ÇEVRE - 28 Eylül 2022 Çarşamba 09:10

“Vadideki Şehrin Kadınları” Bitlis’te buluştu

A
A
A
“Vadideki Şehrin Kadınları” Bitlis’te buluştu

Bitlis’te faaliyet gösteren Nene Hatun Girişimci Kadınlar Derneği tarafından “Vadideki Şehrin Kadınları” projesi çerçevesinde 41 ilden kadın sivil toplum kuruluşu (STK) başkan ve üyeleri Bitlis’te bir araya geldi.

Bitlis’te faaliyet gösteren Nene Hatun Girişimci Kadınlar Derneği tarafından “Vadideki Şehrin Kadınları” projesi çerçevesinde 41 ilden kadın sivil toplum kuruluşu (STK) başkan ve üyeleri Bitlis’te bir araya geldi.


İçişleri Bakanlığı, Bitlis Valiliği, Bitlis Belediyesi ve Bitlis İl Özel İdaresi işbirliği ile proje çerçevesinde ülkenin dört bir yanından STK başkan ve üyesi girişimci kadınlara yönelik Bitlis gezisi düzenlendi. 3 gün süren gezi ziyaretinin birinci gününde konuk STK’lar ile ilde faaliyet gösteren kadın STK’ların tanışmaları gerçekleşti. Bölgeler arası farklılıkları ortadan kaldırmak, örnek projeleri duyurmak ve ülke genelindeki sorunları konuşup sosyal sorumluluk anlamında çözüm yolu bulmak amacıyla bir araya gelen kadınlar Bitlis Eren Üniversitesi konferans salonunda ’Geçmişten Bugüne Anadolu Kıyafetlerimiz’ temalı Bursa Olgunlaşma Enstitüsünün koleksiyonunda yer alan Osmanlı ve Selçuklu Kadın kıyafetleri defilesi yaptı. Selçuklu ve Osmanlı’dan günümüze kadar gelen kadın kıyafetlerinin sergilendiği defile ise katılımcılar tarafından büyük beğeni topladı.


Programın akabinde Bitlis’te bulunan tarihi yerler ziyaret edilirken Nemrut Krater Gölü, Ahlat Selçuklu Mezarlığı, Abdurrahman Gazi Türbesi , El Ensari Hazretleri Türbesi ve seyir tepesi gibi doğa harikası yerler ve şehrin tanıtım gezisi yapıldı.


Girişimci kadınların birlik ve kardeşliğinin çağrısını toplanarak tüm ülkeye gösterdiklerini söyleyen Nene Hatun Girişimci Kadınlar Derneği Başkanı Ferah Diba Zeydan, “Vadideki ‘Vadideki Şehrin Kadınları’ adlı bir projemiz vardı. Daha önce buna benzer projeleri Samsun, Rize, Siirt gibi illerimizde yaptık. Bu defa da Bitlis’te yapıyoruz. Yurdumuzun dört bir yanından gelen STK’lı kardeşlerimiz ile birlikte kardeşliğimizi burada pekiştiriyoruz. Bizler bundan 10 yıl önce yolda yürürken arkamıza bakıyorduk. Şimdi arkamıza bakmadan gidebiliyoruz. Rabbime şükürler olsun ki bölgemizde şu an da hiçbir şey yok. Batıdaki arkadaşlarımız, kardeşlerimiz kolaylıkla buraya gelebilir. İnsanımız çok güzel. Havamız ne kadar sert olursa olsun insanımız, kadınlarımız çok merttir. Geçmişten geleceğimize bir defilemiz oldu. İlçelerimizin tarihi yerlerini geziyoruz. Umarım bundan sonra Bitlis daha güzel olacak ve burası daha çok turist akınına uğrayacak. İlimizde şu an da bir yapılaşma var. O yapılaşmayı inşallah seneye kadar bitiririz. Seneye Bitlis Mardin’i geçecek diyorum. Onu yapmak için büyük bir çaba var. İlimizin 7 bin yıllık bir geçmişi var ve bu geçmişimiz bizi daha ileriye götürecek. Geçmişimizi yaşamak ve geleceğimize taşımak istiyoruz. Bitlis Merkezde tarihi yerleri, Ahlat Selçuklu Mezarlığını, obayı, kümbetleri ziyaret ettik” dedi.


Bitlis ilini doyasıya gezdiklerini ve çok beğendiklerini söyleyen Elveren İnsanlar Derneği (ELVİN) Başkanı Yeşim Gürsoy ise “Vadideki Şehrin Kadınları projesi çerçevesinde şu an da Bitlis’teyiz. Türkiye’nin 41 ilinden gelmiş farklı ve kendi dalında başarıları yakalamış sivil toplum kuruluşları ile birlikte Bitlis Nene Hatunlar Derneği’nin misafiri olduk. Projenin amacı, sivil toplum kuruluşlarının kendi içlerinde bölgeler arası farklılıkları ortadan kaldırmak. Onların kendi bölgelerinde yaptıkları örnek projelerin diğer sivil toplum kuruluşları ile paylaşmak ve Türkiye genelinde hep birlikte özellikle ülke sorunları ile alakalı birçok konuda nasıl ortak hareket edilebilir diye bir araya gelmekti. Ben Karadeniz’den geliyorum. Burası gerçekten doğunun çok ayrı bir parçası halinde. Ahlat’ta Selçuklu Mezarlığına, festivallerin yapıldığı ovaya gittik. Van Gölü’nün 3’te ikisinin burada olduğunu öğrendik. Bu ülke çok güzel ve çok büyük kökleri çok derin. Fakat biz bunların ne kadar farkındayız. İşte sivil toplum kuruluşu olmanın en büyük önemi burada başlıyor. Biz köklerimizi ne kadar iyi anlatırsak geçmişi olmayanın geleceği olmaz bilinci ile hareket edersek bunu da bir sosyal sorumluluk olduğunu söyleyebiliriz. Erzurum, Van, Bitlis ve çeşitli illerden gelen insanlar var. Bu bizlere de bir heyecan oluşturdu. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum” dedi.


Sıra gecesinden yöresel yemeklere kadar 3 günü dolu dolu geçiren girişimci kadınlar programın son gününde Tatvan ilçesinde bulunan bir tarladan domates toplayarak geziyi noktaladı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Amasya Üniversitelilerden ‘Melek Filo’ ile nefes kesen tatbikat Amasya’da düzenlenen UMKE tatbikatında paramedik eğitimi alan üniversite öğrencileri, felaketlerde hayatlar kurtaran ‘Melek Filo’ bünyesindeki askeri helikoptere sedyede hasta taşıyıp zamanla yarıştı. 4 ilden ekiplerin yer aldığı tatbikat nefes kesti. Amasya, Samsun, Çorum ve Ordu’dan toplam 240 sağlık personelinin görev aldığı 5. bölge illeri Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) tatbikatına Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’ndan 20 öğrenci de katıldı. 2 yıl boyunca aldıkları eğitimin ardından bir ay sonra mezun olacak öğrenciler, Türk Hava Kuvvetleri’nin hayat kurtaran kanatları ‘Melek Filo’ ile işbirliği yaptı. Kanatların çıkardığı hava akımına karşı Merzifon 5’inci Ana Jet Üs Komutanlığı bünyesinde zorlu şartlarda hayatlar kurtarmak için 7 gün 24 saat görev yapan filoya bağlı askeri helikopter havalanarak senaryo gereği acil çağrı bildirilen alana iniş yaptı. Helikopterin kanatlarının çıkardığı hava akımına karşı hareket eden öğrenciler ve UMKE ekipleri zamanla yarışıp deneyim kazandı. "Helikoptere yaklaşmak bambaşka heyecandı" Amasya İl Sağlık Müdürlüğü’nün koordinatörlüğünde gerçekleşen tatbikatı değerlendiren öğrencilerden İlk ve Acil Yardım (Paramedik) Bölümü 2. sınıf öğrencisi Sıla Naz İstifoğlu, "Helikoptere yaklaşmak bile bizim için bambaşka heyecandı" dedi. "Melek Filo hayatlar kurtarıyor" Batı Karadeniz’de 2021 yılında yaşanan sel felaketi ve 6 Şubat 2023’teki asrın felaketi depremlerde tahliye çalışmalarında aktif görev alan ‘Melek Filo’ ekibiyle aynı tatbikatta yer almanın heyecanını yaşadıklarını değinen Alya Doğan da, "Melek Filo hayatlar kurtarıyor. Tatbikat için çağırsalar koşa koşa giderim" diye konuştu. Hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde görev alacak teknik personellerin yetiştiği okullarından mezun olduktan sonra sağlık ordusuna katılmayı hedeflediklerine değinen Tuğba Akça ise, "Bizde mezun olup atanınca onlarla beraber hayat kurtarmayı, insanların en zor anında yanlarında olmayı çok isteriz" şeklinde konuştu.
Antalya Antalya’da yabancı uyruklu şahıs kedinin üzerine bastı, köpeği tekmeledi Antalya’da yabancı uyruklu bir şahıs mahalledeki esnafın beslediği kediyi ayağıyla ezip ardından bir köpeği tekmeledi. Güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerin sosyal medyada yayılması üzerine şahıs gözaltına alınırken sokak hayvanlarına yapılan eziyet tepki çekti. 10 Mayıs tarihinde Antalya’nın Konyaaltı ilçesi Sarısu Mahallesi 144 Sokak’ta meydana gelen olayda, Rus uyruklu Andria İ. isimli şahıs, sokak üzerinde bulunan bir zincir market şubesinin önüne geldi. İş yerinin güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde şahıs burada yer alan merdivenlerde yatmakta olan kediyi ayağıyla ezdi. Kedinin can havliyle kaçmasının ardından, merdivenlerden inen Andria İ. bu kez merdivenlerin alt kısmında bulunan sokak köpeğini tekmeledi. Kediyi ayağıyla defalarca ezdi İki sokak hayvanı da Andria İ.’nin darbelerinin ardından bölgeden hızla uzaklaştı. Güvenlik kamerasına da yansıyan görüntülerin sosyal medya hesaplarında yayılmasının ardından hayvanseverler, kimliği belirsiz şahsa tepki gösterdi. Kendi hallerinde marketin önünde yatmakta olan kedi ve köpeğe yapılan eziyete tepki gösteren bazı vatandaşlar görüntülerle birlikte polis merkezine giderek şahıs hakkında şikayetçi oldu. Yapılan başvuru üzerine yakalanıp gözaltına alınan Andria İ.’nin emniyet ve savcılık ifadesi sonrası deport edilmek üzere Geri Gönderme Merkezî’ne teslim edildiği bildirildi. "Görüntüleri görünce çok üzüldüm" Şahsın hayvanlara yaptığı eziyeti canice olarak nitelendiren vatandaşlardan Esen Peksoy, "Şahsı tanıyoruz, ancak samimiyetimiz yok. Gelir alışverişini yapan ve gider. 1 yılı aşkın süredir Türkiye’de kalıyor. Buraya savaştan dolayı kaçıp gelmiş. Ama buraya gelip bu hayvanlara zulüm etmesi çok üzücü. Görüntüde hayvanın kafasına basarak, ardından tekme vuruyor. Ondan sonra da aşağıda bir köpeğe tekme vuruyor. Hayvanlar can havli ile kaçıyorlar. Kamerada görünce ben çok üzüldüm. Hayvana zarar veren insana da verir. Böyle insanların cezasını çekmesini tabi ki istiyorum" dedi. "Kediyi olaydan sonra görmedik" Olayın ardından şahsın ayağı ile ezdiği kediyi birkaç gündür görmediklerini belirten Peksoy, "Şu anda kedinin durumunu bilmiyorum. Geçen gün ayağı topallıyordu, mama aldık verdik. Ondan sonra kayboldu gitti. Biz de çalıştığımız için onu takip edemedik. Büyük ihtimale hayvan büyük bir darbe aldığından ölmüş olabilir. Ben olayı kameradan gördüm. Ben çok üzüldüm, o hayvana öyle eziyet etmesi, kafasını ezmesi, vurması, hayvanın bacağını sakatlaması. Sadece bir tek kediye değil, köpeğe de şiddetin her türlüsüne karşıyız. Ama bunlar Allah’ın sessiz kulları doğru değil. Başka bir ülkeden gelip benim ülkemde malıma, canıma, hayvanıma zarar vermesi etik bir durum değil" ifadelerini kullandı.