POLİTİKA - 25 Ağustos 2022 Perşembe 16:30

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bir gece ansızın gelebiliriz”

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bir gece ansızın gelebiliriz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Güney sınırlarımızı bir uçtan bir uca, 30 kilometre derinlikte bir koridorla güvence altına alana kadar mücadelemizin bitmeyeceğini buradan tüm dünyaya bir kez daha ilan ediyorum.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Güney sınırlarımızı bir uçtan bir uca, 30 kilometre derinlikte bir koridorla güvence altına alana kadar mücadelemizin bitmeyeceğini buradan tüm dünyaya bir kez daha ilan ediyorum. Hep söylediğimiz gibi bir gece ansızın gelebiliriz. Hem de her yere gelebiliriz” dedi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, beraberinde TBMM Başkanı Mustafa Şentop, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ve tüm bakanlarla Malazgirt Zaferi’nin 951’inci yıldönümü etkinliklerinin yapıldığı Bitlis’in Ahlat ilçesindeki Çahro mevkine geldi. Burada toplanan kalabalığa hitap eden Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 951. seneidevriyesinde Sultan Alpaslan’ı rahmetle andığını belirterek, “Ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını Allah’tan diliyorum. Ahlat bizim medeniyetimizde Kubbetül İslam diye tarif ediliyor. Kıyısında kurulduğu Van Gölü, Nemrut ve Süphan dağlarıyla ve daha nice güzellikleriyle maziden atiye kurduğumuz köprünün kilit taşlarındandır. Avrupa’nın kendi içindeki barbarlığın zirveye ulaştığı, dini amaçlı görünen ama aslında tamamen yağma niyetli haçlı seferleriyle oluk oluk kan döktüğü, doğudan batıya bir medeniyet göçünün yaşandığı çağlarda Ahlat bölgesinin parlayan yıldızı olarak öne çıkmıştır. Gençler Ahlat asırlar boyunca Sultan Alparslan’ın Malazgirt’te açtığı kapının adeta muhafızı ve tasdik merkezi olmuştur. Hazreti Ömer’den Sultan Alparslan’a nice büyüklerin bize mirası olan bu şehir tıpkı Malazgirt gibi maalesef uzunca bir süre ihmal edilmiştir. Malazgirt ile birlikte Ahlat’ı da tarihi ve manevi ehemmiyetine uygun şekilde yeniden imar ve ihya ediyoruz. Cumhurbaşkanlığı Külliyemizin bir şubesini de burada inşa ederek Anadolu’yu milletimize vatan yapan ecdadın mirasına sahip çıkıyoruz. Okçular Vakfımızın gayretleriyle sadece ecdadın mirasına sahip çıkmakla kalmıyor nesilden nesile gururla aktarılacak bir geleneği de burada yerleştiriyoruz. Gençlerimizin Ahlat’a ve Malazgirt’e sahip çıktıklarını gördükçe büyük ve güçlü Türkiye’nin geleceğine olan güvenimiz 2053 vizyonundan umudumuz artıyor” dedi.


“Tabi bazıları bu bozkıra bizim ısrarla niye yatırım yaptığımızı, gençlerimizi teşvik ettiğimizi anlamıyor, anlamak istemiyor” diyen Erdoğan, şöyle devam etti:


“Bu kesimlerin dünyanın dört bir yanındaki toplumların üstelik bizim gibi binlerce yıllık da değil yaşadıkları coğrafyadaki bir kaç asırlık varlıklarını anlamlandırmak için icat ettikleri tarih ve kültür inşa çabalarını hayranlıkla takip ve takdir ettiklerini biliyoruz. Aynı kesimler konu Türkiye olunca, konu Anadolu olunca, konu Türk milleti olunca, konu İslam olunca tam bir mankurtluk tavrıyla küçümseyici, alaycı, horlayıcı bir tavrın içine giriyorlar. Her ne kadar bunların kanından da olsa, imanından da, vatanımıza olan aidiyetinin de şüphe duysak da kendilerine ne yaptığımızı, niçin yaptığımızı tane tane anlatmayı sürdüreceğiz. Çünkü Cumhurbaşkanı olarak sorumluluğumuz ve mirasçısı olduğumuz medeniyetin kotları bunu gerektiriyor. Evet Ahlat ve Malazgirt geçmişi, bugünü ve yarınıyla Türkiye’dir. Ahlat ve Malazgirt Anadolu’nun ebedi vatanımız olarak tescilidir. Ahlat ve Malazgirt medeniyetimizi yeniden yükseltme irademizin adıdır. Ahlat ve Malazgirt dostlarımıza güven, düşmanlarımıza korku veren o yükselişimizin mührüdür. Ahlat ve Malazgirt yeni nesillere sahip oldukları değerlerin ve vatanın bedelini hatırlatacak bir semboldür. Ecdadın gazadan gazaya koşarak inşa ettiği şanlı tarihi merhum sosyologlarımızdan Erol Güngör şöyle anlatıyor; Savaşa dua ile başlanır, gülbank çekilir, yürüyüşte ve hücumda tekbirler alınır, çarpışma sırasında sancak dibinde ordu hafızları tarafından fetih suresi okunurdu. Bu gelenek Mohaç’ın gazilerini tâ Malazgirt gazilerine, oradan da Bedir’de çarpışan iman ordusuna bağlar. Evet hamdolsun bugünde askerimiz, jandarmamız, polisimiz, korucumuz aynı inançla, aynı cesaretle Bedir’deki iman ordusuna kadar uzanan bir imanla mücadelesini yürütüyor. Dua ile tekbir ile Fetih Suresi ile çıkılan kutlu bir mücadeleden zaferin de muhakkak olduğuna yürekten inanıyor muyuz? Elbette herkes inanmak zorunda değil, iman da bir nasip meselesidir. Kimsenin inancı ve imanıyla canları pahasına mücadele eden, alın terini ve kanını bu uğurda akıtmadan tereddüt göstermeyen kahramanlarımıza saygısızlık etme hakkı da yoktur. Kimse duadan, tekbirden, salavattan rahatsız olmasın. Çünkü bu dualar, tekbirler, bu salavatları; kökeni, inancı, meşrebi ne olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan herkesin istiklali ve istikbali için verile cansiperane mücadelenin manevi zırhıdır.”


“Sultan Alpaslan, Malazgirt’te zafer kazandığında sadece Selçuklu’nun değil, Rum’u, Ermeni’si, Yahudi’siyle Anadolu’daki herkesin geleceğini aydınlatan bir ışık yakmıştı” diyen Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethettiğinde her inançtan insanın onurunu garanti altına almıştı. Milli mücadeleyi kazanıp cumhuriyetimizi kurarken de Anadolu’da yaşayan ve Anadolu’ya sığınan herkesin canını ve malını kurtarmıştık. Bu büyük zaferi de İstiklal Marşımızdan hatırlayalım. Bugünde ülkemizi dünyanın en güçlü ülkeleri arasına sokmak için verdiğimiz demokrasi ve kalkınma mücadelesi, kendi vatandaşlarımız ve dostlarımızın tamamı içindir. Hiç şüphesiz son dönemdeki mücadelemizin en somut örneği 15 Temmuz destanıdır. Dudağında tekbir, elinde bayrak, namusun şiarı yiğitler gördüm. Biz bu ülkedeki her bir vatandaşımızın güvenliğini, huzurun teminat altına almak için terör örgütlerinin başını ezdik ezmeye devam ediyoruz. Cudi’de, Gabar’da, Tendürek’te, Bestler Deresi’nde ezdik, ezmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.


Terörle mücadele şehitlerini Şehit Aydoğan Aydın Paşa’nın sözleriyle yad eden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:


“Asırlara bedel eser ve hizmetler ürettik. Geçtiğimiz 20 yılda ülkemize kazandırdığımız her yardımı, inşa ettiğimiz her eseri, vatandaşımıza sunduğumuz her hizmeti bu anlayışla hayata geçirdik. Biz obu ülkedeki bir ferdin geleceğine güvenle bakabilmesi için vizyonlarımızı genişletiyor ve büyütüyoruz. Yaklaşık 11 yıl önce bugün bu vizyonun adına 2023 demiştik. Bugün 2053 diyoruz, yarın 2071 diyerek yolumuza devam edeceğiz. Elbette kalkınmadan güvenliği, diplomasiden ekonomiye hiçbir alanda mücadelemiz bitmedi, bitmeyecek. Bilindiği gibi dün Fırat Kalkanı Harekatımızı 6 yıl dönümüydü. Terörle mücadelede sınırlarımız içerisinde ve ötesinde görev yapan şehitlik ve gazilik mertebelerine ulaşan kahraman askerlerimizin her birine şükranlarımı sunuyorum. Halan sınırlarımızda ve ötesinde kahramanca mücadele eden askerlerimize ve tüm güvenlik güçlerimize başarılar diliyorum. Güney sınırlarımızı bir uçtan bir uca, 30 kilometre derinlikte bir koridorla güvence altına alana kadar mücadelemizin bitmeyeceğini buradan tüm dünyaya bir kez daha ilan ediyorum. Kendileri diledikleri zaman diledikleri yere harekat düzenleyip bize ‘sakın ha’ diyerek parmak sallayanların riyakarlıklarının farkındayız ve bu samimiyetsiz ifadeleri asla dikkate almıyoruz. Ülkemizin güvenlik önceliklerine göre, kendi planlamamıza göre bu operasyonları sürdüreceğiz. Hep söylediğimiz gibi bir gece ansızın gelebiliriz. Hem de her yere gelebiliriz. Bizim diğerlerinden farkımız kimsenin toprağından, birliğinden beraberliğinden gözümüz yoktur. Sadece kendi güvenliğimiz ve dostlarımızın huzuru için çalışıyoruz. Geçmişi sömürge ve katliam lekeleriyle dolu olan hiçbir ülkenin Türkiye’nin bu haysiyetli ve adil mücadelesine söz söylemeye hakkı yoktur. Türkiye’nin önünü 2 asırdır kullandıkları yöntemlerle artık kesemediklerini görenlerin 2023 yaklaştıkça yeni oyunlar, yeni sinsilikler peşinde koştukları boşuna değildir. Ama ne yaparlarsa yapsınlar başaramayacaklar. Sakın kader deme, kaderin üstünde bir kader vardır. Ne yapsalar boş, göklerden gelen bir karar var. Gün batsa ne olur, geceyi onaran bir mimar vardır. Biz milletimizle birlikte gerektiğinde inşallah külümüzde hisarlar yaparak, bu mücadeleyi başarıya ulaştırmakta kararlıyız. Teslimiyetimiz sadece Rabbimizedir. Onun dışında bizi durduracak geriletecek esarete sefalete zillete sürükleyecek beşeri bir güç tanımıyoruz, tanımayacağız. Ya olacağız ya olacağız. Türkiye’ye, Türk milletine başka bir yol yok."


Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın Cuma namazını Malazgirt’te kılacaklarını belirttikten sonra Han Otağı’na geçti. Burada bir süre dinlenen Erdoğan ve beraberindekiler, daha sonra Selçuklu Meydan Mezarlığına geçti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Dursun Özbek: "Icardi bizim ikon oyuncumuz kendisi ile yeni sezon için görüşeceğiz" Galatasaray’ın RAMS Park’ta yaptığı şampiyonluk kutlamasının ardından Başkan Dursun Özbek gelenek olduğu üzere kupayı Galatasaraylılar Derneği’ne getirdi. Özbek, burada yaptığı açıklamada, "Icardi bizim ikon oyuncumuz kendisi ile yeni sezon için görüşeceğiz" dedi. Galatasaray 26. şampiyonluğunu 15 Mayıs’ta RAMS Park’ta düzenlenen tören ile kutladı. Törenin ve kutlamanın ardından Galatasaray Başkanı Dursun Özbek ve yöneticiler şampiyonluk kupasını gelenek olarak Galatasaraylılar Derneği’nin Beşiktaş’ta bulunan binasına getirdi. Özbek, burada yaptığı açıklamada, "26. şampiyonluğumuzu kutladık. Icardı ile görüşmemiz var, inşallah görüşeceğiz. Icardi bizim sevdiğimiz bir oyuncumuz, ikonumuz. Galatasaray’a çok şeyler kattı. Dolayısıyla kendisi ile görüşeceğiz" diye konuştu. "Bekledik gelmediler" Özbek, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) yetkililerinden kimsenin stada gelmemesi ile ilgili, "Bilmiyorum gelmediler. Bekledik ama gelmediler" yorumunda bulunurken, Lucas Torreira ile ilgili, "Torreira bizim oyuncumuz niye gitsin" sözlerini sarf etti. Hedef: 27. şampiyonluk Galatasaray olarak hedeflerinin 27. şampiyonluk olduğunu söyleyen Başkan Özbek, "Hedefimiz 27. şampiyonluk. Hazırlıklarımıza zaten başladık. İnşallah bu sezonda ipi göğüsleyip önce stadımızda kutlayacağız sonra kupayı evimize, cemiyetimize getireceğiz. Bugün de bu yüzden buradayız. Cemiyet bizim her şeyimiz, Galatasaray’ın doğduğu yer. Buradaki kardeşlerimizle mutluluğumuzu paylaşacağız" ifadelerini kullandı. Geleneğin devam ettiğini söyleyen Galatasaraylılar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Metin Sinan Aslan da, "Kupanın cemiyete gelmesi bir gelenek. Başkanımız da bizi onurlandırdı, kupayı yine buraya getirdi. Çok mutluyuz. İnşallah seneye Avrupa’da daha başarılı olup Dursun abi başkanlığını taçlandıracak" diye konuştu.
İstanbul 110 kişinin gözaltına alındığı yasadışı bahis operasyonunda 98 tutuklama İstanbul merkezli 35 ilde siber polisi tarafından düzenlenen ve 110 kişinin gözaltına alındığı yasadışı bahis operasyonunda 98 kişi gözaltına alındı. Yapay zeka destekli programlar kullanılarak yasa dışı bahis ve kumar faaliyetlerinde bulunan 5 bin siteye erişim engeli gelen operasyonda tutuklananların yanı sıra 6 kişiye ev hapsi ve 6 şüpheliye de yurtdışına çıkış yasağı ve imza adli kontrol tedbiri cezası uygulandı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nce, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmalarda yasadışı bahis şebekelerine büyük darbe vuruldu. Yapay zeka destekli programlar kullanılarak yasa dışı bahis ve kumar faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen şüphelilere şahıslara yönelik bu sabah İstanbul merkezli 35 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda Gözaltına alınan 110 kişinin 98’i tutuklanırken 6 kişiye ev hapsi ve 6 şüpheliye de yurtdışına çıkış yasağı ve imza adli kontrol tedbiri cezası uygulandı. 10 bin 202 siteye erişim engeli de uygulanmıştı Öte yandan operasyon kapsamında yasadışı sanal bahis ve kumar faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen 5 bin, bu sitelerin reklamını yaparak mobil kullanıcıları yönlendiren 111 ve ödeme işlemlerine aracılık ettiği belirlenen 40 olmak üzere toplam 5 bin 151 URL adresine de erişim engeli kararı alındığı kaydedilmişti.
Muğla Bodrum’da film gibi dolandırıcılık Muğla’nın Bodrum ilçesinde bir kadını "evlilik ve iş ortaklığı" vaadiyle, bir başka kişiyi de "kamu arazisinin kendi adına tapulanması için belediyeyi aracı kılma" suretiyle toplam 105 milyon TL dolandırdığı iddia edilen 8 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bodrum’da yaşayan bir kadın; Bodrum’daki 35 milyon TL değerindeki evi ile İzmir’deki 10’ar milyon TL değerindeki iki ayrı evinin, 700 bin TL değerindeki ziynet eşyasının, banka hesaplarında ve kredi kartlarında bulunan yaklaşık 10 milyon TL parasının "evlilik ve iş ortaklığı" vaadiyle elinden alındığı gerekçesiyle Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığına başvurdu. Başlatılan soruşturma kapsamında, bir başka şahsın da Yalıkavak Mahallesi’nde yaklaşık 30 milyon TL değerindeki evi ile banka hesaplarından gönderdiği yaklaşık 10 milyon TL parasının elinden alındığı belirlendi. Böylece iki vatandaşın toplamda 105 milyon 700 bin TL değerinde taşınmaz, nakit para ve ziynet eşyasının hileli yöntemlerle elinden alındığı tespit edildi. Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında jandarma ekiplerince, 12 Mayıs günü Muğla’nın Bodrum ilçesi merkezli olmak üzere Adana ve Şanlıurfa illerinde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Ekipler, suç örgütü lideri olduğu belirlenen H.İ.S. ile biri zaten cezaevinde tutuklu bulunan toplam 14 kişi hakkında gözaltı kararı uyguladı. Bugün adliyeye sevk edilen şüphelilerden suç örgütü lideri H.İ.S. ile R.T., L.S., Ş.Ö., M.G., H.İ. ve K.Ö. tutuklanırken; M.Y., V.O. ve S.B.Ç. hakkında adli kontrol kararı verildi. Hakkında gözaltı kararı çıkartılan B.K.’nin ise başka bir suçtan zaten cezaevinde bulunduğu öğrenildi. Öte yandan şüphelilerin dolandırıcılık yöntemleri pes dedirtti. Dolandırıcılık eyleminde iş bölümü yapan şahıslardan L.S.’nin taşınmaz satışlarında vekalet alıp müştekileri ikna ettiği; Ş.Ö. ve M.G.’nin kendilerini "belediye encümeni" olarak tanıtarak hesaplarına para gönderttiği; R.T.’nin sözde belediye encümeniyle toplantılara katılarak müştekileri ikna ve tehdit ettiği; H.İ.’nin müştekileri ikna etmede ve taşınmazların satışında rol oynadığı, cezaevinde bulunan B.K.’nin ise müştekilere yönelik tehdit eylemlerinde yer aldığı belirlendi.