- 26 Temmuz 2022 Salı 11:24

Ahlat’ta 83 hafız için mezuniyet töreni yapıldı

A
A
A
Ahlat’ta 83 hafız için mezuniyet töreni yapıldı

Bitlis’in Ahlat ilçesinde hafızlık eğitimini tamamlayan 83 hafız için mezuniyet töreni düzenlendi.

Bitlis’in Ahlat ilçesinde hafızlık eğitimini tamamlayan 83 hafız için mezuniyet töreni düzenlendi.


Ahlat ilçesindeki Abdurrahman Gazi Erkek ve Amine Hatun Yatılı Kız Kur’an kurslarındaki hafızlık eğitimini tamamlayan 14’ü kadın ve 69’u erkek olmak üzere toplamda 83 hafız için Abdurrahman Gazi Türbesi önünde mezuniyet töreni düzenlendi. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan ve hafızların isimlerinin takdim edildiği törende konuşan Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, ailelere ve eğitim veren hafızlara teşekkür etti. Elmastaş, “Gerçekten çok anlamlı bir program ve burada aranızda olmaktan çok mutluyum. Çünkü çok önemli bir mekandayız. Abdurrahman Gazi Türbesi’ndeyiz. Kubbet-ül İslam Ahlat’tayız. 2 yıllık bir emeğin sonucu bugün çok güzel sonuçlanmış. Bugün 83 genç kardeşimiz hafızlık belgesi alacak. Hafızların yetişmesinde emeği geçenlere teşekkür ediyorum” dedi.


Bitlis İl Müftüsü Mehmet Faysal Geylani ise bu güzel hizmetin devam etmesini Allah’tan niyaz ederek, “İnşallah dünya durdukça şehit kanlarıyla sulanmış bu aziz vatan toprakları üzerinde ezanlar dinmeyecek, bayraklar inmeyecek, bu mukaddes topraklar üzerinde keklime-i şehadet ve kelime-i tevhit sedaları, Kur’an sedaları hiçbir zaman azalmayacaktır. Bugün 69 erkek ve 14 kız hafızlık belgesini aldı. Diyanet İşleri Başkanlığımız da durmadan bu işin plan ve programını yapıyor. İl dahilinde 18 medresemiz var. Bu medreselerin her birinde birer ikişer sınıfta hafızlık var. Rabbim hafızlık merasimimizi hayırlı eylesin. Burada hayırlı nesil yetişecek. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun” diye konuştu.


Ahlat Belediye Başkanı Abdulalim Mümtaz Çoban da, hafızları yürekten kutladıklarını belirterek, hafızları yetiştiren hocalara ise minnet duyduklarını söyledi. Çoban, “Her şey aslına rücu eder. Ahlat Kubbet-ül İslam. Bugün Abdurrahman Gazi Hazretlerinin Türbesi önündeyiz. Hafızlıkla ilgili gelen taleplere baktık. Herkes Ahlat’ı istiyor. Burayı talep eden hafızlara buradan sesleniyoruz. Size uygun mekanlara tüm gücümüzle kuvvet vereceğiz. İnşallah onların hayat bulmasını da sağlayacağız. Muazzam işler başarılıyor. Tüm Diyanet İşleri Başkanlığı teşkilatını ve emek veren herkesi yürekten kutluyorum” dedi.


Ahlat Müftüsü Mehmet Fudayil Uyanık ise hafızlık merasim törenine katılan herkese teşekkür ederek, hafızlık kursuyla ilgili genel bilgiler verdi.


Daha sonra birer selamlama konuşması yapan Bingöl Müftüsü Mustafa Topal ile Bilecik Müftüsü Ali Erhun ise hafızlık merasim törenine katılmaktan ve Ahlat’ta bulunmaktan duyduklarını memnuniyeti dile getirerek, emeği geçen herkese teşekkür ettiler.


Konuşmaların ardından 83 hafız belgelerini davetlilerden aldı. Programın kapanışında Tatvan İlçe Müftüsü Zahit Demirel tarafından dua yapıldı. Duanın ardından çekilen toplu hatıra fotoğrafıyla program sona erdi. Programa çevre ilçelerin müftüleri, bazı kurum amirleri ve vatandaşlar da katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Cumalıkızık UNESCO Dünya Mirası Alanı Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi Bursa’da Cumalıkızık’ın UNESCO Dünya Mirası kimliğinin korunması, sürdürülebilir yönetim anlayışının güçlendirilmesi ve geleceğe taşınmasına yönelik kapsamlı bir değerlendirme toplantısı Tayyare Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Bursa UNESCO Derneği Cumalıkızık Çalışma Gurubu tarafından organize edilen toplantıya yerel yöneticiler, akademisyenler, Bursa alan başkanı ve ekibi, sivil toplum kuruluşları, köy temsilcileri ve koruma uzmanları katıldı. Gündemde tarihi dokunun korunması, restorasyon süreçleri, artan ziyaretçi yoğunluğunun oluşturduğu baskılar, yangın ve afet riskleri, altyapı ihtiyaçları ile yerel halkın sürece aktif katılımı yer aldı. Toplantıda Cumalıkızık’ın yalnızca turistik bir destinasyon değil, yaşayan bir kültürel miras alanı olduğu vurgulandı. Katılımcılar, UNESCO Dünya Mirası unvanının korunabilmesi için koruma-kullanma dengesinin hassasiyetle yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti. Ziyaretçi yoğunluğu kritik boyutta Geçen yıl bir günde yaklaşık 34 bin kişinin Cumalıkızık’ı ziyaret ettiği belirtilen toplantıda, bu yoğunluğun Bursaspor maç günlerindeki stadyum kalabalığıyla kıyaslanabileceği ifade edildi. Uzmanlar, kontrolsüz yoğunluğun tarihi doku üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirterek sürdürülebilir turizm politikalarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Toplantıda yeterli sağlık altyapısının olmadığı, acil tahliye planlarının eksik olduğu, güvenlik ve yönlendirme sistemlerinin yetersiz kaldığı, ziyaretçi yönetiminin profesyonel şekilde yapılmadığı ifade edildi. Yapı stoğu ve restorasyon durumu endişe verici Köyde yapılan güncel yapı tespitine göre: Toplam 259 ev bulunuyor, 168’i tarihi yapı niteliğinde, 76’sı betonarme, 21’i tamamen yıkılmış, 17’si harabe ve tehlike arz eder durumda. Toplam 38 yapı oturulamaz durumda Dikkat çeken bir tespit ise kamu ve STK yapılarının neredeyse tamamı restore edilmişken, köy halkına ait tarihi evlerin yaklaşık yüzde 78’inin hâlâ restore edilmemiş olması. Köy halkının kendi imkanlarıyla restore ettiği ev sayısı yalnızca 19 olarak açıklandı. Toplamda 113 evin restorasyon beklediği, harabe durumdakilerle birlikte yaklaşık 151 yapının müdahale gerektirdiği belirtildi. "Koruma yükü köylünün üzerinde kaldı" Köydeki tarihi evlerin yaklaşık yüzde 70’inde usulüne uygun olmayan müdahaleler bulunduğu ancak bunun yalnızca "köylünün bilinçsizliği" ile açıklanamayacağı vurgulandı. Restorasyon desteğinin sınırlı kaldığı, köy halkının büyük kısmının yıllardır sıra beklediği ifade edildi. "Benim evim neden restore edilmiyor, komşumun benden ne farkı var?" düşüncesinin yaygınlaştığı belirtilirken, koruma yükünün köylü üzerinde kaldığı eleştirisi yapıldı. Toplantıda dikkat çeken bir eleştiri de önceliklerin yanlış belirlenmesine yönelik oldu. Yoğun ziyaretçi baskısı ve otopark ihtiyacı sürerken yeni piknik alanı yapılmasının yanlış öncelik olduğu ifade edildi. UNESCO alanı çevresinde turistik yükü artıracak projeler yerine altyapı ve koruma önceliği olması gerektiği vurgulandı. "Bir Günde 50 Bin Kişiye Hediyelik Eşya Üretebilecek Bir Köy Değiliz" Konuşmalarda "Bir günde 50 bin kişiye hediyelik eşya üretebilecek bir köy değiliz" sözüyle mevcut turizm baskısının gerçekçi olmadığı ifade edildi. Köy ekonomisinin ve yaşam kapasitesinin ziyaretçi yoğunluğuna göre yeniden planlanması gerektiği belirtildi. Uluslararası iş birlikleri ve tanıtım Toplantıda Safranbolu ve Avrupa’daki örnek miras alanlarıyla iş birliği geliştirilmesi, uluslararası uzmanlarla ortak çalışmalar yapılması, İngilizce tanıtım materyalleri hazırlanması ve Cumalıkızık’a özel belgesel projelerinin hayata geçirilmesi yönünde öneriler paylaşıldı. Avrupa’daki bazı UNESCO köylerinin mimariyi korumak için geliştirdiği yenilikçi yöntemlerden örnekler verilirken, amaçlarının bu örneklerden öğrenmek ve Cumalıkızık’a uygun modeller geliştirmek olduğu ifade edildi. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmalı" Toplantıda geleneksel üretim kültürünün, kadın emeğinin ve kırsal yaşam kimliğinin korunmasının UNESCO sürecinin temel parçalarından biri olduğu vurgulandı. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmadan yalnızca fiziksel restorasyon yeterli olmaz" görüşü öne çıktı. Boş duran kamu yapılarının kadın üretim merkezi, sağlık destek noktası, ziyaretçi ağırlama alanı ve kültürel buluşma merkezi olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. "UNESCO unvanı sınırsız turizm değildir" UNESCO uzmanlarının geçmişte yaptığı "Sınırsız turist kabul edilemez" uyarısı hatırlatılırken, 34-50 bin kişinin bir günde gelmesinin başarı gibi sunulmaması gerektiği vurgulandı. Kontrollü ziyaretçi sistemi, rezervasyon ve zaman planlaması, kapasite yönetimi, yönlendirilmiş turizm modeli uygulanması gerektiği belirtildi. "Cumalıkızık dışarıdan gelen baskıyla yok olabilir" Toplantıdaki en önemli uyarılardan biri de Cumalıkızık’ın içeriden değil, dışarıdan gelen baskıyla yok olabileceği yönündeydi. Bursa’nın aşırı büyümesi, kent baskısının köylere dayanması, çevre yapılaşmalarının artması, rant baskısı, tarım alanlarının sanayiye dönüşmesi ve doğal alanların kaybedilmesi başlıca kaygılar olarak sıralandı. Ortak akıl vurgusu Toplantı sonunda katılımcılar, Cumalıkızık’ın geleceğinin ancak kurumlar, uzmanlar ve köy halkının ortak hareket etmesiyle sürdürülebilir şekilde korunabileceği görüşünde birleşti. Ortak akıl, şeffaf iletişim ve katılımcı yönetim anlayışının güçlendirilmesi yönünde çalışmaların devam edeceği belirtildi. "Bu mesele siyaset üstüdür. Amaç çocuklara doğru korunmuş bir miras bırakmaktır" görüşü toplantıya damga vuran mesajlardan biri oldu.