ÇEVRE - 09 Eylül 2022 Cuma 10:04

Kuş cenneti Arin Gölü’nde tehlike çanları

A
A
A
Kuş cenneti Arin Gölü’nde tehlike çanları

Bitlis’in Adilcevaz ilçesinde bulunan ve ’kuş cenneti’ olarak bilinen Arin Gölü, kuraklık ve bilinçsiz tarımsal sulama nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya geldi.

Bitlis’in Adilcevaz ilçesinde bulunan ve ’kuş cenneti’ olarak bilinen Arin Gölü, kuraklık ve bilinçsiz tarımsal sulama nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya geldi.


Van Gölü’nün kuzey kıyısında yer alan 14 kilometrekarelik Arin Gölü’nde, sıcaklığa bağlı buharlaşmanın artması ve tarım için kullanılan sondaj kuyuları nedeniyle ciddi oranda çekilme başladı. Gülistan Ovası’nın tarımsal su ihtiyacının karşılandığı, kuraklık ve bilinçsiz sulama nedeniyle yüzde 40’ı kuruyan Arin Gölü, günden güne küçülüyor. Havadan çekilen görüntülerde Arin Gölü’ndeki kuraklık ve çekilme oranı dikkat çekti. Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, son yıllardaki kuraklık ve bilinçsiz tarımsal sulama nedeniyle Arin Gölü’nde ciddi oranda seviye azalması ve çekilme meydana geldiğini ifade etti.



"Van Gölü’nde ve Arin Gölü’nde en büyük seviye düşmesini görüyoruz"


Elmastaş, küresel ısınmayla birlikte son yıllarda bölgede ve özellikle Van Gölü Havzası’nda ciddi bir kuraklık ve su kaybı olduğunu belirterek, “Tabi su kaybını, kuraklığı meydana getiren bazı nedenler var. Bunların başında ısınmayla birlikte buharlaşmanın artması ve suların farklı alanlarda, sulamada kullanılmasıyla bu kayıplar meydana geliyor. Su kaybını meydana getiren en önemli faktör de yağışın azalmasıdır. Bu faktörler suyun azalmasında ve göl seviyesinin düşmesinde etkili oluyor. Van Gölü’nde ve Arin Gölü’nde en büyük seviye düşmesini görüyoruz. Bu gölleri besleyen kaynakların bir kısmı artık akmamaya başladı. Bunun temel nedeni de sulamanın çok yoğun bir şekilde yapılması, yer altı suyunun çok fazlasıyla sondajlarla kullanılmaya başlanmasıdır. Dolayısıyla yer altı su seviyesinin düşmesiyle birlikte bazı kaynaklar kuruma noktasına gelmesi. Bu olunca da gölü besleyen bu kaynaklar artık besleyemez hale geldi ve dolayısıyla yağışın az düşmesiyle birlikte bu sulamada kullanılan suların ve seviye alçalmasıyla kuruyan kaynakların da artık burayı besleyememesiyle göl seviyesinde bu alçalma süreci devam ediyor" dedi.



"Bazı kuşların ve diğer bazı canlıların yaşam alanı ortadan kalkıyor"


Her bir gölün kendi içerisinde bir ekosistemi meydana getirdiğini belirten Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Van Gölü Havzası’yla birlikte büyük bir ekosistem ama bunun içerisinde Arin Gölü mikro düzeyde bir ekosistemi meydana getiriyor. Burada özellikle bazı kuşların hayatları burada devam ediyor. Gölde seviye alçalınca ve küçülünce bazı kuşların ve diğer bazı canlıların yaşam alanı ortadan kalkmış oluyor. Dolayısıyla ekosistemde bir bozulma meydana gelmiş oluyor ve şu anda da hem bu risk hem Van Gölü’nde ve büyük oranda da Arin Gölü’nde devam ediyor."



"Sondajlarla yer altı suları fazlasıyla kullanılıyor"


Bölgede son yıllarda sulu tarım alanları artmaya başladığını ve buna paralel olarak özellikle sondajlarla yer altı sularının fazlasıyla kullanılmaya başlandığına dikkat çeken Elmastaş, "Tatlı su kaynakları sınırlı, çok değerli. Elbette tarımın mutlaka yapılması gerekiyor, sulu tarımın yapılması gerekiyor. Verimin daha fazla arttırılması gerekiyor. Ancak bunu yaparken de suyu çok iktisatlı bir şekilde, bir damlasının dahi israf edilmeden kullanılması gerekiyor. Onun içinde yeni sistemler özellikle damlama sisteminin sulu tarımda kullanılması önem arz etmektedir. Bu şekilde tasarruflu kullanıldığı zaman suların, kaynakların bir kısmı Van Gölü’nü ya da Arin Gölü’nü beslemeye devam edecek ve ekolojik dengenin bozulması sonucu ortaya çıkacak risk daha azalmış olacak" diye konuştu.



Göldüzü köyündeki içme suyu kuyuları da kurudu


Göldüzü Köyü Muhtarı Halis Oruçlu da, göle kıyısı bulunan köylerinde içme suyu olarak kullanılan su kuyularının da kuruduğunu belirterek, "Şimdiye kadar bizim gölümüz, suyumuz noksan olmamıştı. Bu iki seneden beri gölümüz çekiliyor, kurumuştur. Malımız, hayvanımız, köylümüz susuz kalmıştır. Yetkililerimizden ricada bulunuyoruz. Bunun bir çaresine baksınlar" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Bodrum’da film gibi dolandırıcılık Muğla’nın Bodrum ilçesinde bir kadını "evlilik ve iş ortaklığı" vaadiyle, bir başka kişiyi de "kamu arazisinin kendi adına tapulanması için belediyeyi aracı kılma" suretiyle toplam 105 milyon TL dolandırdığı iddia edilen 8 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bodrum’da yaşayan bir kadın; Bodrum’daki 35 milyon TL değerindeki evi ile İzmir’deki 10’ar milyon TL değerindeki iki ayrı evinin, 700 bin TL değerindeki ziynet eşyasının, banka hesaplarında ve kredi kartlarında bulunan yaklaşık 10 milyon TL parasının "evlilik ve iş ortaklığı" vaadiyle elinden alındığı gerekçesiyle Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığına başvurdu. Başlatılan soruşturma kapsamında, bir başka şahsın da Yalıkavak Mahallesi’nde yaklaşık 30 milyon TL değerindeki evi ile banka hesaplarından gönderdiği yaklaşık 10 milyon TL parasının elinden alındığı belirlendi. Böylece iki vatandaşın toplamda 105 milyon 700 bin TL değerinde taşınmaz, nakit para ve ziynet eşyasının hileli yöntemlerle elinden alındığı tespit edildi. Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında jandarma ekiplerince, 12 Mayıs günü Muğla’nın Bodrum ilçesi merkezli olmak üzere Adana ve Şanlıurfa illerinde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Ekipler, suç örgütü lideri olduğu belirlenen H.İ.S. ile biri zaten cezaevinde tutuklu bulunan toplam 14 kişi hakkında gözaltı kararı uyguladı. Bugün adliyeye sevk edilen şüphelilerden suç örgütü lideri H.İ.S. ile R.T., L.S., Ş.Ö., M.G., H.İ. ve K.Ö. tutuklanırken; M.Y., V.O. ve S.B.Ç. hakkında adli kontrol kararı verildi. Hakkında gözaltı kararı çıkartılan B.K.’nin ise başka bir suçtan zaten cezaevinde bulunduğu öğrenildi. Öte yandan şüphelilerin dolandırıcılık yöntemleri pes dedirtti. Dolandırıcılık eyleminde iş bölümü yapan şahıslardan L.S.’nin taşınmaz satışlarında vekalet alıp müştekileri ikna ettiği; Ş.Ö. ve M.G.’nin kendilerini "belediye encümeni" olarak tanıtarak hesaplarına para gönderttiği; R.T.’nin sözde belediye encümeniyle toplantılara katılarak müştekileri ikna ve tehdit ettiği; H.İ.’nin müştekileri ikna etmede ve taşınmazların satışında rol oynadığı, cezaevinde bulunan B.K.’nin ise müştekilere yönelik tehdit eylemlerinde yer aldığı belirlendi.
Bursa Kurtulmuş: "Terörsüz Türkiye hedefinde büyük mesafe alındı" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bursa’daki programlarında küresel sistemde yaşanan güç değişimlerine, ekonomik adaletsizliklere ve "Terörsüz Türkiye" hedefine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin küresel adalet arayışında öncü rol üstlendiğini belirten Kurtulmuş, terörün tamamen sona erdirilmesiyle birlikte Türkiye’nin önünde yeni bir dönemin başlayacağını söyledi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bursa programları kapsamında ilk olarak Bursa Uludağ Üniversitesi’nde düzenlenen "Küresel Adalet Arayışı" konferansına katıldı. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde öğrencilerle bir araya gelen Kurtulmuş, ekonomik ve siyasal alandaki adaletsizliklerin dünyayı büyük bir çıkmaza sürüklediğini belirterek, küresel adalet arayışının insanlığın ortak meselesi olduğunu söyledi. Her dönemde insanlığın ortak arayışlarından birisinin adalet olduğunu ifade eden Kurtulmuş, "İçinden geçtiğimiz dönem fevkalade zor bir süreçtir. Her şeyin altüst olduğu, yıkılıp neredeyse yeniden yapılmaya başladığı bir dönemin içerisinden geçiyoruz. Dolayısıyla bu süreçte insanlık alemi olarak ihtiyacımız olan en önemli meselenin adalet olduğunun farkında olarak, adalet arayışını küresel bir hale getirmek ve buna da öncülük etmek hepimizin ortak vazifesi olmalıdır" dedi. "Ekonomik adaletsizlik insanlık için tehdit" Konuşmasında ekonomik adaletsizliklere dikkat çeken Kurtulmuş, gelir dağılımındaki uçurumun giderek büyüdüğünü söyledi. Dünyanın en zengin yüzde 1’lik kesiminin toplam servetin yüzde 50’sine sahip olduğunu ifade eden Kurtulmuş, "Firavunlar dönemlerinde bile böyle bir eşitsizlik olmadı. Dolayısıyla bu insanlığın kaldırabileceği bir mesele değildir" diye konuştu. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sırasında piyasalarda yaşanan dalgalanmalara değinen Kurtulmuş, savaş ekonomisinin küresel sistemde büyük bir araca dönüştüğünü belirtti. "Böyle bir dünyada BM’nin fonksiyonu yok" Birleşmiş Milletler’in işlevsiz kaldığını ifade eden Kurtulmuş, Gazze’de yaşananların insanlık tarihinin en ağır sınavlarından biri olduğunu belirterek, "Böyle bir dünyada Birleşmiş Milletler’in ne önemi vardır, ne fonksiyonu vardır" dedi. Filistin’e destek veren futbolcu Lamine Yamal hakkında da konuşan Kurtulmuş, "Lamine Yamal’ın arkasındayız. O Filistin halkıyla dayanışmanın onurudur" ifadelerini kullandı. "Küresel gelişmeler çerçevesinde Türkiye’nin geleceği toplantısına katıldı" Kurtulmuş, Bursa programları kapsamında daha sonra Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Sivil Toplum Buluşması"nın ardından Birlik Vakfı Bursa Şubesi’nin Geleneksel Cuma Meclisi’nde gerçekleştirilen "Küresel Gelişmeler Çerçevesinde Türkiye’nin Geleceği" toplantısına katıldı. Toplantıya Bursa Valisi Erol Ayyıldız, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Birlik Vakfı Bursa Şube Başkanı Muhammed Yılmaz ile vakıf üyeleri katıldı. "Dünyada güç dengeleri değişiyor" Burada konuşan Kurtulmuş, dünyada güç dengelerinin hızla değiştiğini belirterek çok kutuplu yeni bir dünya düzenine doğru gidildiğini söyledi. Avrupa ile Atlantik arasındaki gerilimlerin arttığını ifade eden Kurtulmuş, NATO ve Avrupa Birliği’nin yaşanan krizlerde etkisiz kaldığını savundu. Birleşmiş Milletler’in mevcut yapısıyla çözüm üretme kabiliyetini kaybettiğini belirten Kurtulmuş, "Böyle bir dünya sistemi yürümez" dedi. "Türkiye güvenilir bir ortak olarak öne çıkıyor" Türkiye’nin güvenilir bir ortak olarak öne çıktığını ifade eden Kurtulmuş, "Türkiye gücüne itibar edilen ve bu güçten istifade edilmesi gereken önemli bir müttefik olarak görülmeye başlanmıştır" diye konuştu. Türkiye’nin yeni bölgesel ve küresel ittifaklar kurabilecek kapasiteye sahip olduğunu kaydeden Kurtulmuş, siyasi istikrarın Türkiye’nin yükselişinin temel unsurlarından biri olduğunu söyledi. "Terörsüz Türkiye hedefinde büyük mesafe alındı" Konuşmasında "Terörsüz Türkiye" hedefine de değinen Kurtulmuş, Türkiye’nin yaklaşık 50 yılını kaybettiren terör sorununun ülkeye ağır ekonomik ve sosyal maliyetler yüklediğini ifade etti. "Büyük mesafe alınmıştır" diyen Kurtulmuş, terör örgütünün silah bırakmasının kritik eşik olduğunu söyledi. Sürece toplumun geniş kesimlerinin destek verdiğini belirten Kurtulmuş, "Bu işi hep beraber bitireceğiz" ifadelerini kullandı. "Nizam-ı Alem davası devlet geleneğimizde var" Devlet geleneğinde "Nizam-ı Alem" anlayışının bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye’nin yalnızca kendi meseleleriyle değil dünyanın farklı bölgelerindeki mazlum halklarla da ilgilendiğini söyledi. Çeçenistan’dan Filistin’e, Somali’den Doğu Türkistan’a kadar birçok coğrafyada Türkiye’nin vicdani sorumluluk üstlendiğini kaydeden Kurtulmuş, "Terörü ortadan kaldıracağız. Demokrasiyi tam manasıyla tahkim edeceğiz. İnsan hak ve özgürlüklerini en ileri noktada uygulayacağız" dedi. Toplantı daha sonra soru-cevap bölümüyle devam ederken, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş programlarının ardından Bursa’dan ayrıldı.