- 24 Temmuz 2022 Pazar 14:02

Bingöl’de 35 yıllık husumet barışla sonuçlandı

A
A
A
Bingöl’de 35 yıllık husumet barışla sonuçlandı

Bingöl’de Barasi ailesi üyeleri arasında yaklaşık 35 yıldır süren kan davası, kanaat önderlerinin girişimleriyle sona erdi.

Bingöl’de Barasi ailesi üyeleri arasında yaklaşık 35 yıldır süren kan davası, kanaat önderlerinin girişimleriyle sona erdi.


Bingöl merkeze bağlı Çiris köyünde yaşayan Barasi ailesi üyeleri arasında 1987 yıllarında arazi anlaşmazlığı sonucunda çıkan kavgada 2 kişi hayatını kaybetti. 35 yıllık kan davasının sonuçlanması için kanaat önderleri ve İl Müftülüğü devreye girdi ve aileler barışmaya ikna edildi. Bingöl Belediye Başkanı Erdal Arıkan ve protokol üyelerinin katılımıyla bir düğün salonunda düzenlenen barış yemeğinde iki aile mensupları, el sıkışarak, dualar eşliğinde Kur’an-ı Kerim’in altından geçerek barış sözü verdi. Programa Bingöl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Çapak, İl Milli Eğitim Müdürü Halil Yücel, Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürü Muzaffer Çakar ve kanaat önderleri katıldı.


Çok önemli bir gündem için toplandıklarını belirten Belediye Başkanı Erdal Arıkan, “İnsan bazen nefsine yenik düşüp yanlışlıklar yapabiliyor. Yaratılışımız gereği de yüce Allah’ın bizlere verdiği bir özellik olan tövbe kapısına sığınmamız bizler için en hayırlısı olandır. Bu anlamda bu barışın sağlanmasında başından sonuna kadar kimler emek vermişse Allah hepsinden razı olsun. Hatalar yapabiliriz ancak önemli olan hatalardan ders çıkarmaktır” dedi.


Bingöl İl Müftüsü Mustafa Topal, “Biz müftülüğümüzün saha çalışmaları neticesinde 35 yıldır küs olan iki ailemizi bir araya getirdik ve bugün kucaklaşmalarına şahitlik ettik. Bu ailelerimizin artık birbirlerine kucak açacaklarına ve seveceklerine eminiz. Bölgemizde ise barışıklığı muhafaza etmek için halkımız da büyük bir irade ortaya koyuyor. Bu iradenin sonucunda bu barış yemeğinin gerçekleşmesini görmekte bizleri çok mutlu etti” diye konuştu.


Kan davasının barışla sonuçlandırılmasından dolayı mutlu olduğunu ifade eden aile mensuplarından Mehmet Buğrahan, “Köyümüzde yaklaşık 35 yıl önce yaşanan kan davasının sonuçlanmasına şahitlik ettik bugün ve bu bizleri çok mutlu etti. Programımıza katkı sunan tüm herkese teşekkür ediyoruz. Önümüzdeki süreçte de bu ailemizin birlik, beraberlik ve kardeşlik içerisinde hareket etmesi en büyük temennimizdir” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Denizde can pazarı: Herkes seferber oldu ancak hastanede hayatını kaybetti Antalya’nın Alanya ilçesinde serinlemek için denize giren bir vatandaş, bir süre sonra gözden kayboldu. Cankurtaranların müdahale ettiği olayda denizden çıkartılan ve sağlık ekipleri tarafnıdan sahilde ilk tedavisi yapılan tatilci hastanede hayatını kaybetti. Boğulma tehlikesi geçiren tatilciye yardım etmek için denize giren bir vatandaş ta yine cankurtaranlar tarafından kurtarıldı. Olay, saat 11.00 sıralarında Alanya ilçesi İncekum Halk Plajı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yaklaşık 40 yaşlarında olduğu değerlendirilen ve kimliği henüz öğrenilemeyen bir vatandaş serinlemek için denize girdi. Bir süre sonra denizde açıldığı belirtilen vatandaş gözden kayboldu. Durumu fark eden çevredeki vatandaşlar, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu. İhbar üzerine harekete geçen bölgede görevli cankurtaranlar, vatandaşı sudan çıkararak kıyıya getirdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından şahsa kalp masajı yapıldı. Daha sonra ambulansa alınan vatandaşa, hastaneye sevki sırasında da müdahalenin sürdüğü öğrenildi. Hastaneye kaldırılan şahıs, doktorların yaptığı tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Denizde boğulma tehllikesi geçin biri olduğunu duyup kurtarmak için denize giren bir vatanadaş ta yine cankurtaranlar tarafından sağ salim kıyıya çıkartıldı. "Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık" Vatandaşı denizden çıkaran cankurtaran Ahmet Payalıoğlu, "Burada vatandaşların bağırışlarını duyunca hepimiz yardıma koştuk ve vatandaşı denizden çıkardık. Aynı anda 3-5 kişi boğulma tehlikesi geçirdi. Daha sonra vatandaşa kıyıda solunum cihazı takılarak suni teneffüs yapıldı. Diğer boğulma tehlikesi geçiren vatandaşların durumu iyiydi ancak bir kişinin durumu ağırdı. Solunum cihazıyla hastaneye götürüldü, daha sonra da hayatını kaybettiğini öğrendik. Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık. ‘Tamam’ dediler ancak biz ayrıldıktan sonra tekrar denize girmişler ve akıntıya kapılmışlar. Biz vatandaşlara denize girmemeleri gerektiğini söylüyoruz ama bazen bizi dinlemiyor, hatta tepki gösteriyorlar" dedi.