- 23 Mart 2023 Perşembe 12:03

Müftü Demirel: “Ramazan dayanışma ayıdır”

A
A
A
Müftü Demirel: “Ramazan dayanışma ayıdır”

BİTLİS (İHA) – Bitlis’in Tatvan İlçe Müftüsü Zahit Demirel, bu yıl Ramazan ayının dayanışma ayı olduğunu söyleyerek, “Bizler bir taraftan ibadetimizi yerine getirirken diğer taraftan da umutlarımızın yeniden yeşermesini sağlayacak yardımlaşma ve dayanışmamızı da eksik bırakmamaya özen göstermeliyiz” dedi.

BİTLİS (İHA) – Bitlis’in Tatvan İlçe Müftüsü Zahit Demirel, bu yıl Ramazan ayının dayanışma ayı olduğunu söyleyerek, “Bizler bir taraftan ibadetimizi yerine getirirken diğer taraftan da umutlarımızın yeniden yeşermesini sağlayacak yardımlaşma ve dayanışmamızı da eksik bırakmamaya özen göstermeliyiz” dedi.


Bu yıl Ramazan ayının dayanışma ayı olduğunu belirten İlçe Müftüsü Zahit Demirel, “Sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın vücut bulduğu, manevi olarak arındığımız bir mevsime girdik. Bizi bu mübarek aya kavuşturan Rabbimize sonsuz hamdüsenalar olsun. Rabbim cümlemize bu Ramazan ayının tamamını oruçlu geçirmeyi nasip etsin. Bu mübarek ve bereket ayına girerken şunu mutlaka her Müslüman’ın hatırlaması ve duasını eksik etmemesi gereken bir konu var ki ülkemizin yaşadığı bu asrın felaketi diye tabir ettiğimiz bu deprem felaketini hatırlamamız, özellikle bu depremde hayatını kaybeden bütün vatandaşlarımıza Cenab-ı Mevla’dan rahmet diliyorum, yaralı olanlara Rabbim acil şifalar ihsan eylesin. Bu depremde yakınını kaybeden, evini kaybeden, iş yerini kaybeden bütün vatandaşlarımıza Cenab-ı Mevla’dan sabır diliyorum. Rabbim kendilerini mahcup etmesin inşallah. Yüce Rabbimiz bu mübarek Ramazan ayının hürmetine ülkemize, milletimize ve insanlığa bir daha böyle felaketler yaşatmasın” dedi.


Ramazan ayının kucaklaşma ve yardımlaşma ayı olduğunu belirten Müftü Demirel, “Ramazan ayı her şeyden önce oruç ayıdır, Kur’an-ı Kerim ayıdır, ibadet ayıdır, tövbe ayıdır, dua ayıdır ve insanların kucaklaşma ve yardımlaşmada bulunacağı aydır. Ramazan ayı bir yönüyle ibadet ayıdır. Diğer yönüyle de yardımlaşma ve dayanışma ayıdır. Bizler bir taraftan ibadetimizi yerine getirirken diğer taraftan da umutlarımızın yeniden yeşermesini sağlayacak yardımlaşma ve dayanışmamızı da eksik bırakmamaya özen göstermeliyiz. Hepimize Rabbimiz büyük nimetler lütfetmiş. Biz bu nimetlerden istifade ederken bu nimetlerden mahrum olan, bu nimetlere ihtiyaç duyan Müslüman kardeşlerimizi de ortak etmeyi unutmayalım. İftar sofralarımıza ortak edelim, sadakamızı da, fitremizi de, zekâtımızla da onların yardımına, imdadına koşmayı eksik etmeyelim. Cenab-ı Mevla şimdiden bütün oruçlarımızı dergâhında kabul buyursun” ifadelerini kullandı.


Peygamber Efendimizin “Kim inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek Ramazan namazını (Teravih) kılarsa, onun geçmiş günahları bağışlanır” diye buyurduğunu ifade eden Demirel, “Onun için oruç tutan Müslümanlar kardeşlerimizin bu hadisi şerifin müjdesinden istifade etmek, bu müjdeye nail olmak için Ramazan ayı boyunca teravih namazlarını da kılmaları güzel bir ibadettir. Bununla beraber bir de Ramazan ayına bizim kültürümüze yerleşmiş bir Kur’an-ı Kerim’i mukabele usulüyle okumak var. Bu da Peygamber Efendimizin sünnetidir. Peygamber Efendimiz Kur’an-ı Kerim’i okumuş Hazreti Cebrail dinlemiş. Hazreti Cebrail okumuş, Peygamber dinlemiş ve bu şekilde bu mukabele usulü günümüze kadar gelmiştir. Biz de kendi başımıza Kur’an-ı Kerim’i hatmedebiliriz, hatimler indirebiliriz ama bir de mukabele usulüyle camilerde okunan, bizim Kur’an kurslarımızda da aynı mukabele okunuyor. Bu sünnete de iştirak etmek güzel bir davranış olur. Hem Kur’an-ı Kerim’i düzgün okuyup okumadığımızı test etmiş oluyoruz hem de hafızlarımızın okuduğu Kur’an-ı Kerimlerini biz de test etmiş oluyoruz. Ve bu şekilde bu sünneti icra edeceğiz” diye konuştu.


Ramazan ayının son gününe kadar fitre sadakasının verilmesi gerektiğini söyleyen Müftü Demirel, “Ramazan ayına has olan bir diğer ibadetlerden biri de Ramazan ayının sonunda vermemiz gereken fitre sadakasıdır. Bu sene Diyanet İşleri Başkanlığımızın açıkladığı fitre miktarı 70 Türk Lirası olarak belirlenmiştir. Unutmayalım ki Ramazan ayı bir yönüyle de bereket ayıdır. Yani bu ayda Cenab-ı Mevla’nın bereketi evlerimize, sokaklarımıza, iş yerlerimize, soframıza iner. Onun için biz bu Ramazan ayının bereketinden istifade etmemiz için de paylaşmayı kendimize görev bileceğiz. Biz paylaştıkça evimiz bereketlenir. Biz soframızı paylaştıkça soframız bereketlenir. Ben tekrardan bütün Müslümanların Ramazan ayını tebrik ediyorum. Cenab-ı Mevla’dan bizlere bu ayın tamamını oruçlu geçirmeyi nasip etmesini diliyorum” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da söndürülemeyen ağaç bir daireyi kullanılamaz hale getirdi Ankara’nın Keçiören ilçesinde akşam saatlerinde bir ağaçta çıkan yangın söndürülemeyince, gece saatlerinde tekrar yanarak bir daireye kullanılamaz hale getirdi. Olay, Keçiören ilçesi Adnan Menderes Mahallesi 1055’inci Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, saat 16.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı bir binanın bahçesinde bulunan ağaçta yangın çıktı. Yangını gören apartman sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kontrolünün ardından bir tehlike olmadığı söylendi. Akşam saat 20.00 sularında ağacın tekrar alev alması üzerine bina sakinleri tekrar durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi ile yangın söndürüldü. Gece saat 00.50 sularında ağaç tekrar alev aldı. Alev alan ağaçtan yangın binada bulunan bir daireye sıçradı. Yangını fark eden bina sakinleri tekrar durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın söndürüldü. Olayda kimse yaralanmazken, bir daire kullanılamaz hale geldi. Yangına ilişkin olay anını aktaran bina sakini Abdullah Çağatay, şunları söyledi: "Bire on kala koku duyduk. Hanım koku geliyor dedi ağaçtan. Pencereden baktığımda ağaç yanmaya başlamıştı. Direkt üst kattaki komşumun camının önü yanmaya başladı ağaçtan, sonra cam patladı, alevler evin içine girdi. Hemen komşumu aradım, onları uyandırdım beş kişilik bir aile vardı. 112’yi aradık. İtfaiye geldi, polis, ambulans geldi müdahale ettiler. Ama bu olay Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinin ihmaliyle gerçekleşti. Saat dörtte bu ağaç yanmaya başladı için, için, köz şeklinde. Bir komşumuz aradı gelmediler. Saat beşte ben aradım. İkinci aramamızda itfaiye geldi. İtfaiye geldiğinde köz sönmüştü ama inceden duman çıkıyordu tekrar. İtfaiye ateş görmediğim için su tutmuyorum dedi gelen itfaiye ekibi. Ben de buna istinaden bak vebali size olur. Aracınızın plakasının resmini çekiyorum, bir şey olursa sorumluluk sizde dedim. Bu ağaca su tutun dedik. Ağaca su tutmadılar. Akabinde saat yedi civarında tekrar ağaçtan ateş çıkmaya başladı dumanla birlikte. Tekrar aradım. İtfaiye gelmedi bu sefer. Saat sekizde ağaç bir daha tutuşmaya başlayınca, inceden, alt kattaki komşunun torunu aradı. Bu sefer aynı ekip bir daha geldi. Saat sekizde geldiler. Yine su tutmayacaklardı arkadaş bu sefer sizi videoya çekiyorum. Yine burada bir yangın çıkarsa sorumluluk sizdedir konuşunca, ağır konuşunca bu sefer de yalandan bir alttan su tuttular. Hiçbir şey yapmadan tekrar gittiler. Geride saat sekizdeki olaydan sonra da bire on kala yangın gerçekleşti. Yani bu olay göz göre göre geldi." "İhmalkarlık var burada" İtfaiyeden şikayetçi olacaklarını belirten Çağatay, "Yani gündüz dörtte-beşte iki kere arayınca itfaiye geldi. Yedide, sekizde yine iki kere arayınca itfaiye geldi. Yani bununla ilgili bu itfaiyenin neye istinaden iki kere aramak gerekiyor? Yani tek aramada gelmiyorlar veya gelen ekipler neden müdahale etmiyor? Yani illa bir ağaç için için köz köz yanıyor diyoruz. Alev görmem lazım su sıkmam için diyor. Yani böyle bir şey olmaz yani. İhmalkarlık var burada. İtfaiyeden hem şikayetçi olacağız, adli mercilere. Sonuna kadar bu şeyin arkasındayız biz" dedi. Yangında evi kullanılamaz hale gelen İlhami Aydın ise, "Bugün saat beş gibi bir yangın oldu. Ağaç yandı bizim binanın önündeki. İtfaiye iki kere aranıyor, ikincisinde geliyor. İkincisinde geldiğinde de işte geliyor işte fazla bir şey yok. Bizim komşu söylüyor bunu. Yani suyu sıktıramıyor. Suyu sıkmadan gidiyorlar. Yani bir yangın oluyor, yangın söner. Söndükten sonra da bir soğutma işlemi olur bu işin. Sen bu soğutma işlemini yapmadan gidiyorsun. Akşam ben işten geldim işte yedi sekiz arasıydı. Yedi sekiz arasında da kendim gördüm. Kendimiz söndürdük. İtfaiye geldi. İkinci geldiğinde yine iki kere aradık. İkinci geldiğinde bu yalandan böyle bir alttan su tuttu gitti. Gecede saat biz işte on bir buçuk gibi falan on bir, on bir buçuk gibi yattık. Saat on iki buçuk bire doğru alt komşunun aramasıyla uyandık. Uyanmasak zaten hani aramasa zaten biz de şu an yoktuk yani hayatta yoktuk. Aldım çocukları çıkarttım" diye konuştu. Mağdur olduğunu ve bunun çözülmesini istediğini belirten Aydın, "Benim iki tane özel çocuğum var. Onun telaşıyla onları çıkarttık. Su tuttuk falan. Ev komple kullanılmaz hale geldi. Yani bu itfaiyenin ihmali yüzünden ev şimdi kullanılmaz halde. Dışarıdayız. İki tane benim özel çocuğum var. Üç tane çocuğum var. İkisi özel. Yani bu durum ne olacak? Bu masraflar nasıl olacak? Bunların karşılanmasını itfaiyenin, Büyükşehir’in bu sorumlu olan kişilerin komple burada ne şey varsa ben şikayetçiyim. Sorumlulukları varsa gelsinler, çözsünler. Benim bu mağduriyetimi gidersinler. Şu an ortada kaldık yani. Çocuklar da mağdur. İlaçları var, şeyleri var. Şimdi ben başka yerde kalacağım. O düzenler nasıl olacak? Yani bir insanın su sıkmamasından yaşadığımız durum bu. Gerekli mercilerin gerekli şeylerini yapmasını istiyorum. Şikayetçiyim ve sonuna kadar da gideceğim bunun zaten" şeklinde konuştu. Olaya ilişkin polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.