KÜLTÜR SANAT - 14 Ekim 2022 Cuma 09:46

Asırlık ’Nemrut Develeri’ yok olma tehlikesiyle karşı karşıya

A
A
A
Asırlık ’Nemrut Develeri’ yok olma tehlikesiyle karşı karşıya

Bitlis’in Tatvan ilçesinde bulunan ve yöre halkı tarafından ’Nemrut’un Develeri’ olarak adlandırılan dev kaya blokları yok olma tehlikesi yaşıyor.

Bitlis’in Tatvan ilçesinde bulunan ve yöre halkı tarafından ’Nemrut’un Develeri’ olarak adlandırılan dev kaya blokları yok olma tehlikesi yaşıyor.


Bir rivayete göre Babil hükümdarı olarak bilinen Nemrut’un, yaz aylarında develeri ile Tatvan’a geldiği ve develerinin ise zalim olan hükümdarın ölmesi üzerine Nemrut Krater Dağına çıktıkları esnada taşlaştığı söylenilir. Bölgede oluşan yapıların ‘Nemrut’un Develeri’ olarak adlandırılan dev kaya blokları şimdilerde ise kaybolmaya yüz tutmuş durumda. 2010 yılında birinci derece doğal sit alanı ilan edilen ve belli bir düzen içinde dikili olan lav taşlarının yıllarca ihmal edilerek tahrip edilmesi ile şimdilerde kalan tarihi kalıntılar zamana direniyor. Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Prof. Dr. Mehmet Demirtaş, yıllardır sit alanı ilan edilen Nemrut’un Develeri’nin günümüzde hala korunamadığı ve bundan dolayı her geçen gün yok olmaya yüz tuttuğuna dair açıklamalarda bulundu. Bölgenin sit alanı ilan edildiğini fakat korunamayarak tahrip edildiğine dikkat çeken Demirtaş, korunduğu takdirde turizme çok büyük katkı sağlayacağını söyledi.



“Sit alanı ilan edildikten sonraki dönemde bu taşların bazıları kırılarak yol çalışmalarında kullanıldı”


Uzun yıllardan beri tahribata açık bir alan olarak ön plana çıkan bölgede bulunan taşların birçoğunun kırılarak yol çalışmalarında kullanıldığını dile getiren Demirtaş, “Yapmış olduğumuz çalışmalar neticesinde burası sit alanı ilan edildi. Sit alanı ilan edildiği halde yeterince korunamadı. Hatta sit alanı ilan edildikten sonraki dönemde bu taşların bazıları kırılarak yol çalışmalarında kullanıldı. Yol tahkimatını da genişletme çalışmalarında kullanıldı. Önceki yıllarda mesela 20-30 yıl önce bunların sayısı çok daha fazlaydı. Onlarca tane deveye benzeyen, çeşitli şekilleri olan taş vardı. Şimdi büyük bir bölümü tahrip edilmiş durumda. Yani olmayacak şeyler oluyor bu bölgede” dedi.



“Çok büyük bir değer yok oluyor”


Nemrut’un Develerinin muhafaza edilmesi bir yana kaybolma tehlikesi ile yüz yüze geldiğini söyleyen Demirtaş, yetkililere seslenerek bölgenin ciddi koruma altına alınması çağrısında bulundu. Hiçbir yetkilinin bu bölgenin korunması için üzerine düşeni yapmadığını söyleyen Demirtaş, “Bizlerin yapabileceği şey söylemektir. Söylüyoruz ısrarla. Belki onlarca kez söyledik, belgeseller çektik, haberler yaptık. Yani yerel, ulusal ve uluslararası basında yer aldı. Ama buna rağmen hiç kimse buranın korunması için üzerine düşeni yapmadı. Yani bu çok net bir biçimde ortadadır. Çok büyük bir değer yok oluyor. Bu dikili taşlar herhangi bir memlekette olsa mesela Avrupa gibi bir yerde olsa herhalde burası o memleketin sadece ekonomisine ciddi bir ivme kazandırır. O memleketin turizmini ayakta tutan unsur olur. Şimdi geldiğimiz noktada buradan hiç kimsenin haberi yok. Yani Nemrut’un develeri dediğinizde insanlar normal deve zannedecekler. Yani o kadar bir haberler. Nemrut’un develerinin bulunduğu alan ve diğer tarihi mekanlar korunamıyorsa, sit alanı ilan edildiği halde herhangi bir sonuç alınamıyorsa, tahribatı devam ediyorsa yetkililer görevlerini ihmal ediyorlar demektir. Görevlerini tam olarak yapmıyorlar demektir. Asli görevleri zaten budur. Çünkü biz bir mükellefiyet taşıyoruz. Yani buraları gelecek nesillere aktarmak gibi bir mecburiyetimiz var.


Bunu yapmadığımız zaman o makamları işgal etmemizin de bir anlamı yok. Çünkü yıllardan beridir söylüyoruz. Ama bütün bu söylemelerimize yapmış olduğumuz mücadeleye rağmen eminim bir çaba göstermiyorlardır. Çünkü eğer bir çaba göstermiş olsalar şu an buradaki manzarayı görmemiş olurduk” dedi.



“Taşları hızla yok oluyor”


Taşların bir nevi peri bacalarına benzediğini dile getiren Demirtaş, “Bu dikili taşların bulunduğu alanlar özel alanlardır. Türkiye’nin veya dünyanın neresinde varsa orası çok özel olarak korunur. Ama burada maalesef böyle bir koruma tedbirinin olmadığını biz bir kez daha gözlemledik. Memleketimizi geleceğe taşımak, turizmini canlandırmak, ekonomisini belli bir seviyeye getirmek istiyorsak bunları korumamız lazım. Çünkü bu memleketi koruyabilecek tek alan turizmdir. Yani sanayi daha zor olacağına göre turizm eğer en önemli argüman ise bu memleket için ne lazımsa yapmak gerekiyor. Şu anda içinde bulunduğumuz durum bu noktada yetersizlikler olduğunu gösteriyor. Yani bir kere bu alanı bu yetkili dediğimiz insanların dahi görmediğini ben düşünüyorum. Yani Nemrut’un develeri dediğiniz zaman eminim birçoğu nerededir? Nemrut bir deve midir? ne olduğuna dair bence tereddütle karşılayacaktır. Onun için bir kere burayı önce tanımaları lazım. Sonra tanıtmaları. Ondan sonra sevdirmeye çalışmaları lazım. Çünkü bir insan bir şeyi tanımadıkça sevemez. Sevmedikçe de koruyamaz” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Dicle’de Bilim Fuarı ilgi gördü Diyarbakır’ın Dicle ilçesinde yetenekli öğrencilerin projelerini sergilediği TÜBİTAK 4006–B Bilim Fuarı ilgi gördü. Şehit Bilal Dicle Anadolu İmam Hatip Lisesi Fen ve Sosyal Bilimler Proje Okulu’nda 14-15 Mayıs tarihlerinde ziyaretçileri ağırlayan fuarda 5 tasarım, 5 inceleme olmak üzere toplam 10 proje sergilendi. Fuarda 5 danışman öğretmen ve 12 öğrenci görev aldı. Fuarda, ‘Hayatımızda Algoritma’, atıklardan geri dönüşüm ve eğlenerek yabancı dil öğrenme konularında projeler yer aldı. Programa katılan Kaymakam Mustafa Atış, fuardaki stantları gezerek, incelediği projeler hakkında öğrencilerden bilgi aldı. Şehit Bilal Dicle Anadolu İmam Hatip Lisesi Fen ve Sosyal Bilimler Proje Okulu Müdürü Burhan Akalp, "Okul yönetimi olarak temel gayemiz, araştıran, sorgulayan ve çevresindeki sorunlara bilimsel yöntemlerle çözüm üretebilen bir nesil yetiştirmektir. TÜBİTAK’ın sunduğu bu imkânlar, öğrencilerimizin özgüvenlerini artırmakta ve onları yarının bilim insanları olma yolunda cesaretlendirmektedir. Bu anlamlı organizasyonun mutfağında yer alan, aylar süren hazırlık sürecinde öğrencilerimize rehberlik eden kıymetli öğretmenlerimize, azimle çalışan tüm öğrencilerimize ve desteklerini esirgemeyen velilerimize teşekkürlerimi sunuyorum" dedi. Etkinliğe Dicle Kaymakamı Mustafa Atış, İlçe Milli Eğitim Müdürü Cihan Selçuk, Dicle İlçe Müftü Vekili Abdurrahman Alas, Şehit Bilal Dicle Anadolu İmam Hatip Lisesi Fen ve Sosyal Bilimler Proje Okulu Müdürü Burhan Akalp, proje yürütücüsü Hilal Yüksel, birçok kurum amiri, danışman öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı.
Erzurum ETÜ, bilişim sistemleri ve teknolojileri fuarında Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ), Aydın’ın Kuşadası ilçesinde düzenlenen Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri Fuarı’na katılarak dijital dönüşüm ve bilişim teknolojileri alanındaki güncel gelişmeleri yerinde inceleyip çeşitli temaslarda bulundu. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi ev sahipliğinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı destekleriyle 13-14 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen fuara, ETÜ’yü temsilen Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Fatih Yetim, Bilgi İşlem Daire Başkanı Dr. Naci Bayrak ve Öğrenci İşleri Daire Başkanı Hasan Bostancı katıldı. "Karar Vericilerin Buluşması" temasıyla düzenlenen fuarda; bulut bilişim, açık kaynak yazılım ekosistemi, yerli ve milli bilişim ürünleri ile dijital eğitim platformları gibi farklı alanlarda geliştirilen teknolojik çözümler katılımcılara tanıtıldı. ETÜ heyeti, fuar kapsamında gerçekleştirilen panel ve çalıştaylara katılarak bilişim sektöründeki gelişmeler hakkında bilgi aldı. Fuar süresince gerçekleştirilen ikili iş görüşmelerinde sektör temsilcileriyle bir araya gelen ETÜ heyeti, üniversitenin dijital altyapısının geliştirilmesine yönelik yürütülebilecek çalışmalar üzerine değerlendirmelerde bulundu. Görüşmelerde, özellikle öğrenci işleri otomasyon sistemleri ve bilgi işlem güvenliği alanlarında kullanılabilecek yeni nesil teknolojiler ele alındı. Fuarın ardından değerlendirmelerde bulunan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Fatih Yetim, bilişim teknolojilerinin yükseköğretim kurumlarında eğitim ve yönetim süreçlerinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirterek, bu tür organizasyonların üniversitelerin dijitalleşme süreçlerine katkı sunduğunu ifade etti. Yetim, fuarda tanıtılan yerli ve milli çözümlerin incelenmesinin üniversitenin dijital dönüşüm vizyonu açısından önemli olduğunu kaydederek, öğrenci ve akademik personele daha nitelikli teknolojik imkânlar sunmak amacıyla çalışmalarını sürdürdüklerini dile getirdi.