güçlendiren bütüncül bir model ortaya koyduk. Fikirlerini projeye dönüştüren ve bugün aramızda olan takımlar başta olmak üzere katılan ve başvurma cesaretini kendinde hisseden tüm gençlerimizi içtenlikle tebrik ediyoruz." Toplam 119 başvuru alındı ‘AI Startup Studio’ programına toplam 119 başvuru alınırken, üç ay süren yoğun ve yapılandırılmış bir eğitim programı uygulandı. Bu süreçte 16 kapsamlı eğitim oturumu ve 2 buluşma gerçekleştirilerek gençlerin hem teknik hem de girişimcilik yetkinlikleri çok boyutlu şekilde desteklendi. Programın ilk aşamasında gençler; yapay zekâya giriş, üretken yapay zekâ araçlarının bilinçli ve etik kullanımı, veri okuryazarlığı, problem çözme, tasarım odaklı düşünme ve temel girişimcilik konularında ortak bir yetkinlik zemini oluşturdu. İkinci aşamada ise katılımcılar bu ortak kazanımlar üzerine inşa ederek iş modeli geliştirme, değer önerisi oluşturma, ürün tasarımı, prototipleme, etki analizi ve etkili sunum teknikleri gibi başlıklarda projelerini olgunlaştırdılar. Program süresince öğrenciler, Vodafone Gönüllüleri ve projenin gönüllülerinin katkılarıyla mentorluk desteği alarak fikirlerini geliştirme, iş modellerini güçlendirme ve projelerini daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşturma imkânı buldu. Yapay zekâ destekli eğitim platformu Programda birinci gelen ‘Mergen’ projesi, öğrencilerin öğrenme hızını ve bilgi seviyesini analiz ederek kişiselleştirilmiş çalışma planı oluşturan yapay zekâ destekli bir eğitim platformu. Sistem, öğrencinin eksik olduğu konuları tespit ederek, ona uygun içerik ve sorular üretiyor. Bireysel öğrenme sürecini destekleyen sistem, standart eğitim yapısının oluşturduğu öğrenme farklılıklarını azaltmayı ve öğrencilerin gerçek öğrenme düzeyini artırmayı amaçlıyor. Önemli isimler buluştu ‘AI Startup Studio’ programında finale kalan projeleri Millî Eğitim Bakanlığı Ar-Ge Ekosistem Dairesi Uzmanı Murat Kadir Yetkin, HUX.ai Kurucu-CEO’su ve OECD Yapay Zekâ Yönetişimi Çalışma Grubu Üyesi Merve Ayyüce Kızrak, Vodafone Marka ve Pazarlama Stratejisi Direktörü Seçil Demiralp ile Page Studio Kurucu-CEO’su ve İçerik Üreticisi Elif Aleyna Duman’dan oluşan jüri değerlendirdi. 98 bin öğrenciye ulaşıldı Vodafone Vakfı ve Habitat Derneği’nin dijital geleceğe hazır nesiller yetiştirme hedefiyle başlattığı ‘Yapay Zekâ Yıldızları’ dijital eğitim projesiyle, Türkiye’nin 81 ilinde 11-14 yaş arası ortaokul ve 14-18 yaş arası lise öğrencilerine yapay zekâ eğitimleri veriliyor. Bugüne kadar 98 bini aşkın öğrenciye ulaşıldı.
Kütahya Tavşanlı’da engel tanımayan Kur’an sevgisi Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde, görme engelli öğrencilerin Braille alfabesiyle Kur’an-ı Kerim tilaveti ve işitme engellilerin işaret diliyle seslendirdiği ilahiler katılımcıları duygulandırdı. Tavşanlı Arslanbey Camii İşitme ve Görme Engelliler Kur’an Kursu tarafından Ramazan-ı Şerif öncesi düzenlenen "Engelli-Cami Buluşması" programına, Kütahya İl Müftü Yardımcıları Gülay Demirci ve Kemal Bal, Tavşanlı İlçe Müftüsü Mevlüt Hakan Asan Mevlüt Hakan Asan, 6 işitme, 14 görme engelli kursiyer ile çok sayıda mahalle sakini katıldı. Programda engelli bireylerin azmi, Kur’an sevgisinin hiçbir engel tanımadığını bir kez daha kanıtladı. Görme engelli kursiyerlerin parmak uçlarıyla Braille alfabesi üzerinden okuduğu Kur’an-ı Kerim tilaveti büyük beğeni toplarken, işitme engelli öğrencilerin işaret diliyle eşlik ettiği ilahiler ve okunan şiirler manevi atmosferi zirveye taşıdı. Programda konuşan Tavşanlı İlçe Müftüsü Mevlüt Hakan Asan, engelli vatandaşlara yönelik eğitimlerin aralıksız sürdüğünü belirtti. Asan, "Ramazan-ı Şerif’in arefesinde engelli kardeşlerimiz ve halkımızla bir araya geldik. Arslanbey Camii bünyesindeki kursumuzda işitme ve görme engelli kardeşlerimize yönelik Kur’an-ı Kerim ve dini bilgiler eğitimlerimiz devam ediyor. Ramazan ayı boyunca burada engelli kardeşlerimize özel mukabele programımız da olacak" dedi. Müftü Asan, ilçedeki tüm engelli bireyleri kurslara davet ederek şunları söyledi: "Kardeşlerimiz engel tanımayan sevgileriyle bizlere örnek oldular. Maneviyat yüklü bu güzel program için kendilerine teşekkür ediyorum. Tüm görme ve işitme engelli kardeşlerimizi bu kapıdan içeri girmeye, Kur’an ile buluşmaya davet ediyoruz." Kütahya İl Müftü yardımcılarının da katılım sağladığı anlamlı buluşma, yapılan duaların ardından sona erdi.
Sivas Türk bilim adamlarının çalışması Avrupa’da yankılandı Türk bilim adamları, Antik Roma belgelerine dayandırılan, ‘tedavilerde insan ve hayvan dışkısı kullanıldığı’ arkeolojik çalışmalarla kanıtladı. Konuyla ilgili çalışmanın yer aldığı, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nden (SCÜ) arkeolog Prof. Dr. Cenker Atila ve ekibinin yazdığı bilimsel makaleye Avrupa’da geniş yankı uyandırdı. Antik Roma belgelerinde karşılaşılan, insan dışkısının merhem gibi doğrudan hastalıklı bölgeye sürüldüğü bilgisi günümüz bilimsel metotları ile kanıtlandı. Hipokrat, Plinius ve Galen gibi dönemin şifacılarının dışkıyı iltihap, enfeksiyon ve üreme bozukluklarında kullandığı iddiaları da Türk bilim adamlarının çalışmasıyla kanıtlandı. Arkeologların bulduğu 1900 yıllık bir şişede insan dışkısına dair kimyasal izler tespit edildi. İzmir’in Bergama ilçesindeki Bergama Arkeoloji Müzesi’nde bulunan şişede Prof. Dr. Cenker Atila, Kimyager Dr. İlker Demirbolat ve Tıp Tarihçisi Dr. Rana Babaç Çelebi’nin yaptığı kimyasal analizine göre şişede ayrıca kekikten elde edilmiş aromatik birleşikler de bulundu. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nden (SCÜ) arkeolog Prof. Dr. Cenker Atila ve ekibinin yazdığı bilimsel makale Avrupa’da ses getirdi. Yabancı bir dergide yer alan makaleye Avrupa’da birçok basın organında yer verildi. Bin şişeden 7’sinde çıktı Konuyla ilgili açıklama yapan Atilla, "Ben arkeolojide cam ve seramik uzmanıyım. 2009 yılında Bergama Müzesi Cam Eserleri adlı bir kitap çalışmam oldu. O sırada Bergama’daki bütün cam eserleri inceledim. Bu çalışmayı yaparken bazı eserler içerisinde kalıntılar olduğunu fark ettim. Daha sonra bir Aroma Terapi Festivali’nde Kimyager arkadaşım Dr. İlker Demirbolat ve Tıp Tarihçisi Dr. Rana Babaç Çelebi ile tanıştık. Bergama’daki kalıntıların analizini yapıp yorumlayabiliriz diye düşündük. Sonra Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan izinlerimizi aldık ve müzeye gittik. Bin eser içerisinde 7 tanesinde kalıntı çıktı. Bunlardan da bir tanesinde veri sağlayabilecek kalıntılar elde ettik" dedi. Günümüz bilimsel metotlarıyla kanıtlandı Atilla çalışmalarına kadar, Mısır’da, Çin’de, Yunan ve Roma antik kaynaklarında insan ve bazı hayvan dışkılarının tıpta kullanıldığının bilindiğini ancak günümüz bilimsel metotlarıyla kanıtlanmadı ifade edip, "Mısır’da, Çin’de, Yunan ve Roma antik kaynaklarında insan ve bazı hayvan dışkılarının tıpta kullanıldığını biz biliyoruz. Fakat bu gerçek mi, gerçekse tam olarak nasıl kullanılıyor? Biz bunların cevabını bilemiyorduk. Bu buluşun çok ilginç ve komik de bir süreci var. Kimyasal analizleri yapan İlker arkadaşımız analizleri yapıyor, içinde gaita çıkıyor. Biz ilaç olabileceğini düşünüyorduk ama bitkisel kökenli başka şeyler bekliyorduk. Bu sonucu öğrendiğimizde çok mutlu olduk. Kokuyu bastırmak için kekik de atmışlar. Biz bunun doğrudan Galenos veya Galenos’un öğrencileri tarafından yapıldığını düşündük. Antik Çağ’da kullanıldığını bildiğimiz bir şeyin günümüze kadar gelmiş olan ilaç olduğu ispatlanmış oldu. Bunu da hemen makaleye çevirdik" şeklinde konuştu. Antik kaynaklar detay vermiyor Cumhuriyet Üniversitesi’nden (SCÜ) arkeolog Prof. Dr. Cenker Atila, antik kaynaklarda insan dışkısının anti bakteriyel özelliğinden bahsedilse de hangi hastalıklarda kullanıldığına dair bilgi bulunmadığını vurgulayarak şunları söyledi. "Anti bakteriyel özelliklerinden dolayı antik kaynaklar hangi hastalığa kullanıldığı ile ilgili bir veri sunmuyor. Ama her tür mikrobun öldürülmesinde, yaraların iyileştirilmesinde insan ve hayvan gaitası kullanılıyor. Galenos, ‘Hastalarınız geldiğinde bunun içeriği hakkında bilgi vermeyin. Yoksa ilacı kullanmayı reddederler’ diyor"