GÜNDEM - 22 Nisan 2025 Salı 14:05

Ahlat’ta ‘Su Sporları Merkezi’nin temeli atıldı

A
A
A
Ahlat’ta ‘Su Sporları Merkezi’nin temeli atıldı

Bitlis’in Ahlat Belediyesi tarafından hayata geçirilen proje kapsamında ‘Su Sporları Merkezi’nin temeli atıldı.


Ahlat Özel İdare Şantiyesi Bakımevi önünde yapımına başlanılan merkezin temel atma töreni, İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Daha sonra bir konuşma yapan Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, tesisin Ahlat’a ve Bitlis’e hayırlı olmasını dileyerek, "Van Gölü olarak adlandırdığımız gölümüz tarihte Bahri Ahlat olarak geçiyor ve bu güzel gölün yaklaşık 430 kilometrelik kıyı şeridinin 230 kilometresi hatta 240 kilometresi Bitlis il sınırlarında bulunmaktadır. Kubbet-ül İslam şehrimiz Ahlat adeta bir çeşm-i cihan olarak göl kenarında, Süphan Dağı eteklerinde, çok güzel bir coğrafyada kadim medeniyetimizin ilk ev sahipliğini yapmış şehir olarak en güzel şekilde burada duruyor. Tabi şehirlere ve insanlara hizmet etmek gerekiyor. Bu çerçevede çok değerli belediye başkanımız bize bu güzel projeyle geldiğinde çok ciddi heyecan duyduk. Projenin hayata geçmesi için Gençlik ve Spor Bakanlığımızla çok ciddi çalışmalar yapıldı. Başkanımıza, vekilimize ve il başkanımıza da teşekkür ediyorum. Bu projenin kabul edilmesi, burada bu projenin aplike edilmesi noktasında il özel idaremizin de çok emeği geçti. İl Genel Meclisi Başkanımız ve üyelerine teşekkür ediyorum. Tabi biz gençlerimizin sadece derslerinde başarılı olmasıyla yetinemeyiz. Gençlerimizin sporda da başarılı olması, onların özgüvenli bir şekilde yetişmesini çok fazla önemsiyoruz. İşte böyle bir sahil kentinde, Kubbet-ül İslam şehri Ahlat’ta, Bahri Ahlat’ta, Ahlat denizinin kenarında gençlerimizin, tabi ki bütün vatandaşlarımızın spor, ama başta su sporları olmak üzere bu sporlarla birlikte yetişmesi milletimizin, vatandaşımızın, gençlerimizin denizciliğe özendirilmesi anlamında çok kıymetli. Ben bu güzel tesisin kısa bir süre içinde tamamlanmasını temenni ediyorum. Bölgenin en güzel ilçelerinden başında gelen Ahlat’ımıza ayrı bir değer katacağına yürekten inanıyorum. Bütün vatandaşlarımızın şimdiden burayı en güzel şekilde değerlendireceğini ifade ediyorum. Emeği geçenlerin her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ahlat’a, Bitlis’e hayırlı uğurlu olsun" dedi.


Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez ise açılışa katılan herkese teşekkür ederek, 3 etaptan oluşan projelerinin temel atma töreninde bir arada olmaktan duyduğu sevinci dile getirdi. Başkan Gülmez, projenin detayları da ilgili bilgiler paylaşarak, "Birlikteliğimizin memleketimiz ve ülkemiz için hayırlar getirmesini niyaz ediyorum. Milletimize karşı görevlerimizi hakkıyla yerine getirmenin çabası içerisinde olduk. İşte bu vesileyle büyük bir aşkla giriştiğimiz ve Ahlat’ı bir cazibe merkezi haline getirecek projelerden biri olan su sporları merkezinin temel atma töreni için bir aradayız. Yaklaşık 20 bin metrekare alan üzerine inşa edeceğimiz projemizde 3 katlı 988 metrekare inşaat alanına sahip binamızda kayıkhane, revir, bay bayan mescit, duş ve giyinme kabinleri, kafeterya ve teras ile halkımızın hizmetinde olacağız" dedi.


Yapılan konuşmaların ardından kurban kesilerek ilk harç Vali Karakaya ve protokol tarafından kürekle atıldı. Bir süre alanda gezi ve incelemelerde bulunan Vali Karakaya, toplu hatıra fotoğrafıyla birlikte alandan ayrıldı. Temel atma törenine Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, il ve ilçe protokolü, siyasi parti temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.



Ahlat’ta ‘Su Sporları Merkezi’nin temeli atıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi tamamlandı, Türk bilim insanları yurda döndü Cumhurbaşkanlığı himayelerinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda gerçekleştirilen 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’ne katılan ekip, 37 gün sonra yurda döndü. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’nin başarıyla tamamlandığını bildirdi. Bakan Kacır, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’nin başarıyla tamamlandığını kaydederek, "Bilim insanlarımız, Antarktika’nın zorlu koşullarında bir aydan fazla sürede 15 araştırma projesini hayata geçirdi. Sayın Cumhurbaşkanımızın himayelerinde TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitümüzün koordinasyonunda yürüttüğümüz kutup araştırma seferlerimizle ülkemizin bilimsel kapasitesini artırmaya, insanlığın karşı karşıya olduğu küresel sorunlara çözüm önerileri sunmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Kacır, "Hedefimiz Antarktika’da kalıcı Türk Bilim Araştırma Üssü kurmak ve Antarktika Anlaşmalar Sistemi içerisinde ’danışman ülke’ statüsü elde etmek" dedi. "Antarktika’da yaptığımız çalışmalar dünya bilimine katkı sunuyor" Antarktika Bilim Seferi Koordinatörü Prof. Dr. Burcu Özsoy ise, bu yıl 10’uncu seferin sona erdiğini belirterek, bugüne kadar 200’ün üzerinde Türk araştırmacının kutuplara gittiğini ve önemli çalışmalar yaptığını söyledi. Bu yıl 17 araştırmacının birbirinden farklı 15 proje yürüttüğünü dile getiren Özsoy, Antarktika’ya giderken ve oradan dönerken karşı karşıya kaldıkları zorluklardan bahsetti. Türk bilim insanlarının hangi alanlarda çalışmalar yaptığına ilişkin bilgi veren Özsoy, orada yapılan araştırmaların örneklerinin ve kurulu istasyonlardan alınan verilerin Türkiye’ye getirildiğini, çıkacak sonuçları heyecanla beklediklerini anlattı. 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Lideri Prof. Dr. Ersan Başar da, sefer kapsamında bilimsel projelerini tamamladıklarını belirterek, "15 farklı konuda bilimsel proje yürütüldü. Yer bilimleri, deniz bilimleri, buzul bilimi ve atmosfer bilimleri alanlarında araştırmalar yapıldı. Bu örnekler Türkiye’de laboratuvarlarda incelenecek ve uluslararası makaleler olarak yayımlanacak. Özellikle Antarktika’da yaptığımız çalışmalar dünya bilimine katkı sunuyor" dedi. 15 ayrı araştırma projesi yürütüldü Bilim ekibi, 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi kapsamında bu yıl 15 araştırma projesi yürüttü. Küresel iklimden yer bilimlerine, yakın uzay çalışmalarından biyolojik çeşitliliğe kadar pek çok sorunun yanıtını arayan Türk bilim insanları, iklim değişikliği, buzul ve atmosfer dinamikleri, jeodinamik hareketlilik, deniz tabanı haritalama, oşinografik özellikler, yakın uzay ve kozmik radyasyon ölçümleri gibi fiziksel ve jeofizik süreçlere odaklanan çalışmalar yaptı. Ayrıca göl ve deniz ekosistemleri, mikrobiyal ve fitoplankton biyoçeşitliliği, kirleticilerin dağılımı, paleoklimatoloji, ekstrem koşullarda tıbbi planlama ile biyoteknoloji ve yeni antiviral ilaç adaylarının geliştirilmesine yönelik araştırmalar gerçekleştirildi.
Nevşehir Başkan Arı, hafızlık öğrencilerini makamında ağırladı Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, sokakta karşılaştığı hafızlık öğrencileriyle yaşadığı samimi diyalog sonrası gençleri ‘duman ettiniz beni’ diyerek makamında ağırladı. Edinilen bilgilere göre, Başkan Arı sokakta sohbet ettiği bir grup öğrenciye eğitim durumlarını sordu. Öğrencilerin hafızlık eğitimi aldığını öğrenen Arı, Kur’an-ı Kerim’den bir ayet okuyarak öğrencilerden devamını getirmelerini istedi. Ayetleri başarıyla okuyan öğrencilere bu kez okudukları bölümün hangi cüz olduğunu soran Arı, öğrencilerin verdiği cevabın yanlış olduğunu belirterek ayetin 4. cüzün 3. sayfasında yer aldığını ifade etti. Bu görüntüleri de Başkan Arı sosyal medya hesaplarında paylaştı. Bu paylaşımdan sonra gerçek de ortaya çıktı. Hafızlık öğrencilerinin söyledikleri doğru çıktı. Yaşanan keyifli diyalog sonrası hafızlık öğrencilerini makamına davet eden Başkan Arı, gençlerle bir süre daha sohbet etti. Samimi anların yaşandığı buluşmada Arı’nın, "Duman ettiniz beni" sözleri gülüşmelere neden oldu. Acıgöl ilçesine bağlı Karapınar Kasabası Kur’an Kursu’nda hafızlık eğitimi gören öğrencileri Nevşehir Belediyesi’nde kabul eden Arı, gençlerle yakından ilgilenerek eğitim süreçleri hakkında bilgi aldı. "Hafızlık büyük emek istiyor" diyen Arı, hafızlık eğitiminin sabır, disiplin ve kararlılık gerektirdiğini vurguladı. İmam Hatip kökenli olduğunu da hatırlatan Arı, Kur’an-ı Kerim’i ezberleme yolunda gösterilen çabanın büyük bir değer taşıdığını ifade etti. Genç hafızları tebrik eden Başkan Arı, başarılarının devamını dileyerek her zaman yanlarında olduklarını belirtti. Ziyaret, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.
İstanbul Nihat Hatipoğlu, Ramazan sohbetiyle Gaziosmanpaşa’da gönülleri buluşturdu Gaziosmanpaşa’da Ramazan ayının manevi atmosferi anlamlı bir buluşmaya sahne oldu. Gaziosmanpaşa Belediyesi’nin düzenlediği etkinlikler kapsamında ilahiyatçı Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu, Ramazan sohbeti programında vatandaşlarla bir araya geldi. Gaziosmanpaşa Meydanı’ndaki sohbet programına ilçe sakinleri yoğun katılım gösterdi. Yediden yetmişe çok sayıda vatandaş aynı manevi iklimde buluşarak Ramazan’ın birlik, paylaşma ve kardeşlik ruhunu beraber yaşadı. "Ramazan bütün ibadetlerin bir arada idrak edildiği müstesna bir aydır" Sohbet programında Gaziosmanpaşalılarla buluşan Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu, Ramazan ayının manevi değerine vurgu yaptı. Hatipoğlu, "On bir ayın sultanı Ramazan-ı Şerif, bütün ibadetlerin bir arada idrak edildiği müstesna bir zaman dilimidir. Üç yıl aradan sonra sizlerle tekrar bir araya gelmek çok güzel. Ramazan ayının ortasındayız, sayılı günler hızlı geçiyor. Mevla’m, bugüne kadar yaptığımız ibadetlerimizi kabul etsin, inşallah bizleri Leyle-i Kadir’e ulaştırsın. Bu güzel sohbet akşamında bizleri bir araya getiren kıymetli Belediye Başkan Vekilimiz Eray Karadeniz’e ve burada olan herkese teşekkür ediyorum" dedi. "Her günümüzü sizinle paylaşmak, her adımımızda sizlere hizmet etmek istiyoruz" Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Vekili Eray Karadeniz de, Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhuna dikkat çekerek "Bu mübarek ayı komşularımızla birlikte paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Buradan her biriniz çok güzel görünüyorsunuz. Sizlerin yüzlerindeki mutluluğu görmek, bizim için en güzel hediye. Sadece Ramazan ayını değil; her günü sizlerle paylaşmak ve her yaptığımız işte size hizmet etmek istiyoruz. En büyük gücümüzü ise inancımızdan ve sizlerin dualarından alıyoruz. Bu güzel zaman diliminde dualarınızı bizden esirgemeyin. Bugün burada olduğunuz için her birinize çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Program sonunda vatandaşlar, Ramazan ayının manevi atmosferinde gerçekleşen sohbetten duydukları memnuniyeti dile getirirken, Gaziosmanpaşa Meydanı’nda kurulan Ramazan etkinlik alanı, birlik ve beraberlik duygularının pekiştiği anlamlı anlara sahne oldu. Ramazan ayı boyunca devam edecek etkinliklerle Gaziosmanpaşa’da paylaşma, birlik ve kardeşlik ruhu yaşatılmaya devam edecek.
İstanbul Gaziosmanpaşa’da duyma ve konuşma engeli bulunan kişinin telefonunu gasp eden ve benzin dökerek yakan sanık hakim karşısında İstanbul Gaziosmanpaşa’da duyma ve konuşma engeli bulunan kişinin telefonunu gasp eden ve telefonunu isteyen mağduru benzin dökerek, vücudunda 3’üncü derece yanıkların oluşmasına neden olan sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. Tutukluluk halinin devamına karar verilen mahkeme, eksikliklerin giderilmesi için ertelendi. Olaya ilişkin konuşan mağdurun babası Mehmet Nuri Sanduvaç, "Oğlumu bir metro çıkışında kör bir noktasına çekip, profesyonel bir şekilde, benzin döküp, canice yakıyor ve oradan kaçıp gidiyor. Mahalleden bir arkadaşım onu görüyor, o haliyle söndürmeye yardımcı oluyor" dedi. Gaziosmanpaşa’da, 5 Haziran 2025 tarihinde Mert Açıkça (19) isimli şahıs, duyma ve konuşma engeli bulunan Ahmet Sanduvaç’ın (38), telefonunun gasp etti. Olay sonrası Sanduvaç, babasına durumu anlattı. Olayı öğrenen baba Mehmet Nuri Sanduvaç ise polise giderek şikayetçi oldu. Baba Sanduvaç, şikayetinden sonra Açıkça’nın babasına ulaşarak yüz yüze görüşmek istedi. Her iki tarafında babaları, yüz yüze görüştükten sonra sanık Açıkça’nın babası, oğluna ulaşacağını söyledi. 1 gün sonra karakolun önünde bu sefer sanık Mert Açıkça ve taraflar bir araya geldi. Tarafların konuşması sırasında, sanık olayı inkar etti. Benzini mağdurun üzerine döktü Gaziosmanpaşa’da bulunan Kazım Karabekir Metro istasyonunda, 9 Haziran 2025 günü akşam 19.00 sıralarında, Mert Açıkça ile Ahmet Sanduvaç tekrar karşılaştı. Sanduvaç, şahsı gördüğü sırada telefonunu istedi. Bunun üzerine sanık Açıkça, mağduru metruk bir binaya götürdü. Şahıs önce, motosikletinden çektiği öğrenilen benzini mağdurun üzerine döktü ardından ise ateşle Sanduvaç’ı yaktı. Alevler içinde kalan genç yerde çırpındı. Ateşin sönmesinin ardından ise olay yerinden kaçarak evine gidip, durumu ailesine bildirdi. Durumu öğrenen aile, çocuğunu hastaneye götürdü ve Sanduvaç tedavi altına alındı. Olay sonrası karakola giden aile sanıktan şikayetçi oldu. Şahıs, olaydan yaklaşık 1 ay sonra tutuklanarak cezaevine gönderildi. ATK raporu ortaya çıktı Yaşanan olay sonrası Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından hazırlanan rapora ulaşıldı. Raporda, Ahmet Sanduvaç’ın gaspa ve darba uğradığı, Sanduvaç’ın ön gövde, boyun ve çene altında 2’inci ve 3’üncü derece yanık olduğu ve bu yanıkların hayatı tehlikeye sokacak durumda olduğu aktarıldı. Yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek durumda olduğunun belirtildiği raporda, Sanduvaç’ın vücudunda meydana gelen yaralanma sonucunda organlarının zarar görüp görmediğine ilişkin de kurul raporu alınması gerektiği vurgulandı. Dosya asliye cezadan, ağır ceza mahkemesine gönderildi Şikayet üzerine Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca konuya ilişkin soruşturma başlatıldı. Delillerin toplanmasının ardından yürütülen soruşturma tamamlandı ve iddianame hazırlandı. İddianame ilk olarak Gaziosmanpaşa Asliye Ceza Mahkemesine gönderildi ve kabul edildi. Burada görülen ilk duruşmada mahkeme, sanığın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti göz önünde bulundurularak işlenen suçun ‘öldürmeye teşebbüs’ olduğunu, bu nedenle dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesine karar verdi. Sanığın yargılanmasına ağır ceza mahkemesinde başlandı Gaziosmanpaşa 6. Ağır Ceza Mahkemesinde devam eden yargılamada, tutuklu sanık Mert Açıkça, mağdur Ahmet Sanduvaç, müşteki Mehmet Nuri Sanduvaç ile tarafların avukatları hazır bulundu. Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık, "Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Mağduru öldürme kastı ile hareket etmedim. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Beyanda bulunan mağdur ve müştekiler, şikayetlerinin devam ettiğini ve sanığın cezalandırılmasını talep etti. Alınan savunma ve beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamını hükmederek, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. "Oğlumu bir metro çıkışında kör bir noktasına çekip, profesyonel bir şekilde, benzin döküp, canice yakıyor ve oradan kaçıp gidiyor" Duruşma sonrası açıklama yapan baba Mehmet Nuri Sanduvaç, "Mahallenin bir genci tarafından telefonu gasp ediliyor ve bu gaspın sonucunda biz karakola başvurumuzu yaptık. Bu ilerleyen süre içerisinde bayramdan 4-5 gün sonra da, çocuğu feci ve öldürmeye teşebbüsten yaktılar. Adalet bekliyoruz, kendisi ağır bir yara aldı. 2 hafta boyunca hastanenin yoğun bakım ünitesinde kaldı. Ağır ilaçlar aldı. Depresyonlar geçirdi. Bunu canice yapan kişinin bir bedeli olması lazım. Telefon olayından 4-5 gün sonra gerçekleşti. Bu süre zarfında telefonunu sürekli istiyor. 1-2 defa da zaten görüşmüşler. Oğlumu bir metro çıkışında kör bir noktasına çekip, profesyonel bir şekilde, benzin döküp, canice yakıyor ve oradan kaçıp gidiyor. Mahalleden bir arkadaşım onu görüyor, o haliyle söndürmeye yardımcı oluyor. Çocuk daha sonra geçmiş olsuna geldi ve bana, ‘ben olmasaydım, bu çocuk hayatta olmazdı’ diyor. Kendisine de çok teşekkür ediyoruz, yakın zamanda bir ifadesi olacak" şeklinde konuştu. İddianameden: Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Ahmet Sanduvaç ‘mağdur’, Mehmet Nuri Sanduvaç ‘müşteki’, Mert Açıkça ise ‘sanık’ sıfatıyla yer aldı. İddianamede, müştekinin olay nedeniyle şikayetçi olduğu, şüphelinin savunmasında yüklenen suçu inkar ettiği, şüphelinin, mağduru canavarca hisle ve silahtan sayılan benzin ve ateşle yakarak hayatını tehlikeye soktuğu, mağdurun yüzünün sürekli değişikliğe, duyularının ve organlarının işlevini sürekli yitirilmesine neden olacak şekilde yaralandığı vurgulandı. İddianamede, sanığın üzerine atılı ağırlaşmış suçu işlediği, şüphelinin eyleminin müşteki ve tanık anlatımları, tedavi evrakı, hekim raporları, kolluk tutanakları ve dosya kapsamından sabit olduğu, üzerine atılı suçtan hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunduğu aktarıldı. Öte yandan iddianamede, Adli muayene raporunda, mağdurun yaralanmasının organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi hususunda kişinin on sekiz ay sonra muayene edildiği de aktarıldı. 12 yıla kadar hapis cezası talebi Hazırlanan iddianamede, sanık Mert Açıkça hakkında ‘canavarca hisle silahla kasten yaralama’ ve ‘yaşamı tehlikeye sokacak şekilde ağır yaralama’ suçlarından 6 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.
Bolu ‘Bolu’nun Babası’ İzzet Baysal vefatının 26’ncı yılında dualarla anıldı Bolu’ya eğitim ve sağlık alanında 148 eser kazandıran iş adamı İzzet Baysal, vefatının 26. yılında mezarı başında dualarla anıldı. Bolu’ya eğitim ve sağlık alanında kazandırdığı çok sayıda tesisle halkın gönlünde taht kuran ve 93 yaşındayken hayatını kaybeden hayırsever iş adamı İzzet Baysal, vefatının 26. yıl dönümünde Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) Gölköy yerleşkesinde anıldı. İzzet Baysal vakfının kurucularından yeğeni Ahmet Baysal ve çok sayıda vatandaşın katıldığı anma töreninde zaman zaman duygusal anlar yaşandı. "Hayatını eğitime, insana ve toplumsal gelişime adamış örnek bir hayırseverdir" BAİBÜ Rektörü ve ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk Yiğit, "Topluma hizmeti bir millet meselesi olarak gören, insan yetiştirmeyi en büyük yatırım gören büyük bir değerimizi anmak için buradayız. Hayatını eğitime, insana ve toplumsal gelişime adamış örnek bir hayırseverdir. Onun anlayışında gerçek zenginlik yapılan binalar değil, o binalarda yetişen gençler ve o binalarda insanlığa sunulan hizmetlerdir" dedi. İzzet Baysal’a ithafen okunan Hatm-i Şeriflerin duası yapıldı. Anma töreni Baysal’ın kabrine çiçek bırakılmasıyla sona erdi. İzzet Baysal kimdir Bolu’da 1907’de dünyaya gelen İzzet Baysal, 1949’da fabrika kurarak sanayiciliğe başladı. Türkiye’de döküm sanayisinin gelişmesinde öncü rolü oynayan Baysal, kentte İzzet Baysal Vakfını kurdu. Kurduğu vakıfla Bolu’ya adeta umut olan Baysal, kente eğitim ve sağlık alanında 148 tesis kazandırdı. Hayattayken kentin en işlek caddesine heykeli dikilen ve "Bolu’nun Babası" olarak tanınan Baysal, hayattayken Devlet Üstün Hizmet Madalyası ile de ödüllendirildi. Baysal, 5 Mart 2000 tarihinde 93 yaşındayken vefat etti.