GÜNDEM - 16 Mayıs 2026 Cumartesi 09:28

Bilecik’te ilk yardım uygulamaları anlatıldı

A
A
A
Bilecik’te ilk yardım uygulamaları anlatıldı

Bilecik’in Bozüyük ilçesinde personele yönelik ilk yardım uygulamaları anlatıldı.


Bilecik Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bağlı Çocuk Evleri Sitesi’nde (ÇES) görev yapan personele yönelik, Bilecik İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle Sertifikalı İlk Yardım Eğitimi düzenlendi. Gerçekleştirilen eğitimde temel ilk yardım uygulamaları, acil durumlarda doğru müdahale yöntemleri ve yaşam kurtarıcı uygulamalar hakkında teorik ve uygulamalı bilgiler verildi. Programın, personelin olası acil durumlara karşı daha bilinçli ve hızlı müdahale edebilmesini sağlamak amacıyla gerçekleştirildiği belirtildi.


Bilecik Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Nejat İlhan, "Eğitim sürecine katkı sağlayan tüm eğitmenlere teşekkür ederiz" dedi.


Eğitim sonunda başarılı olan personele sertifikaları takdim edildi.



Bilecik’te ilk yardım uygulamaları anlatıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Şengüloğlu "Çiftçimizin emeği, Türkiye’nin geleceğidir" AK Parti Düzce İl Başkanı Hasan Şengüloğlu, toprağı emekle buluşturan, alın teriyle üretimi büyüten çiftçilerin bereketin, fedakarlığın ve emeğin en güzel temsilcisi olduğuna dikkat çekti. İl Başkanı Hasan Şengüloğlu Dünya Çiftçiler Günü nedeni ile Düzce Ziraat Odası Başkanı Murat Ay’ı ziyaret etti. Yapılan ziyaretle ilgili değerlendirmede bulunan Hasan Şengüloğlu "Dünya Çiftçiler Günü münasebetiyle, teşkilat mensuplarımızla birlikte Düzce Ziraat Odası’nı ziyaret ederek Düzce Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ay ile bir araya geldik. Toprağı alın teriyle işleyerek üretime güç katan çiftçilerimiz; ülkemizin kalkınmasının, bereketinin ve geleceğinin en önemli yapı taşlarından biridir. Fedakarca çalışan tüm çiftçilerimizin Dünya Çiftçiler Günü’nü gönülden kutluyorum" dedi. Şengüloğlu ayrıca, tarıma büyük önem verdiklerine dikkat çekerek çiftçiye her alanda destek olmaya hazır olduklarını belirterek "Ülkemizde tarım, ekonomik sistemin omurgasıdır. Türkiye nüfusunun temel ihtiyaçlarını karşılaması için çok önemlidir. Tarım kalkınmanın da temelini oluşturur. Çiftçilerimiz bizim için çok kıymetli. Onlar için her türlü desteği vermeye hazırız" diye konuştu. Murat Ay, Ziraat Odasının çalışmaları hakkında bilgiler verdi. Çiftçilerin daha iyi ve verimli üretim yapabilmeleri adına talep ve önerilerde bulundu. Ziyaretten dolayı Şengüloğlu ve yönetim kurulu üyelerine teşekkür etti.
Bursa Uludağ Kariyer Fuarı’nda jandarma rüzgarı….Öğrenciler standın önünden ayrılmadı Bursa Uludağ Üniversitesi Kariyer Merkezi tarafından düzenlenen "Uludağ Kariyer Fuarı 2026", öğrenciler ile kurumları bir araya getirirken, fuarın en dikkat çeken noktalarından biri Bursa İl Jandarma Komutanlığı standı oldu. Kariyer planlaması yapan gençler, hem jandarmaya ait ekipmanları yakından inceleme fırsatı buldu hem de uzman personellerden önemli bilgiler aldı. Öğrenciler stantlarda silahlardan bomba imha ekipmanlarına, termal kameralardan olay yeri inceleme tekniklerine kadar birçok farklı uygulama ve ekipmanı yakından görme fırsatı buldu. Özellikle teknolojik cihazlar ve özel ekipmanlar gençlerin dikkatini çekerken, jandarma personelleri kullanılan sistemler hakkında tek tek bilgi verdi. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği stantta, Aile İçi Şiddetle Mücadele ve Çocuk Kısım Amirliği ile Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri de bilgilendirme yaptı. Jandarma personelleri yalnızca mesleki tanıtım yapmakla kalmayıp, günlük hayatta karşılaşılabilecek fiziksel ve dijital tehditlere karşı da adeta ders niteliğinde eğitim verdi. Aile içi şiddetle mücadele kapsamında öğrencilere 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun hakkında bilgi verildi. Şiddet mağdurlarının başvurabileceği kurumlar anlatılırken, Kadın Acil Destek Uygulaması (KADES) ve elektronik kelepçe sistemi hakkında da detaylı bilgilendirme yapıldı. Yetkililer, şiddete maruz kalan ya da risk altında olduğunu düşünen vatandaşların vakit kaybetmeden kolluk kuvvetlerine başvurması gerektiğini vurguladı. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri ise özellikle gençlerin sık karşılaştığı dijital dolandırıcılık yöntemlerine dikkat çekti. Son dönemde artan oltalama (phishing) saldırıları, sahte alışveriş siteleri, sosyal medya dolandırıcılığı ve yapay zeka destekli deepfake içeriklerle ilgili öğrencilere uyarılarda bulunuldu. Jandarma ekipleri, bilinmeyen bağlantılara tıklanmaması, kişisel bilgilerin paylaşılmaması ve iki aşamalı doğrulama sistemlerinin aktif kullanılması gerektiğini anlattı. Özellikle sosyal medya kullanımında dikkatli olunması gerektiğini belirten ekipler, paylaşılan içeriklerin kalıcı olabileceğine dikkat çekti. Fuarda sergilenen ekipmanlar ve uygulamalı anlatımlar öğrencilerin ilgisini çekerken, birçok öğrenci stant önünde uzun süre bilgi aldı. Kariyer fuarı sayesinde gençler hem meslekler hakkında fikir sahibi oldu hem de günlük yaşamda karşılaşabilecekleri fiziksel ve dijital tehditlere karşı bilinçlendirildi.
İstanbul "Hipertansiyonla mücadelede en güçlü adım düzenli tansiyon ölçümüdür" Hipertansiyonun sinsi ilerleyen bir hastalık olduğuna dikkat çeken Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Tekin Akpolat, "Hipertansiyonla mücadelede en güçlü adım düzenli tansiyon ölçümüdür. Tansiyon ölçmek, tedavinin bir parçasıdır ve hayat kurtarır" dedi. 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü kapsamında uzmanlar, belirti vermeden ilerleyen hipertansiyonun ancak düzenli ölçümle erken dönemde tespit edilebileceğine dikkat çekiyor. Liv Hospital Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Tekin Akpolat, Dünya Hipertansiyon Günü kapsamında açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Akpolat, bu yılın temasının "Kan basıncınızı düzenli ölçün, sessiz katili yenin" olduğunu hatırlatarak hipertansiyonun toplum sağlığı açısından en önemli risklerden biri olduğuna vurgu yaptı. "Hipertansiyon çoğu zaman belirti vermez" Hipertansiyonun sinsi ilerleyen bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Akpolat, birçok hastanın şikâyet hissetmediği için tansiyon ölçümü yaptırmadığını belirtti. Prof. Dr. Akpolat, "Belirti olmaması, hastalığın olmadığı anlamına gelmez. Tansiyon ölçmemek, tedavi edilebilir bir hastalığın erken evrede yakalanma şansını kaybetmek demektir" dedi. Erken tanının önemine işaret eden Akpolat, hipertansiyonun başlangıç aşamasında yakalanmasının organ hasarını önleyebileceğini veya geri çevirebileceğini ifade etti. "Türkiye’de her 3 kişiden 1’inde görülüyor" Hipertansiyonun toplumda yaygın bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Akpolat, Türkiye’de her üç yetişkinden birinde yüksek tansiyon görüldüğünü, ancak bu kişilerin yaklaşık yarısının hastalığının farkında olmadığını söyledi. Günümüzde otomatik tansiyon cihazları sayesinde ölçümün son derece kolay hale geldiğini belirten Akpolat, düzenli kontrolün ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. "Tedavide ilk adım yaşam tarzı değişikliği" Hipertansiyon tedavisinde ilk basamağın ilaç değil yaşam tarzı düzenlemeleri olduğunu belirten Prof. Dr. Akpolat, sağlıklı yaşamın önemini şöyle özetledi: "Tuz tüketiminin azaltılması (kaya tuzu dahil), kilo kontrolü ve ideal kiloya ulaşma, düzenli fiziksel aktivite, alkol kullanımının sınırlandırılması, sigaranın bırakılması, stres yönetimi, doktor önerisi olmadan takviye kullanılmaması." Prof. Dr. Akpolat, özellikle bilinçsiz takviye kullanımının tansiyon üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğine dikkat çekti. "Tansiyon ilaçları bağımlılık yapmaz" Yaşam tarzı değişikliklerinin yeterli olmadığı durumlarda ilaç tedavisinin devreye girdiğini belirten Prof. Dr. Akpolat, tansiyon ilaçlarının bağımlılık yapmadığını ve doğru kullanıldığında yaşam süresini uzatan en etkili tedaviler arasında yer aldığını ifade etti. Prof. Dr. Akpolat, şöyle devam etti: "Hipertansiyon tedavisinde kullanılan ilaçlar, sadece tansiyonu düşürmekle kalmaz; kalp, beyin ve böbrek gibi hayati organları da korur" dedi. "Tansiyon ölçümü tedavinin ayrılmaz parçasıdır" Sözlerini düzenli ölçümün önemine dikkat çekerek tamamlayan Prof. Dr. Akpolat, şu çağrıda bulundu: "Hipertansiyonla mücadelede en güçlü adım düzenli tansiyon ölçümüdür. Tansiyon ölçmek, tedavinin bir parçasıdır ve hayat kurtarır."
Kocaeli "Kocaeli Manav Ağzı Sözlüğü" kayıt altına alınacak Kocaeli’de "Manav Ağzı Sözlüğü Projesi" kapsamında saha çalışmaları başladı. Yürütülen çalışmada, unutulmaya yüz tutmuş yerel kelime ve ifadelerin kayıt altına alınarak gelecek kuşaklara aktarılması amaçlanıyor. Kocaeli’de yaşayan Manav Türkleri’nin zengin kültürel mirasını yaşatmak ve tanıtmak amacıyla büyükşehir belediyesi, Kocaeli Üniversitesi ve Kocaeli Yerel Kültür Platformu iş birliğinde gerçekleştirilen "Kocaeli Manav Ağzı Sözlüğü Projesi" saha çalışmaları ile devam ediyor. Projede, unutulmaya yüz tutmuş yerel kelime ve sözcüklerin kayıt altına alınarak gelecek kuşaklara aktarılması planlanıyor. Vatandaşlar ile birebir görüşülüyor Kocaeli’nin yerel kültür değerlerini korumak ve yaşatmak amacıyla sürdürülen "Kocaeli Manav Ağzı Sözlüğü Projesi" kapsamında saha çalışmaları devam ediyor. Kocaeli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kenan Acar danışmanlığında yürütülen çalışmalar kapsamında şehrin farklı bölgelerinde yaşayan vatandaşlarla birebir görüşmeler gerçekleştiriliyor. Bilimsel yöntemlerle arşivleniyor Hazırlanan soru-cevap anketleriyle sürdürülen saha çalışmalarında şimdiye kadar çok sayıda köy ziyaret edildi. Görüşmeler kapsamında vatandaşlardan yerel ağızda kullanılan kelimeler, sözcükler ve günlük hayatta kullanılan ifadeler derleniyor. Yapılan kayıtlarla birlikte Kocaeli’nin kültürel hafızasında önemli yer tutan sözlü miras unsurları bilimsel yöntemlerle arşivleniyor. Kültürel miras kayıt altına alınıyor Kocaeli’nin geçmişten günümüze taşıdığı yerel dil yapısının korunmasını amaçlayan proje, kültürel aktarım açısından da önemli çalışma olarak öne çıkıyor. Saha çalışmalarında elde edilen veriler titizlikle incelenirken, tekrar eden kayıtların ayıklanmasının ardından özgün kelime ve ifadeler sözlük çalışmasına dahil ediliyor. Proje kapsamında yalnızca kelimeler değil, aynı zamanda yöreye özgü kullanım biçimleri, halk arasında yaşayan ifadeler ve kültürel anlatımlar da kayıt altına alınıyor. Böylece Kocaeli’nin yerel kültürüne ait önemli değerlerin gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor. Bu müzede yerel kültür yaşatılıyor Kocaeli Yerel Kültür Müzesi, şehrin unutulmaya yüz tutmuş değerlerini yeniden gün yüzüne çıkarıyor. Manavların Kocaeli’ne yerleşimi, ketenin yolculuğu ve motiflerin dili gibi bölümleriyle zengin bir içerik sunan müze, Portakal Hafız Konağı’nda hizmet veriyor. Müze, pazartesi hariç haftanın altı günü 09.00-17.30 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor.