EĞİTİM - 01 Nisan 2022 Cuma 16:41

Rektör Elmastaş: "Bitlis Eren Üniversitesi 10 bini aşan öğrencisiyle Türkiye’nin önemli eğitim kurumları arasındaki yerini almıştır”

A
A
A
Rektör Elmastaş: "Bitlis Eren Üniversitesi 10 bini aşan öğrencisiyle Türkiye’nin önemli eğitim kurumları arasındaki yerini almıştır”

Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Rektörü Prof.

Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, 6 fakülte, 2 yüksekokul, 8 meslek yüksekokulu ve 1 lisansüstü eğitim enstitüsünün bulunduğu üniversitelerinin 10 bini aşan öğrencisiyle Türkiye’nin önemli eğitim kurumları arasındaki yerini aldığını söyledi.


BEÜ Konuk Evi toplantı salonunda gerçekleştirilen toplantıda basın ile bir araya gelen Rektör Elmastaş, üniversitenin tamamlanan ve devam eden projeleri ile planlanan ve hedeflenen çalışmalarla ilgili bilgi verdi. “Bitlis Eren Üniversitesi 6 fakülte, 2 yüksekokul, 8 meslek yüksekokulu, 1 lisansüstü eğitim enstitüsü ve sayısı 10 bini aşan öğrencisiyle bugün Türkiye’nin önemli eğitim kurumları arasındaki yerini almıştır” diyen Elmastaş, açılması için ön lisans, lisans ve lisansüstü anlamında birçok bölüm ve program başvurusu yaptıklarını kaydetti. Son bir yılda tamamlanan yapım işleri ile ilgili de bilgi veren Rektör Elmastaş, “Üniversitemiz binalarının genel bakım ve onarım işleri yapıldı. Kampüs içi yol asfaltlama çalışmaları yapıldı. Bitlis Eren Üniversitesi Güroymak ve Ahlat MYO doğalgaz dönüşümleri yapıldı. Tekmer binası dönüşümü yapıldı. Kampüste kayak merkezi açıldı. Kampüste sondaj çalışması yapıldı. Merkezi kampüs halı saha onarımı yapıldı. Üniversitemiz kapalı otopark girişi tadilatı yapıldı. Tatvan Meslek Yüksekokulu halı sahasının açılışı yapıldı. Uygulama oteli protokolü yapıldı. Yapımı devam eden inşaat işleri kapsamında ise, Yapı İşleri ve Teknik ile Bilgi İşlem Daire Başkanlıkları binası, 20+1 daireli lojman, çevre düzenlemesi, BEÜ kapalı tenis kortu ve sentetik çim yüzeyli futbol sahası yapım işi, üniversitemiz merkezi yemekhane binasının dış cephe dönüşümünün yapılması, üniversitemiz merkezi yemekhane binasının güney doğu cephesine sergi salonu ve sinemaların yapılması, meslek yüksekokulu ve yüksekokul kompleksi bloklarının morfolojiye, dönüştürülmesi, İslami İlimler Fakültesi Binası İnşaatı ve Tatvan MYO Binasının fakülteye dönüştürülmesi, üniversitemiz kampüs yerleşkesinde merkezi kafeterya binasının inşaatı devam etmektedir” dedi.



“Bilimsel projeler devam ediyor”


Son bir yıl içinde sayısız çalışma ve faaliyete imza attıklarını belirten Elmastaş, son bir yıl içerisinde onaylanan bilimsel projeler ile ilgili ise şu bilgileri verdi:


“Son bir yılda 3 bilimsel projemiz onay aldı. Bunlar; Yapay Zeka ile Eğitilmiş İHA’ların Desteğiyle Kritik Alanların Güvenliği (AHLAT) Projesi, TUBİTAK 2237-B Destekli Proje Yazma Eğitimi, Bridging Educational Emergency to Digital Pedagogies projeleridir. Yapay Zeka ile Eğitilmiş İHA’ların Desteğiyle Kritik Alanların Güvenliği (AHLAT) Projemiz Savunma Sanayi Başkanlığına sunulan 1 milyon TL bütçeli bir proje olup; DİHA projesinde yapay zekâ ile eğitilmiş İHA’ların desteğiyle kritik alanlar akıllı bir şekilde taranacak. Ayrıca İHA’ların yörüngelerinin hesaplanmasında ileri yapay zekâ tekniklerinden faydalanılacaktır. Barındırdığı ileri teknoloji sayesinde öğrencilerin yetiştirilmesine sağlayacağı katkının yanı sıra, DİHA projesi ile savunma sanayisine de yüksek teknolojik ürün kazandırılması amaçlanmaktadır. Diğer bir projemiz ise TÜBİTAK 2237-B Destekli Proje Yazma Eğitimi projemizdir. Bu projemiz TÜBİTAK tarafından desteklenen 47 bin 879 TL bütçelidir. Üçüncü projemiz ise Avrupa Birliği Erasmus+ Programı olup bütçesi 300 bin Euro’dur. Bu proje pandemi dolayısıyla dijital pedagoji konusunda bilgisi ve deneyimi olmayan ve aniden online eğitime geçmek zorunda kalan akademisyenleri sinir bilim ve yenilikçi teknoloji kullanarak desteklemeyi hedeflemektedir. Proje süresince iki küçük ölçekte konferans ve çeşitli webinarlar düzenlenecektir. Bunun yanı sıra değerlendirme ve başvuru aşamasında olan birçok projemiz bulunmaktadır.”



“Kısa, orta ve uzun vadede yapılması planlanan birçok çalışmamız var”


Üniversite olarak kısa, orta ve uzun vadede yapılması planlanan çalışmalarla ilgili de bilgiler paylaşan Elmastaş, “Kısa, orta ve uzun vadede yapılması planlanan birçok çalışmamız var. Bunlar; tıp fakültesini, eczacılık fakültesini, yabancı diller yüksekokulunu, spor bilimleri fakültesini (BESYO’yu dönüştürerek), Kanık uygulamalı bilimler fakültesini açmak, (Kanık UBYO’yu dönüştürerek), Bitlis Organize Sanayi Bölgesi içinde ilgili üretim alanlarına uygun OSB Meslek Yüksekokulu açmak, veterinerlik fakültesini açmak, ziraat fakültesinin bazı bölümlerini açmak, üniversitemiz kampüs alanı içerisinde teknokent açmak, üniversitemizin kendi enerjisini üretebileceği rüzgar enerji santralini kampüs alanında tesis etmek, akademik personel sayısını arttırmak (özellikle doçent ve profesör), mevcut lojman sayısını arttırmak, yabancı uyruklu öğrenci sayısını en az bin kişiye çıkartmak (hâlihazırda 97 öğrenci), üniversitemizin akademik başarını yükselterek açılacak yeni bölümlerle birlikte öğrenci sayısını arttırmak, kayak sporunda üniversitemizi ön plana çıkarmak ve üniversitemizin öncülüğünde kampüs kayak merkezimizde ulusal ve uluslararası kayak müsabakalarının yapılmasını sağlamak, merkezi kampüsümüzü öğrencilerin ihtiyaçlarına uygun hale getirmek amacıyla sosyal donatı sayısını yükseltmek, peyzaj projeleri ile yeme-içme, alanları ve sosyal donatıları ile kampüs alanını çağdaş ve modern hale getirmektir. İnşallah en kısa sürede bu çalışmalarımızın tamamını bir bir hayata geçirmiş olacağız” diye konuştu.


Toplantı soru cevap bölümüyle sona erdi. Düzenlenen toplantıya Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mustafa Atlı ve Prof. Dr. Ferit İzci, BEÜ Genel Sekreter Vekili Öğretim Görevlisi Muhammed Sami Belet, BEÜ Basın Müdürü Cevat Maltaş ve basın mensupları katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Muğla’da 19 Mayıs coşkusu Büyükşehir etkinlikleriyle yaşanacak Muğla Büyükşehir Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramını kentin dört bir yanında düzenleyeceği etkinliklerle kutlayacak. Spor, müzik ve gençlik buluşmalarını bir araya getiren Muğla Büyükşehir Belediyesi etkinlikleri kapsamında doğa yürüyüşünden bisiklet turuna, konserlerden kortej yürüyüşüne kadar birçok etkinlik vatandaşlarla buluşacak. 19 Mayıs etkinlikleri kapsamında ilk olarak 16 Mayıs Cumartesi günü Menteşe Kötekli Yoğurtçu Parkı toplanma alanında ‘19 Mayıs Doğa Yürüyüşü’ gerçekleştirilecek. Doğayla iç içe düzenlenecek yürüyüşte gençler ve vatandaşlar bayram coşkusunu birlikte yaşayacak. Kutlamalar 18 Mayıs Pazartesi günü ise bisiklet turuyla devam edecek. Cumhuriyet Meydanından başlayacak ‘919 Bisiklet ile 19 KM Bisiklet Turu’nda katılımcılar, 19 Mayıs ruhunu pedal çevirerek yaşatacak. Gençlik Meclisinden kokteyl ve kortej yürüyüşü Muğla Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi tarafından düzenlenecek kokteyl programı ve kortej yürüyüşü de kutlamalara renk katacak. Gençlerin yoğun katılımıyla gerçekleşecek etkinliklerde 19 Mayıs’ın birlik ve dayanışma ruhu kent sokaklarına taşınacak. 19 Mayıs akşamı ilçelerde konserler düzenlenecek Bayram coşkusu konser etkinlikleriyle Muğla’nın farklı ilçelerine yayılacak. Muğla Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası, 19 Mayıs günü Kavaklıdere ve Seydikemer ilçelerinde sahne alacak. Menteşe Cumhuriyet Meydanında ise sevilen müzik grubu Mary Jane, gençlerle buluşacak. Konser programlarıyla vatandaşlar 19 Mayıs akşamında müzik dolu bir bayram yaşayacak. Başkan Aras: "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür’ bir gençliğin yetişmesi için var gücümüzle çalışıyoruz" 19 Mayıs Atatürk’ün Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında mesaj yayımlayan Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, mesajında şu ifadelere yer verdi, "19 Mayıs 1919, bir milletin geleceğinin değiştiği gündür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışı; işgal altındaki bir ülkenin yeniden ayağa kalkma iradesini, bağımsızlık kararlılığını ve millet egemenliğine dayanan bir Cumhuriyet idealini büyüten tarihi bir adımdır. O günlerde kutsal vatan topraklarımız düşman askerinin postalları altında ezilirken, içeride kurtuluşu başka bir ülkenin himayesine girmekte görenler vardı. Büyük savaşlardan çıkan Anadolu yorgun, yoksul ve umutsuzdu. Ancak Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bütün bu karanlığa rağmen ‘milletin azim ve kararlılığı’na güvenerek yola çıktı. "Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim" diyerek bir milletin yeniden ayağa kalkışına öncülük etti ve bütün Anadolu’yu saracak istiklal ateşini yaktı. Bu nedenle 19 Mayıs; karamsarlığa karşı umudun, teslimiyete karşı direnişin, karanlığa karşı aydınlığın ve esarete karşı özgürlüğün tarihidir. 19 Mayıs’ta ufka açılan Bandırma Vapuru yalnızca Samsun’a gitmiyordu; laik, demokratik ve çağdaş bir Türkiye’nin geleceğine doğru ilerliyordu. Aradan geçen 107 yılda, o yürüyüşün sorumluluğunu taşımaya devam ediyoruz. Cumhuriyetimize, demokrasiye, özgürlüğe ve bağımsızlığımıza sahip çıkmak hepimizin ortak görevidir. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘doğum günüm’ dediği bu tarihi günü Cumhuriyetin ışığını taşıyacak gençlere armağan etti. Bugün bizlere düşen sorumluluk da Atamızın Cumhuriyeti emanet ettiği gençlerin umutlarını büyütecek; özgürce düşünebildiği, bilimle, sanatla, sporla ve kültürle kendini geliştirebildiği bir ülke ve kent yaşamını kurabilmektir. Biz de bu sorumlulukla gençleri yalnızca yarının değil, bugünün de öznesi olarak görüyor; "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür" bir gençliğin yetişmesi için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bağımsızlık mücadelemizin tüm kahramanlarını saygı, minnet ve rahmetle anıyor; gençlerimizin ve hemşehrilerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyorum"
Mersin Mersin’deki vahşette ölü sayısı 6’ya yükseldi Mersin’de bir şahsın eski eşini öldürdükten sonra farklı noktalarda gerçekleştirdiği silahlı saldırılarda ölenlerin sayısı 6’ya yükseldi. Saldırıdan yaralı kurtulan lokanta çalışanı Mehmet Han Topal, "Telefon falan çıkaracak sanıyorduk, birden tabancayı çıkardı, çat ağzına verdi. Ben yere eğiliyordum, sıktı bana" dedi. Mersin’de bir şahsın eski eşini öldürdükten sonra farklı noktalarda gerçekleştirdiği silahlı saldırılarda bilanço ağırlaştı. Edinilen bilgiye göre, Metin Ö. (37), Çamlıyayla ilçesi Darıpınarı Mahallesi’nde eski eşi Arzu Özden’i (32) silahla vurarak öldürdü. Olayın ardından kaçan Metin Ö., daha sonra 01 B 9171 plakalı otomobille Tarsus ilçesine bağlı Kadelli Dörtler Mahallesi’nde Sabri Pan’a ait lokantaya gelerek silahla ateş açtı. Saldırıda işletme sahibi Sabri Pan kaldırıldığı hastanede, iş yerinde çalışan Ahmet Ercan Can ise olay yerinde yaşamını yitirdi. Araçla kaçmaya devam eden saldırgan, Kaburgediği Mahallesi’nde hayvan otlatan gençlerden Yusuf Oktay’ı, ardından Yeniköy Mahallesi’ndeki akaryakıt istasyonunda tır şoförü Abdullah Koca’yı da silahla vurarak öldürdü. İstasyonda şüphelinin vurduğu pompacı Gökay Sefiloğlu’nun da hayatını kaybettiği ortaya çıktı. Şüphelinin saldırıları sırasında güzergah üzerindeki 8 kişiyi de yaraladığı öğrenildi. Yaralılar, ambulanslarla Tarsus Devlet Hastanesi başta olmak üzere çevredeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Aracı bulundu, şüpheliyi arama çalışmaları sürüyor 6 kişinin öldüğü, 8 kişinin de yaralandığı vahşetin ardından şüphelinin yakalanması için bölgeye çok sayıda jandarma ekibi sevk edildi. Kaçan şüpheliyi yakalamak için helikopter destekli çalışmalar sürerken, zanlının kaçtığı 01 B 9171 plakalı otomobile Karakütük Mahallesi kırsalında ulaşıldı. Ormanlık alana kaçtığı değerlendirilen şüphelinin yakalanması için operasyonun devam ettiği öğrenildi. "Telefon falan çıkaracak sanıyorduk, tabancayı çıkardı" Lokantada çalışan ve saldırıdan yaralı kurtulan Mehmet Han Topal ise, yaşanan korku dolu anları anlattı. Topal, "Dükkanda çalışıyorduk, paket servisimiz vardı, onu hazırlıyordum. Metin ağabey geldi, dükkana giriş yaptı. Ben de dedim ’Hısım hoş geldin’. Hiç ses, tepki vermedi. Sabri ağabey de işte normal terazinin orada sucuk mu, et mi ne de tartıyordu. Biz de telefon falan çıkaracak sanıyorduk, birden tabancayı çıkardı, çat ağzına verdi. Ben yere eğiliyordum, sıktı bana. Kulağımın buradan geçti zaten. Ondan sonra Sabri ağabeye sıktı, boynuna sıkmış. Sonra geldi bir tane de tezgahın üstünden bana sıktı. Kalçama geldi. İçeriye gitmiş, Ahmet’e sıkmış çocuğun kafasına. Ondan sonra ben can havliyle dışarıya attım kendimi, arkadaşlara haber verdim. Ondan sonra kaçmış gitmiş" dedi. Öte yandan, cenazelerin tamamı Tarsus Devlet Hastanesi morguna getirildi.