EKONOMİ - 21 Ağustos 2024 Çarşamba 11:11

Türkiye’de sadece Bilecik’te yetişen endüstriyel bitkide hasat zamanı

A
A
A
Türkiye’de sadece Bilecik’te yetişen endüstriyel bitkide hasat zamanı

Türkiye’de sadece Bilecik’in Pazaryeri ilçesinde yetişen ve içecek endüstrisi başta olmak üzere, ilaç, gıda ve kozmetik sektörlerinde kullanılan endüstriyel bitki şerbetçiotunun hasadına başlandı.


Pazaryeri ilçesinde yaklaşık bin 450 dekar alanda üretimi yapılan ve yaklaşık 500 çiftçinin geçim kaynağı olan şerbetçiotu Bilecik Ticaret ve Sanayi Odası tarafından 2020 yılında Türk Patent ve Marka Kurumu işbirliği ile Bilecik’in coğrafi işaretli ürünleri arasına dahil edildi. Geçtiğimiz aylarda 2024 yılı şerbetçi otu alım fiyatları aroma cinsi için 69 TL, diğer çeşitler için 67 TL olarak belirlenirken ilçede kurak geçen yaz döneminde rekolte beklenenden az oldu.



"Havanın çok sıcak olmasından dolayı otlar olmadı"


İlçeye bağlı Dereköy köyünde şerbetçi otu üretimi gerçekleştiren Fahrettin Kınık, hasat sezonunun başladığını ve beklediği ürünü alamadığını geçen sezona göre mahsullerinin 10 da biri olmadığını ifade etti. Şerbetçi otu tarlalarından bu sezon 2 buçuk ton ürün bekleyen Fahrettin Kınık, “Bu tarlamızdan 2 ton veya 2,5 ton ürün bekliyorduk. Ama 100 kilo 150 kilo arasında olursa olacak olmazsa o da yok, komple zarar. Havanın çok sıcak olmasından dolayı otlar olmadı, verim bitti. Bu şekilde olmazsa çiftçiliği bırakacağız, sürüp atacağız” diye konuştu.



"Bu yıl çiftçimizin yüzü gülmedi"


Bütün çiftçilere hayırlı bir sezon dileyen Pazaryeri ve Köyleri Şerbetçiotu ve Gül Ekicileri Tarımsal Kalkınma Kooperatifi OT-GÜL Başkanı Zafer Kozpınar ise “2024 yılı şerbetçiotu alım sezonumuz başlamış bulunmakta. Bu sene iklim şartlarından dolayı çiftçilerimizin yüzü gülmedi. Verim çok düşük. İnşallah bir dahaki seneler toparlar. Ancak çiftçilerinizin her geçen yıl işi zorlaşmakta. Allah hepimize yardımcı olsun” dedi.



Türkiye’de sadece Bilecik’te yetişen endüstriyel bitkide hasat zamanı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Bir olduğumuzu unutturmak için tarihimize, kültürümüze saldırdılar" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Bizi bize yabancılaştırmak için 100 yılı aşkın süredir hangi yol ve yöntemleri denediklerini, uyguladıklarını hepimiz çok iyi biliyoruz. Bir olduğumuzu, ayrı değil aynı olduğumuzu unutturmak için tarihimize, kültürümüze, inancımıza, gelenek ve göreneklerimize saldırdılar" dedi. Türk düşüncesinin temel metinlerinden biri olan Ziya Gökalp’in ‘Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak’ adlı eseri, 5 farklı Türk lehçesinde yayımlandı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu’nda gerçekleştirilen eserin tanıtım toplantısında Ziya Gökalp’in Türk düşünce tarihinde belirleyici bir rol üstlendiğine dikkati çekerek, onun fikirleriyle modern Türkiye’nin temel taşlarının şekillendiğini vurguladı. ‘Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak’ yaklaşımının milletin kimlik inşasında önemli bir referans olduğunu belirten Bakan Ersoy, eserin ayrışmalara karşı birleştirici bir perspektif sunduğunu dile getirdi. Eserin artık geniş bir coğrafyada okunmaya hazır hale geldiğini kaydeden Ersoy, "Türk kültür semasının en parlak yıldızlarından biri olan Ziya Gökalp’in fikri mirasını gelecek kuşaklara ulaştırmak için bir adım atmıştık" diye konuştu. Gökalp’in düşünce dünyasının yalnızca Anadolu ile sınırlı olmadığını ifade eden Ersoy, onun Türk dünyasının geniş coğrafyasını bir bütün olarak ele aldığını vurguladı. Eserin Türkiye sınırlarını aşan bir fikir köprüsü olarak hazırlandığını dile getiren Ersoy, "O daima İstanbul’dan başlayıp Bakü’den geçerek Taşkent’in kadim sokaklarından Aşkabat ve Astana’ya, Almatı’nın yaylalarından Bişkek’in bereketli topraklarına ve bunların da ötesine uzanan muazzam Türk dünyasının varlığına bir bütün olarak sahip çıkmıştır" ifadelerini kullandı. "Bir olduğumuzu unutturmak için tarihimize, kültürümüze saldırdılar" Türk dünyasının birlikteliğinde dil ve kültürün temel unsur olduğunu dile getiren Bakan Ersoy, geçmişte bu bağların zayıflatılmasına yönelik girişimlere değindi. Ortak değerlerin korunmasının önemine işaret eden Ersoy, "Bizi bize yabancılaştırmak için 100 yılı aşkın süredir hangi yol ve yöntemleri denediklerini, uyguladıklarını hepimiz çok iyi biliyoruz. Bir olduğumuzu, ayrı değil aynı olduğumuzu unutturmak için tarihimize, kültürümüze, inancımıza, gelenek ve göreneklerimize saldırdılar. Bu değerlere göre yaşamamızı engellemek için zulmettiler. Eğitim adı altında çocuklarımızı asli kimliklerini inkar etmeye şartladılar. Bütün bunların başarıya ulaşması için de bizi hepsinden bir anda koparabilecek en özgün değerimize, yani dilimize pranga vurmak istediler" açıklamasında bulundu. Bilim insanlarından sanatçılara uzanan köklü bir birikimin gelecek kuşaklara aktarılmasının bir sorumluluk olduğunu ifade eden Ersoy, bu mirasın yeni nesillere aktarılmasıyla Türk dünyasının ortak değerler etrafında daha güçlü bir şekilde buluşacağını söyledi. Türk Dil Kurumunun önemli bir çalışmaya imza attığını belirten Ersoy, konuşmasının sonunda projede emeği geçenlere teşekkür ederek, Ziya Gökalp’in fikir mirasına katkı sunan isimleri saygı ve minnetle andı. "Biz burada 5 kitaptan bahsederken aslında tek bir ruhu selamlıyoruz" Türk Dil Kurumu Başkanı Osman Mert ise, Gökalp’in Türk sosyolojisinin kurucusu olmanın ötesinde dağılmakta olan bir imparatorluğun küllerinden yeni bir cevher çıkaran aydın olduğunu aktardı. Mert, "Biz burada 5 kitaptan bahsederken aslında tek bir ruhu selamlıyoruz. Türk Dil Kurumu Bilim Kurulumuzun kıymetli üyeleri ve alanlarında uzman akademisyenlerin titiz çalışmalarıyla Ziya Gökalp’ın yadigarı Özbekistan’da, Kazakistan’da, Azerbaycan’da, Kırgızistan’da ve Türkmenistan’da okuyucusuyla buluşmaya hazırdır artık. Bu proje sıradan bir çeviri faaliyeti değildir. Bu Türk dünyasının ortak bilimsel ve kültürel birikiminin karşılıklı anlaşılırlığını artırma projesidir" şeklinde konuştu. Eserin tanıtım programına TÜRKSOY Genel Sekreter Yardımcısı Sayit Yusuf, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Derya Örs ile Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Osman Mert de katıldı. Bakan Ersoy, programın ardından doğumunun 150’nci yılı dolayısıyla hazırlanan Ziya Gökalp sergisini gezdi. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu bünyesinde TÜRKSOY ile Türk Tarih ve Kültür Vakfı (TÜRKTAV) iş birliğinde düzenlenen sergide, Ziya Gökalp’in fikir dünyasını yansıtan içerikler ziyaretçilere sunuldu. Bakan Ersoy, sergide yer alan çalışmaları inceleyerek, yetkililerden bilgi aldı.