ASAYİŞ - 09 Ağustos 2024 Cuma 10:16

Bingöl’de dün çıkan orman yangınında 55 hektarlık alan zarar gördü

A
A
A
Bingöl’de dün çıkan orman yangınında 55 hektarlık alan zarar gördü

Bingöl’ün Genç ilçesinde çıkan orman yangını 55 hektarlık alana zarar verdi. Evlerinden tahliye edilen vatandaşlar ise yangın söndürüldükten sonra yeniden evlerine geçti.


Yangın, dün Genç ilçesine bağlı Doğanca köyü Eskiköy’deki ormanlık alanda çıkmıştı. Rüzgarın da etkisiyle büyüyen yangın, yerleşim yerlerine kadar ulaşmıştı. Bölgeye AFAD, emniyet, jandarma, itfaiyeden olmak üzere toplam 200 personelin yanı sıra Diyarbakır’dan da bölgeye gönderilen 2 helikopter, yangın söndürme çalışmalarına destek verdi. Yangın nedeniyle mezradaki 7 ev tedbir nedeniyle tahliye edilmişti. Yangının kontrol altına alınması ve söndürülmesiyle vatandaşların nedeniyle evlerine geçtiği öğrenildi. Ayrıca yangın nedeniyle yaklaşık 55 hektarlık alanın zarar gördüğü belirtildi.


Bölgede ekiplerin çalışmalara devam ettiği de öğrenildi.



Bingöl’de dün çıkan orman yangınında 55 hektarlık alan zarar gördü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Yağmurlar Samsun’a içme suyu sağlayan barajları doldurup taşırdı SAMSUN (İHA) – Samsun’da yağışların etkisiyle içme suyu sağlayan barajlar suyla doldu, taştı. İl genelinde yaşayanların yüzde 75’inin su ihtiyacını karşılayan Çakmak Barajı’nda doluluk oranı yüzde 99 seviyesine ulaşırken, 19 Mayıs Barajı’nda ise bu oran yüzde 83,55’e çıktı. Samsun Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) Genel Müdürlüğü bünyesindeki Çakmak Barajı’nda 2026 yılı başında yüzde 52 olan doluluk oranı, şu anda yüzde 99 seviyesine geldi. Çakmak Barajı’nda halihazırda 71 milyon metreküp içme suyu bulunuyor. Bu durum, bir yıllık zaman zarfında herhangi bir içme suyu riski yaşanmayacağı anlamına geliyor. Barajın durumu, bugünden itibaren hiç yağmur yağmasa bile İlkadım, Atakum, Canik, Tekkeköy ve Çarşamba ilçelerinin ihtiyacını karşılayacak durumda olduğunu gösteriyor. Kentin batısında yer alan 19 Mayıs, Bafra, Alaçam ve Yakakent ilçelerinin içme suyu ihtiyacının karşılandığı 19 Mayıs Barajı’nda, 1 Ocak itibarıyla doluluk oranı yüzde 24 iken, alınan yağışlarla doluluk oranı yüzde 83,55’e yükseldi. Barajda şu anda depolanmış su miktarı 49,47 milyon metreküp olarak dikkat çekiyor. Burada da herhangi bir risk bulunmazken, Güven Göleti’nde de doluluk oranı yüzde 81 seviyesinde seyrediyor. Yetkililer, barajların doluluk oranı ile 2026 yılının geri kalanında su temininde rahat bir dönemin geçirileceğini ümit ederken, 2025 yılında Türkiye’de yaşanan kuraklığın Samsun’da içme suyu açısından biraz daha az hissedildiğine dikkat çekti. Samsun’da kuraklığın 2024 yılında etkili olduğunu ifade eden yetkililer, o dönemde Çakmak Barajı’na Yeşilırmak’tan su transferi yapılarak acil içme suyu temini yapıldığına dikkat çekti. Suyun büyük hayati önem taşıdığına değinen SASKİ, vatandaşları su tüketiminde duyarlı ve dikkatli olmaya davet etti.
Bursa Ebeler her zaman gebelerin yanında Sağlık Bakanlığı’nın "Her Gebeye Bir Ebe" uygulaması kapsamında Bursa’da son üç ayına giren gebelerin doğuma hazırlık konusunda danışmanlık hizmetleri ve yüksek riskli gebelerin takibi "Koordinatör Ebeler" ile sağlanıyor. Bursa İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda ilçe sağlık müdürlükleri ve sağlıklı hayat merkezlerinde görev alan koordinatör ebeler, Sağlık Bakanlığı’nın "Annelik Yolculuğu" mobil uygulamasından da yararlanarak, şehrin merkeze en uzak noktasında bile doğum sürecinde gebeleri yalnız bırakmıyor. Mustafakemalpaşa İlçe Sağlık Müdürlüğü’nde koordinatör ebe olarak görev yapan Fatmanur Demirarslan, koordinatör ebenin bir gününü anlattı. 3 arkadaşı ile birlikte görev yaptığını belirten Demiraslan, gebelere gebeliğinin başından lohusalık dönemi boyunca sonuna kadar hizmet verdiklerine dikkat çekti. Gebe eğitimleri, lohusa eğitimleri ve yüksek riskli gebelerin takibini yaptıklarını dile getiren Demiraslan, "Aynı zamanda son üç ayı kalan gebelere gebelik yolcuğunu anlatıyoruz. Yüksek riskli gebelerin takiplerini yapıyoruz. İlk gebeliği olan gebelerimize ev ziyareti yapıyoruz." şeklinde konuştu. Gebelerin bu hizmetten oldukça memnun olduğunun altını çizen Demiraslan, "Verdiğimiz eğitimlerden çok memnun olan gebelerimiz var. Eğitimlerimiz emzirme döneminde de lohusa döneminde de devam ediyor. Bu süreçte tabii ki de gebelerimize ve lohusalarımıza her şeyden bahsetmeye, her şekilde destek olmaya çalışıyoruz" dedi. Normal doğum teşvik ediliyor Normal doğumu teşvik etmek için çalışmalar gerçekleştirdiklerini vurgulayan Demiraslan, "İlk gebeliği olan hastalarımıza doğum egzersizleri, normal doğumu kolaylaştıran hareketler öğretilip, normal doğumun doğal bir süreç olduğundan, hastalar için eğer ki herhangi bir riski yoksa normal doğum yararlarından, faydalarından bahsetmeye çalışıyoruz." diye konuştu. Gebeleri ve lohusaları, ilçe sağlık müdürlüğüne davet eden Demiraslan; burada bireysel ve toplu eğitimler gerçekleştirdiklerini ancak vakti olmayan gebeler için de bire bir danışmanlık hizmeti verdiklerini sözlerine ekledi. En uzak noktadaki gebeye ziyaret Ebe Demiraslan daha sonra yerinde takip amacıyla merkeze en uzak noktalarından biri olan Fevzidede mahallesinde hayvancılıkla uğraşan Gebe Rejkane Sattari’ye ziyareti gerçekleştirdi. Afgan uyruklu aile, erkek olarak dünyaya gelecek ikinci çocukları gün sayarken, Ebe Demiraslan tarafından rutin kontrolleri yapıldı. Aldığı hizmetten oldukça memnun olduğunu ifade eden Gebe Rejkane Sattari, emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti.
Kilis Kilis’te semazen eğitimiyle gençler dijital bağımlılıktan uzaklaşıyor Kilis’te gençler semazen eğitimiyle hem kültürel değerleri öğrendi hem de dijital bağımlılıktan uzaklaşarak sosyalleşme imkanı buldu. Halk eğitim destekli Mevlevihane Camisinde gençler hem sema öğreniyor hem de manevi değerlerle buluşuyor. Kilis’te 6 yıldır semazen eğitimi veren Mehmet Sever öncülüğünde, halk eğitim destekli kurslarla gençler yetiştirilmeye devam ediyor. Yaklaşık 10 yıldır semazenlik yapan gençlerin de bulunduğu eğitimlerde, 8 ile 25 yaş arasındaki öğrenciler yer alıyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın Maarif Modeli örnek alınan eğitimlerde amaç sadece sema öğretmek olmadığını ifade eden Sever, ’’Gençlere sevgi, saygı, edep ve güzel ahlak kazandırmak’’ dedi. Eğitimlere ilişkin konuşan Mehmet Sever, günümüzde gençlerin dijital dünyanın hızına ve olumsuz alışkanlıklarına maruz kaldığını belirterek, "Gençlerimize nefes alabilecekleri, ruhlarını dinlendirebilecekleri bir kapı açmak istedik. Sadece enstrüman çalmayı ya da sema dönmeyi değil, öz değerlerimizi öğretmeye çalışıyoruz" diye konuştu. Ailelerin de bu çalışmalara yoğun ilgi gösterdiğini ifade eden Sever, çocukların sanata, musikiye ve kendi kültürlerine yönlendirilmesi çağrısında bulundu. Eğitime katılan gençler ise başlangıçta zorlandıklarını ancak zamanla semazenliğin kendilerine iyi geldiğini belirtti. Gençler, kurs sayesinde sosyal medyadan ve telefondan uzaklaştıklarını, ruhen dinlendiklerini ve sosyalleştiklerini ifade etti.
Gaziantep Altın Baklava Film Akademisi X. Uluslararası Öğrenci Film Festivali’nde ödüller sahiplerini buldu Hasan Kalyoncu Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından bu yıl 10’uncusu düzenlenen Altın Baklava Film Akademisi Uluslararası Öğrenci Film Festivali’nde 5 kategoride 21 filmde ödüller sahiplerini buldu. Hasan Kalyoncu Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından düzenlenen Altın Baklava Film Akademisi X. Uluslararası Öğrenci Film Festivali, 27-29 Nisan 2026 tarihlerinde rekor katılımla gerçekleşti. Düzenlenen festivalde, "Kurmaca", "Belgesel", "Animasyon", "Yapay Zeka" ve bu yıl ilk defa "Kıpkısa" kategorilerinde 22 film ödüle layık görüldü. Festivalin jüri başkanlığını Yapımcı Mehmet Bozdağ üstlenirken, jüri üyeleri arasında oyuncu-yönetmen Tamer Levent, oyuncu-yapımcı Yağmur Taylan, oyuncu Mahassine Merabet, oyuncu Mert Yazıcıoğlu ve oyuncu Özge Özberk yer alırken üç gün süren festivalde öğrenciler hem jüri üyeleri ile hem de sinema dünyasının sevilen isimleriyle söyleşiler gerçekleştirdi. Birbirinden ünlü isimlerin jüri üyesi olduğu festival, ödüllerin sahiplerini bulduğu görkemli gala gecesi ile sona erdi. 105 ülkeden bin 888 film başvurusu Hasan Kalyoncu Üniversitesi kampüsünde gerçekleştirilen film festivaline; kurmaca, belgesel, animasyon, yapay zeka ve kıpkısa kategorisi olmak üzere 105 ülkeden toplam bin 888 başvuru yapıldı. Geleceğin yönetmenleri, festival boyunca katıldıkları atölye çalışmaları, film gösterimleri, söyleşiler ve kültür gezileri ile kendilerini geliştirme fırsatını yakaladı. "Sadece öğrenci filmlerinin yarıştığı festival" Festivalin gala gecesinde davetlilere seslenen HKÜ Mütevelli Heyet Başkanı Haluk Kalyoncu, "Bugün de İletişim Fakültemiz tarafından 10’uncusunu gerçekleştirdiğimiz, sadece öğrencilerin kısa filmler ile katılım gösterebildiği Altın Baklava Film Festivali’nde sizlerle bir arada olmaktan mutluluk duyuyoruz. Üniversitemiz, kurumsal kimlik disiplininde ve öğrenci odaklı eğitim anlayışında, gelecek nesillerimizin kültür ve sanat alanlarında derinleşmelerini ve etkinleşmelerini çok önemsemektedir. Bu anlamda İletişim Fakültemiz ve Güzel Sanatlar Mimarlık Fakültemize öğrencilerinin sanatsal yeteneklerini ve becerilerini keşfetmeye yönelik atölye çalışmaları ve tüm uygulamalı deneyim eğitimlerini destekliyor ve yakından takip ediyoruz. Yurt içinden ve yurt dışından farklı üniversitelerden bin 888 kısa film ile katılım sağlayan tüm öğrencilerimizi tebrik ediyorum. Almanya, Çin, İran ve Lübnan’dan öğrencilerimiz aramızda. Kıymetli öğrencilerimizin bu eserlerini birbirinden değerli sanatçılarımızla ödüllendireceğiz" dedi. "Altın baklava, yıllar içinde bir festival olmanın yanında bir sinema okulu kimliği kazandı" Rektör Vekili Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan ise; "On yıl önce genç sinemacıların hikayelerine alan açmak amacıyla başlayan bu yolculuk, bugün güçlü bir uluslararası buluşmaya dönüşmüş durumda. İlk yıllarında daha sınırlı bir çerçevede başlayan festivalimiz, zamanla büyüyerek farklı coğrafyalardan gelen hikayeleri aynı çatı altında buluşturan güçlü bir platforma dönüşmüştür. Festivalimiz, yalnızca filmlerin yarıştığı bir organizasyon olmanın ötesinde; atölyeleri, söyleşileri ve paylaşımlarıyla gençlerin kendilerini geliştirdiği bir öğrenme ortamı sunuyor. Bu yönüyle Altın Baklava, yıllar içinde bir festival olmanın yanında bir sinema okulu kimliği de kazandı" dedi. Festivalin jüri başkanlığını üstlenen Yapımcı Mehmet Bozdağ ise; "Bu festivalin 8.sine de katılmıştım, bu 10.su. Her gördüğümde de bu festival daha güzel, daha kurumsal hale geliyor. Festivale katılan birçok filmi izledim. Bu filmler çok güzel ve gelecek adına umut verici. Bu festivalde bulunmaktan ve filmleri izlemekten mutlu oldum" dedi. Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu ise; "Hasan Kalyoncu Üniversitemiz de böyle güzel bir film festivali düzenlediği, bunu sürdürülebilir kıldığı ve 10 yıldır devam ettirdiği için çok teşekkür ediyoruz" dedi. 5 kategoride 21 filme ödül Altın Baklava Film Festivali’nde "Kurmaca", "Belgesel", "Animasyon", "Yapay Zeka" ve bu yıl ilk defa "Kıpkısa" kategorilerinde 22 film ödüle layık görüldü. X. Altın Baklava Film Festivali’nde "Kurmaca" kategorisinde yönetmenliğini Marguerita Nakhoul’ın yaptığı "Was Never Her Choice" filmi birinci olurken, "Yapay Zeka" kategorisinde birincilik ödülünü "Next Hope" filmi ile yönetmen Osama Othman aldı. "Belgesel" kategorisinde birincilik ödülünü "My Grandmother is a Skydiver" filmi ile yönetmen Polina Piddubna alırken, "Animasyon" kategorisinde birincilik ödülünü "Cell Buddies" filmi ile yönetmenler; Melle Windig, Hidde Alberts, Miguel Reyes, Jurgen de Smit, Arjen van der Plas aldı. "Kıpkısa" kategorisinde ise yönetmenliğini Oktay Yıldırım’ın yaptığı "Percussion" filmi birinci oldu. Özel ödüller geceye damga vurdu "Özel Ödüller" kategorisinde Jüri Özel Ödülü, Mehmet Oğuz Yıldırım yönetmenliğindeki "Kudret" filmine; Barış Özel Ödülü ise Tamam Sharrack yönetmenliğindeki "Tammam" filmine verildi. 2008 yılında Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nin temellerini atarak ülkeye, bölgeye ve şehre kıymetli bir eser bırakan merhum Hasan Kalyoncu anısına her yıl verilen "Hasan Kalyoncu Özel Ödülü" ise yönetmenliğini Berkay Ellek’in yaptığı "Sultan’s Stone" adlı filmin oldu. Ödülü HKÜ Mütevelli Heyet Başkanı Haluk Kalyoncu takdim etti.
Antalya Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden kız çocuklarına spor desteği Antalya Büyükşehir Belediyesi, kız çocuklarını "floor curling" sporu ile buluşturup eğitimlerini verdiği projenin ardından, Antalya genelinde bir turnuva düzenledi. Genç sporcular, öğrendikleri becerileri sergileyerek, şampiyonluk için kıyasıya mücadele etti. Hem eğlenceli hem de stratejik bir aktivite olan floor curling, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle Antalya’daki okullarda yaygınlaşıyor. Buz üzerinde oynanan curling sporunun düz zemine uyarlanmış hali olan floor curling, Antalya Büyükşehir Belediyesi, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Kız Çocuklarına Destek Derneği iş birliğiyle daha önce okullara taşınmıştı. Özellikle kırsal bölgelerdeki okullarda verilen eğitimlerin ardından, öğrenciler bu kez turnuvada bir araya geldi. Bu sayede kız çocuklarının spora katılımının ve toplumdaki görünürlüğünün artırılması hedefleniyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Gençlik Kampı ve Eğitim Merkezi’nde gerçekleşen turnuvaya, Antalya’daki 8 okulun öğrencileri katıldı. Büyük heyecana sahne olan müsabakalarda çocuklar hem rekabet etti hem de keyifli hatıralar biriktirdi. Turnuvanın sonunda Menderes Ortaokulu şampiyon oldu. Projeyle, özellikle spora erişimi kısıtlı kırsal bölgelerde yaşayan kız çocuklarının sporla buluşması, sosyal hayatta daha görünür hale gelmesi ve özgüvenlerinin artırılması hedefleniyor. Takım çalışmasını, koordinasyonu ve problem çözme becerilerini geliştiren floor curling sporu, tanıştıkları günden bu yana kız çocukları tarafından yoğun ilgi gördü. Spora erişimi kısıtlı olan kırsaldaki kız çocuklarına yönelik verilen eğitimlerde, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde görevli spor eğitmenleri floor curling’in kurallarını, nasıl oynandığını tüm incelikleriyle anlattı. Program sayesinde çocuklar hem yeni bir sporla tanıştı hem de takım çalışması ve stratejik düşünme becerilerini geliştirdi.
Adıyaman Geleneksel el sanatlarının yeniden canlandırılması merkezi açıldı Adıyaman Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği’nin, UNDP iş birliği ile ’Depremden en çok etkilenen illerde iş sürekliliği destek programı’ kapsamında hayata geçirdiği geleneksel el sanatlarının yeniden canlandırılması merkezinin açılışı yapıldı. Fransa Hükümeti ve TESK’in de katıklarıyla Adıyaman Yenimahalle’de 250 metrekare alan üzerine kurulan merkezin açılışına büyük ilgi vardı. Depremde iş yerlerini kaybeden kadınlar ve engelli bireyler olmak üzere dezavantajlı kişilerin unutulmaya yüz tutmuş meslek ürünlerini üretmesi için açılan merkezde, Adıyaman’ın yöresel kıyafetleriyle yapılan Besi Bebekler, baskılı yazmalar, bakır işlemeciliği, ahşap oymacılığı, Nemrut heykellerinin yapıldığı atölyeler kuruldu. Burada çalışacak kadınların çocukları için çocuk oyun alanı bulunuyor. Açılışta konuşan Adıyaman Esnaf ve Sanatkarlar Odalar Birliği Başkanı Ziya Duranay, "Bugün burada sadece bir merkezin açılışı için değil, Adıyaman esnafının azmini, üretim gücünü ve yeniden ayağa kalkma iradesini kutlamak için bir aradayız. 6 Şubat depremlerinin ardından şehrimiz olarak çok zor günlerden geçtik. İş yerleri yıkılan, tezgahı duran, emeği yarım kalan binlerce esnafımız oldu. Ancak Adıyaman esnafı hiçbir zaman umudunu kaybetmedi. Bizler de Adıyaman Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği olarak esnafımızın yeniden ayağa kalkması için gece gündüz demeden çalıştık. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu 250 metrekarelik tesis, bu gayretin ve dayanışmanın somut bir eseridir. Bünyesinde yer alan atölyelerle bu merkez başta kadınlarımız ve gençlerimiz olmak üzere tüm esnafımızın ortak kullanımına sunulmuş önemli bir üretim alanıdır. Burası geleneksel ustaların modern imkanlara buluştuğu, yeni mesleklerin öğrenildiği, el emeğinin değer kazandığı ve esnafımızın güç toplandığı bir merkez haline gelecektir. Biz bu yatırımı bir son değil, yeni bir başlangıç olarak görüyoruz. Adıyaman esnafını daha güçlü yarınlara taşımak adına hem ulusal hem de uluslararası alanda projeler üretmeye kararlılıkla devam ediyoruz. Yine esnafımıza yeni fırsatlar sunacak, yeni yatırımlar kazandıracak projemizin de hazırlıklarını tamamlayarak başvurumuzu gerçekleştirdik. Bu merkezimizin hayırlara vesile olmasını diliyor emeği geçenlere teşekkür ediyoruz" dedi. Kadın isterse her şey olur diyen Kültür Bakanlığı Geleneksel El Sanatları Ustası ve Besi Bebek Üreticisi Zahide Durmaz Akar, "Bugüne kadar birçok dünya fuarlarına katılarak yapmış olduğum ürünlerin tanıtımını yaptım. Bugüne kadar Adıyaman’ı tanıtmak için dişimle tırnağımla kazıya kazıya bu noktaya geldim. Kadın isterse her şey olur diyorum. Depremde herkes gibi bizim de yaralarımız oldu. İş yerim ve atölyem hepsi depremde enkaz oldu. Ama umut vardı. Bu merkez sayesinde yeniden üretim yapmaya devam edeceğiz. Bizlerin tekrardan küllerimizden doğması bugündür bence. Ürettiğimiz ürünler dünya sektöründe çok rağbet gören bir ürün. Pazar sıkıntısı olmayan bir ürün. İlimizi tekrardan geleceğe taşıyacağız. Geleneksel el sanatlarımızı tekrar geleceğe taşıyacağız" sözlerini kullandı. Daha sonra konuşan Belediye Başkan Vekili Ufuk Bayır, "Bugün burada açılışını yapmış olduğumuz bu merkez Adıyaman’a ciddi bir katkı sunacak. Geleneksel el sanatlarını yaşatmak için geçmişten ve geleceğe köprü olacak bu merkezin şehrimize ciddi bir katkı sunacağını düşünüyorum. Bu tür merkezler geçmişimizi geleceğe bağlayan çok ciddi yerlerdir. Bu hususta başta Esnaf Sanatkarlar Odası Birliğimize teşekkür ediyorum" diye konuştu. Yapılan konuşmaların ardından merkezin açılışı gerçekleştirildi. Açılışa, Belediye Başkan Vekili Ufuk Bayır, Adıyaman Esnaf ve Sanatkarları Odaları Başkanı Ziya Duranay, kurum müdürleri, STK temsilcileri ve çok sayıda kişi katıldı.