POLİTİKA - 26 Ekim 2024 Cumartesi 14:31

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Bingöl Üniversitesi akademik yıl açılışına katıldı

A
A
A
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Bingöl Üniversitesi akademik yıl açılışına katıldı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TUSAŞ’a yönelik terör saldırını kınayarak, ’’Milli birliğimize, kardeşliğimize kast eden bu terör odaklarına ve onların arkasındaki karanlık yapılara en güzel cevabı birliğimizi, kardeşliğimizi daha fazla yücelterek ve daha fazla çalışarak, ter dökerek vermeye devam edeceğiz’’ dedi.


Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, memleketi Bingöl’de üniversitesinin akademik yıl açılışına katıldı. Programda konuşan Yılmaz, savunma sanayinin tüm çalışanlarına, emektarlarına geçmiş olsun dileklerini bir kez daha iletmek istediğini belirtti. Şehitlere Allah’tan rahmet, yaralılara şifalar dileyen Yılmaz, ‘’Bu yaşananlar bizi yolumuzda alıkoymayacak, tam aksine daha fazla azimle, kararlılıkla çalışmamıza, üretmemize vesile olacak. Milli birliğimize, kardeşliğimize kast eden bu terör odaklarına ve onların arkasındaki karanlık yapılara en güzel cevabı birliğimizi, kardeşliğimizi daha fazla yücelterek ve daha fazla çalışarak, ter dökerek vermeye devam edeceğiz’’ diye konuştu.



’’Bir taraftan altyapıya yatırım yaptık, diğer taraftan demokratik adımları attık’’


Üniversitelerin bir toplumun yarınlarını inşa eden ilim ve irfan kurumları olduğunu kaydeden Yılmaz, ’’Yükseköğretim her zaman üzerinde durduğumuz ve en çok yatırım yaptığımız alanların başında gelmektedir. Merkezi yönetim bütçesinden 2002 yılında yalnızca yüzde 9,4 seviyesinde pay alan eğitimde 2025 yılında yüzde 14,8 yani yaklaşık yüzde 15 bütçemizden en büyük payı ayırdı. Üniversiteleri ülkemizin her bir köşesine doğudan batıya yaygınlaştırarak yükseköğretimde ihtisaslaşmayı ve güçlü akademik performansı teşvik ettik. Üniversiteye girişte yaşanan kat sayı adaletsizliklerine son vererek her öğrencimizin eşit şartlarda eğitim yarışına katılmasını sağladık. Bunlar Türkiye’nin ayıbıydı, demokrasi ayıbıydı aynı zamanda. Çok şükür bugün ne kat sayı zulmü var, ne de başörtüsü yasağı gibi saçma birtakım tabular kaldı memleketimizde. Bir taraftan altyapıya yatırım yaptık, diğer taraftan demokratik adımları attık. Ve bugün üniversitelerimiz her zamankinden daha özgür, daha bilimsel bir ortamda yoluna devam ediyor’’ şeklinde konuştu.



’’Yükseköğretimde net okullaşma oranı yüzde 50’ye ulaştı’’


2002 yılında 76 olan yükseköğretim kurumu sayısını bugün 209’a çıkarttıklarını vurgulayan Yılmaz, konuşmasına şöyle devam etti:


’’Öğrenci sayısı bu süreçte 7 milyonu aşmış durumda. Bu yatırımlar sayesinde üniversitelerimizin yaygınlaşması ile birlikte okullaşma oranlarında da önemli bir artış sağlandı. 2003 yılında yüzde 15 olan yükseköğretimde net okullaşma oranı bugün yüzde 50’ye ulaştı. Hanımların, genç kızların yükseköğretimdeki net okullaşma oranının yüzde 14’ten yüzde 51’e çıktığını iftiharla ifade etmek isterim. Göreve geldiğimizde yaklaşık 64 bin olan öğretim elemanı sayısını 185 bine çıkararak Türkiye’yi öğretim elemanı sayısı bakımından OECD ülkeleri arasında 8’inci sıraya taşıdık. Bu sayısal artık bilimsel çalışmalara da yansıdı. Ülkemizin bilimsel yayınlar bakımından dünya sıralamasında 29’uncu sıradan 17’nci sıraya yükselttik. İnşallah ilk 10 ülke arasına girdiğimiz günleri de hep birlikte göreceğiz. Dünyada yükseköğretimde parasız eğitim veren nadir ülkelerden biri Türkiye Cumhuriyetidir. Biz birbirinin kopyası olan üniversiteler istemiyoruz. Farklılaşan üniversiteler istiyoruz. İçinde bulunduğu bölge ve şartlara göre kendisini konumlandıran farklılaşan hem kendi gelişimini sağlayan hem de çevresini geliştiren bir üniversite istiyoruz. Üniversite şehirden kopuk bir yapıda olmamalı. Üniversitedeki eğitim ile ekonomideki ihtiyaçların örtüşmesi lazım. 5 sene sonra bugünkü mesleklerin birçoğu kalmayacak. Tüm meslekler dönüşecek, yeni bazı meslekler ortaya çıkacak. Onları şimdiden görmemiz gerekiyor. Bingöl Üniversitesi 44 ülkeden 109 üniversite ile iş birliği anlaşması olan üniversitemizde 40’a yakın ülkeden binden fazla uluslararası öğrenci eğitim görmektedir.’’


Konuşmaların ardından yeni akademik yıl açılışı gerçekleştirildi. Yılmaz daha sonra Bingöl Üniversitesi Geliştirme Vakfı binası temel atma törenine katıldı.



Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Bingöl Üniversitesi akademik yıl açılışına katıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Karşıyaka Basketbol, ligde kalma mücadelesini sürdürüyor Karşıyaka Basketbol, 28. haftada Erokspor’u 68-67 mağlup ederek galibiyet sayısını 8’e çıkarıp ligde kalma umutlarını sürdürdü. Basketbol Süper Ligi ekiplerinden Karşıyaka, 28. hafta karşılaşmasında iç sahada Erokspor ile karşı karşıya geldi. İzmir temsilcisi, zorlu mücadeleden 68-67’lik galibiyetle ayrılmayı başardı. Bu sonuçla ligdeki galibiyet sayısını 8’e çıkaran Kaf-Kaf, kümede kalma umutlarını sürdürdü. Üst üste üçüncü galibiyetini alan Karşıyaka Basketbol, 526 gün aradan sonra ilk kez üçte üç yapmayı başardı. "Hak eden taraf bizdik" Karşıyaka Basketbol Başantrenörü Ahmet Kandemir, Erokspor maçına dair önemli açıklamalarda bulundu. Maça planladıkları gibi başladıklarını söyleyen Kandemir, "Rakibimizin yüksek skor potansiyeline sahip bir takım olduğunu biliyorduk ve bu nedenle maçı daha düşük tempoda, kontrollü bir oyunla kazanmamız gerektiğinin farkındaydık. Nitekim karşılaşmanın büyük bölümünde oyunun kontrolü bizdeydi. Ancak maçın son anlarında oyuncularımız üzerinde oluşan baskı, özellikle kritik ribaundlarda yaşadığımız aksaklıklar nedeniyle rakibin yeniden oyuna ortak olmasına yol açtı. 23 maç kazanamayan, uzun süredir galibiyet alamayan bir takım olmanın getirdiği psikolojik yük ve motivasyon eksikliği, bu tür anlarda daha fazla hissediliyor ve toparlanmayı zorlaştırıyor. Son pozisyonda şansın da bizim yanımızda olduğunu söyleyebilirim. Bununla birlikte, maçın genelinde ortaya koyduğumuz mücadele ve oyun disipliniyle galibiyeti hak eden tarafın biz olduğuna inanıyorum" diyerek sözlerini noktaladı.
Ankara 50 eser ilk kez sergileniyor: Türkiye’den 19 müze tek sergide buluştu ‘Troy and Rome: Myths, Legends, Stories of Ancient Mediterranean’ adlı sergi 11 Haziran’da ziyaretçileriyle buluşuyor. Türkiye’de bulunan 19 müzeden toplam 221 eser ve Troya Atı replikası dünya vitrinine çıkıyor. Roma’nın dünyaca ünlü tarihi miraslarından Kolezyum Arkeolojik Alanı’nda ‘Troy and Rome: Myths, Legends, Stories of Ancient Mediterranean’ adlı sergi 11 Haziran’da ziyaretçileriyle buluşuyor. Türkiye’den 19 müzeden toplam 221 eser ve Troya Atı replikası dünya vitrinine çıkıyor. Sergide 50 eser ilk kez gün yüzüne çıkarken kapsamlı konservasyon süreci ve uluslararası standartlarda yürütülen taşıma ve koruma çalışmaları dikkat çekiyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kolezyum’da gerçekleşecek Troya temalı sergiyi sosyal medya hesabından duyurdu. Bakan Ersoy, 11 Haziran’da ziyarete açılacak olan sergiye ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Troya’yı dünya turizminin en önemli buluşma noktalarından biri olan tarihî Kolezyum’a taşıyoruz! Roma’nın dünyaca ünlü miraslarından Kolezyum Arkeolojik Alanı’nda 11 Haziran’da ‘Troy and Rome: Myths, Legends, Stories of Ancient Mediterranean’ adlı sergimizin açılışını yapacağız. Sergimizde, Türkiye’deki 19 müzeden toplam 221 eserin yanı sıra Troya Atı replikası da yer alacak. Eserlerin 50’si ilk kez sergilenecek olup, Troya Müzesi’nden 99 eser sergide gösterime sunulacak. Aralık 2025’ten bu yana 6 bölge laboratuvarımızın restoratörleri tarafından yürütülen kapsamlı konservasyon süreciyle, eserlerimiz uluslararası standartlarda sergiye hazırlanıyor. Uluslararası Müzeler Konseyi (ICOM) ödünç verme standartları doğrultusunda sigorta, taşıma ve koruma süreçleri titizlikle yürütülüyor.Bu toprakların kültürel mirasını dünya sahnesine kararlılıkla taşıyan başta Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü (KVGM) ekiplerimiz olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." Aylar süren hazırlık: 6 laboratuvar uluslararası standartlar Kolezyum’da düzenlenecek serginin hazırlıkları Aralık 2025’te başladı. Türkiye genelinde 6 farklı Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı Müdürlüğü bünyesinde görevli uzman restoratörler sürece dahil oldu. Sergide yer alacak eserler, ICOM’un uluslararası ödünç verme standartları doğrultusunda hazırlanıyor. Eserler, ‘çividen çiviye’ sanat eseri sigortası ile teminat altına alınırken ev sahibi ülkeden devlet garanti belgesi sağlanıyor. Taşıma süreci ise uluslararası sertifikalara sahip firmalar aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Yeni uluslararası sergiler yolda Troya sergisi, Türkiye’nin kültürel mirasını uluslararası platformlara taşıyan projelerin yalnızca bir parçası olarak dikkat çekiyor. Berlin’de devam eden Taş Tepeler sergisinin ardından, 2026’nın son çeyreği ve 2027 yılında Danimarka, İngiltere, İtalya ve ABD’de yeni sergiler planlanıyor. Japonya için mutabakat zaptı imzalanırken Kültür ve Turizm Bakanlığı Çin ve Avusturya için de görüşmeleri sürdürüyor.
Bursa Bahar aylarındaki göz alerjisi görme kaybına yol açabilir Bahar ayları, uzun ve soğuk kış sonrası ortaya çıkan polen seviyelerinin yükselmesi sebebiyle alerjiye yatkın insanlar için rahatsız edici olabildiğini belirten Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Bu dönemde alerjik bünyede olan pek çok kişi gözlerinde kırmızılık, sulanma, batma ve kaşınma yaşayabiliyor ve bu durumun kısa sürede geçeceğini düşünüyor. Ancak, sıradan gibi görülen bu durum görme bozukluğu ya da görme kaybına neden olabiliyor" dedi. Bahar aylarında en çok görülen hastalıklar arasında başı çeken göz alerjileri, alerjik bünyedeki kişileri olumsuz etkilediğini ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Op. Dr. Adnan İpçioğlu, bahar aylarında yoğunlaşan polenlerin ve gözle görülmeyen tozların gözlerde alerjiye yol açtığını belirterek, bunun tedavi edilmediğinde görme kaybına kadar uzanan ciddi sorunlara sebep olabileceğini söyledi. Göz alerjilerinden korunmak için birkaç püf nokta olduğunu belirten Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Öncelikle alerjik bünyesi olan kişilerin tozlu ortamlardan uzak durması gerekir. Bu süreçte, gözlerde yanma, batma ve kaşıntı şeklinde ortaya çıkabilmektedir. Özellikte gözdeki meydana gelen kaşınma, bazı kimselerde gözün önündeki saydam tabaka olan korneanın yapısında bozulmalara sebep olur. Kesinlikle kaşıntı durumunda göze dokunulmamalıdır. Çünkü basit bir kaşıntının neden olduğu en ciddi sorun, görme kaybına yol açan keratokonustur" diye konuştu. Güneşin de gözdeki alerjiyi tetiklediğine dikkat çeken Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Güneşteki ultraviyole, yanmayı, batmayı, kızarıklığı artırır. Bunun için güneşin yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkılmaması, çıkmak gerekiyorsa da korunmak gerekir. UV korumalı güneş gözlüğü kullanmak, alerjik konjonktivitlerden ciddi bir şekilde korumaktadır" dedi. Göz alerjisinin tedavisinin başlarda hafif ilaçlarla yapıldığını belirten Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Daha ciddi vakalarda yoğun ilaç kullanımı da gerekebilir. Onun için doktor kontrolü bu noktada çok önemlidir. Kişilerin göz alerjisini anladığı anda göz hekimine başvurması büyük önem taşımaktadır" ifadelerine yer verdi.