POLİTİKA - 29 Ocak 2021 Cuma 16:04

Bakan Varank: “2020 yılında 40 milyar liradan fazla nakit hibe desteği verdik”

A
A
A
Bakan Varank: “2020 yılında 40 milyar liradan fazla nakit hibe desteği verdik”

Bingöl’e gelen Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, açıklamalarda bulundu.

Bingöl’e gelen Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, açıklamalarda bulundu. Bakan Varank konuşmasında, 2020 yılında 40 milyar liradan fazla nakit hibe desteği verildiğini belirtti.


Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Bingöl’e geldi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve siyasilerin eşlik ettiği bakanlar AK Parti Bingöl İl Teşkilatını ziyaret ederek burada açıklamalarda bulundu.


Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli yaptığı açıklamada, “Bakanlık olarak yüzde 40 hibeli düve desteğine başvuran tüm yetiştiricilerimizi hibe kapsamına aldık. Bingöl’de Akkaraman ve Morkaraman koyunu soy kütüğü kapsamına alıyoruz. Soy kütüğü kaydı bulunan işetmelere hayvan başı 100 lira, bu işletmelerden koç ve teke alan yetiştiricilere de 500 lira destekleme vereceğiz. Bin kapasiteli ticari hindi yetiştiriciliği yapacaklara da yüzde 75 hibe desteği veriyoruz. Bu desteği baba oğula yapmaz. Yine ipek böcekçiliği yetiştiriciliği yapacaklara yüzde 100 hibeli 120 bin liraya kadar yatırım desteği vereceğiz. Suni tohumlamada dezavantajlı bölgelerde suni tohumlama yapacağız. Bingöl’e 3 milyona yakın bir kaynakla baklagil, yem bitkileri ve mera ıslahı olmak üzere dört yeni projemiz var. Orman faaliyetleri kapsamında 1 milyon fidan dikeceğiz ve üreteceğiz. Kıl çadır, bal ormanlarını bu sene yapacağız. 100 dekar alanda menengiç, Antep fıstığı aşılaması yapacağız. Bunu da biz baktıktan sonra çevre köylere emanet edeceğiz ve 49 yıllığına da onlar bunun meyvesini faydalanacaktır. 100 aileye 1.2 milyon lira ORKÖY desteği, 3 köyde 9 bin gelir getirecek tür dikip, onları yine köylülere vereceğiz. Sosyal ağaçlandırma çalışmaları kapsamında 24 bin fidan dikeceğiz. 3 kilometre yeni orman yolu tesisi yapıyor olacağız. 79 köyde 2 B çalışmasını bitiriyor olacağız. Murat Nehri havzasında da rehabilitasyon projesi kapsamında da 7 milyon lira maliyetli yeni projeler yapacağız” dedi.



"Bingöl, çevresindeki bütün illerle birlikte gıda alanında önemli bir oyuncu haline gelecek"


Önemli işler için Bingöl’de olduklarını belirten Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, “Burada olmamızın en önemli sebebi, ülkemizin güzide sanayi kuruluşlarından bir tanesi Sütaş’ın devasa bir yatırımı şuanda devam ediyor. 1.1 milyar liralık bu yatırımla Bingöl, çevresindeki bütün illerle birlikte gıda alanında önemli bir oyuncu haline gelecek. Burada doğrudan bin kişinin istihdam edileceği, çevre istihdamları düşündüğümüzde dolaylı olarak 7 bin kişinin istihdam edileceği ama aynı zamanda burada çiftçiye sağlanan imkanlarla yem, hayvan yetiştiriciliği, süt üretimi gibi etrafını besleyecek tam bir kalkınma projesinden bahsediyoruz. Bu projenin gerçekleşmesinin mimarı cumhurbaşkanımızdır. Cumhurbaşkanımız bire bir bu işin bütün rakamlarını inceleyerek hayırlı olsun dedi ve biz de bu yatırımın burada önünü açtık. Bugün bu yatırımın etki analizini tüm Türkiye’ye tanıtacağız. Muhalefet bizi zaman zaman ‘siz yatırımlar yapıyorsunuz ama bunların ne etkisi oluyor ve bölgelerine ne katkısı oluyor’ diye eleştiriyorlar. İşte yine bizim bakanlığımızdan uzmanların hazırladığı etki analizi bugün inşallah kamuoyu ile paylaşacağız” diye konuştu.



“2020 yılında 40 milyar liradan fazla nakit hibe desteği verdik”


Yatırımın Doğu ve Güney Doğu Anadolu Sütçülük Projesi Bingöl Entegre Teknik Hayvancılık ve İmalat Sanayi Yatırımının kente büyük bir ekonomik girdi ile istihdam alanı oluşturacağını belirten Bakan Varank, “İnşallah göçün önüne geçerek Bingöl’ün nüfusunu 48 bin kişi arttıracak. Bingöl artık göç olmayacak ve göç alan bir şehir haline gelecek. Kişi başına milli gelir Bingöl’de sadece bu projenin etkileriyle yüzde 40 artmasını bekliyoruz. Türkiye’de ekonomik anlamda çok daha iyi duruma geleceğiz. Türkiye’nin geleceğiz çok daha parlak hale gelecek. Biz bunları anlatırken, muhalefet bizi ‘güllük gülistanlık bir Türkiye imajı çiziyorsunuz’ diye eleştiriyor. Elbette biz her şeyin güllük gülistanlık olduğunu iddia etmiyoruz. Elbette sıkıntılar ve elbette pandeminin getirdiği zorluklar var ama cumhurbaşkanımızın bize ‘vatandaşa sıkıntıyı hissettirmeyecek şekilde çalışacaksınız ve sıkıntıları giderecek şekilde çalışacaksınız’ diye bir talimatı var. Biz 2020 yılında 40 milyar liradan fazla nakit hibe desteği verdik. Şu anda esnaflarımıza karınca kararınca desteklemeye çalışıyoruz. Dolayısıyla yaptıklarımızdan gurur duyuyoruz. Bugün Türkiye’nin sosyal yardımları 80 milyar lirayı bulmuş durumda” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adıyaman Kahta Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı İşeri’den buruk bayram mesajı Kahta Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı Mustafa İşeri, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, İslam coğrafyasında yaşanan acılara ve Gazze’deki zulme dikkat çekerek, "Yüreğimiz yangın yeri, bu bayramı boynu bükük ve buruk karşılıyoruz" dedi. Kahta Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı Mustafa İşeri, Kurban Bayramı münasebetiyle yazılı bir mesaj yayımladı. Mesajında bayramların birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunu pekiştiren müstesna günler olduğunu belirten İşeri, başta Gazze olmak üzere İslam dünyasının maruz kaldığı acılar nedeniyle bu bayramın sevinçten ziyade hüzünle karşılandığını vurguladı. İslam coğrafyasının zorlu bir imtihandan geçtiğini ifade eden Başkan Mustafa İşeri, "Bizleri bir Kurban Bayramı’na daha ulaştıran Yüce Mevla’ya hamdolsun. Ancak ne yazık ki, İslam coğrafyasının dört bir yanından yükselen feryatlar, özellikle de aylardır Gazze’de gözlerimizin önünde yaşanan soykırım ve vahşet, bayram sevincimizi gölgelemektedir. İlk kıblemiz Mescid-i Aksa’nın gölgesinde, kundaktaki bebeklerin, masum sivillerin katledildiği, insanlığın sustuğu bir dönemde bayramı hakkıyla ve coşkuyla kutlamamız mümkün değildir. Gazze’deki mazlum kardeşlerimizin acısı, bizim de canımızı yakmaktadır" şeklinde konuştu. Müslümanların küresel ölçekte yalnızlığa itildiğini ve İslam dünyasındaki parçalanmışlığın bu zulümleri körüklediğini belirten İşeri, "Bugün karşı karşıya olduğumuz en acı gerçek, İslam coğrafyasındaki dağılmışlık, parçalanmışlık ve neticesinde Müslümanların içinde bulunduğu o derin yalnızlık hissidir. İki milyara yakın nüfusuyla devasa bir potansiyele sahip olan İslam alemi, ne yazık ki tek bir ses, tek bir yürek olamamanın bedelini ödemektedir. Dünyanın egemen güçleri bu dağınıklıktan cesaret alarak mazlumların üzerine çökerken, Müslümanlar, yalnızlığın ve sahipsizliğin kıyısına itilmiş durumdalar. Bu yalnızlık ve parçalanmışlık, kalbimizi Gazze’deki bombalardan daha fazla acıtmaktadır. Bu bayram vesilesiyle, tüm İslam dünyasının bir an evvel silkinmesini, birlik ve beraberlik içinde kenetlenmesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum" dedi. Kurban Bayramı’nın paylaşma ve yakınlaşma ruhuna vurgu yapan Başkan İşeri, "Kurban, sadece bir ibadet değil; Allah’a, hakka, adalete ve birbirimize yakınlaşmaktır. Bu mübarek günlerin, İslam coğrafyasındaki uyanışa, Müslümanların yalnızlığının son bulmasına ve mazlum coğrafyaların kurtuluşuna vesile olmasını diliyorum. Bu duygu ve düşüncelerle, başta Kahtalı hemşerilerimiz ve meslektaşlarımız olmak üzere, aziz milletimizin ve tüm İslam aleminin Kurban Bayramı’nı tebrik ediyor; huzur, barış ve adalet dolu bir dünya temenni ediyorum" dedi.
Adıyaman Binlerce yıllık rüzgar ve su erozyonuyla ortaya çıkan doğal güzellik Adıyaman’da binlerce yılda rüzgar ve su erozyonuyla oluşan 200 hektarlık alan farklı yapısıyla dikkat çekiyor. Adıyaman-Şanlıurfa Karayolu Kuyulu Köyü yakınlarında yer alan bu alan killi kireç taşı yapısıyla kendini diğer bölgelerden ayırıyor. Marnlı kireç taşının açık krem/beyaz tonlarındaki rengi ile rüzgarın şekillendirdiği kıvrımlar, estetik, mistik bir manzara sunuyor. Doğa olaylarıyla aşınması sonucu, dalgalı yer şekilleri, kendine has mikro-kanyonlar ve sırtlar oluşturan arazi, coğrafi açıdan nadir görülen kırgıbayır oluşumları meydana geldi. Killi-kireçli (marnlı) ana kayaçların binlerce yılda su ve rüzgar erozyonuyla ayrışmasıyla meydana gelen bu doğal güzellik sıra dışı yer yüzü şekilleriyle doğa tutkunlarını cezbederken, jeolojik yapısıyla bilim insanlarının da ilgisini çekti. 1998 yılında GAP Bölge Kalkınma İdaresinin destekleri ile Tema Vakfı tarafından, erozyonun önüne geçmek için bitkilendirmek için proje hazırlanarak 2000 yılında uygulandı. Adıyaman-Şanlıurfa yolunu kullanan sürücülerin de dikkatini çeken bu jeolojik mirasın eko-turizme kazandırılması bekleniyor. Bölgeyle ilgili bilgi veren Adıyaman Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi ve Tema Vakfı Temsilcisi Ahmet Çelik, "Burada görmüş olduğunuz tabi yapı ortalama 10 bin yıl ile 50 bin yıl geçmişe dayanan özellikle toprak ve su erozyonunun etkisiyle ve sonra ki aşamada fiziksel, kimyasal, biyolojik ayrışmayla birlikte bu günki pozizyona gelmiş. Yıllardan beri su ve rüzgar erozyonuna maruz kalmış bir alanı görmektesiniz. Dolayısıyla 1998 yılında Tema yürütücülüğünde, GAP İdaresi desteğinde yürütülen bir proje ile burada erozyon kontrol projesi uygulandı. Ortalama yaklaşık 200 hektarlık bir alanı kapsamakta ve 20 yılın sonunda, özellikle yapmış olduğumuz araştırmalarda organik madde miktarının arttığını gördük, tespit ettik. Ve koruma önlemleriyle toprak kalitesinin arttırılmış olduğunu burada saptamış olduk" diye konuştu. (CK-LO-Y)