ASAYİŞ - 28 Ocak 2026 Çarşamba 12:05

Bingöl’de uyuşturucu operasyonu: 3 gözaltı

A
A
A
Bingöl’de uyuşturucu operasyonu: 3 gözaltı

Bingöl’de jandarma ekipleri tarafından yapılan çalışmada, 2 kilo 866 gram kubar esrar ele geçirilirken, 3 şüpheli gözaltına alındı.



Bingöl İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticaretinin önlenmesine yönelik çalışmalar sürüyor. Bu çerçevede Genç ilçesinde 3 ayrı adres operasyon düzenlendi. Adrese yönelik gerçekleştirilen adli aramalarda 2 kilo 866 gram kubar esrar maddesi, 1 adet ruhsatsız tabanca, 1 adet şarjör ve 3 adet fişek ele geçirildi. Operasyon kapsamında 3 şüpheli şahsın yakalanarak haklarında adli işlemlere başlandığı bildirildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat EYP davasında şüpheliler, 7’nci duruşmada da suçlamaları kabul etmedi Eşinin kendisini aldattığını düşündüğü kişinin babasına ait bağ evine el yapımı patlayıcı yerleştirerek 2 kişinin ölümüne, 5 jandarma personelinin ise yaralanmasına neden olmakla suçlanan şüpheliler, 7’nci duruşmada da suçlamaları kabul etmedi, duruşma 15 Nisan’a ertelendi. Tokat’ın Erbaa ilçesi Karayaka beldesi Hürmüzlü Mahallesi’nde Ahmet Karaçoban’a ait bağ evinde, 18 Mayıs 2024 tarihinde jandarma ekipleri tarafından yapılan incelemede patlama meydana gelmişti. Patlamaya neden olan bombanın piknik tüpü ve ve patlayıcı madde kullanılarak yapıldığı ve olay yerinde tuzaklandığı anlaşılmıştı. Patlamada bağ evinin sahibi Ahmet Karaçoban ve oğlu Muhammet Sefa Karaçoban ölmüş, 5 jandarma personeli ise ağır yaralanmıştı. Yaşanan olayın ardından İ.G. olayın şüphelisi olarak, T.Ö. ise olaya yardım ettiği gerekçesiyle gözaltına alındı, çıkartıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine konuldular. Olayla ilgili olarak Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde; bombalama kullanmak suretiyle tasarlayarak kasten öldürme ve kasten yaralama suçlamasıyla açılan davada 7’nci duruşma görüldü. Sanıklar duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katıldı. Bir hafta takip etmiş Olay sonrası hayatını kaybeden bağ evi sahibi Ahmet Karaçoban’ın kızları tanık olarak dinlendikleri duruşmada, şüphelinin kardeşini olaydan önce bir hafta boyunca takip ettiğini ileri sürerek, şüpheliler İ.G. ve T.Ö.’nün olay sonrası ortaklıklarını bitirmek için bir araya geldikleri yönündeki savunmaları üzerine, "İ.G., T.Ö. ile ortaklığını bitirmek istiyorsa T.Ö. olayın yaşandığı bağ evinin yakınlarında ne işi vardı. Onları gördüklerine dair şahitler var. Olayın yaşandığı dönemde bir dinlenme tesisinde sanki bombayı koyduk çok şükür der gibi sarılmalarının görüntüsü var. Erkeklik duygusuyla bu olayı planladılarsa erkek gibi itiraf etsinler. Olaydan sonra 3 bin kişinin yaşadığı Karayaka’da herkes İ.G.’nin ismini verdi. 1 hafta boyunca kardeşimizi takip etmiş. İ.G. ve T.Ö. beraber gezmişler. Ortaklık bitecekse neden gezdiler" dediler. Suçlamaları yine kabul etmedi Sanıklardan T.Ö., bağ evinin civarında görüldüğü ve olayın diğer şüphelisi ile bir araya geldiği yönündeki iddialara cevaben, "1 hafta Erbaa’da durdum ama bağ evine gitmedim. Elimi omzuna atma olayında da böyle cahilce bir düşünce olamaz. Hesabı ben ödediğim için omzundan sarıldım. Bu olayla hiçbir alakam yok. Bomba yapabilecek kapasitede birisi değilim. Sonuçta bunu yaparken patlayabilir. Bu olayın içerisinde olmam için hiçbir sebebim yok. 2 çocuğum var. 2 senedir boş yere yatıyorum. Zaten daha öncesinde sağ elimden ameliyat olduğum için elimi tam kapatamıyorum. Bombayı istesem de taşıyamam. Beraatimi talep ediyorum" dedi. Bomba yapacak bilgisi olmadığını ileri sürdü Olayın asıl sanığı İ.G. ise, "Şahıslar takip ettiğimi söylüyorlar. Eşimle ilişkisi var diye Sefa’yı hiçbir zaman suçlamadım. Tehdit etmedim. Tepkim olmadı. Takip etme olayı tamamen yalandır. Ben bomba yapabilecek bir insan değilim. Beraatimi talep ediyorum" diye konuştu. 15 Nisan’a ertelendi Mahkeme başkanı, sanıkların mevcut delil durumu, dosya kapsamını göz önünde bulundurarak yaralanan askeri personelden A.S.’nin son durum raporunun gelmediği için tutukluluk hâlinin devamına karar verip, davayı 15 Nisan 2026 tarihine erteledi.
Ankara UGDD Yönetim Kurulu Başkanı Korkutata: "Göç alanında çalışan kurumlara ayrılan uluslararası fonlar yüzde 40 azaldı" Uluslararası Göç ve Dayanışma Derneği (UGDD) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Korkutata, dünya genelinde artan çatışma ve krizlerin zorunlu göçü büyüttüğünü, buna karşın göç alanında çalışan kurumlara ayrılan uluslararası fonların 2024-2025 döneminde yaklaşık yüzde 40 azaldığını söyledi. UGDD tarafından yürütülen "Türkiye’de Gelecek Dönem Hibe Programlaması için Kapsayıcı İstişareler" başlıklı araştırmanın sonuçları, Ankara’da bir otelde düzenlenen programla paylaşıldı. Kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, diplomatlar, bakanlık temsilcileri, milletvekilleri ile uluslararası sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin katıldığı program, UGDD Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Korkutata’nın açılış konuşması ile başladı. Korkutata, göçün insani, sosyal ve ekonomik boyutlarına dikkat çekerek, dünya genelinde artan çatışma ve krizlerin zorunlu göçü büyüttüğünü, buna karşın göç alanında çalışan kurumlara ayrılan uluslararası fonların 2024-2025 döneminde yaklaşık yüzde 40 azaldığını söyledi. Türkiye’nin en fazla göç alan ülkelerden biri olduğunu hatırlatan Korkutata, "İnsanlar ölüm riskini göze alarak yollara düşüyor. Bu alanda çalışan kurumlar çok hayırlı bir iş yapıyor" ifadelerini kullandı. Göç alanında faaliyet gösteren kurumlara yönelik uluslararası desteklerin son yıllarda ciddi oranda azaldığını belirten Korkutata, Türkiye’nin milyonlarca göçmene ev sahipliği yaptığını hatırlatarak, sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarının hayati önem taşıdığını belirtti. Programda mülteci yoğunluğunun ve deprem etkisinin yüksek olduğu öncelikli illerde gerçekleştirilen araştırmanın detayları da katılımcılarla paylaşıldı.
Kayseri Kayserispor’dan Muhammed Türkmen açıklaması: "Ortak kanaat doğrultusunda görevden ayrılma talebi kabul edilmemiştir" Kayserispor, Muhammed Türkmen’in sportif direktörlük görevinden ayrılmasıyla ilgili yaptığı açıklamada, "Ortak kanaat doğrultusunda görevden ayrılma talebi kabul edilmemiştir" denildi. Kayserispor’dan, Sportif Direktör Muhammed Türkmen ile ilgili yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "2025 yılının ocak ayında Sportif Direktörümüz Sayın Muhammed Türkmen’in kulübümüze katılmasıyla başlayan süreçte, futbol A takımımız yalnızca sportif rekabetle değil, aynı zamanda birçok olumsuzlukla da mücadele etmek zorunda kalmıştır. Sezonun büyük bir bölümünde, çeşitli otoriteler tarafından küme düşme adayı olarak görülmenin de ötesinde, adeta küme düşmüş bir takım gibi değerlendirilen Kayserispor’umuz; inancını, mücadelesini ve karakterini sahaya yansıtarak tüm bu ön yargıları boşa çıkarmıştır. Ortaya konan özverili ve kararlı mücadele neticesinde takımımız ligde kalmayı başarmış, 2024-2025 sezonunun ikinci yarısına adeta damga vurarak ligin yazgısını belirleyen bir noktaya gelmiştir. Sezon sonunda ise Türk futbol tarihinde bir ilk yaşanmış; Teknik Direktörümüz Sergej Jakirovic, transfer bedeli karşılığında İngiltere liglerine transfer olmuştur. Bazı futbolcularımız ise önemli transfer ücretleri karşılığında transferler gerçekleştirmiştir. Bu başarının arka planında, yönetimimizle tam bir uyum içerisinde, büyük bir adanmışlık ve fedakarlıkla çalışan Sportif Direktörümüz Sayın Muhammed Türkmen’in rolü inkar edilemez bir gerçektir. Kulübümüz; yönetimi, teknik heyeti, futbolcuları ve tüm çalışanlarıyla birlikte 2025-2026 sezonunda da kulübümüzü, Kayseri şehrini ve dünyanın dört bir yanında kalbi Kayseri sevgisi ile çarpan kıymetli hemşerilerimizi en iyi şekilde temsil etmek adına, imkanlar dahilinde elinden gelenin en iyisini yapmak için mesai mefhumu gözetmeksizin çalışmaya devam etmektedir. Elbette sporun doğasında zor günler de vardır. Bu sorumluluk bilinciyle Sportif Direktörümüz Sayın Muhammed Türkmen, yaşanan süreçlerin ardından sorumluluk duygusu ile görevinden ayrılma yönündeki iradesini yönetimimize iletmiştir. Kayserispor’da başarı da başarısızlık da hiçbir zaman şahıslar üzerinden değerlendirilemez. Ortaya çıkan her sonuç, kulübümüzün tüm fertlerinin ortak emeğinin ve sorumluluğunun bir yansımasıdır. Bu anlayış doğrultusunda, sorumluluk söz konusu olduğunda bu sorumluluk; yönetiminden teknik heyetine, futbolcusundan çalışanına kadar Kayserispor çatısı altındaki herkesindir. Ancak gelinen noktada; yönetimimizin kendi içerisinde yaptığı kapsamlı istişareler, teknik ekibimiz ve futbolcularımızla gerçekleştirilen görüşmeler, Sayın Muhammed Türkmen’in kulübümüze geçmişte sunduğu değerli katkılar ve Kayserispor’un zor günleri ancak birlik ve beraberlikle aşabileceğine dair ortak kanaat doğrultusunda bu talep kabul edilmemiştir. Yönetimimiz, sportif direktörümüz, teknik heyetimiz ve futbolcularımız; Kayserispor’umuzun daha iyi günler yaşaması, daha güçlü bir şekilde yoluna devam etmesi ve hak ettiği yerlere ulaşması hedefiyle aynı inanç ve kararlılıkla birlikte yürümeye devam edecektir."
Bursa BTSO’da yılın ilk meclis toplantısı gerçekleştirildi Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) 2026 yılının ilk Meclis Toplantısı, Meclis üyelerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ekonomide yaşanan dönüşümden BTSO’nun gelecek vizyonuna, üretim gücünün korunmasından stratejik projelere kadar birçok başlıkta önemli değerlendirmelerde bulundu. BTSO Meclis Toplantı Oda Hizmet Binası’nda Meclis üyelerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Meclis üyelerinin faaliyet gösterdikleri sektörlerde yaşanan gelişmeleri dile getirdiği toplantıda konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, BTSO’nun bir uzmanlık merkezi olarak konumlandığını ifade etti. Meclis, komiteler ve konseylerin her birinin kendi alanında Türkiye’nin en güçlü sivil toplum yapıları arasında yer aldığını söyleyen Başkan Burkay, Türkiye’nin en büyük ticaret ve sanayi odalarından biri olan BTSO’da yönetim anlayışının ortak akla dayandığını belirterek, "Bu süreçte hepimiz Bursa’yı ve Bursa iş dünyasını her platformda gururla temsil ediyoruz. Bu duruş, sorunların çözümünde de etkili oluyor." diye konuştu. Görevlerin bir makam değil, bir sorumluluk olduğunun altını çizen Burkay, hayata geçirilen projelerin de kalıcı eser olarak kentin ve ülkenin ekonomi tarihine geçtiğini dile getirdi. İbrahim Burkay, "Bu eserler bizi tarif edecek. Çocuklarımıza ve torunlarımıza anlatacağımız hizmetler bunlar." dedi. "BTSO bugünü değil, geleceği planlıyor" Dünya ekonomisinin zor bir dönemden geçtiğini işaret eden BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, yaşanan sürecin yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını, küresel ölçekte bir dönüşüm yaşandığını ifade etti. Pandemi sonrası dünyanın eski dünya olmadığını belirten Burkay, "Dünyayı bir yerden alıp başka bir yere koydular. Eski alışkanlıklarla o dünyayı arıyoruz ama o dünya artık yok." dedi. Küresel ekonomide devletlerin yerini büyük şirketlerin aldığına, ciddi bir servet transferi yaşandığına dikkat çeken İbrahim Burkay, BTSO’nun bu değişimi 12 yıldır doğru okuduğunu vurguladı. GUHEM, BUTEKOM, TEKNOSAB, Model Fabrika ve Elektrikli Araçlar Mükemmeliyet Merkezi gibi projelerin bu vizyonun ürünü olduğunu ifade eden İbrahim Burkay, şöyle devam etti: "Bugün içten yanmalı motorlardan elektrikli araçlara geçişin kaçınılmaz olduğu konuşuluyor. Bizler bu alanda 4 yıl önce adım attık. Türkiye’de Elektrikli Araçlar Mükemmeliyet Merkezi’ni hayata geçiren ilk ve tek odayız. Üstelik bunu AB Fonlarıyla yaptık. Biz bugünün değil, 5-10 yıl sonra karşımıza çıkacak sorunların adımlarını atıyoruz. Kurumlar bunun için var." Dijital dönüşüm konusunda da öncü adımlar attıklarını belirten Burkay, Türkiye’de e-ticaret komitesini kuran ilk odanın BTSO olduğunu hatırlattı. Uzmanlaşmanın önemine değinen Burkay, komite sayısının 47’den 70’e çıkarılmasının da bu anlayışın bir sonucu olduğunu söyledi. "Bursa devler liginde olmalı" Bursa’nın Türkiye ekonomisindeki stratejik rolüne dikkat çeken Başkan Burkay, "Bursa ligden düştüğü anda Türkiye de ligden düşer. Bursa devler liginde yer almalı." ifadelerini kullandı. Bursa’nın 20 milyar dolarlık ihracat, 200’ü aşkın ülkeye ihracat yapan bir ekonomiye sahip olduğunu belirten İbrahim Burkay, dış ticaret ve yüksek küresel entegrasyon gücüne rağmen geleceğin alanlarında yatırım yapmamanın kabul edilemez olduğunu vurguladı. Kapasite fazlası ve haksız rekabet uyarısı Küresel ölçekte yaşanan kapasite fazlasının ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirten Burkay, bunun gerçek bir fiyat ya da kalite rekabeti olmadığını, özellikle Uzakdoğu’dan yapılan ve üretim kaslarını hedef alan bir "kapasite istilası" olduğunu söyledi. Bu durumun ülkeleri üretimden kopardığını ifade eden Burkay, Türkiye’nin üretim gücünü koruması gerektiğini vurguladı. Ticaret Bakanlığı’nın bu konuda sektöre duyarlı ve iş birliğine açık bir yaklaşım sergilediğini de belirten Burkay, gerekli düzenlemelerin kararlılıkla ele alınması gerektiğini ifade etti. GSYF modeliyle lojistik teknopark BTSO öncülüğünde hayata geçirilen Lojstik Teknopark Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun, Türkiye’de bir sivil toplum kuruluşu tarafından kurulan ilk fon olma özelliği taşıdığını vurgulayan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, fonun nitelikli yatırımcı sayısı açısından da Türkiye’nin ilk üç fonu arasında yer aldığını ifade etti. Toplamda 537’nin üzerinde girişim sermayesi yatırım fonu bulunan Türkiye’de, BTSO fonunun büyüklük açısından dokuzuncu sırada yer aldığını belirten Burkay, yaklaşık 650 nitelikli yatırımcının projeye ortak olduğunu söyledi. Bu yatırımcıların 430’unun esnaf ve KOBİ’lerden, yaklaşık 200’ünün ise 17 organize sanayi bölgesinde faaliyet gösteren sanayicilerden oluştuğunu dile getiren Burkay, sanayici ile çarşı esnafını aynı projede buluşmasının son derece kıymetli olduğunu vurguladı. "Tüm yatırımcılar için değer üretiyor" Fon kapsamında hayata geçirilecek Lojistik Teknopark projesinin temelinin Mart sonu - Nisan başı itibarıyla atılmasının planlandığını aktaran Burkay, sözleşme ve yatırım süreçlerinin başladığını belirtti. Projenin, riskleri minimize eden yapısıyla Bursa iş dünyasının ortak akıl ve paylaşım kültürünü yansıttığını ifade eden Burkay, küçük ya da büyük ölçekli tüm yatırımların büyük bir değere dönüştüğünü kaydetti. Başkan Burkay, bu modelin yalnızca bir yatırım projesi değil, aynı zamanda 60 bin üyenin tamamını ortak etme vizyonunun somut bir örneği olduğunu vurgulayarak, "Bu proje, önümüzdeki dönemde yatırımcıların ‘İyi ki bu yapının içinde yer aldık’ diyeceği, duasıyla hepimizin nasipleneceği bir değer oluşturuyor." dedi. "Firmalarımızın rekabet gücünü artırıyoruz" BTSO’nun ihracat ve pazar çeşitliliği çalışmalarına da değinen Burkay, KFA Fuarcılık organizasyonunda düzenlenen Junioshow Fuarı’nın büyük başarı sağladığını söyledi. 47 UR-GE projesi kapsamında Japonya’dan Çin’e, ABD’den Avrupa’ya kadar yoğun bir uluslararası temas trafiği yürütüldüğünü belirten Burkay, bu çalışmaların firmaların vizyonunu ve rekabet gücünü artırdığını ifade etti. Konuşmasının sonunda birlik ve beraberliğin önemine vurgu yapan Burkay, "Bu mecliste derdi koltuk olanlar değil, derdi Bursa ve Türkiye olanlar var. Niyet halis olunca sonuç da hayır oluyor." dedi. "Bursa Türkiye ekonomisine değer katmaya devam ediyor" BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur da, 2025’in küresel ölçekte jeopolitik risklerin ve ekonomik belirsizliklerin yoğun hissedildiği bir yıl olduğunu belirterek, Türkiye’de iş dünyasının en önemli gündeminin enflasyonla mücadele, finansmana erişim ve yatırım ortamının iyileştirilmesi olduğunu ifade etti. Bursa iş dünyasının tüm zorluklara rağmen üretim ve ihracatla ülke ekonomisine katkı sunduğunu vurgulayan Uğur, kentin 2025 yılında 19,5 milyar dolarlık ihracat performansına ulaştığını kaydetti. BTSO’nun KFA, UR-GE, alım heyetleri ve fuar organizasyonlarıyla firmaların dış ticaretine rehberlik etmeyi sürdürdüğünü dile getiren Uğur, yılın ilk fuarı Junioshowun sektöre önemli bir ivme kazandırdığını söyledi.