- 04 Ağustos 2022 Perşembe 09:21

İletişim Uzmanı Kızılkaya: “Erteleme hastalığı, insani ilişkilerde ciddi sorunlara yol açıyor”

A
A
A
İletişim Uzmanı Kızılkaya: “Erteleme hastalığı, insani ilişkilerde ciddi sorunlara yol açıyor”

Bitlis’te Aile Danışmanı ve İletişim Uzmanı olarak görev yapan Özkan Kızılkaya, son yıllarda artan erteleme hastalığının insani ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını söyledi.

Bitlis’te Aile Danışmanı ve İletişim Uzmanı olarak görev yapan Özkan Kızılkaya, son yıllarda artan erteleme hastalığının insani ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını söyledi.


Halk arasında erteleme hastalığı olarak bilinen "Procrastination", günümüz modern toplumunda oldukça yaygın olarak görülmeye başladı. Kişinin yapması gereken işi; zamanı, enerjisi ve imkânı olmasına rağmen bir ya da birkaç kez ertelemesi, işi yapmaktan kaçınması olarak tanımlanan erteleme hastalığı, kişinin günlük hayatını olumsuz etkiliyor. Erteleme hastalığının son dönemlerin en ciddi problemleri arasında yer aldığını söyleyen Kızılkaya, ertelenen işlerin çoğu zaman farkında olunmadığını ve bu yüzden günlük hayatta artık insanların hiçbir yere yetişemediğini ve hiçbir işin tam yapılmadığına dikkat çekti.



“Her ertelediğimiz olayda ötelenmeye ve ötekileşmeye başlıyoruz”


Erteleme hastalığının ciddi sorunlara dönüştüğünü dile getiren İletişim Uzmanı Kızılkaya, “Günlük hayatta özellikle en çok yakın noktaları erteliyoruz. Çünkü günlük hayatta unuttuğumuz bir şey var. Yapmak zorunda olduğumuz işlerimiz ve eylemlerimiz var. Bizler bunu yaparken günlük hayatta mecburen bazı durumlarımızı bekletiyoruz. Bu beklettiğimiz bazı durumlar aslında farkında olmadan uzaklaştığımız durumlardır. Bu yüzden bazen ertelediğimiz duygularımızın yetişebilme ihtimalini kendimizde bırakıyoruz ama bu da çok mümkün olmuyor. Çünkü bu artık bir hastalığa dönüşmeye başladı. Mesela diyelim ki çok sevdiğiniz bir işiniz var ama siz diyorsunuz ki ben bunu yarın yapacağım. Yarının sizin için garantisi ne, bu garantiyi size sunan ne veya kim? Biz bunun çoğu zaman farkında değiliz. Bu yüzden günlük hayatta dikkat ederseniz artık hiçbir yere yetişemiyoruz ve hiçbir işimizi tamamıyla yapmıyoruz, çok çabuk sıkılmaya ve çok çabuk uzaklaşmaya başlıyoruz. Çünkü erteliyoruz ve öteliyoruz. Her ertelediğimiz olayda ötelenmeye ve ötekileşmeye başlıyoruz” dedi.



“Telekomünikasyon cihazlarıyla oluşan sanal dünyada gerçek dünyayı erteliyoruz”


Hastalığın bir süre sonra insanların hayatlarında olan kişileri olumsuz etkilediğini vurgulayan Uzman Kızılkaya, “Erteleme hastalığında dikkat ederseniz bizi kendi işimizin dışında tutan şeyler var. Kendi yapmamız gereken eylemlerin dışında bizi maalesef kumpasa çeken olaylar var. Bunlar ise günlük hayatta kullandığımız telefon ve diğer telekomünikasyon cihazları ile geçirdiğimiz ihtiyaçtan da olması fazla olan zamandır. Peki biz bu zamanı kime ayırıyoruz? Eşimize, çocuklarımıza, akrabalarımıza ve işimize değil tamamen oluşturduğumuz sanal dünyada gerçek dünyayı bekletiyoruz. Gerçek dünyada beklettiğimiz bütün gerçekliklerle belli bir süre sonra yüzleşiyoruz. Bunu eşimizden, çocuklarımız, sevdiğimiz ve değer verdiğimiz akrabalarımızdan ne kadar uzaklaştığımızı fark ederek anlayabiliyoruz” diye konuştu.



“Ertelenen sadece zaman değil”


Erteleme hastalığından kurtulabilmek için kişinin ilk önce kendi merkezindeki fıtratının farkına varması gerektiğini dile getiren Kızılkaya, “Bir ailede çocuk baba şunu yapalım mı? Diye sorduğundan baba ‘şimdi değil’ diye cevap veriyor. En son çocuk büyüyüp baba yaşlandığı zaman baba, ‘oğlum birlikte şunu yapalım mı?’ Diye sorunca çocuk ‘şimdi değil’ cevabını veriyor. Ertelenen sadece zaman değil. Zamanın içindeki duygular, yaşantılar ve birlikteliklerdir. Bu yüzden ben bugün ertelediğim duygunun yarın ne kadar sahibiyim buna dikkat etmemiz gerekiyor. Bizler de özellikle şunu diyoruz; erteleme hastalığından kurtularak önce kendimizle ve kendimizden sonra olanlarla erteleme duygularından kurtulup onlarla birlikte ve odak noktamızı geliştirecek duyguları yaşayalım” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van Gölü’nde görsel şölen: Günbatımı ve güneş huzmeleri mest etti Van’da gün batımı sırasında bulutların arasından süzülen güneş ışınları, Van Gölü üzerinde eşsiz manzaralar oluşturdu. Gökyüzünde oluşan kızıl ve turuncu tonlar görenleri hayran bırakırken, güneşin göl yüzeyine yansıyan huzmeleri adeta görsel şölen sundu. Doğal güzellikleri ve eşsiz coğrafyasıyla her mevsim farklı bir güzelliğe bürünen Van Gölü, bu akşam üstü güzel bir manzaraya sahne oldu. Gün batımı sırasında bulutların arasından süzülen güneş huzmeleri, Van Gölü’nün mavi sularıyla birleşerek adeta bir görsel şölen sundu. Kentte gün boyunca etkisini sürdüren bulutlu hava, güneşin batışıyla birlikte yerini büyüleyici görüntülere bıraktı. Güneş ışıklarının bulutların arasından huzme şeklinde süzülerek Van Gölü’nün yüzeyine yansıması kartpostallık manzaralar ortaya çıkardı. "Bulutların arasından süzülen ışık demetleri" Akşam saatlerinde etkili olan parçalı bulutlar arasında beliren güneş ışıkları, Van Gölü’nün maviliğiyle birleşince ortaya kartpostallık görüntüler çıktı. Sahil kesiminde bulunan vatandaşlar ve doğa fotoğrafçıları bu eşsiz anları cep telefonu ve kameralarıyla kayıt altına aldı. Özellikle bulutların arasından süzülen ışık huzmelerinin göl yüzeyinde oluşturduğu yansımalar, izleyenlere unutulmaz anlar yaşattı. Gün batımının oluşturduğu renk cümbüşü kısa sürede sosyal medyada da büyük ilgi gördü. Van Gölü’nde oluşan eşsiz gün batımı manzarası, kentin doğal güzelliklerini bir kez daha gözler önüne serdi.
Aydın Çine Adnan Menderes Barajı eski günlerine geri döndü Geçtiğimiz yıllarda etkili olan kuraklık nedeniyle su seviyesi yüzde 10’un altına düştüğü Çine Adnan Menderes Barajı eski günlerine geri döndü. Su seviyesinin her geçen gün arttığı barajda doluluk oranının yüzde 80’lere yaklaştığı ve önümüzdeki sulama dönemi için Aydın’da su sıkıntısı yaşanmaması öngörülüyor. Aydın’ın 1.5 asırlık rüyası olan ve 10 Ekim 2020 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından hizmete açılan o dönem Avrupa’da birinci dünyada ise 5. en yüksek silindirle sıkıştırılmış beton baraj olarak hizmete açılan Çine Adnan Menderes Barajı geçen yıl tarihinin en düşük seviyesini görmüştü. Adeta kuruma noktasına gelen 136.5 metre temel yüksekliğine sahip Çine Adnan Menderes Barajı bu yıl bol ve bereketli geçen yağışların ardından dolma seviyesine yaklaştı. Sulama, taşkın koruma ve enerji üretim maksatlı inşa edilen, Çine, Aydın, Koçarlı ve Söke Ovası’nı besleyen 350 milyon metreküp depolama hacmine sahip Adnan Menderes Barajı’nın son durumu yüzleri güldürdü. Geçen yıl ciddi su sıkıntısının yaşandığı Aydın’da bu yıl çiftçilerin sulama yönünden rahat bir sezon geçirmesi bekleniyor. Çine Adnan Menderes Barajı; Çine Ovası’nda 6 bin 279 hektar, Koçarlı Ovası’nda 13 bin 79 hektar, Söke Ovası’nda 3 bin hektar olmak üzere toplam 22 bin 358 hektar araziyi sulayacak.