POLİTİKA - 26 Eylül 2024 Perşembe 16:16

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: ’’Bingöl’ün hem bölgede hem de Türkiye’de bir duruşu var’’

A
A
A
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: ’’Bingöl’ün hem bölgede hem de Türkiye’de bir duruşu var’’

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, ’’Biz Bingöl’ü Allah rızası için seviyoruz. Çünkü Bingöl’ün hem bölgede hem de Türkiye’de bir duruşu var. Bingöl’ümüz Cumhurbaşkanımıza en üst düzeyde destek verdi. Yine Bingöl’ümüz AK Parti’mize Türkiye’nin şartları her ne olursa olsun destek verdi” dedi.


Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu AK Parti İl Başkanlığı toplantı salonunda ‘Basın ve 3 Kademe Teşkilat Buluşması’ programında açıklamalarda bulundu. 2002 yılında Bingöl’de sadece 5 kilometre bölünmüş yolun olduğunu hatırlatan Bakan Uraloğlu, ‘’Yürürseniz bir saatte yürürsünüz. Bugün 238 kilometre bölünmüş yolumuz var. Yine Bingöl’ümüzde 24 tane köprü varmış ama küçük küçük köprüler, hepsinin uzunluğu 900 metreymiş. Biz 7 buçuk kilometre uzunluğunda 62 köprüye yükseltmişiz. İlimizde tünel yokmuş, 3 buçuk kilometre tünel yapmışız. Yine birçok komşu illere Bingöl’ümüzü bağlamışız. Yine birçok komşu illere Tunceli ve Erzurum tarafından bir iki eksiklikler var onları biliyorum fakat diğer illere bölünmüş yollarla biz Bingöl’ümüzü bağlamışız. Halen devam eden 9 ayrı karayolu projemizin olduğunu da burada söylemek isterim. Demir yollarında Bingöl eskiden tanışmış bir ilimiz, bizde onları yenileyerek birçoğunu sinyalli elektrikli hale getirdik. Oradaki çalışmalarımız da devam ediyor. Buradaki havaalanımız 2013 yılında işletmeye açmışız. O yılda yaklaşık 29 bin civarında yolcumuz seyahat etmiş. Geçen seneki rakamımız ise 175 bin yolcuya ulaşmıştır. Havalanın da şuan da haftalık 12 sefer var dönüşünü de eklerseniz 24 sefer var. Bu anlamda Bingöl bir taraftan da gelişiyor’’ diye konuştu.



’’Bingöl’ün bir duruşu var’’


Buraya gelmeden önce heyetle beraber, valilikte validen ihtiyaçlar noktasında bilgiler aldıkların da aktaran Bakan Uraloğlu, ’’Geçen bir siyasetçi abimiz biz eskiden köylere gittiğimiz zaman bizden 2 şey istiyorlardı bir tanesi ebe bir tanesi de imam fakat şimdi gittiğimizde bizden baz istasyonu ve internetin fiberli olanını istiyorlar. Bunları bizden isteyecek cesareti sağlayan bir Recep Tayyip Erdoğan var. Allah ondan razı olsun. Biz Bingöl’ü Allah rızası için seviyoruz. Çünkü Bingöl’ün hem bölgede hem de Türkiye’de bir duruşu var. Bingöl’ümüz Cumhurbaşkanımıza en üst düzeyde destek verdi. Yine Bingöl’ümüz AK Parti’mize Türkiye’nin şartları her ne olursa olsun destek verdi. Allah razı olsun. Bingöl’ün bu anlamdaki duruşu da yaklaşımı da bizlere güç verdi. Onun için Bingöl’e ne lazımsa bizde bütün gayretimiz ve imkanımızla yerine getirme gayreti içerisinde bütün ekibimizle beraber olacağız. Bingöl için yaptığımız güzel şeyler var ama Bingöl için yapmamız gerekenler de var. Onlara da çalışıyoruz. Ekibimizle beraber gerek bürokrasi tarafından gerekse siyasi tarafta bulunan ekiplerimizle beraber biz sizlerin dertleriyle dertlenmeye devam edeceğiz. Allah yolunuzu açık etsin. Buradan şunu da söyleyeyim, bu başarı ekip işidir. Bingöl’de sahada sizler çalıştınız. Önce kendi ailenize sonra komşunuza, mahallenize ve köyünüze sahip çıktınız en sonda seçim günü sandıklara sahip çıktınız. Bunların hepsi kıymetlidir. Onun için sizlere çok teşekkür ediyorum’’ şeklinde konuştu.



Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: ’’Bingöl’ün hem bölgede hem de Türkiye’de bir duruşu var’’

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Malatya Girişim Grubu’nun geleneksel iftarına yoğun katılım Malatya Girişim Grubu tarafından her yıl düzenlenen geleneksel iftar programı, bu yıl da geniş katılımla gerçekleştirildi. Malatya’da Mövenpick Hotel’de düzenlenen iftar programına Malatya Valisi Seddar Yavuz, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ve il protokolü, Malatya Girişim Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Başdemir ve Malatya Girişim Grubu Ortakları, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, iş insanları, yatırımcılar, MalatyaPark’ın iş ortakları ile çok sayıda davetli ve basın mensubu katıldı. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda konuşma yapan Malatya Girişim Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Başdemir, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma ayı olduğunu söyledi. Başdemir, düzenlenen iftar programının sadece davetlilerle sınırlı kalmadığını belirterek, aynı akşam üniversite öğrencileri ile ihtiyaç sahiplerine de iftar verildiğini ve toplamda yaklaşık 2 bin 540 kişilik iftar sofrası kurulduğunu ifade etti. Dünyada yaşanan gelişmelere de değinen Başdemir, birlik ve beraberliğin önemine dikkat çekerek, iş insanlarının topluma karşı sorumlulukları bulunduğunu, özellikle zor zamanlarda dayanışmanın büyük önem taşıdığını kaydetti. Deprem sonrası Malatya’da gösterilen dayanışmanın önemine vurgu yapan Başdemir, devlet ve milletin el ele vererek şehri yeniden ayağa kaldırmak için çalıştığını söyledi. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ise, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ayı olduğunu belirterek, Malatya’nın deprem sonrası güçlü bir dayanışma örneği sergilediğini dile getirdi. Pandemi ve 6 Şubat depremleri sonrası zor günler yaşandığını ifade eden Er, devletin tüm kurumlarıyla birlikte Malatya’nın yeniden ayağa kaldırılması için yoğun bir çalışma yürütüldüğünü söyledi. Malatya’da sadece depremin yaralarının sarılmadığını, aynı zamanda yeni ve daha güçlü bir şehir inşa edildiğini kaydeden Er, altyapısı, sanayisi, turizmi ve tarımıyla daha yaşanabilir ve dirençli bir Malatya için çalışmaların sürdüğünü belirtti. Malatya Valisi Seddar Yavuz da Ramazan ayının birlik ve beraberliği güçlendirdiğini belirterek, Malatya’nın her geçen gün daha iyiye gittiğini ifade etti. Şehirlerin sadece binalarla değil, yetiştirdiği insanlarla da değer kazandığını dile getiren Yavuz, Malatya’nın yetiştirdiği iş insanları ve bilim insanlarıyla önemli bir şehir olduğunu söyledi. Vali Yavuz, Malatya’ya yatırım yapan ve şehrin gelişimine katkı sunan iş insanlarına teşekkür ederek, programın hayırlı olmasını diledi.
Aydın Katar’da mahsur kalan Türk sporcular memleketine döndü Aydın’ın Kuşadası ilçesinden futbol turnuvası için Katar’a giden, ABD ve İsrail’in İran’a saldırması sebebiyle bölgede 12 gündür mahsur kalan 31 kişilik sporcu kafilesi bugün Türkiye’ye döndü. Sporcular aileleri tarafından karşılandı. Kuşadası’nda faaliyet gösteren amatör spor kulübü Küçükada Spor, Katar Aspire Akademi’nin davetiyle futbol turnuvasına katılmak üzere 25 Şubat’ta Katar’ın başkenti Doha’ya gitti. 28 Şubat-5 Mart tarihleri arasında yapılması planlanan turnuva, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırıların ardından iptal edilirken, İran’ın karşı saldırıya geçmesi sonrasında bölgenin hava sahası sivil uçuşlara kapatıldı. Uçuşların iptal olması sebebiyle Doha’da 12 gün mahsur kalan Türk kafilesi, gerekli izinlerin alınmasının ardından dün saat 15.00’te Aspire Akademi tesislerinden ayrılarak otobüsle Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’a hareket etti. Türkiye’nin Doha’daki yetkilileri ve Katarlı bürokratlar tarafından uğurlanan kafile, yaklaşık 12 saat süren yolculuğun ardından Riyad’a ulaştı. Bugün sabah saat 06.30’da Türk Hava Yolları uçağıyla İstanbul’a hareket eden Türk sporcular, daha sonra uçakla İzmir’e geldi. Türk topraklarına ulaşan kafile, daha sonra karayolu ile Aydın’ın Kuşadası ilçesine ulaştı. Kulüp tesislerinde sporcuları karşılayan aileler, çocuklarına sarılarak büyük sevinç yaşadılar. Aileler, kafilenin sağ salim yurda dönmesine katkı sağlayan yetkililere teşekkür ettiler. "Füzeler havadayken imha ediliyordu" Ailesine kavuştuğu için çok mutlu olduğunu belirten 12 yaşındaki Sami Efe Sönmez, "Aslında biraz korktuk. Ama kaldığımız tesis bayağı güvenliydi. Havadaki füzeleri görebiliyorduk. Füzeler havadayken imha ediliyordu. Ama yine de kalıntıları yere düşüyordu. Aileme kavuştuğum için çok mutluyum. Sağlık durumum iyi, sadece biraz kulağım ağrıyor" dedi. Sami Efe Sönmez’in babası Gürkay Sönmez de kafilenin sağ salim Kuşadası’na gelmesine yardımcı olan yetkililere teşekkür ederek, "Şu an dünyanın en mutlu babasıyım. Herkesin evladı canından bir parça. Allah bugün bana can parçama kavuşmayı nasip etti. Çocuklarımızla Doha’da mahsur kaldıkları süre boyunca yakından ilgilenen herkese minnettarım" diye konuştu. "Üzerimizde 21 evladımızın sorumluluğu vardı" Kafile Başkanı Mustafa Gökçe, "Kuşadası’na ulaşmak için çocuklarla birlikte yaklaşık 26 saat yolculuk yaptık. Kuşadası’nda aileler çok tedirgin olmuştu. Biz biraz endişe içerisindeydik. Çünkü üzerimizde 21 evladımızın sorumluluğu vardı. Bugün çok şükür burunları bile kanamadan çocuklarımızı ailelerine emanet ettik. Başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’a ve bizimle ilgilenen herkese çok teşekkür ediyorum" dedi.