KÜLTÜR SANAT - 06 Eylül 2024 Cuma 15:02

Bilecik’te 743. Söğüt Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Yörük Şenlikleri başladı

A
A
A
Bilecik’te 743. Söğüt Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Yörük Şenlikleri başladı

Kayı Boyu’nun lideri, Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’nin babası Ertuğrul Gazi’nin türbesinin bulunduğu Bilecik’in Söğüt ilçesinde bu yıl 743’üncüsü düzenlenen anma etkinlikleri başladı.


Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Yörük Şenlikleri’nin ilk gününde Bilecik Valisi Şefik Aygöl, geçmiş dönem Millî Savunma Bakanı şuan Türkiye Büyük Millet Meclisi Millî Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, Milletvekili Halil Eldemir, Söğüt Belediye Başkanı Ferhat Durgut, Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı ve beraberindekiler tarafından türbe önünde karşılandı. Ardından toplu bir şekilde Ertuğrul Gazi Türbesi önünde alp üniformalı askerlerin ’Saygı Nöbeti’ değişiminin izlenmesinin ardından türbe ziyareti yapılarak dua edildi.


Türk Büyükleri Anıtı önünde devam eden törende, Vali Aygöl tarafından çelenk bırakıldı. Ardından saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu. Aygöl, törende yaptığı konuşmada, "Osmanlı’nın kuruluşunda en çetin mücadelelerin yaşandığı bu topraklarda, huzur içerisinde, al bayrağımızın gölgesinde bir araya gelerek ecdadımızı yad edebiliyorsak bunun en önemli nedeni atalarımızın bu topraklar için ödediği ağır bedellerdir. Bu yüzden sahip olduğumuz bu eşsiz toprakları canımız pahasına bile olsa sonsuza kadar korumak bizlerin vazifesidir. Ama sadece korumakla ecdadımıza olan görevimizi yerine getirmiş olmayız. Aynı zamanda yaşatmalıyız da. İşte bugün bizi bir araya getiren en önemli unsur da; Ertuğrul Gazi ruhunu, Kayı’nın töresini ve Türk’ün kültürünü yaşatma sevincidir. Tarihimizin derin köklerine nüfuz etmiş ebedi kahramanlarımızın, Ertuğrul Gazi’nin azmi, kararlığı ve yiğitliği tüm Türk milletine ilham olmuş ve yol göstermiştir. Bu ilhamla Osmanlı, Söğüt’ten filizlenmeye başlayarak koca bir çınara dönüşmüş ve 3 kıtaya hükmeden bir cihan imparatorluğu olmuştur. Böylesine büyük bir medeniyetin temsilcileri olmak bizler için övünç sebebidir. 743 yıldır aralıksız kutladığımız Ertuğrul Gazi’yi Anma Ve Yörük Şenliklerimizle Kayı’nın Beyi Ertuğrul Gazi nezdinde tüm Türk büyüklerimize olan saygımızı hep birlikte sunuyoruz. Yüz yıllardır devam eden bu kıymetli geleneğin bir parçası olduğumuz için yüce Allah’a ne kadar şükretsek azdır. Burada bizlere düşen en önemli görev ise gelecek kuşaklara bu kültürü aktarmak ve yaşatılmasını sağlamaktır.Sözlerime son verirken bu yıl aramızdan ayrılan, bu toprakların ve söğüt şenliklerinin üzerinde emeği çok olan aksakallımız, beylerbeyi Niyazi Çapa’yı da anmak istiyorum. Rabbim mekanını cennet eylesin. Ruhu şad olsun. Bu vesileyle tekrardan bütün misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şenliklerimizin hayırlara vesile olmasını diliyorum" dedi.


"Tarihi bilmek zorundayız, sadece bilmekte yetmez tarihimizin bilinçli şekilde olması lazım"


Kayseri Milletvekili aynı zaman Türkiye Büyük Millet Meclisi Millî Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar ise, "Çok güzel bir ortam. Cennet vatanımızın cennet köşesinde sizlerle beraber olmanın heyecanını, kıvancını yaşıyorum. Sizleri gördükçe daha da azimle, kararlılıkla, ülkemizi daha güçlü, daha büyük olması için ne yapılması gerektiği konusunda azimle, kararlılıkla çalışmalarımızı sürdürdük sürdüreceğiz ve inşallah hep birlikte 85 milyon olarak başaracağız. Bu yüzden biz tarihi bilmek zorundayız. Sadece bilmekte yetmez tarihimizin bilinçli şekilde olması lazım. Burada şunu görmemiz lazım ki bilinçle sonuç çıkarmamız lazım. Bu sonuçta şu kalemle kılıç beraber olacak. Yani bir tarafta Şeyh Edebali diğer tarafta Ertuğrul Gazi, Osman Gazi ve diğer devlet büyükleri. İşte çalışıldığı zaman Bir çınardan fışkırırcasına dünyaya hâkim, bölgeye hâkimiyet gayet kolay oluyor. Dolayısıyla bizim bir tarafta ilme, fenne ağırlık verirken diğer taraftan da gücümüzü kuvvetimizi artırmak suretiyle silahlı kuvvetlerimiz başta olmak üzere güvenlik güçlerimizi güçlü olması ve hiçbir hataya hiçbir boşluğa meydan vermeden sürdürülmesi. Bu manada diyoruz ki bu memleket bizim, bu tarih bizim, bu bayrak bizim. Buna sahip çıkmamız lazım bunun eğitimini ilk günlerde itibaren gençlerimize, çocuklarımıza evlatlarımıza vermemiz lazım" ifadelerine yer verdi.


"Dünya durdukça vatanımız için canımızı, kanımızı hiç düşünmeden vermeye Yörük Türkmenler olarak bizler hazırız"


Karakeçeli Yörük Türkmen Denerleri Federasyon Başkan Yardımcısı Fadime Uzun, Osmanlı Devletin kurulduğu topraklar olan Söğütte ecdadımı yad edip kültürleri yaşatmak için her yıl eylül ayının 2’inci haftasında bir araya geldiklerini anlatarak, "Bu büyük temelde başta Ertuğrul Gazi olmak üzere oğlu Osman Bey, Dündar Bey, Savcı Bey gibi askeri dehaların yanında Şeyh Edebali, Eskişehir’deki ilk hutbeyi okuyarak Osmanlı cihan devletinin kuruluşunu ilan eder. Dursun Fakıh gibi bilim adamlarının da rolü büyük olmuştur. Gene bu temelde Hayme Ana, Halime Hatun, Mal Hatun, Bala Hatun gibi Türk anaları da büyük hizmetlerde bulunmuşlardır. Bizleri buraya getiren yunusça duygularımız, Mevlana’mızın hoşgörüsü, Şeyh Edebali’nin vasiyetleridir. Dünya durdukça vatanımız için canımızı, kanımızı hiç düşünmeden vermeye Yörük Türkmenler olarak bizler hazırız" dedi.


Halk oyunları ekibinin gösterilerini sunduğu etkinlikte, protokol üyeleri ve beraberindekiler geleneksel pilav ikramı için kurban kesimi programına katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Avrupa Taekwondo şampiyonu yine Türkiye Türkiye, Avrupa Taekwondo Şampiyonası’nda 3 altın, 2 gümüş, 3 bronz olmak üzere 8 madalya kazanarak şampiyon oldu. Türkiye, 2022 ve 2024’ten sonra üst üste 3. kez Avrupa’nın zirvesine çıkmayı başardı. Avrupa Taekwondo ve Para Taekwondo Şampiyonası’nın son gününde milli sporcular 5 madalya kazandı. Almanya’nın Münih şehrinde düzenlenen şampiyonanın dördüncü ve son gününde taekwondoda 4, para taekwondoda ise 2 sıklette müsabakalar yapılırken, 8 milli sporcu madalya mücadelesi verdi. Milli sporcular son günde, 1 altın, ve 4 bronz olmak üzere toplam 5 madalya kazandı. Milli taekwondocu Elif Sude Akgül kadınlar 49 kiloda Avrupa şampiyonu olmayı başardı. +73 kiloda Nafia Kuş Aydın da bronz madalya kazandı. Para taekwondoculardan erkekler +80 kiloda Adem Arda Özkul ve Osman Ertürk ile kadınlar +65 kiloda Fatma Nur Yoldaş da bronz madalya elde etti. Türkiye, Avrupa’nın zirvesinde Türkiye dört gün süren şampiyonayı, 6 altın, 4 gümüş ve 12 bronz olmak üzere toplamda 22 madalyaya ile tamamladı. Taekwondoda 3 altın, 2 gümüş, 3 bronz olmak üzere 8 madalya eden Türkiye genel sıralamada Avrupa şampiyonu oldu. Türkiye, 2022 ve 2024’ten sonra üst üste 3. kez Avrupa’nın zirvesine çıkmayı başardı. Türkiye, 27. kez düzenlenen Avrupa şampiyonalarında toplamda 9. kez takım halinde şampiyon oldu. Türkiye kadın takım olarak da kürsünün en üst basamağında yer aldı. Türkiye, 1976 yılından bu yana yapılan Avrupa şampiyonalarında toplamda 66 altın madalyaya ulaşarak 64 madalyada kalan İspanya’yı geride bıraktı ve bu alanda da ilk sıraya yerleşti. Para taekwondocular ise şampiyonayı 3 altın, 2 gümüş ve 9 bronz olmak üzere 14 madalya ile tamamladı. 2022 ve 2024’te takım halinde şampiyon olan Türkiye, bir kez daha Avrupa’nın zirvesine çıktı. Para taekwondocular hem kadın hem erkek takım olarak da şampiyonluğu elde etti. Millilerin kazandığı madalyalar şöyle: Altın: Elif Sude Akgül (Taekwondo 49kg), Merve Dinçel Kavurat (Taekwondo 53kg), Berkay Erer (Taekwondo 68kg), Mahmut Bozteke (Para Taekwondo 63kg), Yusuf Yünaçtı (Para Taekwondo 70kg),Gamze Özcan (Para Taekwondo 57kg) Gümüş: Emine Gögebakan (Taekwondo 46kg), Sude Yaren Uzunçavdar (Taekwondo 73kg), Nurcihan Ekinci Gül (Para Taekwondo 47kg), Meryem Betül Çavdar (Para Taekwondo 52kg) Bronz: Hatice Kübra İlgün (Taekwondo 57kg), Nafia Kuş Aydın (Taekwondo +73kg), Enes Kaplan (Taekwondo 58kg), Büşra Emire (Para Taekwondo 47kg), Tuana Çelik (Para Taekwondo (57kg), Zehra Orhan (Para Taekwondo 65kg), Fatma Nur Yoldaş (Para Taekwondo +65kg), Ali Can Özcan (Para Taekwondo (58kg), Hamza Tarhan (Para Taekwondo (58kg), Emre Bulgur (Para Taekwondo 80kg), Adem Arda Özkul (Para Taekwondo +80kg), Osman Ertürk (Para Taekwondo +80kg)
Düzce Kurbanlıklarda stres, besleme ve ayak sağlığına dikkat DÜZCE(İHA) – Düzce Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Şerif Ali Karanfil, kurbanlıkların strese maruz bırakılmadan geçireceği süreç hayvan refahı, etin kalite ve dayanma sürelerini pozitif etkileyeceğini söyledi. Veteriner Hekim Şerif Ali Karanfil, kurbanlıkların beslenme ve bakımının önemli olduğunu belirterek "Kurban Bayramına sayılı günler kala kurbanlıklarımızın seçim, bakım, besleme ve barınma konuları daha bir önem arz etmektedir. Zira bakım, besleme ve barınma konularındaki uygun olmayan şartlar tedavi amaçlı ilaç kullanımını zorunlu hale getirebilir. Gıda olarak değerlendireceğimiz kurbanlıklarımız için artık ilaç kullanım seçeneklerimiz iyice daralmaktadır. Kurban bayramına yaklaştığımız bugünlerde gıdada yasal arınma süresi uzun olan ilaçları kullanamayacak olmamız nedeniyle hastalıkların tedavi şansı azalacaktır. Kalan süreyi doğru yönetip değerlendirmek noktasına odaklanmalıyız. Öncelikle sağlıklı hayvanları seçmeliyiz. Dış bakıda ağız-burun akıntısı olmayan tüyleri parlak, yarasız, bakışlar canlı bir Veteriner Hekim muayenesinden geçmiş raporlu olan hayvanlar alınmalı. Yeni alınan hayvanlar alınan ortamda tutulmalı ya da aynı ortam şartları oluşturmalı ki solunum ve sindirim sorunları yaşamayalım. Hayvanları bakıp beslediğimiz ortamlarda hava cereyanı olmamalı, ahırlar iyi havalandırılmalı. Damızlık değeri olan dişi hayvanlarımızı kurban etmemeli, damızlık değeri olmayan ya da kaybetmiş dişi hayvanların gebelik kontrolleri yapılıp kurban vesilesi ile kurbanlığa ayrılıp verimli hayvanlarımızın sayısı artırma fırsatı olarak süreç değerlendirilmeli. Su baskınları yaşadığımız şu günlerde, sel ve su baskını yaşanan araziden hayvanlarımıza gıda amaçlı ot gibi gıda maddelerini tedarik ederken çok dikkatli olmalı, uzman desteği alınmalı, mümkün ise bu alanlardan istifade edilmemeli. Zira bu alanların ortamda yıllarca canlılığını devam ettiren sporlu bakterilerle ki bunlar hayvanlardan insanlara geçen zoonoz dediğimiz hastalık etkenleri bulaşık olabileceği hatırda tutulmalı. Kurbanlık beslemenin son ayında önerdiğimiz yüksek enerjili yemler, aynı zamanda tırnak ve ayak problemlerinin artması için zemin oluşturmaktadır. Zira bu enerji yemleri (arpa, buğday mısır gibi) hayvanlarımızda gizli asidoz dediğimiz beslenme hastalığını oluşturmakta, tırnaklarda Laminitis dediğimiz yangıyı oluşturup hassasiyet ve ağrılı yaralar oluşturmaktadır. Bu problemlerin görülmeye başladığı hayvanlarımızda veteriner hekim kontrolünde ya da danışmanlığında gıdada kalıntı yapmayan fosfor ve E vitaminleri kullanılıp, çayır ve yonca gibi kaba yem oranı rasyonda artırılmalı, yemek sodası diye bildiğimiz sodyum bikarbonat ilave edilmeli, tırnaklara tazyikli soğuk su tutulmalı ki ilaç kullanmak zorunda kalınmasın. Strese maruz bırakılmadan geçirilecek bu süreç hayvan refahı, etin kalite ve dayanma sürelerini pozitif etkileyecektir. Patojen mikroorganizmalar ve tıbbi ürünlerle kirlenmemiş gıdaların kurban sürecinde sofralarımız ya da ikramlılarımızda bulunması, bereketli kurbanlıkların arzı temennimizdir" ifadelerinde bulundu.