POLİTİKA - 26 Mayıs 2022 Perşembe 09:43

Sosyolog Doç. Dr. Adem Palabıyık: "Bu ülkede FETÖ’cülerden sonra kaçan tek isim 15 Temmuz gecesi Kılıçdaroğlu’dur"

A
A
A
Sosyolog Doç. Dr. Adem Palabıyık: "Bu ülkede FETÖ’cülerden sonra kaçan tek isim 15 Temmuz gecesi Kılıçdaroğlu’dur"

Sosyolog Doç.

Sosyolog Doç. Dr. Âdem Palabıyık, Kılıçdaroğlu’nun yaptığı açıklamaların rasyonel ve reel-politik bağlamda tamamen trajikomik bir anlama sahip olduğunu ve bu siyasetin sarı gazetecilikten başka bir işe yaramadığını belirterek, “Hatırlatmakta fayda var, bu ülkede FETÖ’cülerden sonra kaçan tek isim 15 Temmuz gecesi Kılıçdaroğlu’dur” dedi.


Doç. Dr. Âdem Palabıyık, ABD’nin en başından itibaren ülkemiz ile alakalı olarak sahip olduğu tavrın ortada olduğunu ve bu sebepten Kılıçdaroğlu’nun tamamen yalan söylediğini ifade etti. Palabıyık, “ABD Başkanı Biden, seçimlerden önce ‘Erdoğan hükümetini muhalefeti destekleyerek yıkacağız’ cümlesini kurdu ve en başından itibaren Erdoğan karşıtlığını açıkladı. Yine ABD’de sözde Demokrasi Vakfı kuruldu ve 15 Temmuz darbe sürecinin haklılığı için çalışmaya başladı. Ayrıca, FETÖ liderinin hala ABD’de olması, ABD’nin politikalarının en önemli göstergesidir. Sadece bunlar değil, ABD hukuk sistemi, kendi ülkesi içinde yapılan tüm para transferlerini kontrol altında tutmak isteyen bir sisteme sahiptir. ABD, Kılıçdaroğlu gibi kakafoni yapmaz, sarı gazetecilik yapmaz. Hukuki olarak yapılması gereken neyse onu yapar. Tüm bunlara rağmen Kılıçdaroğlu, siyasi bir facia yaşayarak Cumhurbaşkanının ABD’ye kaçacağını ifade etmiştir. Ama hatırlatmak gerekir ki, bu ülkede kaçan tek isim 15 Temmuz gecesi Kılıçdaroğlu’dur" diye konuştu.



“Birileri, Kılıçdaroğlu’nu kötü kandırmış”


Kılıçdaroğlu’na verilen bilgilerin siyasi açıdan tutarsızlık gösterdiğini sözlerine ekleyen Palabıyık, “Kılıçdaroğlu belli ki birilerinin oyununa gelmiş ve siyasi arenada karşılığı olmayacak bir iddiayla ortaya çıkmış. ABD gibi bir devletin iç hukukundan haberdar olmayan bir genel başkanın, ülkemiz ile alakalı bir gelecek tahayyül etmesi imkânsızdır. Kılıçdaroğlu bir lider değil artık birilerinin sözcüsü haline gelmiştir ve son demeçleri bunun ispatıdır. Siyaset ciddi bir iştir, Kılıçdaroğlu bu ciddiyeti anlamlandıramayan bir zihne sahiptir ve hiçbir gerekçe göstermeden ciddiyetsiz açıklamalar yapmıştır. ABD’nin, Erdoğan karşıtlığının bilinmesine rağmen ısrarla ‘Erdoğan, ABD’ye kaçacak’ cümlesini kullanması inanılır gibi değildir. Siyaset sosyolojisi bilmemenin doğal sonuçları Kılıçdaroğlu’nda peyda olmuştur. Ülkemizde veya dünyada, siyaset bilmeyen bir insanın yapacağı hataları öğrenmek isteyen herkes artık Kılıçdaroğlu’nu takip edebilir” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Öğretmenlerin resen atamaları mahkeme tarafından iptal edildi Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi, norm kadro fazlası öğretmenlerin iradeleri dışında resen atamalara itirazı üzerine Adana Bölge İdare Mahkemesi ve Adana 3. İdare Mahkemesi işlemleri iptal etti. Norm kadro fazlası oldukları gerekçesiyle, aile bütünlükleri ve mazeretleri göz ardı edilerek kilometrelerce uzaklıktaki ilçelere atanan öğretmenler için, Eğitim-Bir-Sen hukuk mücadelesi başlattı. Eğitim-Bir-Sen’in başvurusu üzerine Adana Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi, yürütmesi durdurulan genelge hükümlerinin dayanak alınarak bazı öğretmenlerin resen atamadan muaf tutulmasının, atama sıralamasını ve tercihlerini doğrudan etkileyeceğini belirterek idarenin atama işlemlerini hukuka aykırı buldu. Öte yandan, Adana 3. İdare Mahkemesi ise zorunlu yer değiştirmeye tabi polis memuru eşi olan bir öğretmenin, norm kadro gerekçesiyle aile birliğini bozacak şekilde resen atanmasını Anayasa’nın aile birliğini koruyan ilkesine aykırı bularak iptal etti. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, yargı kararlarının sendikanın haklılığını bir kez daha kanıtladığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Geçtiğimiz aylarda kazandığımız davaların ardından bu hafta da yeni iptal kararlarıyla üyelerimizin hakkını teslim almanın gururunu yaşıyoruz. Genel Başkanımız Sayın Ali Yalçın’ın her platformda dile getirdiği gibi, resen atama bir çözüm yöntemi değil, başlı başına bir mağduriyet kaynağıdır. Öğretmenlerimizin aile düzenini, küçük yaştaki çocuklarının durumunu ve çalışma şevkini hiçe sayan bu dayatmalara yargı bir kez daha geçit vermemiştir. Eğitim-Bir-Sen olarak bu mağduriyetin sonuna kadar takipçisi olmaya devam edeceğiz." Eğitim-Bir-Sen’in sadece bir tepki mercii değil, aynı zamanda çözüm ve hak arama kapısı olduğunu vurgulayan Sarıgeçili, şubelerinin hukuk komisyonuna dikkat çekerek, "Şubemiz bünyesindeki hukuk komisyonumuz, üyelerimizin hak kaybına uğramaması için dosyaları titizlikle inceliyor ve tamamen ücretsiz bir hukuki kalkan sağlıyor. Kazandığımız bu son davalar, sadece bu öğretmenlerimizin değil, hakkı gasp edilen tüm eğitim camiasının ortak zaferidir. Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi olarak, tek bir üyemizin dahi haksızlığa uğramasına sessiz kalmayacağız" dedi.