ASAYİŞ - 10 Mart 2023 Cuma 13:02

Bingöl’de 31 yıllık cezaevi deprem tedbirleri nedeni ile boşaltıldı, mahkumlar çevre illere nakil edildi

A
A
A
Bingöl’de 31 yıllık cezaevi deprem tedbirleri nedeni ile boşaltıldı, mahkumlar çevre illere nakil edildi

Bingöl’de 1992 yılında hizmete giren ve içinde 72 tutuklu ile 191 hükümlü bulunan Bingöl M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, deprem tedbirleri çerçevesinde boşaltıldı.

Bingöl’de 1992 yılında hizmete giren ve içinde 72 tutuklu ile 191 hükümlü bulunan Bingöl M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, deprem tedbirleri çerçevesinde boşaltıldı.


Bingöl Cumhuriyet Başsavcısı Ümit Uslu, Bingöl M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundaki mahkumların deprem tedbirleri çerçevesinde çevre illere nakil edildiğini duyurdu. Cumhuriyet Başsavcısı Uslu, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:


“Ülkemizde 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen merkez üssü Kahramanmaraş olan 7.7 ile 7.6 büyüklüğündeki depremler 11 ilimizde ağır yıkımlara sebebiyet vermiştir. Söz konusu depremler Bingöl ilinde de hissedildiğinden deprem kuşağında yer alan tüm ülke genelinde olduğu gibi ilimizde de deprem felaketine karşı önleyici tedbirlerin alınmasında zorunluluk hasıl olmuştur. Zira Bingöl ilinin Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu fay hatlarının kesişim noktasında bulunması, deprem uzmanlarının bölgeye dikkat çekmesi ve bölgenin jeolojik yapısı bir bütün olarak değerlendirildiğinde muhtemel bir depreme hazırlıklı olunması gerekmektedir. Bu nedenle, bizzat Adalet Bakanımız Bekir Bozdağ’ın talimatları ile Adalet Bakanlığına bağlı tüm kamu kurum ve kuruluş binalarının muhtemel bir depreme dayanıklılık açısından genel değerlendirilmelerini temin amacıyla çalışma başlatılmış olup, Bingöl M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda Cumhuriyet Başsavcılığımızca yetkili mercilere derhal inceleme yaptırılmıştır. Yapılan değerlendirmede, 1992 yılında hizmete giren 500 kişi kapasiteli Bingöl M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu hizmet binasının, can ve mal güvenliğini temin amacıyla boşaltılmasının uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Adalet Bakanımızın talimatı ile Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünce alman bu kararda Ceza İnfaz Kurumumuzda bulunan tüm vatandaşlarımızın güvenliği ön planda tutulmuş olup, bu çerçevesinde Bingöl M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumumuzda bulunan 72 tutuklu ve 191 hükümlü 9 Mart 2023 tarihi itibariyle kapasite müsaitlik durumuna göre yakın çevre illerde bulunan cezaevlerine sevk edilmiştir.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt Bayburt’ta Hacı Kutlu Bey’in türbesinin bulunduğu mezarlık tarihe ışık tutuyor Bayburt’ta, Akkoyunlu Devleti’nin kurucusu Kara Yülük Osman Bey’in babası Hacı Kutlu Bey’in türbesinin bulunduğu Çayıryolu köyü mezarlığı, taşıdığı tarihi ve kültürel değerle dikkat çekiyor. Tarihi kayıtlara göre, Hacı Bey ve Fahreddin Kutlu Bey olarak da bilinen Kutlu Bey, Bayburt’un eski adı Sünür olan Çayıryolu köyünde kendi adına cami ve zaviye yaptırdı. Bu eserlerin yaşatılması için vakıflar kuran Kutlu Bey’in vakıf giderlerinin Bayburt ve Erzincan’a bağlı bazı köylerden karşılanması kararlaştırıldı. Sünür köyünün, Akkoyunluların Anadolu’da ilk yurt tuttukları yerleşimlerden biri olduğu, türbe ile caminin geçmişte külliye özelliği taşıdığı kaynaklarda yer alıyor. Cami ile türbe arasında yaklaşık 30 metre uzunluğunda bir koridor ve buraya açılan kubbeli medrese odalarının bulunduğu ancak bu yapılardan bugünlere iz kalmadığı aktarılıyor. Kutlu Bey ya da Hacı Bey vakfına ilişkin en eski kayıtların 1530 yılına kadar uzandığı kayıtlarda bulunuyor. Evkaf Nezareti defterlerinde de vakfın ’Sinür Hacı Bey zaviyesi ve cami-i şerifi vakfı’ adıyla yer aldığı ifade ediliyor. Bayburt Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyelerinden Dr. Öğr. Üyesi Erdem Saka, Bayburt Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Murat Okutmuş ile birlikte Çayıryolu köyündeki tarihi mezarlıkta incelemelerde bulundu. Bölgenin en büyük mezarlıklarından biri olarak gösterilen alanın, Bayburt’un kadim tarihini yansıtan önemli değerler arasında yer aldığını söyleyen Saka, mezarlığın korunması gereken kültürel miras niteliği taşıdığını dile getirdi. Akkoyunluların Oğuzların Bayındır boyuna mensup olduğunu hatırlatan Saka, Hacı Kutlu Bey’in türbesinin bulunduğu mezarlığın yalnızca bir defin alanı olmadığını, aynı zamanda bölgenin kültürel hafızasını taşıyan tarihi bir belge niteliğinde olduğunu vurguladı. "Bu mezarlık adeta tarih kokuyor" Mezarlıklardaki taşların bulunduğu yerin geçmişine ışık tuttuğunu belirten Saka, "Akkoyunlu Devleti’nin kurucusu Kara Yülük Osman Bey’in babası Hacı Kutlu Bey’in türbesinin bulunduğu mezarlıktayız. Bu mezarlık Bayburt’a bağlı Sünür, yeni adıyla Çayıryolu köyünde bulunmakta olup bölgenin en büyük mezarlıklarındandır. Akkoyunluların Oğuzların Bayındır boyuna bağlı olduklarını söylemekte fayda var. Bu mezarlık adeta tarih kokmaktadır" dedi. Saka, mezar taşlarının bölgenin tarihi açısından önemli veriler taşıdığını belirterek, "Mezarlıklar bulunduğu yerin tapusu hüviyetindedir. Taşların oldukça eski zamanlara ait olduğunu anlamak mümkündür" diye konuştu. Koç başlı mezar taşları bugün yerinde yok Yaklaşık 30 yıl öncesine kadar mezarlıkta koç başlı mezar taşlarının bulunduğuna dair haber kayıtları olduğunu aktaran Saka, bugün alanda bu taşlara rastlanmadığını, bazı kırık taş parçalarının koç gövdelerini andırdığını söyledi. Mezar taşlarının kültürel kimliğin ve tarihsel sürekliliğin önemli unsurları arasında yer aldığını ifade eden Saka, "Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Murat Okutmuş tarafından yapılan haberle, yaklaşık 30 yıl öncesine kadar bu mezarlıkta koç başlı mezar taşlarının bulunduğu sabittir. Bu da mezarlığın ne kadar kadim dönemlere ait olduğunu ve kadim Türklere ait izler taşıdığını gösteren hususlardan biridir. Günümüzde burada bulunan koç başlı mezar taşlarının hiçbirinin yerinde olmadığını fakat bazı kırık taşların koçların gövdelerini andırdığını söyleyebilirim" şeklinde konuştu. İspir’deki tarihi mezarlıkları hatırlattı Bayburt ve çevresindeki tarihi mezarlıkların Türk kültür tarihi açısından ayrı bir yere sahip olduğunu bildiren Saka, Çayıryolu köyündeki mezarlığın büyüklüğü ve taşıdığı izlerle dikkat çektiğini kaydederek, benzer yapıların İspir’deki eski mezarlıklarda da gördüğünü anlattı. Saka, Erzurum’un İspir ilçesine bağlı Paşeke köyündeki eski mezarlıkları da örnek göstererek, "Bu kadar büyük, ihtişamlı ve tarih kokan bir mezarlığı İspir taraflarında Paşeke köyünde görmüştüm. Orada da dikkatimi çeken, oldukça eski mezar taşları vardı. Bu bölgenin ne kadar kadim bir tarihi olduğunu göstermekle birlikte mezarlıklar, bölgelerin tarihiyle birlikte kültürünü ve sanat anlayışını yansıtan en önemli değerlerden biridir" dedi. "Kültürel miras gelecek nesillere taşınmalı" Tarihi mezar taşlarının korunması gerektiğini vurgulayan Saka, bazı taşların kırık halde bulunmasının üzücü olduğunu söyleyerek, bu durumun kasıtlı olup olmadığının bilinmediğini ifade etti. Saka, "Bu mezar taşlarının elbette kasıtlı olarak kırılıp kırılmadığını bilmiyoruz. Fakat özellikle İspir yöresinde bazı mezar taşlarının Ermenistan’a götürüldüğü ve bunların kendilerine ait olduğu yönünde iddialara konu edildiğine dair değerlendirmeler bulunmaktadır. Bu kültürel unsurları koruyarak sonraki nesillere taşımak, bölgenin tarihi kimliğini geleceğe aktarmak açısından elzemdir" diyerek konuştu.