GÜNDEM - 07 Ağustos 2024 Çarşamba 07:42

Ankara-Tatvan Turistik Treni ikinci seferine çıktı

A
A
A

Bölge turizminin gelişmesi ve vatandaşların kültürel ve tarihi değerleri yakından görmelerine imkan sağlayan Ankara-Tatvan Turistik Treni ikinci seferine çıktı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Bitlis Valisi Erol Karaömeroğlu, Turistik Tatvan Treni'nin ikinci kez Ankara'dan uğurladı.
Tatvan'a bin 262 kilometrelik bir güzergah için yola çıkan Ankara-Tatvan Treni'nin yarın akşam saatlerinde Bitlis'in Tatvan ilçesindeki garda olması bekleniyor.
Yenilenen sefer programı ile birlikte trenin güzergahında önemli duraklar yer alırken, Elazığ ve Sivas mola noktaları olarak belirlendi. Bu turistik seferin toplam uzunluğu bin 262 kilometreyi buluyor ve yolculuk süresi 28 saat olarak planlandı. Kapasitesi ise toplamda 160 yolcu olacak şekilde düzenlendi.

Ağırlıklı olarak İstanbul Üniversitesi öğrencilerinin olduğu turistik trende öğrenciler, Bitlis, Tatvan, Ahlat ve Adilcevaz'da tarihi ve kültürel gezi yapmak imkanı bulacak.
Öğrencilerden Selim Samet Uyanık, ilk tren yolculuğunu yaptığını belirterek, “Okul böyle bir etkinlik yaptığını söyleyince bizler de bu yolculukta olmak istedik. Trenle gezme biraz değişik gelmişti. İlk trene binişim. O yüzden biraz heyecanlıyım” dedi.
Eren Arabacı adlı öğrenci ise kendisinin de ilk tren yolculuğu olduğunu ifade ederek, “Bu kadar uzun olacağını bilmiyordum. Tatvan'a da daha önce gitmedim, çok merak ediyorum. Yolu izleyerek uyuması keyfi verdi. Bakalım gelecek 24 saatte başka ne gibi tecrübelerim olacak" diye konuştu.

Emre Can Tok, bu tren gezisi için emeği geçenlere teşekkür ederek şunları söyledi:
"Bizim içinde çok farklı bir tecrübe oldu. Şu an yolculuğun 4'üncü saatindeyiz. Daha önümüzdeki 25 saat boyunca buradayız” dedi.

Muhammed Bera Balkan, "Özellikle Bakanlığımıza, Rektörlüğümüze ve Bitlis Valiliğine teşekkür etmek isterim. İnanılmaz güzel bir manzarada, huzurlu bir şekilde kitap okuma fırsatı buldum. Aslında bu benim bu trende ilk yolculuğum değil. Yaklaşık 18 sene önce babamın askerlik yaptığı Tatvan'dan Ankara'ya giderken de bu treni kullanmıştım. Tabii o zamanlar pek farkında değildim etrafımın, doğanın ve çevrenin. O yüzden 18 sene sonra bu yolculuğu tekrar yapıyor olmak benim için ayrı bir tecrübe olacak” diye konuştu.

Recep Ali Altunbaş ise İstanbul'da okuyan bir öğrenci olarak Bitlis'in çok uzak bir yer olduğunu ifade ederek, “Özellikle Doğu Anadolu Bölgesi bizim için çok ulaşılmaz bir yer olarak görünüyor. Şu an bir trendeyiz, 28 saat boyunca gideceğiz ve tüm Doğu Anadolu'yu göreceğiz ve en son Bitlis'e ulaşacağız. Bu da ister istemez bir heyecan oluşturuyor. Aslında çok yakın olmasına rağmen bize bilmediğimiz bir yere gidiyoruz. Yurdumuz, vatanımız diyoruz ama bilmiyoruz esasen ve bunu gerek rektörümüz gerekse emeği geçenler sayesinde öğrenmiş olacağız. Emeği geçen herkese teşekkür ederiz" dedi. 

Vahit Olcay

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ardahan Ardahan’da kış mevsiminin uzaması hayvancılığı vurdu Türkiye’nin en fazla kar alan illerinin başında gelen Ardahan’da kış mevsiminin uzaması, besicileri zor durumda bıraktı. Ardahan’da kar yağışı ve soğuk hava nedeniyle üreticiler hayvanlarını meralara çıkaramadıkları için zor günler yaşıyor. Kış mevsiminin uzun sürmesi, özellikle hayvancılıkla uğraşan üreticiler için ciddi bir ekonomik baskı oluşturuyor. Soğuk hava şartları nedeniyle hayvanların mera yerine kapalı alanlarda daha uzun süre beslenmesi gerekiyor. Bu da yem tüketimini artırarak, maliyetleri yükseltiyor. Özellikle Ardahan gibi kışın sert geçtiği kentlerde üreticiler, aylarca süren kar örtüsü nedeniyle hayvanlarını dışarı çıkaramıyor. Bu durum saman, arpa ve fabrika yemine olan talebi artırırken, fiyatların da yükselmesine yol açıyor. Ardahan’ın Damal ilçesine bağlı Seyitören köyünde hayvancılık yapan Suat Cankat, "Kışın uzun sürmesi ve son zamanlarda yem maliyetlerinin artması hayvancılığı olumsuz etkiledi" dedi. Cankat, karla kaplı araziye rağmen hayvanları araziye çıkartmak zorunda kaldıklarını söyleyerek, ’’Gördüğünüz gibi her yer bembeyaz. Bu yıl kış uzun sürdü. Hayvanlarımızı kapalı alanlarda yemliyoruz. Ve şu anda samanın tonu 12-13 bin lira, otun tonu ise 15 bin lira. Çiftçi perişan durumda, ne ot ne de saman kaldı. Baharın geleceği yok ve bir ay daha var baharın gelmesine. Ot ve saman karaborsaya düşmüş ve fırsatçılar iş başında’’ dedi. Yem fiyatlarındaki artış, üreticinin kar marjını ciddi şekilde düşürüyor. Bazı üreticiler maliyetleri karşılayamadığı için hayvan sayısını azaltmak zorunda kalırken, bazıları ise zararına üretim yapıyor. Uzayan kış aynı zamanda doğum dönemlerini ve hayvan sağlığını da olumsuz etkileyerek, verim kaybına neden oluyor. Uzmanlar, bu tür mağduriyetlerin önüne geçilmesi için yem desteği, düşük faizli kredi ve mera ıslahı gibi önlemlerin artırılması gerektiğini belirtiyor. Aksi halde bölgedeki hayvancılığın sürdürülebilirliğinin tehlikeye girebileceği ifade ediliyor.