POLİTİKA - 29 Ocak 2021 Cuma 17:11

Bakan Pakdemirli: "Son 18 yılda, hayvancılığa reel rakamlarla 73 milyar lira destek verdik"

A
A
A
Bakan Pakdemirli: "Son 18 yılda, hayvancılığa reel rakamlarla 73 milyar lira destek verdik"

Son 18 yılda hayvancılığa reel rakamlarla 73 milyar lira destek verdiklerini belirten Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, "Gururla söylüyorum, bugün Türkiye küçükbaş hayvan sayısında Avrupa’da birinci, büyükbaş sayısında ikinci sırada.

Son 18 yılda hayvancılığa reel rakamlarla 73 milyar lira destek verdiklerini belirten Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, "Gururla söylüyorum, bugün Türkiye küçükbaş hayvan sayısında Avrupa’da birinci, büyükbaş sayısında ikinci sırada. 2020’de toplam bitkisel üretimimiz, bir önceki yıla göre 7 milyon ton artışla 124 milyon tona ulaşarak, Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı. Pandemide de aldığımız tam 101 tedbir sayesinde gıda arzı ile ilgili hiçbir sorunla karşılaşmadık" dedi.


SÜTAŞ Doğu ve Güney Doğu Anadolu Sütçülük Projesi Bingöl Entegre Teknik Hayvancılık ve İmalat Sanayi Yatırımının Sosyo-Ekonomik Etkileri Analizi Lansmanı yapıldı. Lansmana Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Vali Kadir Ekinci, Belediye Başkanı Erdal Arıkan, Milletvekili Feyzi Berdibek, firmanın yönetim kurulu başkanı Muharrem Yılmaz ve diğer protokol üyeleri katıldı.


Programda konuşan Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, "Üç kuşaktır, hayvancılık sektörüne hizmet eden SÜTAŞ’ın Bursa, İzmir ve Aksaray’dan sonra Bingöl’de gerçekleştireceği Hayvancılık Entegre Tesisi, Etki Analizi Lansmanında, sizlerle bir arada olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Bingöl başta olmak üzere, bu bölgeye önemli katkılar sağlayacak, hayvancılık sektörümüze değer katacak bu projenin ülkemize hayırlar getirmesini diliyorum.1,1 Milyar Lira gibi büyük bütçeli bu yatırımın, istihdam başta olmak üzere, tarımsal sanayinin gelişmesine, göçün önlenmesine ve bölgenin kalkınmasına büyük bir ivme kazandıracağına yürekten inanıyorum. Bildiğiniz gibi hayvancılık, bizim en eski uğraşlarımızdan birisi. Orta Asya’dan başlayan, Anadolu’da zenginleşip büyüyen köklü bir meslek. Bizler de Tarım ve Orman Bakanlığı olarak, yetiştiricimizin emeğini, özel sektörün yatırım gücüyle birleştirerek bu sektörü daha çok üretime ve daha çok katma değere dönüştürmeye gayret ediyoruz. Son 18 yılda, hayvancılığa reel rakamlarla 73 Milyar Lira destek verdik. Son 2,5 yılda ise Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle birlikte hayvancılıkta, yerli, yeterli ve kaliteli üretim anlayışıyla çalışmalarımıza hız kattık. Son 3 yılda hayvancılığa verdiğimiz desteği 2 kattan fazla artırarak 7,8 Milyar Liraya çıkardık. Hâlihazırda kaliteli süt temini için, çiğ süt üretimine önemli miktarda destek sağlıyoruz. Son 3 yılda, çiğ süt prim desteğini 2,3 kat artışla 695 milyon liradan 1,6 milyar liraya çıkardık. Yine, 25 Ocak 2020’de, Çiğ İnek Sütünün Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ yayımlandı. Bu kapsamda, sanayi için önemli olan sınıflandırılmış çiğ süte ilave pirim veriyoruz. Geçen yıl pilot olarak 3 ilimizde başlattığımız bu çalışmayı, önümüzdeki yıl 81 ilimize yaygınlaştırmayı planlıyoruz. Ayrıca, geçen yıl sonbahar döneminde çiğ süt fiyatını yüzde 22 artışla litre başına 2,8 liraya yükselttik. Süt üretiminin yanında, kırsal kalkınma hibeleriyle ülkemizdeki modern hayvancılık tesislerinin artmasını da teşvik ediyoruz. Bu kapsamda son 2,5 yılda, toplam 160 milyon lira hibe ödedik" dedi.



"Türkiye küçükbaş hayvan sayısında Avrupa’da birinci, büyükbaş sayısında ikinci sırada"


Tüm destekler ve etkin politikalar sayesinde, son yıllarda hayvan varlığında çok ciddi artışlar yaşandığına değinen bakan Pakdemirli, "Son iki yılda büyükbaş hayvan varlığımızı yüzde 8 artışla, 18,6 milyon başa, küçükbaş hayvan varlığımızı ise yüzde 20 artışla 55,1 milyon başa çıkardık. Gururla söylüyorum, bugün Türkiye küçükbaş hayvan sayısında Avrupa’da birinci, büyükbaş sayısında ikinci sırada. Yürüttüğümüz etkin ıslah projeler ile verimi yüksek kültür ırkı sığır sayısının, toplam sığır varlığı içerisindeki payı yüzde 19’dan yüzde 48,4’a yükseldi. Geçen yıl büyükbaş damızlıklarımızdan 250 bin ilave buzağı aldık. Tabi, verim artışına yönelik bu çalışmalar, hayvansal üretime de doğrudan yansıyor. 2020’nin ilk 11 ayında, bir önceki yılın aynı dönemine göre, toplanan inek sütü miktarı yüzde 4, içme sütü miktarı yüzde 11 artış gösterdi. Süt ürünleri bazında ise inek peyniri yüzde 10, kaymak yüzde 8, tereyağı miktarı yüzde 6 arttı. 2019’da 23 milyon tona yükselen toplam süt üretimimiz de, 2020 verileri açıklandığında bu rakamın üzerine çıkacaktır. Elbette hayvancılıkta bu gelişmenin yanında, sektöre yem anlamında büyük girdi sağlayan bitkisel üretimdeki gelişmeyi de söylemeden geçemeyeceğim. 2020’de toplam bitkisel üretimimiz, bir önceki yıla göre 7 milyon ton artışla 124 milyon tona ulaşarak, Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı. Bu vesileyle, buradan bütün üreticilerimize, çiftçilerimize, yetiştiricilerimize teşekkür ediyor, ellerine emeklerine sağlık diyorum" ifadelerini kullandı.



"Aldığımız tam 101 tedbir sayesinde gıda arzı ile ilgili hiçbir sorunla karşılaşmadık"


Pandeminin geçen yıl tüm dünyada tarım ve gıda sektörünü olumsuz etkilediğine değinen Pakdemirli, "Avrupa ve Amerika’daki birçok ülkede, market kuyruklarını ve boş rafları hepimiz hatırlıyoruz. Türkiye olarak, pandemi sürecini Sayın cumhurbaşkanımızın liderliğinde başarıyla yürüttük ve yürütmeye de devam ediyoruz. Bakanlık olarak aldığımız tam 101 tedbir sayesinde gıda arzı ile ilgili hiçbir sorunla karşılaşmadık. Gıda tedarik ve lojistik zincirlerini doğru yönlendirdik, tarımsal üretimin kesintisiz devamını sağladık. Ve pandeminin bu olumsuz atmosferine rağmen, sağladığımız destekler ve yeni projelerimizle tarım ve hayvancılık sektörümüz büyümeye ve gelişmeye devam etti.2020 yılı ilk 3 çeyrek ortalamasında yüzde 5,3 büyüyen tarım sektörü, ekonomimize önemli katkılar sağladı.2020 yılı ilk 11 ayında, tarım ve gıda ürünleri ihracatımız bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4 artış gösterdi. Canlı hayvan ve hayvansal ürün dış ticaret fazlası 2019 yılında 585 milyon dolar iken, 2020 yılının ilk 11 ayında 2019 yılının tamamını geçerek 712 milyon dolara ulaşmıştır. Ayrıca geçtiğimiz yıl, Çin’e süt ve süt ürünleri ihracatını başlattığımızı da hatırlatayım. Hatırlanacağı gibi, 2019’da,Cumhurbaşkanımızın himayelerinde 15 yıl aradan sonra 3. Tarım-Orman Şurası’nı düzenledik. Tüm paydaşların görüşlerini alarak, 5 yıllık planlarımızı oluşturduk ve 25 yıla ışık tutacak bir yol haritası hazırladık. Ardından vakit geçirmeden Eylem Planımızı hazırladık ve uygulamaya geçtik. Hayvancılık bu Şura’nın ana konularının başında geliyor. Geçen yıl pandemiye rağmen Şura sonucunda belirlediğimiz projeleri bir bir hayata geçirdik. İlk olarak Nisan ayında Dijital Tarım Pazarı’nı uygulamaya aldık. DİTAP, sözleşmeli üretim, fiyat istikrarı,maliyetlerin düşürülmesi gibi çok sayıda unsuru içeren önemli bir proje. Hayvansal ürünleri Eylül ayı gibi sisteme dâhil etmeye başladık. Cumhurbaşkanımızın imzası ile yayımlanan kararda artık DİTAP da, tarımsal destekleme kalemleri arasına alınmıştır. Yani bakanlığımızın belirlediği hayvan ve hayvansal ürünleri, DİTAP üzerinden sözleşmeli usulde pazarlayan yetiştiricilerimize destek veriyoruz. Bu vesileyle sizleri de DİTAP’a davet ediyorum. Yine, geçen yıl Mayıs ayında Dijital Tarım-Orman Akademisini, çiftçimizin ve tüm vatandaşlarımızın hizmetine açtık.Ayrıca, hayvancılığı daha fazla teknoloji ve inovasyonla buluşturmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda, geçen yıl pilot olarak büyükbaşta başlattığımız ’Dijital Kulak Küpesi’ni inşallah önümüzdeki dönemde giderek yaygınlaştırmayı planlıyoruz. Bu sistem sayesinde, ülkemizdeki hayvan varlığı, online olarak denetlenebilecek ve olası verim kayıplarının önüne geçilerek ekonomiye katkı sağlanmış olacaktır" şeklinde konuştu.



"Bingöl’e 18 yılda 6.8 milyar liralık destek verdik, Bingöl’de üzerine düşeni yaptı"


Bingöl ile ilgili tarım ve hayvancılığı geliştirmek için yaptığımız çalışmalara değinen Pakdemirli," Bingöl’e son 18 yılda, 6,8 milyar lira tarımsal destek verdik. Kırsal Kalkınma desteklerimiz kapsamında, 69 milyon lira hibe desteği ödedik. Yetiştiricilerimizin, yem girdi maliyetlerini düşürmek için mera ıslah çalışmalarımıza hız vererek gerekli önlemleri aldık. Bu kapsamda 188 bin dekar alanda mera ıslah çalışmasını tamamladık. Yine son 18 yılda, Bingöl’de 6,5 milyon lira yem bitkileri desteği ödedik.Yani biz Bingöllüyü, üretimin hiç bir aşamasında yalnız bırakmadık, Bingöllü de üzerine düşeni yaptı. Bingöl son 18 yılda bitkisel üretim değerini 5 kat artışla 136 milyon liraya, hayvansal üretim değerini de 13 kat artışla 2 milyar liraya çıkardı. Tabi bu gelişmeler, SÜTAŞ’ın Bingöl’e yaptığı Entegre Hayvancılık yatırımından önceki veriler. Bu büyük yatırımının hem Bingöl’de hem de bölgede tarım ve hayvancılık alanında farklı bir iklim oluşturacağından eminim. İnşallah, Bingöl bu sayede bölgenin parlayan yıldızı olacaktır. Tabi bakanlık olarak biz de, sektörümüze yapılan her yatırımı, ilk kazmanın vuruluşundan üretim sonrasına kadar titizlikle takip ediyoruz. SÜTAŞ’ın Bingöl’de yapacağı 1,1 milyar liralık entegre tesis yatırımı kapsamında, birçok birim, çiftlik ve tesis yer alıyor. İnşallah Mart’ta faaliyete geçecek olan bu büyük tesis ile günlük bin 63 ton süt işlenecek ve günlük 600 ton yem üretilecektir. Bütün tesislerin tam kapasite üretime geçmesiyle birlikte de, bölge hayvan varlığına ilave 95 bin baş katkı sağlayacaktır. Bingöl ilimiz merkez olmak üzere, 250 kilometre çapta yer alan Elazığ, Malatya, Diyarbakır, Muş, Erzurum, Tunceli ve Erzincan illerinden çiğ süt tedarik edilecek ve bu illerdeki yetiştiricilerle sözleşmeli bitkisel üretim yapılacaktır. Dolayısıyla, Bingöl ve çevresinde yem bitkileri üretimi ve hayvancılık faaliyetleri açısından önemli bir dönüşüm sağlanacaktır.Ayrıca, bu yatırım bünyesindeki arıtma ve biogaz tesisinde, çiftliklerden ve fabrikadan çıkan organik atıklar işlenerek ve 6,4 MegaWatt elektrik üretilecektir. Üretilen elektrik enerjisi, 50 bin kişinin günlük elektrik enerjisi ihtiyacını karşılayabilecek kapasitededir. Doğrudan bin kişiye, dolaylı olarak yaklaşık 18 bin kişiye istihdam sağlanmış olacaktır. Ayrıca, yatırım kapsamında Ar-Ge, inovasyon ve eğitim faaliyetleri de gerçekleştirilecektir. Ülkemiz büyüyor, gelişiyor, güçleniyor. Tarım ve hayvancılık, bu kalkınmanın ana lokomotifi konumunda. Ülkemiz bundan sonra da, kaliteli üretimi ve artan ihracatıyla, tarım ve orman sektöründe dünyada lider ülkeler arasında yer almaya devam edecektir" diyerek sözlerini tamamladı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adıyaman Kahta Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı İşeri’den buruk bayram mesajı Kahta Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı Mustafa İşeri, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, İslam coğrafyasında yaşanan acılara ve Gazze’deki zulme dikkat çekerek, "Yüreğimiz yangın yeri, bu bayramı boynu bükük ve buruk karşılıyoruz" dedi. Kahta Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı Mustafa İşeri, Kurban Bayramı münasebetiyle yazılı bir mesaj yayımladı. Mesajında bayramların birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunu pekiştiren müstesna günler olduğunu belirten İşeri, başta Gazze olmak üzere İslam dünyasının maruz kaldığı acılar nedeniyle bu bayramın sevinçten ziyade hüzünle karşılandığını vurguladı. İslam coğrafyasının zorlu bir imtihandan geçtiğini ifade eden Başkan Mustafa İşeri, "Bizleri bir Kurban Bayramı’na daha ulaştıran Yüce Mevla’ya hamdolsun. Ancak ne yazık ki, İslam coğrafyasının dört bir yanından yükselen feryatlar, özellikle de aylardır Gazze’de gözlerimizin önünde yaşanan soykırım ve vahşet, bayram sevincimizi gölgelemektedir. İlk kıblemiz Mescid-i Aksa’nın gölgesinde, kundaktaki bebeklerin, masum sivillerin katledildiği, insanlığın sustuğu bir dönemde bayramı hakkıyla ve coşkuyla kutlamamız mümkün değildir. Gazze’deki mazlum kardeşlerimizin acısı, bizim de canımızı yakmaktadır" şeklinde konuştu. Müslümanların küresel ölçekte yalnızlığa itildiğini ve İslam dünyasındaki parçalanmışlığın bu zulümleri körüklediğini belirten İşeri, "Bugün karşı karşıya olduğumuz en acı gerçek, İslam coğrafyasındaki dağılmışlık, parçalanmışlık ve neticesinde Müslümanların içinde bulunduğu o derin yalnızlık hissidir. İki milyara yakın nüfusuyla devasa bir potansiyele sahip olan İslam alemi, ne yazık ki tek bir ses, tek bir yürek olamamanın bedelini ödemektedir. Dünyanın egemen güçleri bu dağınıklıktan cesaret alarak mazlumların üzerine çökerken, Müslümanlar, yalnızlığın ve sahipsizliğin kıyısına itilmiş durumdalar. Bu yalnızlık ve parçalanmışlık, kalbimizi Gazze’deki bombalardan daha fazla acıtmaktadır. Bu bayram vesilesiyle, tüm İslam dünyasının bir an evvel silkinmesini, birlik ve beraberlik içinde kenetlenmesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum" dedi. Kurban Bayramı’nın paylaşma ve yakınlaşma ruhuna vurgu yapan Başkan İşeri, "Kurban, sadece bir ibadet değil; Allah’a, hakka, adalete ve birbirimize yakınlaşmaktır. Bu mübarek günlerin, İslam coğrafyasındaki uyanışa, Müslümanların yalnızlığının son bulmasına ve mazlum coğrafyaların kurtuluşuna vesile olmasını diliyorum. Bu duygu ve düşüncelerle, başta Kahtalı hemşerilerimiz ve meslektaşlarımız olmak üzere, aziz milletimizin ve tüm İslam aleminin Kurban Bayramı’nı tebrik ediyor; huzur, barış ve adalet dolu bir dünya temenni ediyorum" dedi.
Adıyaman Binlerce yıllık rüzgar ve su erozyonuyla ortaya çıkan doğal güzellik Adıyaman’da binlerce yılda rüzgar ve su erozyonuyla oluşan 200 hektarlık alan farklı yapısıyla dikkat çekiyor. Adıyaman-Şanlıurfa Karayolu Kuyulu Köyü yakınlarında yer alan bu alan killi kireç taşı yapısıyla kendini diğer bölgelerden ayırıyor. Marnlı kireç taşının açık krem/beyaz tonlarındaki rengi ile rüzgarın şekillendirdiği kıvrımlar, estetik, mistik bir manzara sunuyor. Doğa olaylarıyla aşınması sonucu, dalgalı yer şekilleri, kendine has mikro-kanyonlar ve sırtlar oluşturan arazi, coğrafi açıdan nadir görülen kırgıbayır oluşumları meydana geldi. Killi-kireçli (marnlı) ana kayaçların binlerce yılda su ve rüzgar erozyonuyla ayrışmasıyla meydana gelen bu doğal güzellik sıra dışı yer yüzü şekilleriyle doğa tutkunlarını cezbederken, jeolojik yapısıyla bilim insanlarının da ilgisini çekti. 1998 yılında GAP Bölge Kalkınma İdaresinin destekleri ile Tema Vakfı tarafından, erozyonun önüne geçmek için bitkilendirmek için proje hazırlanarak 2000 yılında uygulandı. Adıyaman-Şanlıurfa yolunu kullanan sürücülerin de dikkatini çeken bu jeolojik mirasın eko-turizme kazandırılması bekleniyor. Bölgeyle ilgili bilgi veren Adıyaman Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi ve Tema Vakfı Temsilcisi Ahmet Çelik, "Burada görmüş olduğunuz tabi yapı ortalama 10 bin yıl ile 50 bin yıl geçmişe dayanan özellikle toprak ve su erozyonunun etkisiyle ve sonra ki aşamada fiziksel, kimyasal, biyolojik ayrışmayla birlikte bu günki pozizyona gelmiş. Yıllardan beri su ve rüzgar erozyonuna maruz kalmış bir alanı görmektesiniz. Dolayısıyla 1998 yılında Tema yürütücülüğünde, GAP İdaresi desteğinde yürütülen bir proje ile burada erozyon kontrol projesi uygulandı. Ortalama yaklaşık 200 hektarlık bir alanı kapsamakta ve 20 yılın sonunda, özellikle yapmış olduğumuz araştırmalarda organik madde miktarının arttığını gördük, tespit ettik. Ve koruma önlemleriyle toprak kalitesinin arttırılmış olduğunu burada saptamış olduk" diye konuştu. (CK-LO-Y)