EKONOMİ - 22 Ocak 2026 Perşembe 10:49

Tüketici güven endeksi 83,7 oldu

A
A
A
Tüketici güven endeksi 83,7 oldu

Tüketici güven endeksi, Aralık ayında 83,5 iken Ocak ayında yüzde 0,3 oranında artarak 83,7 oldu.


Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi, Aralık ayında 83,5 iken Ocak ayında yüzde 0,3 oranında artarak 83,7 oldu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Burak Yılmaz: "Galatasaray maçının güzelliği ve öz güveni bizim için önemli" Gaziantep Futbol Kulübü Teknik Direktörü Burak Yılmaz, Galatasaray maçıyla öz güven kazandıklarını belirterek, "Galatasaray maçının güzelliği ve öz güveni bizim için önemli ama artık Konyaspor maçını kazanmak için tam konsantreyiz" dedi. Gaziantep ekibi, Konyaspor maçı hazırlıklarını yoğun kar yağışı altında sürdürdü. Gaziantep Futbol Kulübü, Trendyol Süper Lig’in 19. haftasında sahasında oynayacağı Konyaspor maçı hazırlıklarına yoğun kar yağışı altında devam etti. Teknik Direktör Burak Yılmaz yönetimindeki antrenmana 1 saat 15 dakikada sürdü. Antrenmana sakatlığı bulunan futbolcular katılmadı. Antrenman öncesinde Gaziantep FK Teknik Direktörü Burak Yılmaz, Galatasaray ve Konyaspor maçları ile transfer çalışmaları ve ligdeki hedeflerine ilişkin basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. "Galatasaray maçının güzelliği ve öz güveni bizim için önemli" Yılmaz, Galatasaray maçının kendilerine ciddi bir öz güven kazandırdığını söyleyerek, "Galatasaray maçı bizim için çok değerliydi ama o maç bitti. Yani biz geçmişe takılı kalmıyoruz. Futbolda dün yok, sürekli önümüze bakmamız lazım. O maçın güzelliği ve öz güveni bizim için tabii ki baki ama önümüze bakmamız lazım" diye konuştu. "Tamamen Konyaspor maçını kazanmaya konsantre durumdayız" Ligin 19. haftasında oynayacakları Konyaspor maçını kazanmak istediklerini belirten Burak Yılmaz, "Önümüzde bir Konyaspor maçı var. Tüm gücümüzle ve her şeyimizle o maça konsantre olmuş durumdayız. Hava şartlarını görüyorsunuz, dün antrenman yapabildik. O da teknik ve taktik antrenman değildi. Bugün de çok yoğun kar yağışı var. Yarın da aynı şekilde gibi görünüyor. Sahada çalışamayacağız, o yüzden içeri gireceğiz. Bunların hiçbirisi bizim için bahane değil. Biz tamamen Konya maçına konsantre olmuş durumdayız. Kazanıp yolumuza devam etmek istiyoruz" ifadelerini kullandı. Transfer çalışmalarıyla ilgili de konuşan Yılmaz, yabancı kaleci takviyesi düşündüklerini ifade ederek, "Transferi yüzde 95 oranında bitirdik diyebiliriz. Belki bir kaleci almayı düşünüyoruz. Eğer kaleci alabilirsek alacağız ama eğer alamazsak da benim için çok elzem değil. Ama bir yabancı kaleci transferi yapmayı düşünüyoruz. Onunla birlikte transferi tamamen bitireceğiz. Kalecilerime çok güveniyorum, çok inanıyorum ama yapabilirsek deneyeceğiz" şeklinde konuştu. "Ligin ikinci devreleri her zaman zordur ama biz kendi işimize bakacağız" Ligin ikinci yarısının zor geçeceğini aktaran Yılmaz, "Biz her şekilde ve her şartta kendimizi hem fizik olarak hem de mental olarak hazırlıyoruz. Her şartta ayak uydurmaya çalışıyoruz. Ligin ikinci devreleri her zaman zordur ama biz kendi işimize bakacağız. Kendi hedeflerimize ve hayallerimize bakacağız. O yüzden önümüze maç maç bakacağız. İkinci devrenin genel olarak zor geçeceğini hepimiz biliyoruz ama biz öncelikle Konya maçı, sonrasında da Gençlerbirliği maçına konsantreyiz. Biz her zaman maç maç gitmek istiyoruz" değerlenmesinde bulundu.
İstanbul ’’Üniversite 3 yıla inerse mezuniyet değil, hazırlık konuşulmalı’’ Üniversite eğitimiyle ilgili "3 yılda mezuniyet" modeli yeniden gündemde. Yükseköğretim Kurulu çevresinde, yıl içinde daha fazla dönemle okulu daha erken bitirmeyi mümkün kılabilecek seçeneklerin konuşulduğu belirtiliyor. Bu gündem, öğrenciler ve veliler arasında yeni bir tartışmayı büyütüyor: "Diploma tek başına yeter mi, yoksa beceri mi daha önemli?" Doç. Dr. Mehmet Yakın’a göre "Eğitim süresi konuşuluyor ama asıl konu şu: Gençler mezun olurken elinde ne olacak?" sorusunun cevabı daha önemli. Yakın’a göre 3 yıl tartışması, öğrenciler için bir yandan avantaj gibi görünse de yeni bir yük getiriyor. "Daha erken mezun olmak, daha erken iş aramak anlamına geliyor. Rekabet daha erken başlar. Bu yüzden kısa sürede mezuniyet, ‘daha kolay’ değil, ‘daha yoğun’ bir eğitim anlamına gelir. Böyle bir model hayata geçerse, derslerin yanında proje, staj ve uygulama işleri daha kritik hale gelecek." İş dünyası ne istiyor. "Yapabilene" bakıyor Uluslararası raporlarda ortak bir vurgu öne çıkıyor: İşverenler artık sadece diplomaya bakmıyor. İşin yapılabildiğini gösteren beceriler daha fazla önem kazanıyor. Doç. Dr. Yakın bunu basit bir örnekle anlatıyor. "Diploma, kapıyı açar. Ama içeride kalmayı sağlayan şey beceridir. Kendini anlatabilmek, ekip içinde çalışabilmek, sorun çözebilmek, yeni şeyler öğrenebilmek Bunlar öne çıkıyor." Gençlerde kaygı artıyor Son dönemde yayımlanan araştırmalarda, çalışanların büyük kısmı yapay zekanın iş yapma şeklini değiştireceğini düşünüyor. Bu araştırmalarda özellikle gençlerin, geleceğe dair daha fazla kaygı taşıdığı dikkat çekiyor. Doç. Dr. Mehmet Yakın’a bu kaygı anlaşılır olduğunu belirterek "Gençler daha yolun başında. ‘Ben daha yeni başlıyorum, dünya hızla değişiyor’ duygusu endişeyi artırıyor. Çözüm; panik değil, plan" dedi. Diploma değerini koruyor, ama tek başına garanti değil İş ilanlarına dair araştırmalar bazı alanlarda "diploma şartı" ifadesinin eskisi kadar öne çıkmadığını gösteriyor. Ancak bu, "diploma bitti" anlamına gelmiyor. Daha çok şu anlama geliyor: Diploma + beceri birlikte aranıyor. Doç. Dr. Yakın’a diploma hâlâ önemli bir belge olduğunu vurgulayarak ‘Ama tek başına ‘iş garantisi’ demek değil. İnsanlar artık ‘Ne mezunusun?’ kadar ‘Ne yapabiliyorsun?’ sorusunu da soruyor" ifadelerine yer verdi. Çalışma hayatı için uyarı: "Kolay içerik, zor güven" Yapay zeka yazı yazmayı, görsel üretmeyi, metin düzenlemeyi kolaylaştırıyor. Bu da çalışma hayatını doğrudan etkiliyor. Doç. Dr. Mehmet Yakın ‘burada tehlike değil, değişim var: "İçerik üretmek kolaylaştı. Ama güven kazanmak zorlaştı. Doğru bilgi, doğru ton, kriz anında doğru söz Bunlar hâlâ insan işi. Kopyalanması zor olan da bunlar’ dedi. 3 yılda mezuniyet olursa, "ekstra" şart Muhtemel bir 3 yıllık model tartışması sürerken öğrenci ve velilere net bir mesaj veriyor. Eğitim süresinin kısaltılması durumunda öğrencinin kendini geliştirmesi için vakit de daha planlı kullanılması gerektiğini vurgulayan Do. Dr. Yakın, bu dönemde öğrencilerin çalışma hayatına hızlı uyumları artık daha önemli olduğu ve stajı ertelenmemesi gerektiğini belirtti. Yapılan işleri somut örneklerle gösterebilmenin, işini kolaylaştıran yeni araçları öğrenmenin ve kendini doğru ifade edebilmek daha da değerli yetenekler olduğunu savunarak ‘Güvenilir olmak ve açık davranmak ise her dönemde olduğu gibi bugün de en değerli unsurlar. Üniversite eğitimi "bitmiyor." Değişiyor. 3 yıl tartışması da bu değişimi daha görünür hale getiriyor" dedi.
Erzurum İki kardeş şehrin sanatsal buluşması Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen fotoğraf sergisinde kardeş şehirler bir araya geldi. Erzurum-Harbin Kardeş Şehir Fotoğraf Sergisi, sanatın evrensel ruhu ve birleştirici gücünü bir kez daha ortaya koydu. Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinliğe Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı ve diğer protokol üyeleri katıldı. Genel Sekreter Aynalı, burada yaptığı konuşmada, "İki kadim medeniyetin, iki köklü devlet geleneğinin ve iki tarihî şehrin buluşmasına şahitlik etmenin onurunu yaşıyoruz. Bugünkü buluşmamız, sıradan bir ziyaretin çok ötesinde bir anlam taşımaktadır. Çünkü bugün; Çin Halk Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında kurulan diplomatik ilişkilerin 55. yılını idrak ederken, aynı zamanda ‘Buz ve Kar Şehri’ Harbin ile ‘Dadaşlar Diyarı’ Erzurum arasında 2010 yılında tesis edilen kardeş şehir ilişkisinin 15. yılını da birlikte kutlamanın gururunu yaşıyoruz" dedi. "Türkiye ile Çin arasındaki ilişkiler, yalnızca modern diplomatik temaslara dayanan bir süreç değildir. Bu ilişkiler, tarihin derinliklerine uzanan, İpek Yolu’nun tozlu yollarında şekillenmiş, ticaretle, kültürle, ilimle ve karşılıklı etkileşimle beslenmiş kadim bir bağın devamıdır" diyen Aynalı, "Asya’nın kalbinden Anadolu’nun kapılarına uzanan bu tarihî hat, milletler arasında yalnızca mal değil; fikir, kültür ve medeniyet de taşımıştır. Bugün bizler, işte bu tarihî mirasın modern çağdaki temsilcileri olarak bir aradayız" şeklinde konuştu. "Erzurum; medeniyetlerin beşiğidir" Genel Sekreter Aynalı, "Erzurum, tarih boyunca bu büyük medeniyet yolunun en önemli duraklarından biri olmuştur. Selçuklu’dan Osmanlı’ya, Cumhuriyet’ten günümüze kadar Erzurum; ilmin, irfanın, ticaretin ve stratejik aklın merkezi olma vasfını korumuştur. Harbin ise Çin’in kuzeyinde, sert iklimiyle, disiplinli şehir yapısıyla, buz ve kar temalı kültürel zenginliğiyle dünya çapında tanınan, vizyoner bir şehir olarak öne çıkmaktadır" kaydını düştü. Erzurum ile Harbin’i buluşturan şeyin aynı zamanda iki kardeş şehrin karakterini de yansıttığını dile getiren Aynalı, şöyle devam etti: "2010 yılında Erzurum ile Harbin arasında ilan edilen kardeş şehir ilişkisi, bir protokol metninden ibaret kalmamış; karşılıklı ziyaretler, teknik iş birlikleri, kültürel paylaşımlar ve samimi dostluklarla bugünlere kadar taşınmıştır. Aradan geçen 15 yıl boyunca, iki şehir arasında sürdürülen temaslar, şehir diplomasisinin ne kadar kıymetli ve kalıcı sonuçlar üretebildiğini bizlere açıkça göstermiştir. Kardeş şehir ilişkileri, artık sadece temsili dostluklar değildir. Günümüz dünyasında şehirler; ekonomide, turizmde, kültürde ve teknolojide doğrudan aktör haline gelmiştir. Erzurum olarak bizler, bu bilinçle hareket ediyor; uluslararası ilişkilerimizi yalnızca merkezi diplomasinin gölgesinde değil, şehirlerarası güçlü bağlar üzerinden de inşa ediyoruz. Harbin ile kurduğumuz bu kardeşlik bağı, bu anlayışın en somut örneklerinden biridir. Erzurum’umuz, sadece Türkiye’nin doğusunda bir şehir değil; aynı zamanda Kafkasya’ya, Orta Asya’ya ve Asya içlerine uzanan bir vizyonun merkezidir. Ulaşım altyapımız, lojistik gücümüz, üniversitelerimiz, turizm potansiyelimiz ve özellikle kış turizmindeki iddiamızla, bölgesel bir cazibe merkezi haline gelmiş durumdayız." "2026; Çin’in on beşinci beş yıllık kalkınma planı’nın başlangıç yılıdır" Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin de, "Büyükşehir Belediye Başkanlığı Genel Sekreteri Zafer Aynalı ile birlikte ‘Erzurum-Harbin Kar ve Buz Kardeş Şehirler Fotoğraf Sergisi’nin açılışını yapmaktan büyük bir onur ve mutluluk duyuyorum. Öncelikle, bu anlamlı etkinliğe katılarak iki şehrin zengin kültürel birikimini ve görkemli doğal manzaralarını fotoğraflar aracılığıyla birlikte paylaşmamıza vesile olan siz değerli misafirlere teşekkür ediyorum. Erzurum, köklü bir tarihe sahip olup, antik İpek Yolu üzerindeki önemli şehirlerden biridir.’Açık hava müzesi’ olarak anılan bu şehirde, her bir taş ve her bir iz, kadim uygarlıkların ve tarihî hanedanların derin izlerini taşımaktadır. Aynı zamanda Erzurum, Anadolu toprağının karlarla bezeli bir incisi olarak dünyanın dört bir yanından kış sporları tutkunlarını kendine çekmektedir. Kış sporları alanındaki özgün avantajları sayesinde Erzurum, ACES Europe tarafından 2025 Avrupa Kış Sporları Başkenti olarak seçilmiştir" şeklinde konuştu. "Harbin de Çin’in önemli tarih ve kültür şehirlerinden biridir" diyen Büyükelçi Xuebin, şunları kaydetti: "Binlerce yıllık Çin uygarlığının birikimi ve farklı kültürlerin etkisiyle Harbin, Doğu ile Batı’nın kaynaştığı, çok kültürlü yapısıyla sürekli yeni bir dinamizm ortaya koymaktadır. Kar ve buz, Harbin’in en belirgin kültürel simgesidir. ‘Buz Şehri’ olarak da anılan Harbin’de düzenlenen Buz Fenerleri Festivali, Buz ve Kar Dünyası ile Güneş Adası Kar Fuarı, bugün dünya çapında tanınan ve Çin’in buz ve kar kültürünü temsil eden önemli simgeler haline gelmiştir. Harbin ile Erzurum, 2010 yılında kardeş şehir olmuş; kar ve buz teması etrafında sürekli diyalog ve iş birliği geliştirerek Çin-Türkiye ilişkilerine katkıda bulunmuştur. 2026 yılı, Çin’in ‘On Beşinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nın başlangıç yılıdır. Bu dönemde yüksek kaliteli kalkınmayı kararlılıkla teşvik edecek, yüksek düzeyde dışa açılmayı genişletecek ve Türkiye dâhil olmak üzere dünyanın tüm ülkeleriyle kalkınma fırsatlarını paylaşarak ortak gelişimi hedefleyecek, karşılıklı faydaya dayalı iş birliğinde yeni bir sayfa açacağız. Bu yıl aynı zamanda Çin ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisinin 55. yıl dönümüne denk gelmektedir. Son yıllarda, Çin Cumhurbaşkanı Sayın Xi Jinping ile Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın stratejik liderliği altında, Çin-Türkiye ilişkileri olumlu bir gelişim ivmesini korumuş; çeşitli alanlardaki iş birliği istikrarlı biçimde ilerlemiş ve somut, verimli sonuçlar elde edilmiştir." Konuşmaların ardından halk oyunları ve halk danslarının gösterimi sonrası serginin açılışı yapıldı.
Tekirdağ Tekirdağ’da ’E-Ticaret ve Dijital Dönüşüm Semineri’ gerçekleştirildi Tekirdağ’da Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası (TSO), bölge iş dünyasının dijitalleşme sürecine katkı sağlamak amacıyla "E-Ticaret ve Dijital Dönüşüm" başlıklı kapsamlı bir seminer düzenledi. Tekirdağ’da Çerkezköy TSO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çetin’in de katılım sağladığı etkinlikte, günümüz ticaret anlayışını şekillendiren dijital trendler ve uygulamalar detaylı şekilde ele alındı. Eğitim öncesi açılış konuşmasını gerçekleştiren Başkan Ahmet Çetin, Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası’nın eğitime verdiği öneme vurgu yaptı. Başkan Ahmet Çetin, üyelerin faydalanabileceği, iş ve kişisel yaşamına katkı sağlayacak eğitimlerin bundan önce olduğu gibi artarak devam edeceği ifade ederek, katılımcıların, eğitim taleplerini dile getirmelerini ve bu alanlarda yeni eğitimler de düzenlenebileceğini ifade etti. Başkan Ahmet Çetin, dijitalleşmenin artık bir tercih değil, sürdürülebilir büyüme için zorunluluk olduğunun altını çizerek, bu tür etkinliklerin devam edeceğini belirtti. Seminerde, e-ticaretin geleneksel ticarete kıyasla sunduğu avantajlar ve karşılaştığı zorluklar üzerinde duruldu. Katılımcılara, ürün ve müşteri odaklı değer önerisi geliştirme süreçlerinin dijital dünyada nasıl farklılaştığı aktarıldı. Hazır altyapıların işletmelere sağladığı kolaylıklar, dijital pazarlamanın temel mantığı ve performans pazarlaması kapsamında Google ile sosyal medya reklamlarının etkin kullanımı örneklerle açıklandı. CEO ve içerik pazarlamasının marka görünürlüğünü artırmadaki rolü, sosyal medya ve influencer marketing stratejilerinin müşteriyle etkileşim kurmadaki gücü vurgulandı. CRM sistemleri, veri yönetimi ve müşteri deneyimi konularında işletmelerin sürdürülebilir başarı için nasıl yol alması gerektiği üzerinde duruldu. Ayrıca operasyon, lojistik ve müşteri hizmetlerinin e-ticaret ekosistemindeki kritik önemi, ölçümleme ve KPI’lar aracılığıyla doğru karar alma süreçleriyle ilişkilendirildi.